Genel
İPM Araştırma: Rejimin otoriterleşmesi ruh sağlığını geriletiyor
İstanbul Politikalar Merkezi’nin (İPM) yayımladığı “Türkiye Toplumsal Psikolojik Esenlik Raporu”, ülkede psikolojik esenliğin düşük seviyelerde seyrettiğini ve özellikle 2017 sonrası belirgin şekilde gerilediğini ortaya koydu.
İstanbul Politikalar Merkezi’nin (İPM) yayımladığı “Türkiye Toplumsal Psikolojik Esenlik Raporu”, ülkede psikolojik esenliğin düşük seviyelerde seyrettiğini ve özellikle 2017 sonrası belirgin şekilde gerilediğini ortaya koydu. Rapor, demokratik gerileme ile mutluluk düzeyindeki düşüş arasında paralel bir ilişki olduğuna dikkat çekiyor.

Türkiye’de Psikolojik Esenlik Alarm Veriyor
İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) tarafından yayımlanan “Türkiye Toplumsal Psikolojik Esenlik Raporu”, Türkiye’de bireysel mutluluk ve psikolojik sağlık göstergelerinin son yıllarda ciddi biçimde zayıfladığını ortaya koydu.
Yedi uluslararası endeks ve üç ulusal veri kaynağının analizine dayanan çalışmaya göre, Türkiye’de psikolojik esenlik tüm ölçümlerde düşük seviyelerde bulunurken, 2017 sonrasında bu düşüşün hız kazandığı görülüyor.
Uluslararası Endekslerde Türkiye Alt Sıralarda
Rapor, Türkiye’nin küresel refah ve mutluluk göstergelerinde geride kaldığını ortaya koyuyor:
- Dünya Mutluluk Raporu’nda 147 ülke arasında 92. sırada
- OECD Daha İyi Yaşam Endeksi’nde 41 ülke arasında 38. sırada
- Küresel İnsani Gelişim Araştırması’nda 22 ülke arasında 21. sırada
- Legatum Refah Endeksi’nde 167 ülke arasında 95. sırada
Bu veriler, Türkiye’nin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda yaşam kalitesi ve mutluluk açısından da zayıf bir performans sergilediğine işaret ediyor.
“Derinleşen Mutsuzluk” Eğilimi
Gallup verilerine göre Türkiye, dünyanın en az gülümseyen ülkesi konumunda.
2016 sonrasında pozitif ve negatif duygular arasındaki farkın giderek açıldığı, bunun da “derinleşen mutsuzluk” olarak tanımlanan bir sürece işaret ettiği belirtiliyor.
Refah Dağılımında Asimetri
Rapora göre Türkiye’de refah unsurları arasında ciddi bir dengesizlik söz konusu.
Fiziksel altyapı ve yaşam koşulları görece güçlü kalırken:
- Kişisel özgürlükler (152/167)
- Güvenlik (147/167)
- Sosyal sermaye (137/167)
- Yönetişim (128/167)
… en zayıf alanlar olarak öne çıkıyor.
Ruh Sağlığı Yükü Artıyor
Psikolojik sağlık göstergeleri de dikkat çekici bir kötüleşmeye işaret ediyor:
- OECD verilerine göre antidepresan kullanımı 2010–2023 arasında %86 arttı
- WHO-5 verilerine göre toplumun yaklaşık %47’si düşük psikolojik esenlik düzeyine sahip
Bu durum, ruh sağlığının Türkiye’de giderek daha ciddi bir toplumsal sorun haline geldiğini gösteriyor.
Güven Krizi Derinleşiyor
Dünya Değerler Araştırması ve PEW verilerine göre Türkiye’de genel güven düzeyi %14 ile dünyanın en düşük seviyelerinden biri.
Aile içi güvenin dahi son yıllarda 13 puan gerilemiş olması, sosyal bağların zayıfladığına işaret ediyor.
Bağlamsal Göstergeler: Toplumsal Kırılganlık Artıyor
Rapor, psikolojik esenliği etkileyen üç kritik yapısal soruna dikkat çekiyor:
1. Güven ve Sosyal Destek Erozyonu
Toplumda başkalarına güven hızla azalırken, aile içi güven de zayıflıyor. Bu durum sosyal destek ağlarının erozyona uğradığını gösteriyor.
2. Kurumsallaşmış Dışlanma
- Genç üniversite mezunlarında işsizlik %25
- NEET oranı (ne eğitimde ne istihdamda) özellikle kadınlarda OECD’nin en yüksek seviyesinde
- Emeklilerin %65,7’si çalışmaya devam ediyor
Artan gelir eşitsizliği de psikolojik esenlikteki düşüşü hızlandırıyor. En düşük ve en yüksek gelir grupları arasındaki fark üç katı aşmış durumda.
BM Uzmanlarından Türkiye’ye Çağrı: Hak Savunucularının Kriminalize Edilmesine Son Verin
3. Demokratik Gerileme
Uluslararası demokrasi endekslerine göre Türkiye’nin sıralaması sürekli geriliyor.
Örneğin, V-Dem Liberal Demokrasi Endeksi’nde Türkiye 2007–2024 döneminde %74 oranında gerilemiş durumda.
Rapor, demokratik gerileme ile mutluluk düşüşü arasında paralel bir ilişki bulunduğunu vurguluyor.
Psikolojik Sağlık: Toplumsal Bir Erken Uyarı Alanı
WHO-5 ve Küresel Hastalık Yükü verileri, depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunların yaygınlığının arttığını gösteriyor.
Antidepresan kullanımındaki hızlı artış, özellikle 2019 sonrasında belirginleşerek bu sorunun geçici krizlerden değil, yapısal gerilimlerden kaynaklandığına işaret ediyor.
Bu tablo:
- Artan stres
- Kumar bağımlılığı
- Yükselen cezaevi nüfusu
… gibi göstergelerle birlikte değerlendirildiğinde, ruh sağlığının yalnızca bireysel değil, toplumsal bir risk alanına dönüştüğü görülüyor.
“Verimsiz Mutsuzluk Rejimi”
Raporda Türkiye’nin mevcut durumu “verimsiz mutsuzluk rejimi” kavramıyla tanımlanıyor.
Bu kavram, toplumun:
- Ne yüksek bir refah seviyesine ulaşabildiğini
- Ne de açık bir çöküş yaşadığını
… ancak düşük memnuniyetin kalıcı bir dengeye dönüştüğünü ifade ediyor.
Memnuniyetsizlik kolektif çözümler üretmek yerine:
- İçselleştiriliyor
- Ya da bireysel çıkış yollarına, özellikle göç eğilimine yöneliyor
Sonuç: Yapısal Bir Sorun
Rapora göre Türkiye’de psikolojik esenliğin düzenli ve bilimsel biçimde izlenmesi artık bir tercih değil, zorunluluk.
Bu alandaki çalışmalar:
- Toplumsal sürdürülebilirlik
- Veri temelli politika üretimi
- Dezavantajlı grupların görünür kılınması
- Toplumsal güvenin yeniden inşası
… açısından kritik önem taşıyor.
İPM’nin yıllık olarak yayımlamayı planladığı bu rapor, Türkiye’de psikolojik esenliğin çok boyutlu olarak izlenmesine katkı sağlamayı hedefliyor.
