Genel
21’inci yüzyılın en fazla hayal kırıklığı yaratan beş fikri…
21’inci yüzyılın en fazla hayal kırıklığı yaratan fikirleri sosyal medya, bitcoin, altruizm (diğerkamlık), alternatif yakıtlar ve karbon emisyonlarına denge için getirilen önlemler gibi görünüyor...
21’inci yüzyılda bazı fikirler ilk hayata geçtiğinde insanlar için epey umut vadetti. Fakat ya yanlış kullanıldılar, ya çarpıtıldılar ya da ilk çıkışlarındaki iddialarını yerine getiremediler.
New Scientist’in haberine göre; büyük beklentilere rağmen hayal kırıklığı yaratan beş fikri derledi…
Sosyal medya
Sosyal medya ilk başlarda sevimli kedi videoları, ‘gerçek’ insanların tartışmaları ve vatandaş gazeteciliği gibi içeriklerden oluşuyordu. Ve tabii ‘meme’ denilen amatörce hazırlanmış görseller de mizah anlayışına bir dönem damga vurdu.
Sosyal medyada hemen hemen her şey eğlenceli ve ‘yararlı’yken teknoloji şirketlerinin karını hızla artırması ve ortamın bir ‘savaş alanı’na çevrilmesi çok sürmedi.
Sosyal medyada pek çok insanın rızası olmadan cinsel içerikli fotoğrafları bile üretiliyor.
Bitcoin
2008’de icat edilip 2010’ların sonunda yaygınlaşan kripto para birimi Bitcoin hakkındaki ilk görüşler olumluydu. Herhangi bir devlet ya da kurumun denetlemediği para birimi için basit bir bilgisayara sahip herkes Bitcoin madenciliği de yapabiliyordu.
Fakat artık bu iş için muazzam bir hesap gücü gerekiyor ve insanlar kurdukları depolarla madencilik yapıyor.
Cambridge Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre sadece Bitcoin üretimi için yılda 120 terawatt-saat enerji tüketiliyor.
Bitcoin günümüzde böylesine büyük bir kaynak tüketen ve ‘dark web’ denen internet ortamında yasadışı işler için kullanılan devasa bir ‘bahis’ işine dönüştü.
Altruizm
Her hafta bir paket çay ya da kahve parası kadar bağış yaparak birçok hayatın kurtarılabileceği fikri başlangıçta çok parlak gözüküyordu.
Altruizm (diğerkamlık) insanları maddi açıdan hem yormuyor hem de hayırseverliğe teşvik ediyordu.
Fakat bu iş o kadar kontrolden çıktı ki kahve zincirleri hatta baklavacılar bile sizden ‘başkaları adına’ yardım isteyip bunu da ticari amaçlı kullanabiliyor. Dolayısıyla iş sizin gönlünüzü rahatlatmak için kullandıkları bir reklama dönüşmüş gibi duruyor.
Öte yandan bu fikir nedeniyle öncelik sıraları da karıştı. Örneğin yapay zekanın insanlık tehdidine karşı araştırmaların, en az yoksulluğu azaltmaya dönük çalışmalar kadar önemli olduğunu düşünen sayısı hayli fazla.
Ayrıca dışarıya iyilik etmeye çalışırken basit işlerini ihmal eden insan sayısı da artıyor. Çok basit bir örnek: Dışarda yardım faaliyetlerine katılmaya çalışmaktan evde aileyle ilgilenmeyi unutmak ya da bulaşık bile yıkamamak…
Alternatif yakıtlar
Fosil yakıtların küresel ısınmaya neden olması nedeniyle alternatif yakıtlar çözüm gibi görülüyordu. Fakat alternatif yakıtlara geçme çabası şu ana kadar çevre tahribatının artışına neden oldu.
En geniş anlamıyla petrolden elde edilmeyen tüm yakıtları tanımlayan ‘alternatif yakıtlar’ da o kadar masum gözükmüyor. Kömür veya petrol bazlı ürünler yerine doğalgaz kullanmak karbondioksit emisyonunu azaltabilir fakat doğalgaz da fosil yakıt.
Yeşil hidrojen kullanımında da elektriği doğrudan kullanmak hala daha az zararlı gibi duruyor.
Biyoetanol gibi biyoyakıtlar için de örneğin jetlerde ‘sürdürülebilir’ yakıt üretmek için orman yağmurlarının kesilmesi anlamına geliyor. Ayrıca palm yağına talebin artması fiyatların yükselmesine neden oluyor. Dolayısıyla New Scientist’e göre biyoyakıtların kullanımı gıda enflasyonunu tetikleyen faktörlerden biri.
Karbon emisyonlarına dengeleme
İlk çıktığında çok basit bir fikir gibi görünüyordu: “Çok fazla karbondioksit üreten bir uçağa binerseniz aynı miktarda karbondioksit emecek ağaç dikilmesi için para vereceksiniz.”
Fakat işler beklendiği gibi gitmedi, varlıklı kişiler doğayı daha fazla kirletip bunu parayla örtmeye çalıştı. Bunlardan toplanan parayla oluşturulacak projeler de etkili olmadı.
Yani vicdan rahatlatmak için parayla emisyon ödemektense elektrikli taşıtları kullanmak karbon emisyonunu azaltmak için çok daha faydalı.
