Ekonomi
ANALİZ: Gıda ve Enerji Kıskacındaki Ekonomide Faiz İndirimi Beklentileri Rafa Kalktı
Borsa ve DİBS üzülecek. Mart'ta faiz indirimi yapılırsa, kredibilite çizilir
İSTANBUL — Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), merakla beklenen Şubat ayı enflasyon verilerini paylaştı. Aylık bazda piyasa beklentilerine paralel bir seyir izlense de, Orta Doğu’da tırmanan savaş ve artan enerji maliyetleri, dezenflasyon sürecinin önündeki en büyük engel olarak öne çıktı. Aracı kurum analistleri, Mart ayında beklenen faiz indirimi ihtimalinin jeopolitik riskler nedeniyle neredeyse imkansız hale geldiği konusunda birleşti.
Şubat Verileri Ne Diyor?
TÜİK verilerine göre, tüketici fiyatları (TÜFE) Şubat ayında aylık bazda %2,96 oranında artış gösterdi. Bu veriyle birlikte yıllık enflasyon Ocak ayındaki %30,7 seviyesinden %31,5 seviyesine yükselmiş oldu.
-
Çekirdek Enflasyonda Umut Veren Yavaşlama: Enerji ve gıda dışı çekirdek enflasyon göstergeleri (C endeksi), beklentilerin altında kalarak yıllık bazda sınırlı bir gerileme kaydetti (%29,8’den %29,5’e). Giyim ve ayakkabı grubundaki %5,4’lük düşüş, bu gerilemede temel itici güç oldu.
-
Gıda Fiyatları Hala Ateşli: Gıda grubu, aylık %6,9’luk artışla enflasyondaki en büyük ağırlığını korudu. Özellikle taze meyve ve sebze fiyatlarında görülen sert yükselişin yanı sıra süt, süt ürünleri ve yağ grubundaki artışlar manşet enflasyonu yukarı itti.
-
Üretici Enflasyonu Enerjiyle Yükseliyor: Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Y-ÜFE), enerji fiyatlarındaki artışın etkisiyle yıllık bazda %27,6’ya tırmandı. Bu durum, önümüzdeki aylarda tüketici fiyatları üzerinde maliyet baskısının devam edeceğine işaret ediyor.
Bakan Şimşek: “Artan Petrol Fiyatlarının Enflasyon Etkisini Sınırlandırmak Üzere Çalışıyoruz”
Jeopolitik Riskler ve Petrol Şoku
Aracı kurumların (Gedik Yatırım, Tacirler Yatırım ve Şeker Yatırım) ortak analizi, enflasyon üzerindeki asıl riskin "dışsal" olduğunu gösteriyor. ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikler, petrol fiyatlarını TCMB’nin öngördüğü seviyelerin üzerine taşıdı.
Analistler, petrol fiyatlarındaki her %10’luk artışın enflasyona 6-12 aylık periyotta 1,0 - 1,5 puan ek yük getirdiğini belirtiyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in "eşel-mobil" (akaryakıttan alınan ÖTV’nin indirilerek pompa fiyatlarının dengelenmesi) mekanizmasını tekrar gündeme getirebileceği yönündeki sinyaller, bu maliyet baskısını kırmak için kritik bir adım olarak görülüyor.
TCMB’nin Mart Kararı: "İndirim Yerine Defans"
Piyasalar, birkaç hafta öncesine kadar 12 Mart’taki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında 50-100 baz puanlık bir "sembolik" faiz indirimi bekliyordu. Ancak rüzgar tersine döndü.
-
Likidite Operasyonları: Merkez Bankası’nın (TCMB) haftalık repo ihalelerine ara vererek gecelik faizleri %40 seviyelerinde tutması, zaten fiili bir sıkılaştırma anlamına geliyor.
-
Faiz İndirimi İhtimali Zayıfladı: Şeker Yatırım ve Tacirler Yatırım analistlerine göre, küresel enerji fiyatlarındaki oynaklık ve savaşın uzama ihtimali, TCMB'nin "bekle-gör" moduna geçmesine neden oldu. Mart ayında bir faiz indirimi artık "çok düşük bir ihtimal" olarak değerlendiriliyor.
-
Sıkılaşma Sinyali: Eğer İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı'ndaki abluka devam ederse, Merkez Bankası'nın enflasyon beklentilerini çıpalamak adına daha sert önlemler (makroihtiyati tedbirler) alabileceği öngörülüyor.
Özetle: Şubat verisi ana eğilimde iyileşme sinyalleri verse de, Türkiye ekonomisi şu an "Hürmüz Boğazı" ve "Küresel Enerji Fiyatları" sınavından geçiyor. 12 Mart toplantısı, faiz indiriminden ziyade bir "jeopolitik kalkan oluşturma" hamlesine dönüşebilir.
