Sosyal Medya

Ekonomi

ING’den kritik uyarı: Jeo-politik riskler ekonomiyi zorluyor

Enerji fiyatlarındaki belirsizlik, enflasyon ve cari açık görünümünü olumsuz etkilerken, büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizyonlar dikkat çekiyor.

ING’den kritik uyarı:  Jeo-politik riskler ekonomiyi zorluyor

Türkiye Ekonomisinde Jeopolitik Baskı: Enflasyon ve Büyüme Görünümü Zorlaşıyor

Özet: Jeopolitik gelişmeler Türkiye ekonomisi üzerindeki baskıyı artırırken, piyasalarda ateşkes sonrası kısa süreli bir rahatlama yaşandı. Ancak enerji fiyatlarındaki belirsizlik, enflasyon ve cari açık görünümünü olumsuz etkilerken, büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizyonlar dikkat çekiyor.


Ateşkes Sonrası Piyasalarda Sınırlı Rahatlama

Mart ayında artan jeopolitik riskler nedeniyle Türkiye piyasalarında ciddi dalgalanmalar yaşandı. Bu dönemde ülke risk primi yükselirken, tahvil faizleri arttı, borsada satış baskısı görüldü ve offshore faizlerde yükseliş kaydedildi.

Ateşkes açıklaması sonrası piyasalarda kısmi bir toparlanma yaşansa da iyimserliğin temkinli olduğu belirtiliyor.

Türkiye’nin CDS primi 300 baz puanın üzerine çıkarak 9 ayın zirvesine ulaşmıştı. Son gelişmelerle birlikte bu seviye yeniden 240 baz puanın altına geriledi.


Enerji Fiyatları Enflasyon Riskini Artırıyor

Petrol ve diğer emtia fiyatlarındaki belirsizlik, enflasyon görünümünü zorlaştıran başlıca faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Hükümet, akaryakıt fiyatlarındaki artışı sınırlamak için vergi ayarlamalarıyla bir miktar tampon oluşturmaya çalışırken, elektrik ve doğalgaz fiyatlarında yapılan artışlar enflasyon üzerindeki baskıyı artırıyor.

Bu gelişmeler doğrultusunda yıl sonu enflasyon tahmini %25,5’ten %27,5’e yükseltildi. Ancak risklerin yukarı yönlü olduğu vurgulanıyor.


Bütçe Dengesi Görece Güçlü Ancak Riskler Artıyor

Yılın ilk aylarına ilişkin bütçe verileri, beklentilere kıyasla daha olumlu bir tabloya işaret ediyor.

12 aylık bütçe açığı GSYH’nin %2,4’ü seviyesinde bulunurken, bu durum hükümete enerji fiyat şokunun bir kısmını absorbe etme alanı sağlıyor.

Akaryakıt fiyatlarında uygulanan eşel mobil sistemi, uluslararası petrol fiyatlarındaki artışın yaklaşık %75’ini dengelemeyi hedefliyor. Bu sistemin mevcut kur seviyelerinde petrol fiyatı 105–110 dolar seviyesine kadar destek sağlayabileceği ifade ediliyor.

Ancak bu uygulamanın bütçe açığını GSYH’nin %0,6’sı kadar artırabileceği belirtiliyor.


Cari Açıkta Yukarı Yönlü Riskler

Jeopolitik gelişmelerin dış denge üzerindeki etkisi de dikkat çekiyor.

Artan petrol ve doğalgaz fiyatlarının yanı sıra turizm gelirlerinde olası düşüş ve altın ithalatındaki artış cari açık üzerinde baskı yaratıyor.

Brent petrol fiyatında 10 dolarlık artışın cari açığı 4–5 milyar dolar artırabileceği hesaplanıyor.

2026 yılı için cari açığın yaklaşık 54 milyar dolar (GSYH’nin %3,1’i) seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.


Büyüme Tahmini Aşağı Çekildi

Sıkı finansal koşullar ve net ihracatın olumsuz katkısı nedeniyle büyüme görünümünde zayıflama bekleniyor.

Bu çerçevede 2026 yılı büyüme tahmini %3,4’ten %3,0’e düşürüldü. Risklerin aşağı yönlü olduğu belirtiliyor.


Sermaye Çıkışları ve Rezervlerde Gerileme

Şubat sonundan bu yana Türkiye piyasalarından önemli miktarda sermaye çıkışı yaşandı.

  • Tahvil ve hisse senedi piyasalarından 9,6 milyar dolar çıkış
  • 21 milyar doların üzerinde carry trade çözülmesi

Bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın net rezervleri (swap hariç) 78,6 milyar dolardan 18,3 milyar dolara kadar geriledi.

Son dönemde ise swap işlemleri ve kısmi sermaye girişleriyle rezervlerde toparlanma sinyalleri gözleniyor.


Yerli Döviz Talebi Sınırlı Kaldı

Yabancı çıkışlarına rağmen, yerli yatırımcıların döviz talebinde belirgin bir artış görülmedi.

Altın ve kur etkisinden arındırıldığında döviz mevduatlarında kayda değer bir değişim yaşanmadığı, döviz fonlarına da güçlü bir yönelim olmadığı belirtiliyor.


TCMB’den Temkinli Duruş Beklentisi

Bu tablo çerçevesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Nisan ayı toplantısında politika faizini değiştirmemesi bekleniyor.

Ancak jeopolitik risklerin devam etmesi halinde, politika faizinin %37’den mevcut efektif fonlama oranı olan yaklaşık %40 seviyesine yükseltilmesi ihtimali de gündemde.


Genel Değerlendirme

Jeopolitik riskler Türkiye ekonomisinde mevcut kırılganlıkları artırırken, özellikle enerji fiyatları üzerinden enflasyon ve cari açık üzerinde baskı yaratıyor.

Piyasalarda kısa vadeli rahatlama görülse de, belirsizliklerin devam etmesi ekonomik görünüm üzerinde aşağı yönlü riskleri canlı tutuyor.


Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler