Genel
İran’daki Azeriler etnik çatışmadan korkuyor: Savaş Türkiye ve Azerbaycan’ı da içine çekebilir
Uzmanlara göre Azeriler ile Kürtler arasındaki olası gerilim Türkiye ve Azerbaycan’ı da savaşın içine çekebilir ve Güney Kafkasya’dan Ortadoğu’ya uzanan kırılgan dengeyi sarsabilir.
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarıyla başlayan savaş bölgedeki jeopolitik gerilimi hızla artırırken, İran’ın kuzeybatısında yaşayan Azeri toplumu olası bir etnik çatışmanın patlak vermesinden endişe ediyor. Uzmanlara göre Azeriler ile Kürtler arasındaki olası gerilim Türkiye ve Azerbaycan’ı da savaşın içine çekebilir ve Güney Kafkasya’dan Ortadoğu’ya uzanan kırılgan dengeyi sarsabilir.
İran’daki Azeriler savaşın bölgesel krize dönüşmesinden endişeli
İran kökenli bir Azeri olan ve bugün Fransa’da yaşayan Ehsan Hosseinzadeh, birkaç ay öncesine kadar İran’daki İslam Cumhuriyeti yönetiminin devrilmesi için dış müdahalenin gerekli olabileceğini düşünüyordu.
Ancak ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının başlamasından bir hafta sonra Hosseinzadeh’in en büyük korkusu, savaşın bölgesel güçleri içine çeken bir etnik çatışmaya dönüşmesi.
İran’ın kuzeybatısındaki Urmia kentinde doğan Hosseinzadeh, bu bölgenin tarihsel olarak çok sayıda etnik ve dini grubun bir arada yaşadığı hassas bir coğrafya olduğunu söylüyor.
Urmia çevresinde:
-
Azeriler
-
Kürtler
-
Ermeniler
-
diğer azınlık toplulukları
yüzyıllardır birlikte yaşıyor. Ancak bu karmaşık demografik yapı, bölgesel krizlerde hızla kırılgan hale gelebiliyor.
Azeriler İran’ın en büyük azınlığı
İran’daki Azeriler ülkenin en büyük etnik azınlık grubunu oluşturuyor.
Tahminlere göre:
-
İran nüfusunun yaklaşık %24’ü Azeri kökenli
-
İran’ın toplam nüfusu yaklaşık 93 milyon
Azeriler özellikle İran’ın kuzeybatısındaki Azerbaycan eyaletlerinde yoğun olarak yaşıyor.
Bu bölge aynı zamanda Kürt nüfusunun da güçlü olduğu bir alan olduğu için, olası bir siyasi boşluk veya merkezi otorite zayıflığı etnik gerilimleri tetikleyebilir.
Azerbaycan-İran gerilimi alarm zillerini çaldı
Gerilim geçen hafta Azerbaycan’ın İran’ı drone saldırısı düzenlemekle suçlamasıyla daha da yükseldi.
Azerbaycan’a bağlı Nahçıvan Özerk Bölgesi’ndeki bir havaalanına düzenlenen saldırıda dört sivil yaralandı.
Nahçıvan:
-
İran
-
Türkiye
-
Ermenistan
ile sınırı olan stratejik bir Azerbaycan eksklavı.
Bakü yönetimi saldırıya karşılık vereceğini açıklarken, bölgede yeni bir cephe açılabileceği endişeleri de arttı.
Hosseinzadeh bu gelişmenin tehlikeli bir dönüm noktası olabileceğini söylüyor.
“Etnik faktör burada çok güçlü. Eğer Azeriler ile Kürtler arasında bir çatışma çıkarsa hem Bakü hem de Ankara müdahale etme eğiliminde olabilir.”
Türkiye için “kabus senaryosu”
Uzmanlara göre savaşın etnik boyut kazanması durumunda Türkiye en fazla risk altında olan ülkelerden biri.
Türkiye ile İran arasındaki sınır yaklaşık 500 kilometre uzunluğunda ve 1639’dan bu yana neredeyse değişmeden kalan Ortadoğu’nun en eski sınırlarından biri.
Bu nedenle bölgedeki bir kriz şu sonuçları doğurabilir:
-
yeni mülteci dalgaları
-
ekonomik şoklar
-
sınır güvenliği sorunları
Gerilim geçtiğimiz günlerde İran’dan fırlatılan bir balistik füzenin Türkiye hava sahasına yönelmesi ve NATO hava savunma sistemleri tarafından imha edilmesiyle daha da arttı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da yaptığı açıklamada İran savaşının bölgede gerilimi “korkutucu bir seviyeye taşıdığını” söyledi.
İran Savaşı ve Küresel Ekonomi: Kazananlar, Kaybedenler ve “Hassas” Dengeler
Kürt faktörü Ankara’yı tedirgin ediyor
İran savaşının önemli bir boyutu da Kürt grupların rolü.
ABD’nin İran’daki Kürt gruplarla temas kurduğu yönündeki haberler Ankara’da ciddi endişe yaratmış durumda.
Jeopolitik analist Güney Yıldız’a göre bu durum Türkiye için kritik bir güvenlik riski oluşturuyor.
Türkiye geçen yıl PKK’nın silah bırakması ve barış sürecine girmesiyle yaklaşık 40 yıllık çatışmayı sonlandırmıştı.
Ancak İran sınırında PKK bağlantılı PJAK’ın öncülük edebileceği bir Kürt ayaklanması Ankara açısından ciddi bir tehdit olarak görülüyor.
Yıldız bu durumu şöyle özetliyor:
“Türkiye için kabus senaryosu İran sınırında CIA destekli bir Kürt isyanının ortaya çıkmasıdır.”
Türkiye diplomasiyle savaşı önlemeye çalıştı
Savaş başlamadan önce Türkiye’nin yoğun bir diplomasi yürüttüğü de belirtiliyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ABD, İran, Umman ve Körfez ülkeleriyle temas kurarak savaşın bölge için yaratabileceği riskleri anlatmaya çalıştı.
Ancak bu girişimler çatışmayı önlemeye yetmedi.
Azerbaycan ve Türkiye arasındaki yakın bağ
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler son yıllarda daha da güçlendi.
İki ülke arasında:
-
askeri iş birliği
-
enerji projeleri
-
ekonomik entegrasyon
giderek artıyor.
2020’deki Dağlık Karabağ savaşında Türk insansız hava araçları ve askeri danışmanları Azerbaycan’ın zaferinde önemli rol oynamıştı.
İran ise bu süreçte Ermenistan ile ilişkilerini kullanarak Azerbaycan-Türkiye eksenini dengelemeye çalıştı.
Ancak Karabağ savaşının ardından Tahran’ın bölgedeki diplomatik etkisi zayıfladı.
Enerji ve ticaret dengeleri de risk altında
İran’ın kuzeybatısındaki bölge yalnızca etnik açıdan değil, ekonomik açıdan da stratejik.
Türkiye doğal gazının yaklaşık %15’ini İran’dan alıyor.
Bu gaz Tabriz–Ankara boru hattı üzerinden taşınıyor.
Savaşın uzaması durumunda bu enerji hattı ve bölgedeki ticaret koridorları da risk altına girebilir.
İran içinde etnik gerilim büyüyebilir
Uzmanlar İran’da merkezi otoritenin zayıflaması halinde Azeriler ve Kürtler arasında ciddi gerilimler yaşanabileceğini belirtiyor.
İran’daki Azeriler tarihsel olarak devlet yapısına daha entegre olmuş bir topluluk.
Hatta İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney de Azeri kökenliydi.
Kürtler ise İran’da daha fazla baskıya maruz kalan ve daha güçlü silahlı örgütlere sahip bir topluluk olarak görülüyor.
Bu nedenle bir otorite boşluğu durumunda bölgenin hızla etnik çatışma alanına dönüşme riski bulunuyor.
İranlı muhalifler için zor bir ikilem
İranlı demokrasi yanlısı muhalifler açısından da bu durum karmaşık bir tablo yaratıyor.
Birçok muhalif İslam Cumhuriyeti rejiminin sona ermesini isterken, ülkenin etnik parçalanma riski konusunda da ciddi endişeler taşıyor.
Hosseinzadeh bu durumu şöyle ifade ediyor:
“Rejimin gitmesini istiyoruz. Ama etnik çatışmaların patlamasından da çok korkuyoruz.”
Ona göre İran için ideal çözüm tüm etnik grupların haklarını garanti altına alan demokratik bir federal sistem olabilir.
Ancak savaşın derinleşmesi bu ihtimali giderek daha uzak hale getiriyor.
Kaynak: France24
Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]
