Sosyal Medya

Borsa

Yatırımda BELİRSİZLİK USTASI TÜRKLER

Altın fiyatları 2025 boyunca rekor üstüne rekor kırarken, dünya ekonomisi belirsizlik içinde yön arıyor. Ancak Türk yatırımcılar, piyasalardaki bu sisli havada serinkanlı duruşlarıyla dikkat çekiyor. Doların geleceği sorgulanırken, Türkler yeniden “belirsizliğin ustası” olduklarını kanıtlıyor.

Yatırımda BELİRSİZLİK USTASI TÜRKLER

Altın fiyatları 2025 boyunca rekor üstüne rekor kırarken, dünya ekonomisi belirsizlik içinde yön arıyor. Ancak Türk yatırımcılar, piyasalardaki bu sisli havada serinkanlı duruşlarıyla dikkat çekiyor. Doların geleceği sorgulanırken, Türkler yeniden “belirsizliğin ustası” olduklarını kanıtlıyor.


Dünya Altınla Yatıyor, Altınla Kalkıyor

Yılbaşından bu yana küresel piyasalar altının yükselişiyle çalkalanıyor.
Rekor seviyelere tırmanan fiyatlar karşısında, yatırımcıların aklındaki en büyük soru hâlâ aynı: “Bu yükselişin sonu nerede?”

Gerçek şu ki, altının fiyatını kimse öngöremiyor. Çünkü piyasalar hâlâ doların geleceğine dair net bir yön bulabilmiş değil.
Uluslararası para piyasalarında “her şeyin bir fiyatı, her fiyatın bir nedeni vardır” kuralı geçerli olsa da, altın bu kuralı bir kez daha zorluyor.
Zira yükselmek için fazlasıyla nedeni var.


Doların Gölgede Kaldığı Yeni Dönem

Bugüne kadar dünya piyasalarında her şey dolara endeksli fiyatlandı.
Yatırımcılar, merkez bankaları ve şirketler tüm hesaplarını dolar üzerinden yaptı. Ancak artık tablo değişiyor.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Piyasanın büyük aktörleri, doların değerine ve güvenilirliğine dair kuşku duymaya başladı.
Bu durum, “her şeyin sonunda dolara döndüğü” bir dünyada bile doların kaderini belirsizliğe sürüklüyor.


Trump Etkisi: “Amerika’nın Dediği Olur” Dönemi Bitiyor mu?

ABD Başkanı Donald Trump’ın ekonomik politikaları, rezerv para olan doların zayıflayabileceğine dair kaygıları artırdı.
Bu da yatırımcıların güvenli liman olarak altına yönelmesine yol açtı.

Aynı zamanda, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim sürecine girmesi de dolar üzerindeki baskıyı artırdı.
Faiz indirimlerinin hızı tartışılsa da, piyasanın yönü artık açık:
Dolar zayıflarken, altın güçleniyor.

Son verilere göre, altının ons fiyatı 4.033 dolara, Kapalıçarşı’da gram altın 5.393 liraya yükseldi.
Bu, yılın ilk dokuz ayında %53’lük tarihi bir artış anlamına geliyor.
Gümüş de 51 doları aşarak tüm zamanların zirvesine ulaştı.


Altın Talebini Körükleyen Belirsizlikler

ABD tahvil piyasasındaki oynaklık, bölgesel savaşlar, Çin’in ekonomik hamleleri ve Avrupa’da artan mali baskılar, altına olan ilgiyi diri tutuyor.
Uzmanlara göre, bu belirsizlik bulutları dağılmadıkça, altın fiyatlarının gerilemesi zor görünüyor.

“Altın fazla yükseldi, artık alınmaz” diyenlere karşı, piyasa talep gerçeğini hatırlatıyor.
Çünkü altının fiyatını arz değil, korunma ihtiyacı belirliyor.

Üstelik, Trump yönetiminin doların geleceğine ilişkin isteksiz ve kararsız tutumu, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesini hızlandırıyor.


Yeni Dünya, Eski Kurallar

Trump’ın izlediği politikalar, alışılmış küresel düzenin kapılarını kapatıyor.
“Amerika’nın dediği olur” anlayışı, yerini “herkes kendi riskini yönetir” dönemine bırakıyor.

Trump’a seçim zaferi kazandıran “Make America Great Again” sloganı aslında bu dönüşümü simgeliyor.
ABD kendi çıkarlarını önceledikçe, küresel yatırımcı da kendi güvenli limanını arıyor — bu da altını yeniden sahneye çıkarıyor.


Türk Yatırımcı: Krizde Pişmiş Nesil

Belirsizlik denildiğinde, Türk yatırımcısı için bu yeni bir deneyim değil.
Uzun süredir yüksek enflasyon, kur dalgalanmaları ve küresel krizler içinde yol almayı öğrenen Türk yatırımcı, artık “riskle yaşamayı” biliyor.

Kapalıçarşı’da gördüğünüz bir kuyumcu sadece altın satan biri değil; o aynı zamanda bir piyasa stratejisti.
Piyasalarda alıcı veya satıcı olarak pozisyon alır, riskini hedge eder, döviz ve ons fiyatlarını anlık okur.

Bu nedenle, Türk yatırımcı krizin içinde pişti, belirsizliğin dilini öğrendi.
Altının bu denli hızlı yükselişi, belki kuyumcuları zorluyor ama onlar için bu da geçici bir dalga.


“Yeni Normal” Artık Belirsizlik

Bugün geldiğimiz noktada, belirsizlik yeni normal haline geldi.
Dünya ekonomisi yön bulmaya çalışırken, Türkiye’de yatırımcılar bu karmaşık ortamda soğukkanlı refleksleriyle öne çıkıyor.

Yıllardır krizlerle sınanan bir ekonomi ve toplum yapısı, Türkleri finansal anlamda belirsizlik ustası yaptı.
Bu ustalık, yalnızca sabır değil, risk yönetiminde sezgisel bir beceri anlamına geliyor.

Kısacası, dünya altınla yatarken, Türk yatırımcı sabırla fırsat kolluyor.
Belirsizliğin büyüdüğü bir çağda, Türklerin en büyük avantajı belirsizliğe alışkın olmaları.

Kaynak: NEFES Gazetesi — Recep Genel

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

  • Çetin Ünsalan:  ‘Cambaza bak’ın adı faiz

    Bu ayki faiz kararı ne olur? Muhtemelen dünyadaki gelişmelere, enflasyonist baskılara baktığınızda faiz oranlarının sabit bırakıldığı bir fotoğraf karşımıza çıkacak.

  • İran’dan Uzun Savaş Tehdidi: Trump “Tahran Yenilgiye Yakın” Dedi

    Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel ekonomide yeni bir şok riskini gündeme getirdi.

  • Gazprom: TürkAkım Altyapısına Saldırılar Artıyor, Enerji Piyasasında Baskı Yükseliyor

    Enerji uzmanları ise BOTAŞ’ın artan maliyetler nedeniyle doğal gaz tarifesinde yeni bir artışa gidebileceğini belirtiyor.

  • İran’dan Tehdit: “Dünya 200 Dolarlık Petrol Fiyatına Hazır Olsun”

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaş küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. İran güçlerinin Körfez’de ticari gemilere…

  • Mehmet Öğütçü: Orta Doğu’daki Savaş Türkiye Ekonomisini Nasıl Etkiler?

    ürkiye için petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş cari açık, enflasyon ve finansal piyasalarda oynaklık riskini artırıyor. Bununla birlikte kriz, Türkiye’ye yatırım ve lojistik açısından yeni fırsatlar da yaratabilir.

  • Besler, inovasyon ve Ar-Ge stratejileriyle 2025’te sürdürülebilir büyümesini güçlendirdi 

    Besler’in 2025 yılında konsolide cirosu 32,5 milyar TL, brüt kârı ise 8 milyar TL oldu...

  • ANALİZ:  ABD TÜFE Fed’e ne mesaj verdi?

    Her ay söylediğim gibi Trump ve ekibi bilerek ve isteyerek dünyayı ekonomik krize götürüyorlar. Görüşümü koruyor ve krizin 1-3 yıl içerisinde gerçekleşeceğini düşünüyorum.

  • Kron Teknoloji 2025’te Beklentilerin Üzerinde Büyüdü; Gelirler yüzre 31, Yinelenen Gelirler yüzde 43 Arttı!

    Küresel siber güvenlik pazarında 35 ülkede faaliyet gösteren yerli yazılım şirketi Kron Teknoloji, 2025 yılını tüm finansal hedeflerinin üzerinde kapattı...

  • DESA 2025 Yılında Karlılığını Güçlendirdi: Net Kâr %35 Artışla 581 Milyon TL’ye Ulaştı

    Üretim, perakende ve ihracat alanlarında yarım asrı aşan deneyimiyle Türkiye’nin önde gelen deri markalarından DESA, 2025 yılı finansal sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı...

Benzer Haberler