Gündem
Türkiye- AB İlişkilerinde Yeni Kriz: Kıbrıs Rum Kesimine Askeri Yardım
AB’nin kendi "karşılıklı savunma maddesini" (Madde 42.7) operasyonel hale getirme çabaları, Ankara-Brüksel hattındaki güven bunalımını derinleştiren yeni bir katalizör
AB-Türkiye İlişkilerinde Yeni Bir Yol Ayrımı: Savunma Paktı ve Kıbrıs Çıkmazı
ANKARA – Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkiler, son yirmi yıldır inişli çıkışlı bir seyir izlese de, 2026 yılı itibarıyla karşımıza çıkan tablo “stratejik bir durağanlıktan” ziyade, yeni ve aşılması güç bir engeller silsilesine işaret ediyor. Özellikle Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in son dönemdeki “kıtasal tamamlama” vizyonu ve AB’nin kendi “karşılıklı savunma maddesini” (Madde 42.7) operasyonel hale getirme çabaları, Ankara-Brüksel hattındaki güven bunalımını derinleştiren yeni bir katalizör işlevi görüyor.
Müzakere Masasında “Savunma” Gölgesi
Kıbrıs meselesi, on yıllardır Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında “iki toplumlu ve iki bölgeli” bir çözüm arayışıyla gündemde kalmaya devam ediyor. Nisan 2026 başında liderler arasında gerçekleşen görüşmelerin yarattığı temkinli iyimserlik, ne yazık ki AB’nin savunma politikalarındaki yeni yönelimiyle ciddi bir testten geçiyor.
AB’nin kendi güvenlik mimarisini “stratejik özerklik” kavramı etrafında yeniden kurgulama isteği, Kıbrıs’ı diplomatik bir mesele olmaktan çıkarıp, Avrupa’nın sınır güvenliği ve savunma hattının bir parçası haline getirme riski taşıyor. Eğer Brüksel, Kıbrıs Rum Kesimi’nin güvenliğini bir “AB iç meselesi” ve “ortak savunma taahhüdü” olarak yeniden tanımlarsa, bu durum BM gözetimindeki tarafsız müzakere zeminini sarsabilir. Türkiye’nin garantörlük hakları ile AB’nin kolektif savunma mekanizmalarının karşı karşıya gelmesi, çözüme muhtaç olan bu davanın “güvenlikleştirilmesine” ve dolayısıyla sivil çözüm yollarının tıkanmasına neden olabilir.
FÖŞ-ANALİZ: Multiplex Dünyanın Mimarisi: Yeni Dünya Düzeni Gerçekte Neye Benzeyecek?
Stratejik Ortaklıktan Jeopolitik Belirsizliğe
Türkiye-AB ilişkilerinin en güçlü damarlarından biri olan "NATO müttefikliği," bugün Avrupa’nın kendi savunma paktını NATO’ya bir alternatif veya tamamlayıcı olarak kurgulama çabasıyla paradoksal bir noktaya savrulmuş durumda. Charles Michel gibi isimlerin Türkiye’yi "vazgeçilmez bir enerji ve güvenlik ortağı" olarak tanımlayan rasyonel yaklaşımı, von der Leyen’in daha "kimliksel" ve "kıtasal" genişleme vizyonuyla çatışıyor.
Bu vizyoner ayrışma, sadece Kıbrıs’ta değil, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve vize serbestisi gibi somut iş birliği alanlarında da "başka bir engel" olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak artan ağırlığı, Avrupa tarafından bir "fırsat" olarak görülmek yerine, sınırların ötesinde tutulması gereken bir "nüfuz mücadelesi" olarak algılandığında, kazan-kazan formülleri yerini karşılıklı bir kaybet-kaybet senaryosuna bırakıyor.
Tom Barrack: Türkiye’nin F-35 Programından Çıkarılması “Çılgınlık”, Aylar İçinde Çözüm Bekliyorum
Kırılgan Bir Zemin: 2026 Projeksiyonu
Şu an içinde bulunduğumuz süreçte, Kıbrıs’ta barış görüşmelerinin yeni bir turuna dair umutlar hala canlı; ancak bu umutlar, bölgesel güvenlik denkleminin dışlayıcı bir dille kurulmasına karşı oldukça hassas. AB’nin, Türkiye’yi "nüfuz tehdidi" kategorisine sokan söylemleri, Ankara’nın Avrupa rotasında kalma motivasyonunu zayıflatırken, Türkiye’yi çok kutuplu dünyanın sunduğu alternatif ittifaklara daha fazla yönlendirebilir.
Sonuç olarak, AB’nin savunma politikalarında attığı adımların, Türkiye ile olan tarihsel ve stratejik bağları koparmadan, kapsayıcı bir dille formüle edilmesi hayati önem taşıyor. Aksi takdirde, Kıbrıs barış süreci ve AB-Türkiye ilişkileri, çözülmeyi bekleyen bir sorun olmaktan çıkıp, Avrupa’nın kendi içine ördüğü yeni duvarların kurbanı haline gelebilir. Türkiye ve Avrupa, birbirine sadece coğrafi olarak değil, ekonomik ve stratejik olarak da bu denli bağlıyken, "ortak savunma" kavramının bir tarafı dışlayarak değil, bölgeyi istikrara kavuşturacak bir iş birliğiyle kurgulanması gerekmektedir.
Ekatimerini, ParaAnaliz haber masası
