Sosyal Medya

Genel

Mehmet Öğütçü yazdı:   ABD: Müttefik mi, İyi Bir “Satıcı” mı?

Doğu’nun en büyük trajedisi, hâlâ büyük güçlerin vicdanı olduğuna inanmaktır. Oysa büyük güçlerin sadece çıkar muhasebesi vardır. Vicdan, vefa, sadakat onların strateji kitaplarında yer almaz.

Mehmet Öğütçü yazdı:   ABD: Müttefik mi, İyi Bir “Satıcı” mı?

 

İngiliz Başbakanı Lord Palmerston’un o meşhur sözü, bugün de uluslararası siyasetin pusulası olmayı sürdürüyor:

“Devletlerin ebedî dostları ya da düşmanları yoktur; ebedî çıkarları vardır.”

Kürtlerin sesi Şivan Perwer’in gözyaşları içinde Donald Trump’a “Bizi kullanıp attınız” diye haykırması, aslında sadece bir halkın değil, Washington’la yol yürümüş pek çok aktörün tarih boyunca yaşadığı ortak kaderin ifadesiydi.

Bugün Kürt hareketine hâkim olan duygu; aldatılmışlık, yarı yolda bırakılmışlık ve derin bir stratejik hayal kırıklığıdır.

Oysa bu bir ilk değil. ABD’nin “kullanıp atma” pratiği, istisna değil; sistemdir.

“ABD bizi sattı mı?” sorusu duygusaldır ama yanlıştır.

Doğru soru şudur: ABD’nin bize olan ihtiyacı bitti mi?

Çünkü ABD satmaz; kullanır.

İşi bittiğinde masadan kalkar, arkasına bakmaz.

Demokrasi, insan hakları, özgürlük… Bunlar vitrindir.

Defterin arka sayfasında ise tek kelime yazar: çıkar.

Bu mantık, 1776’daki bağımsızlıktan bu yana değişmedi.

Amerika kendi kıtasında bile Meksika’yı, Orta Amerika’yı ve Latin Amerika’yı darbelerle, vekâlet savaşlarıyla ve rejim değişimleriyle şekillendirdi. Avrupa’da Soğuk Savaş boyunca “özgür dünya” söylemiyle kurulan ittifaklar, çıkar dengesi değiştiğinde kolayca esnedi.

Asya’da Filipinler’de Marcos, Ortadoğu’da İran Şahı, Mısır’da Mübarek, Irak’ta Saddam, Afganistan’da mücahitler, Pakistan’da “stratejik ortaklar”, Afrika’da sayısız rejim…

Önce desteklendiler.

Sonra yük oldular.

Sonra terk edildiler.

Bugün Kürtlerin yaşadığı hayal kırıklığı, bu uzun zincirin son halkasıdır.

ABD sahada asker kaybetmemek için yerel bir güce ihtiyaç duydu.

Buldu.

IŞİD’e karşı savaştırdı.

Alkışladı.

 

İhtiyaç bittiğinde sırtını döndü.

ABD ile ittifak, ölene kadar aynı yastıkta süren bir “Katolik nikâhı” değildir.

Maddeleri küçük puntolarla yazılmış, tek taraflı fesih hakkı saklı bir sözleşmedir.

Altındaki dipnot hep aynıdır:

“Şartlar değişirse sorumluluk kabul edilmez.”

Washington’un tek gerçek kırmızı çizgisi vardır:

Amerikan askeri tabutla dönmesin.

Bunun dışındaki her şey –değerler, dostluk, sadakat– araçtır.

Bu yüzden ABD bir “ömürlük müttefik” değildir.

Daha çok iyi bir tüccardır.

Güvenliği satar, ittifakı satar, korumayı satar.

Bedeli yükseldiğinde masadan kalkar.

ABD’ye yaslanarak ayakta kalınmaz.

ABD, sırtına yük bindireni sevmez; işini göreni sever.

Ve işi biten, düşmeyi göze almalıdır.

Doğu’nun en büyük trajedisi, hâlâ büyük güçlerin vicdanı olduğuna inanmaktır.

Oysa büyük güçlerin sadece çıkar muhasebesi vardır.

Vicdan, vefa, sadakat onların strateji kitaplarında yer almaz.

Palmerston’un iki yüzyıl önce söylediği gibi:

Ebedî dostluk yoktur.

Ebedî çıkar vardır.

ABD bu kuralı en soğukkanlı, en profesyonel ve en acımasız uygulayan küresel aktördür.

Bu nedenle ülkeler, ülkeler içindeki siyasi ve ticari elitler, büyük güçlerin himayesine yaslanarak uzun vadeli güvenlik ve gelecek inşa edilemeyeceğini artık idrak etmelidir. Aksi hâlde, yolun bir yerinde yalnız bırakılır, sonra da “bizi sattılar” diye gözyaşı dökerler.

Oysa asıl güvenilecek olan; başkalarının şemsiyesi değil, kendi toplumunun dayanışması, komşularıyla kuracağı dengeli ilişkiler ve ortak geleceği birlikte inşa edebilme iradesidir.

Burada hepimiz için ders alınacak bir mesaj olduğunu unutmayalım.

 

Dünyaca ünlü enerji uzmanı Mehmet Öğütçü’nün Facebook paylaşımıdır

BAKMADAN GEÇME

  • Japonya Merkez Bankası seçim öncesi büyüme tahminlerini yukarı çekti, faizi %0,75’te sabit tuttu

    Japonya Merkez Bankası (BoJ), erken seçim sürecine girilirken ekonomik büyüme beklentilerini yukarı yönlü revize ederken politika faizini %0,75 seviyesinde sabit tuttu. Enflasyon hedefin üzerinde kalmaya devam ederken, zayıf yen ve yükselen tahvil getirileri para politikası üzerindeki baskıyı artırıyor. Gözler hem seçim sonuçlarına hem de BoJ’un bir sonraki faiz adımının zamanlamasına çevrilmiş durumda.

  • FÖŞ-YORUM: Borsa’da Ani Yön Değişimi: Son Saatlerde Ne Oldu?

    Velakin, seansın son saatlerinde gelen alımlarla BİST-100 yeni bir rekora imza atarken, Dolar/TL hafif geriledi. BİST-100, MSCI Gelişmekte Olan Ülkeler Hisse Endeksi’ne göre de neredeyse iki misli iyi performans gösterdi. Peki, niye?

  • Trump’tan büyük kıyak: Suriye Kürtleri kaderlerine terkedildi, ABD askeri çekilmeyi planlıyor

    ABD yönetimi, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG/SDF) sahada hızla dağılması ve Şam yönetiminin ülkenin kuzeydoğusunda kontrolü yeniden ele alması sonrası, Suriye’deki tüm ABD askerlerini çekme seçeneğini masaya yatırdı. Washington’da yapılan değerlendirmelerde, SDF’nin dağılması halinde ABD’nin ülkede kalmasını gerektiren bir misyonun kalmadığı görüşü öne çıkıyor. Bu olası çekilme, Şam yönetimi açısından stratejik bir kazanım anlamına gelirken, Türkiye’nin uzun süredir dile getirdiği güvenlik taleplerini de karşılayabilecek yeni bir tablo yaratabilir.

  • S. Cem Çiloğlu: Ufak Bir ÖSBA Analizi: Bir Resim Bin Kelime

    Özel sektör tahvil pazarı hala hak ettiği yere gelemedi

  • Küresel piyasalarda ralli sürüyor: Dolar zayıfladı, altın yükseldi, ABD borsaları toparlandı

    Küresel piyasalarda risk iştahı artarken, doların zayıflaması hisse senetleri ve altını destekledi. Asya borsaları yükselişini sürdürürken, yatırımcıların ABD varlıklarından kademeli çıkış eğilimi dikkat çekti. ABD’de ise Trump’ın Avrupa’ya yönelik tarife tehditlerinden geri adım atmasıyla birlikte borsalar ikinci gün üst üste yükseldi; S&P 500 ve Nasdaq güçlenirken küçük ölçekli hisseleri izleyen Russell 2000 rekor kırdı.

  • Japonya’da enflasyon Mart 2022’den bu yana en düşük seviyede

    Japonya’da yıllık enflasyon Aralık ayında yüzde 2,1’e gerileyerek Mart 2022’den bu yana en düşük seviyesini gördü. Genel fiyat baskıları belirgin şekilde azalırken, pirinç fiyatları hâlâ tarihi zirvelere yakın seyrediyor. Seçim sürecine giren ülkede hayat pahalığı siyasi gündemin merkezinde yer alırken, gözler Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) bugün açıklayacağı para politikası kararına çevrildi.

  • Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Boş laf karın doyurmuyor…’

    Türkiye ekonomisinin gerçeklikten kopmuş fotoğrafı sorunların kendisinden daha büyük bir problem teşkil ediyor...

  • Borsa İstanbul’da gong Üçay Mühendislik için çaldı

    Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanındaki faaliyetleri ile döngüsel ekonomiye katkı sağlayan Üçay Mühendislik’in gong töreni bugün Borsa İstanbul’da gerçekleştirildi...

  • Metal İşkolunda müzakerelerin 140. gününde anlaşmaya varıldı…

    MESS, muhatabı üç işçi sendikası ile son iki dönemde olduğu gibi, bu dönemde de üçlü mutabakatla eş zamanlı olarak Grup Toplu İş Sözleşmelerini imzaladı...

  • Haftalık Para Hareketleri: TCMB rezervleri doldu taştı, yabancı tahvile üşüştü

    16 Ocak haftasında Türkiye finansal piyasalarında güçlü sermaye girişleri ve rezerv artışı dikkat çekti. TCMB’nin brüt ve swap hariç net rezervlerinde sert yükseliş yaşanırken, yabancı yatırımcılar tahvil ve hisse senetlerine alımlarını hızlandırdı. Döviz mevduatlarında artış sürerken, KKM’de çözülme neredeyse tamamlanma aşamasına geldi. Tahvil faizlerindeki gerileme ve yabancı ilgisi, parasal sıkılaşma sürecine olan güvenin güçlendiğine işaret ediyor.

  • Euro Bölgesi Tüketici Güveni Ocak’ta Beklentilerin Üzerinde Kaldı

    AB Komisyonu, Ocak ayına ilişkin tüketici güveni verilerini açıkladı. Buna göre, Euro Bölgesi’nde tüketici güveni -12,4 seviyesinde gerçekleşerek beklentilerin üzerinde kaldı. Aralık ayına kıyasla endeks 0,8 puan düşüş gösterdi; piyasa beklentisi ise -13,6 seviyesindeydi.

  • ANALİZ: TCMB’nin “Şahin” Sürprizi: Faiz İndirimleri Sürecek Mi?

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında piyasa beklentilerinin aksine "temkinli" bir duruş sergileyerek politika faizini 100 baz puan indirdi. Piyasa oyuncularının genel konsensüsü olan 150 baz puanlık indirim beklentisinin altında kalan bu karar, finansal piyasalarda kartların yeniden karılmasına neden oldu. Politika faizinin %38’den %37’ye çekilmesi, ekonomi çevrelerinde "TCMB enflasyon hedeflerinde ne kadar kararlı?" sorusunu gündemin ilk sırasına taşıdı.

  • ING Global’den TCMB’nin Yılın İlk Faiz Kararı Sonrası Yeni Faiz Tahmini Geldi

    Hollanda merkezli büyük bankalardan ING Global, TCMB’nin faiz kararını takiben yayımladığı raporda, mevcut ekonomik görünüm doğrultusunda Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini sürdürmesini beklediğini ifade etti. Banka, önümüzdeki dönemde atılacak adımların büyüklüğünün ise "100–150 baz puan aralığında kalacağını" öngördü.

Benzer Haberler