Ekonomi
TCMB Nisan’da Faiz Artıracak mı? Citi ve Goldman Sachs’tan Kritik Tahminler
Kurumlar, jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve rezervlerde oluşabilecek baskının sürmesi halinde TCMB’nin faiz artırımı dahil ek sıkılaşma adımları atabileceğini öngörüyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) nisan ayında açıklayacağı faiz kararı piyasaların en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Mart toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutan Merkez Bankası’nın bir sonraki adımı merak edilirken, Citigroup ve Goldman Sachs’tan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Kurumlar, jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve rezervlerde oluşabilecek baskının sürmesi halinde TCMB’nin faiz artırımı dahil ek sıkılaşma adımları atabileceğini öngörüyor.
Merkez Bankası Faizi Sabit Tuttu, Gözler Nisan Toplantısında
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), mart ayındaki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakma kararı aldı.
Ancak piyasaların odağı şimdiden 22 Nisan’da yapılacak bir sonraki PPK toplantısına çevrildi. TCMB’nin yayımladığı son beklenti anketine göre ekonomistler politika faizinin bir süre daha yüzde 37 seviyesinde kalmasını bekliyor.
Buna karşın uluslararası finans kuruluşlarının son raporları, para politikasında yeni bir sıkılaşma ihtimalinin gündeme gelebileceğine işaret ediyor.
Citi: TCMB Daha Temkinli Bir Para Politikası Yoluna Girdi
Citigroup tarafından yayımlanan son Türkiye raporunda, Merkez Bankası’nın son karar metnindeki ton değişimine dikkat çekildi.
Ekonomistler İlker Domaç ve Gültekin Işıklar tarafından hazırlanan değerlendirmede TCMB’nin önceki dönemdeki “gevşeme yanlısı” söylemini terk ederek daha ihtiyatlı bir politika çizgisine yöneldiği ifade edildi.
Raporda şu tespitler yer aldı:
-
Son PPK metni bir önceki açıklamaya göre çok daha temkinli bir ton içeriyor
-
Metinden faiz indirimi eğilimine dair ifadeler çıkarıldı
-
Merkez Bankası daha ihtiyatlı bir politika patikasına yönelmiş görünüyor
Citi’ye göre TCMB Nisan toplantısında politika faizini değiştirmeyerek “pas geçebilir.”
Ancak raporda dikkat çekilen önemli bir nokta daha bulunuyor: Belirli koşullar oluşursa doğrudan faiz artışı ihtimali de gündeme gelebilir.
Faiz Artışını Tetikleyebilecek Riskler
Citigroup ekonomistlerine göre faiz artışını tetikleyebilecek iki temel risk öne çıkıyor:
-
Merkez Bankası rezervleri üzerindeki baskının kalıcı hale gelmesi
-
Yurt içi yerleşiklerin dolarizasyon eğiliminin güçlenmesi
Eğer bu iki gelişme belirginleşirse TCMB’nin daha sert bir sıkılaşma politikasına yönelmesi mümkün görülüyor.
Goldman Sachs: 300 Baz Puanlık Faiz Artışı Gündeme Gelebilir
Goldman Sachs analistleri de Türkiye’ye ilişkin son değerlendirmelerinde faiz artışı ihtimaline dikkat çekti.
Ekonomist Clemens Grafe ve ekibi tarafından hazırlanan analizde özellikle iki risk faktörünün altı çizildi:
-
İran savaşının uzaması
-
Enerji fiyatlarının yüksek kalması
12 Mart tarihli yatırımcı notunda, bu gelişmelerin Türkiye’de enflasyonun beklenenden daha yüksek gerçekleşmesine veya Merkez Bankası rezervlerindeki kayıpların artmasına yol açabileceği belirtildi.
Goldman Sachs analistleri bu nedenle 22 Nisan’daki PPK toplantısında 300 baz puanlık bir faiz artışı ihtimalinin gündemde olabileceğini ifade etti.
Raporda ayrıca politika faizinin gecelik borç verme faizi olan yüzde 40 seviyesine veya daha üzerine çıkarılabileceği senaryosuna da yer verildi.
Petrol Fiyatları Beklentileri Değiştiriyor
Son dönemde petrol fiyatlarındaki yükseliş de para politikası beklentilerini etkileyen önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Gedik Yatırım tarafından yayımlanan değerlendirmeye göre piyasanın bir sonraki PPK toplantısına ilişkin faiz beklentisi geçen ay yüzde 35 seviyesindeyken yüzde 36,4’e yükseldi.
Buna rağmen piyasanın genelinde yaklaşık 50 baz puanlık bir faiz indirimi beklentisinin tamamen ortadan kalkmadığı ifade ediliyor.
Yıl sonu politika faizi beklentisi ise önceki ankete göre:
-
%29’dan %30,6’ya yükseldi
Bu durum yaklaşık 160 baz puanlık yukarı yönlü revizyona işaret ediyor.
Petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon tahminlerini yükseltmesi halinde yıl sonu politika faizinin %32–33 bandına çıkabileceği de değerlendiriliyor.
Ekonomistlerden Farklı Senaryolar
AA Finans analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, enflasyon görünümüne bağlı olarak TCMB’nin ek sıkılaşma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.
Bürümcekçi’ye göre şu koşullar gerçekleşirse faiz artırımı gündeme gelebilir:
-
Enflasyonun ana eğiliminde belirgin iyileşme görülmemesi
-
Küresel emtia fiyatlarının yüksek seyretmesi
-
Merkez Bankası’nın mevcut sıkı duruşunu sürdürmesi
Bu durumda Nisan toplantısında faizin sabit tutulması ya da ek sıkılaşma adımları (faiz artırımı veya faiz koridorunun genişletilmesi) olası görülüyor.
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör ise son PPK kararında jeopolitik risklerin belirleyici rol oynadığına dikkat çekti.
Gözgör’e göre özellikle şu faktörler para politikasındaki ton değişimini etkiledi:
-
Artan jeopolitik belirsizlikler
-
Küresel risk iştahındaki zayıflama
-
Enerji fiyatlarındaki yükseliş
Buna karşın TCMB’nin faiz indirimleri için kapıyı tamamen kapatmadığını belirten Gözgör, gelecekteki adımların enflasyon gerçekleşmeleri ve beklentilerinin dezenflasyon patikasıyla uyumuna bağlı olacağını ifade etti.
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
