Sosyal Medya

Gündem

“Kaynak milliyetçiliği” altını 5.000 dolara, gümüşü 100 dolara taşıyabilir

Küresel piyasalarda altın ve gümüş, 2025’i rekorlarla kapattıktan sonra 2026’ya da son derece güçlü bir başlangıç yaptı. Yatırımcılar, arz kısıtları, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının bağımsızlığına ilişkin endişelerin etkisiyle değerli metallerde yeni zirvelerin gündeme gelebileceğini düşünüyor. Bazı piyasa oyuncularına göre, bu yıl altın 5.000 doları, gümüş ise 100 doları test edebilir.

“Kaynak milliyetçiliği” altını 5.000 dolara, gümüşü 100 dolara taşıyabilir

Özet:


Küresel piyasalarda altın ve gümüş, 2025’i rekorlarla kapattıktan sonra 2026’ya da son derece güçlü bir başlangıç yaptı. Yatırımcılar, arz kısıtları, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının bağımsızlığına ilişkin endişelerin etkisiyle değerli metallerde yeni zirvelerin gündeme gelebileceğini düşünüyor. Bazı piyasa oyuncularına göre, bu yıl altın 5.000 doları, gümüş ise 100 doları test edebilir.

Rekorlar Arka Arkaya Geliyor

Altın ve gümüş fiyatları, yeni yılın ilk günlerinde adeta freni patlamış bir görünüm sergiliyor. Pazartesi günü altın, ons başına 4.600 doların üzerine çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Bu yükselişte, ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell hakkında, Fed’in 2,5 milyar dolarlık genel merkez yenileme projesiyle bağlantılı olarak yürütülen cezai soruşturmaya ilişkin haberler etkili oldu.

Çarşamba sabahı erken saatlerde spot altın, yükselişini sürdürerek yaklaşık 4.633 dolar seviyesinde işlem gördü. Gümüş cephesinde de tablo benzer. Salı günü ilk kez 90 dolar eşiğini aşan spot gümüş, son işlemlerde yüzde 3,5 artışla 90,42 dolar seviyesine yükseldi.

“Kaynak Milliyetçiliği” Metallerin Yeni Motoru

İngiliz varlık yönetim şirketi Evelyn Partners’ta yatırım stratejisi ortağı olan Daniel Casali, hem altın hem de gümüş konusunda son derece iyimser olduklarını söylüyor. Casali’ye göre, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan jeopolitik belirsizlik ortamı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen nisan ayında duyurduğu “özgürleşme günü” tarifeleri, altın fiyatlarını destekleyen ana unsurlar arasında yer alıyor.

Casali, büyük güçlerin ticaret savaşlarında yeni araçlar devreye sokmasıyla birlikte “kaynak milliyetçiliği” olarak tanımladığı bir döneme girildiğini vurguluyor. Ona göre bu süreç, değerli metaller için yapısal bir destek anlamına geliyor.

Trump’ın gümrük tarifelerini artırmasının ardından Çin’in karşılık verdiğini hatırlatan Casali, özellikle nadir toprak elementleri üzerinden ABD-Çin arasında açık bir güç mücadelesi yaşandığını ifade ediyor. Çin’in nadir toprak ihracatına kısıtlama getirmesi, bu minerallerin savunma sanayiinden yapay zekâya kadar birçok kritik alanda vazgeçilmez olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Gümüş de Jeopolitiğin Merkezinde

Casali’ye göre benzer bir tablo gümüşte de görülüyor. Son dönemde gümüş ihracatına yönelik kısıtlamalar gündeme gelirken, bu metalin yapay zekâ teknolojileri, elektrikli araçlar ve yenilenebilir enerji yatırımları için kritik önemde olması fiyatları yukarı çekiyor.

Piyasalar şimdi, nisan ayında yapılması olası olan Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki yüz yüze görüşmeye odaklanmış durumda. Casali, ihracat kontrollerinin bu görüşmenin ana gündem maddelerinden biri olacağına kesin gözüyle bakıyor.

Jeopolitik Satranç Tahtası Genişliyor

2026’nın daha ilk haftasında ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu devre dışı bırakması ve Beyaz Saray’dan Grönland üzerinde askeri seçeneklerin gündeme gelebileceğine dair açıklamalar, küresel risk algısını daha da artırdı.

Casali’ye göre hem ABD hem de Çin, birbirlerine karşı stratejik üstünlük sağlamak için doğal kaynakları bir kaldıraç olarak kullanıyor. Çin nadir topraklar ve gümüş ihracatını öne çıkarırken, Trump yönetimi Venezuela petrolü gibi Çin’e giden kaynakları kontrol altına alma arayışında.

“Ortada çok sayıda jeopolitik satranç hamlesi var,” diyen Casali, ancak temel mesajın net olduğunu vurguluyor: Kaynak milliyetçiliği, altın ve gümüş fiyatlarını yukarı iten güçlü bir faktör.

5.000 Dolar Altın, 100 Dolar Gümüş Mümkün mü?

Jupiter Asset Management bünyesindeki altın ve gümüş ekibinde portföy yöneticisi olan Ned Naylor-Leyland ise daha da iddialı. CNBC’ye konuşan Naylor-Leyland, bu yıl altının 5.000 doları, gümüşün ise 100 doları aşmasının “kesinlikle mümkün” olduğunu söylüyor.

Mevcut dinamikler göz önüne alındığında, yatırımcıların bu senaryoyu gerçekçi kabul etmesi gerektiğini belirten Naylor-Leyland, 2026’da da gümüşün altına kıyasla daha iyi performans göstereceğini öngörüyor.

Fiziki Arz Daralıyor, Primler Artıyor

2025’te spot altın yüzde 65, gümüş ise yaklaşık yüzde 150 yükselerek tarihi performanslara imza attı. 2026 başından bu yana altın yüzde 7,1, gümüş ise yüzde 26,6 ek yükseliş kaydetti.

Naylor-Leyland’a göre bu yükselişin arkasında, özellikle Çin’in geçen yıl devreye aldığı ihracat kontrolleriyle birlikte fiziki gümüş arzındaki daralma yatıyor. Şanghay’da gümüş için yaklaşık 10 dolarlık bir prim oluştuğunu belirten Naylor-Leyland, piyasanın artık “ekrandaki fiyatlardan” ziyade fiziki külçelere odaklandığını söylüyor.

Bu fiyat farkı devam ettiği sürece, New York ve Londra’daki vadeli piyasalarda bulunan fiziki gümüşün de doğuya akmaya devam etmesi bekleniyor. Bu da, gümüş fiyatlarında “çok daha yüksek” seviyelerin kapısını aralayabilir.


Kaynak: CNBC

Atilla Yeşilada ve Güldem Atabay tarafından kaleme alınan özel raporlarımıza abone olmak ister misiniz? Raporlarımız kurumsal müşterilere yöneliktir. Abonelik ücretlidir. Koşulları öğrenmek için bize e-mail atın: [email protected]

BAKMADAN GEÇME

  • ABD’de Üretici Enflasyonu Kasım Ayında Enerji Maliyetlerinin Etkisiyle Artış Gösterdi

    ABD’de üretici enflasyonu, enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle kasım ayında yükseliş kaydetti. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) açıkladığı verilere göre, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kasım ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 artarak beklentilere paralel gerçekleşti. Bir önceki ay ÜFE yüzde 0,1 oranında artış göstermişti.

  • Grönland: Buzların Altındaki Büyük Satranç

    Haritalarda beyaz ve ıssız bir alan gibi görünen Grönland, iklim değişikliğiyle birlikte 21. yüzyılın en kritik jeopolitik cephelerinden birine dönüşüyor. Eriyen buzullar yalnızca yeni deniz yollarını değil, büyük güç rekabetinin askeri, ekonomik ve teknolojik fay hatlarını da ortaya çıkarıyor. Danimarka’nın hukuki egemenliğine rağmen, adanın güvenliği fiilen ABD’nin stratejik şemsiyesi altında şekilleniyor. Rusya ve Çin’in Arktik hamleleri ise Grönland’ı küresel satranç tahtasının merkez karelerinden biri haline getiriyor.

  • İran’dan ABD’ye sert uyarı: Trump saldırırsa misilleme gelir, Türkiye de uyarılan ülkeler arasında

    İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın olası bir askeri müdahalesine karşı bölge ülkelerini açık şekilde uyardı. Tahran yönetimi, Washington’un İran’a yönelik bir saldırı düzenlemesi halinde, ABD’nin Orta Doğu’daki üslerinin hedef alınacağını bildirdi. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkiliye göre bu uyarı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’ye de iletildi. Artan gerilim nedeniyle ABD, Orta Doğu’daki bazı askeri üslerinden personel çekmeye başladı.

  • Enflasyonla Mücadelede Sona Yaklaşılırken Sanayi Devleri 2026’ya Umut Bağladı

    Türkiye’de yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikaları, son iki yılda sanayi sektörünü ağır bir baskı altına aldı. Vestel, SASA ve Arçelik gibi sanayi devleri yüksek faiz, güçlü TL ve zayıf iç talep nedeniyle ciddi zararlar açıklarken, 2026 yılına doğru daha dengeli bir makro görünümle birlikte kademeli bir toparlanma beklentisi güçleniyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde iflaslar ve konkordato başvurularında yaşanan rekor artış, reel sektörün kırılganlığının sürdüğüne işaret ediyor.

  • Enflasyon Kıskacındaki Türkiye’de Yeni Trend: Son Kullanma Tarihi Yaklaşan Ürünler Satan Marketler

    Türkiye’de uzun süredir devam eden yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştiriyor. Alım gücü hızla gerileyen orta gelirli şehirli kesim, daha ucuz gıdaya erişim için alternatif kanallara yönelirken, ülkede ilk kez “salvage grocery” olarak bilinen, son kullanma tarihi yaklaşan ya da tavsiye edilen tüketim tarihini aşmış ürünleri satan market zincirleri ortaya çıkıyor. Bu alandaki öncü girişimlerden biri olan Yenir, kısa sürede büyüme hedefleri ve yatırımcı ilgisiyle dikkat çekiyor.

  • Türkiye’nin Dev Tekstil Markasıydı: O da Ekonomik Kriz Karşısında Konkordato Başvurusunda Bulundu

    Türkiye’nin köklü tekstil firmalarından Famateks Tekstil Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle konkordato başvurusunda bulundu. Ev, otel, plaj ve promosyon tekstilleri üreten ve 25 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren şirket; başta ABD olmak üzere Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere ve Japonya’ya ihracat yapıyordu.

  • AB Komisyon Başkanı Von der Leyen Duyurdu: Ukrayna’ya AB’den 90 Milyar Euro’luk Destek Paketi Sağlanacak

    Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Birliği’nin 2026-2027 döneminde Ukrayna’ya toplam 90 milyar euro finansman sağlayacağını açıkladı. Von der Leyen, bu tutarın 60 milyar eurosunun askeri destek, 30 milyar eurosunun ise bütçe desteği olarak ikiye bölüneceğini belirtti.

  • Formül Plastik Payları Yarın Borsada İşlem Görmeye Başlıyor, 9 Endekse Dahil Edilecek

    Halka arz süreci, 7-9 Ocak tarihlerinde gerçekleştirilen talep toplama işleminin ardından yatırımcılara pay dağıtımı ile tamamlandı. Formül Plastik’in payları yarından itibaren işlem görmeye başlayacak ve Borsa İstanbul tarafından 9 farklı endekse dahil edilecek.

  • Riskli Varlıklar Parlıyor: Kripto Piyasasında Ralli Sürecek mi?

    Bitcoin, haftalarca dar bir fiyat aralığında işlem gördükten sonra yaklaşık iki ayın en yüksek seviyesine çıkarak riskli varlıklar ve değerli metallerdeki genel ralliyi takip etti. Bu yükseliş, yatırımcıların alternatif varlıklara yönelmesi ve jeopolitik belirsizliklerin destekleyici etkisiyle gerçekleşti.

  • Allianz Commercial 2026 Risk Barometresi: Siber Tehditler Zirvede, Yapay Zekâ Hızla Yükseliyor

    Allianz Commercial tarafından hazırlanan yıllık küresel iş dünyası riskleri araştırması, Allianz Risk Barometresi’nin 15. sayısını yayımladı. 97 ülke ve bölgeden, 23 farklı sektörde görev yapan 3 bin 338 risk yönetimi uzmanının görüşleriyle oluşturulan rapora göre, 2026 yılında siber olaylar, özellikle fidye yazılımı saldırıları, tüm şirketler için art arda beşinci kez en büyük risk olarak öne çıktı.

  • Sürücüler Dikkat: 2026 Trafik Sigortası Fiyatları Açıklandı

    2026 yılı trafik sigortası primleri belli oldu ve milyonlarca araç sahibini doğrudan ilgilendiriyor. Ocak ayından itibaren geçerli olacak tarifede, aylık maksimum artış oranı yüzde 0,66 olarak belirlendi. Yeni tarifede, araç sahibinin hasar geçmişi, araç tipi ve bulunduğu il prim tutarlarını önemli ölçüde etkiliyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Oktay Saral’dan “Gümrük Düzenlemesi” Açıklaması

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Oktay Saral, ‘gümrük düzenlemesine’ dair bir paylaşım yaptı. Saral, “Devletin aldığı her kararın merkezinde millet olmalıdır. Uygulama vatandaşın omzuna yük bindiriyorsa, orada durup samimiyetle hesap yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

  • Restoran Zincirlerinde Büyük Hamle: Tavuk Dünyası ve Dürümle’nin Hisseleri Kime Satıldı?

    Tavuk Dünyası ve Dürümle markalarının hisselerinin yüzde 44’ü, çeşitli yatırım şirketlerinden oluşan bir konsorsiyuma devredildi. Konsorsiyum, bu satın almayla her iki markanın büyüme potansiyelini artırmayı ve operasyonel verimliliğini geliştirmeyi hedefliyor.

Benzer Haberler