Sosyal Medya

Ekonomi

Gönül Tol: İran Savaşı Türkiye’ye Kısa Vadede Zarar, Uzun Vadede Fırsat Sunuyor

Savaş elbet bir gün bitecek. O zaman taşlar nerede yerine oturacak? Türkiye çok kazançlı çıkabilir

Gönül Tol: İran Savaşı Türkiye’ye Kısa Vadede Zarar, Uzun Vadede Fırsat Sunuyor

İran savaşı Türkiye ekonomisi üzerinde kısa vadede ciddi baskı yaratırken, Ankara uzun vadede enerji, savunma sanayii, lojistik ve finans alanlarında stratejik fırsatlar görmeye başladı. Artan enerji fiyatları ve bölgesel risklere rağmen Türkiye’nin “enerji hub’ı” olma hedefi yeniden gündeme taşınıyor.

İran savaşı, Türkiye için hem risk hem de fırsat barındıran karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Kısa vadede yükselen enerji fiyatları ve artan jeopolitik belirsizlikler ekonomiyi zorlaştırırken, uzun vadede Ankara’nın bölgesel güç konumunu pekiştirebilecek yeni alanlar açılıyor.

Enerji fiyatları Erdoğan’ın ekonomi planını zorluyor

Savaşın en somut etkisi enerji fiyatlarında yaşanıyor. Türkiye’nin yüksek enerji ithalatına bağımlı yapısı, petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışın doğrudan ekonomiye yansımasına neden oluyor.

Bu durum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2028 seçimleri öncesinde ekonomik istikrarı sağlama hedefini zorlaştırıyor.

Ancak Ankara, kısa vadeli maliyetlere rağmen uzun vadede bu krizi fırsata çevirebileceğini düşünüyor.

Enerji merkezi olma hedefi yeniden gündemde

Türkiye uzun yıllardır kendisini doğu ile batı arasında bir enerji köprüsü haline getirmeye çalışıyor. İran savaşı, bu hedefi yeniden öne çıkarmış durumda.

Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar nedeniyle:

  • Küresel enerji akışları sekteye uğradı
  • Deniz taşımacılığı riskli hale geldi
  • Alternatif kara hatları önem kazandı

Bu gelişmeler, Türkiye’nin coğrafi avantajını öne çıkarıyor.

Ankara, özellikle Irak petrolünü Akdeniz’e taşıyan Kerkük-Ceyhan hattının kapasitesini artırmayı ve Katar gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştıracak projeleri hızlandırmayı hedefliyor.

Rus gazı akışında Türkiye’nin rolü büyüyor

Türkiye, Karadeniz üzerinden gelen TurkStream pipeline sayesinde Avrupa’ya gaz akışında da kritik rol oynuyor.

Son verilere göre:

  • Hat üzerinden geçen gaz miktarı yıllık bazda %22 arttı
  • Mart ayında 55 milyon metreküpe ulaştı

Bu artış, savaşın dolaylı etkileriyle Türkiye’nin enerji ticaretindeki rolünün güçlendiğini gösteriyor.

ABD–İran Görüşmeleri Yeniden Masada: Hürmüz Krizi Küresel Enerji Piyasalarını Sarsıyor

Kalkınma Yolu projesi öne çıkıyor

Türkiye’nin öncülük ettiği Irak Kalkınma Yolu Projesi de savaşla birlikte yeniden önem kazandı.

Basra’dan Türkiye’ye ve oradan Avrupa’ya uzanması planlanan bu ticaret koridoru:

  • Körfez ve Kızıldeniz gibi riskli deniz yollarına alternatif sunuyor
  • Yıllık 20–25 milyon ton yük kapasitesine ulaşmayı hedefliyor

Proje, ABD destekli Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Koridoru’na alternatif olarak görülüyor.

Savunma sanayii için yeni fırsatlar

Savaş, Türkiye’nin savunma sanayii açısından da yeni fırsatlar yaratıyor.

Körfez ülkeleri, İran tehdidi karşısında:

  • Yeni savunma ortakları arıyor
  • Yerli üretim ve ortak projelere yöneliyor

Türkiye bu noktada güçlü bir konumda.

Özellikle Baykar, Aselsan ve Otokar gibi firmalar:

  • İHA satışları
  • Ortak üretim anlaşmaları
  • Teknoloji transferi

alanlarında Körfez ile iş birliklerini derinleştiriyor.

İstanbul finans merkezi olabilir mi?

Ankara’nın bir diğer uzun vadeli hedefi ise İstanbul’u bölgesel finans merkezi haline getirmek.

Savaş öncesinde bu rolü büyük ölçüde Dubai üstlenmişti. Ancak İran’ın Körfez’deki hedeflere yönelik saldırıları:

  • Bölgenin “güvenli liman” imajını zedeledi
  • Yatırımcıların risk algısını artırdı

Türkiye ise NATO koruması altında hava sahasının güvenliğini öne çıkararak İstanbul’u alternatif bir finans merkezi olarak konumlandırmaya çalışıyor.

Bazı finans, fintech ve sigorta şirketlerinin İstanbul’a taşınmayı değerlendirdiği belirtiliyor. Ancak hukuk sistemi ve yatırım ortamına dair soru işaretleri bu süreci sınırlayabilir.

Türkiye uzun savaş senaryosuna hazırlanıyor

Ankara, savaşın kısa sürede sona ermeyeceği görüşünde. Özellikle Hürmüz Boğazı’na yönelik blokaj kararları, çatışmanın uzayabileceğine işaret ediyor.

Bu durum:

  • Enerji maliyetlerini artırıyor
  • Enflasyon baskısını güçlendiriyor
  • Ekonomik toparlanmayı zorlaştırıyor

Ancak aynı zamanda Türkiye’ye yeni jeopolitik alanlar açıyor.

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler