Ekonomi
Hükümete Yakın İsimlerden Ekonomi Yönetimine Eleştiri: “Sıkı Para Politikası Yetmez”
Teşhis doğru da, kimse sorunun Erdoğan'ın davranışlarından kaynaklandığını söylemeye cesaret edemiyor
MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, enflasyonla mücadelede sıkı para politikasının sınırlarına gelindiğini belirterek yapısal reform çağrısı yaptı. Fiyatlama davranışlarının kontrol edilemediğini savunan Özdemir, sanayide atıl kapasiteye dikkat çekti. Öte yandan hükümete yakın kalemlerden Okan Müderrisoğlu da Merkez Bankası’nın araç setinin sınırlı olduğu ve siyasi iradenin daha kapsamlı politika setleri geliştirmesi gerektiği yönünde mesajlar geldi.
MÜSİAD’dan Enflasyon Eleştirisi
MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, Nefes gazetesine yaptığı açıklamada, enflasyonun yalnızca sıkı para politikasıyla düşürülebilecek bir aşamayı geride bıraktığını söyledi.
Özdemir’e göre Türkiye’de fiyatlama davranışları sağlıklı işlemiyor:
“Aynı çayı bir yerde 500 liraya, başka bir yerde 5 liraya içmek normal değil. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir fiyat makası yok.”
Son 2-3 yıldır uygulanan sıkı para politikasının seçim öncesi oluşan “şişirilmiş maliyet köpüğünü” aldığını belirten Özdemir, bundan sonraki süreçte kemer sıkma ve finansmanı daraltma adımlarının tek başına çözüm üretmeyeceğini savundu.
“Problemler kronik” diyen Özdemir, artık yapısal sorunlara odaklanılması gerektiğini ifade etti.
“Yapısal Reform Şart”
Özdemir, mal ve emtia enflasyonunun %17 seviyelerine gerilediğini ancak kira ve gıda fiyatları düşürülmeden kalıcı başarı sağlanamayacağını belirtti.
Enflasyonla mücadelede:
-
Sanayi ve Tarım politikalarının,
-
Ticaret ve Hazine-Maliye politikalarıyla uyumlu olması gerektiğini vurguladı.
Piyasa için gerekli ancak finansman sıkıntısı yaşayan şirketlerin batırılmaması gerektiğini söyleyen Özdemir, yüksek ciroya rağmen düşük katma değer üreten firmaların da incelenmesi gerektiğini dile getirdi.
Sanayide Atıl Kapasite Uyarısı
MÜSİAD Başkanı, Türkiye genelinde fabrikalarda ciddi atıl kapasite bulunduğunu belirtti:
“300 kişi çalışacak yerde 100 kişiyle üretim yapılıyor. Bu varken yeni fabrika kurmaya gerek yok.”
Türkiye’de sanayinin GSYİH içindeki payının 1996’da %25 iken bugün %17’ye gerilediğini hatırlatan Özdemir, sanayi istihdamının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Beyaz yakalı mühendislerin ücretlerinin bazı kalifiye işçilerin gerisinde kalmasına da dikkat çekerek, “Toplum kendi aydınına böyle davranmamalı” dedi.
Merkez Bankası’nın Sınırları Tartışılıyor
Hükümete yakın kalemlerden gelen değerlendirmelerde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yetki ve araçlarının sınırlı olduğuna dikkat çekildi.
Yılın ilk Enflasyon Raporu’nda 2025 yıl sonu enflasyon hedefinin %16’da korunmasına rağmen beklenti bandının %15–21 aralığında açıklanması, piyasalarda “belirsizlik marjının geniş tutulduğu” şeklinde yorumlandı.
Hedef ile gerçekleşme arasındaki sistematik farkların TCMB’nin kredibilitesi açısından kritik olduğu vurgulandı.
Değerlendirmelerde, enflasyonun kalıcı olarak tek haneye düşürülmesinin yalnızca para politikasıyla mümkün olmadığı; jeopolitik riskler, enerji fiyatları, kira artışları ve dolaylı vergiler gibi çok sayıda faktörün belirleyici olduğu ifade edildi.
Seçim Takvimi ve Ekonomik Alan
2027’nin son çeyreğinde seçim ihtimaline dikkat çekilen analizlerde, 2026 senaryosunun gerçekçi temellere oturmasının hayati olduğu belirtiliyor.
Deprem harcamalarının azalmasıyla oluşacak mali alanın dar ve sabit gelirli kesimlere yansıtılmasının beklendiği ifade edilirken, rezerv birikimi ve enflasyonda güven tesisinin ekonomik sigorta işlevi görebileceği kaydediliyor.
Alternatif Görüş: Sorun Sistemik mi?
Bazı yorumcular ise sorunun yalnızca ekonomi politikalarından kaynaklanmadığını savunuyor.
Ekonomi yönetiminin uygulamalarından ziyade siyasal sistemdeki tıkanmanın yatırım ortamını zayıflattığını belirten görüşlere göre:
-
Özel sektörde artan kayyım uygulamaları
-
Süregelen siyasi belirsizlik
-
Yüksek işçilik maliyetleri
şirketlerin yatırım iştahını azaltıyor.
Bu çerçevede bazı firmaların üretimlerini Türkiye dışına kaydırdığına dair değerlendirmeler de yapılıyor.
