Dünya Ekonomisi
UNCTAD: Hürmüz Boğazı’ndaki kesinti küresel ekonomide baskıyı artırıyor
Artan enerji fiyatları, zayıflayan ticaret ve sıkılaşan finansal koşullar özellikle gelişmekte olan ülkeler üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.
UNCTAD’ın ikinci hızlı değerlendirme raporuna göre Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanma, enerji akışlarını kesintiye uğratarak küresel ekonomide zincirleme etkiler yaratıyor. Artan enerji fiyatları, zayıflayan ticaret ve sıkılaşan finansal koşullar özellikle gelişmekte olan ülkeler üzerinde ciddi baskı oluşturuyor.
Hürmüz’de trafik neredeyse durdu
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), Orta Doğu’daki savaşın küresel etkilerinin hızla derinleştiğini açıkladı.
Rapora göre:
- Hürmüz Boğazı’ndan geçen günlük gemi sayısı
Şubat’ta 130 civarındayken Mart’ta 6’ya düştü - Bu, yaklaşık %95’lik dramatik bir daralmaya işaret ediyor
Bu gelişme, küresel enerji ticaretinin en kritik arterlerinden birinin fiilen durma noktasına geldiğini gösteriyor.
Enerji şoku küresel ekonomiye yayılıyor
UNCTAD’a göre savaşın etkisi en hızlı şekilde enerji kanalı üzerinden hissediliyor:
- Petrol ve gaz fiyatları sert yükseldi
- Taşıma maliyetleri belirgin şekilde arttı
- Üretim ve lojistik maliyetleri küresel ölçekte yukarı taşındı
Özellikle:
- Petrol tankerleri ve LNG taşımacılığı en ağır darbeyi aldı
- Konteyner ve kuru yük taşımacılığı ise dolaylı maliyet baskısı altında
Bu durum, küresel tedarik zincirlerinde maliyet enflasyonunu hızlandırıyor.
Ticaret ve büyümede yavaşlama
2026 yılına güçlü başlayan küresel ticaretin ivme kaybetmesi bekleniyor:
- 2025’te %4,7 olan ticaret büyümesi
- 2026’da %1,5 – %2,5 bandına gerileyebilir
Küresel büyüme tarafında ise:
- 2025: %2,9
- 2026: %2,6
seviyesine düşüş öngörülüyor.
Bu tablo, arz şokunun hem fiyatları artırdığını hem de talebi baskıladığını ortaya koyuyor.
Belirsizlik ve jeopolitik riskler artıyor
Raporda dikkat çekilen bir diğer kritik unsur ise artan belirsizlik:
- Sigorta ve navlun maliyetleri yükseliyor
- Finansal oynaklık artıyor
- Yatırım iştahı zayıflıyor
Aynı zamanda:
- Gelir eşitsizliği
- Yavaş büyüme
- Artan yaşam maliyetleri
gibi yapısal sorunlar daha görünür hale geliyor.
Finansal piyasalarda baskı artıyor
Gelişmekte olan ülkeler, finansal tarafta daha sert etkileniyor:
- Yatırımcılar riskli varlıklardan çıkıyor
- Hisse senedi, tahvil ve para birimlerinde satışlar hızlanıyor
- Yerel para birimleri değer kaybediyor
Bu durum:
- Enerji ve gıda ithalatını daha pahalı hale getiriyor
- Borçlanma maliyetlerini yükseltiyor
Son haftalarda gelişmekte olan ülkelerde tahvil faizlerinde belirgin artış gözleniyor.
En kırılgan grup: Gelişmekte olan ülkeler
UNCTAD’a göre en ağır etki:
- Enerji ithalatına bağımlı
- Finansal tamponları sınırlı
- Borç yükü yüksek
ülkelerde hissediliyor.
Öne çıkan riskler:
- Artan enerji, gıda ve gübre maliyetleri
- Zayıflayan dış talep
- Politika alanının daralması
Ayrıca:
- Dünya genelinde 3,4 milyar insan,
sağlık ve eğitimden daha fazla kaynağı borç servisine ayıran ülkelerde yaşıyor
Bu da yeni şoklara karşı kırılganlığı artırıyor.
Sonuç: Zincirleme kriz riski büyüyor
UNCTAD değerlendirmesine göre:
- Enerji arzındaki kesinti
- Artan fiyatlar
- Zayıflayan ticaret
- Sıkılaşan finansal koşullar
➡️ Küresel ölçekte geniş tabanlı bir ekonomik baskı yaratıyor.
Eğer mevcut kesintiler devam ederse:
➡️ Bu durum küresel çapta zincirleme bir krize dönüşebilir.
