Sosyal Medya

Güldem Atabay

Güldem Atabay: İyileşme TL’nin Seyrine Bağlandı, Kritik Dönemeçler Yaz Sonunda

Perşembe günü yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında TCMB’nin faiz değiştirmeyerek yüzde 50-53 bandını koruduğunu göreceğiz. Banka, son Enflasyon Raporu’nda…

Güldem Atabay: İyileşme TL’nin Seyrine Bağlandı, Kritik Dönemeçler Yaz Sonunda

Perşembe günü yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında TCMB’nin faiz değiştirmeyerek yüzde 50-53 bandını koruduğunu göreceğiz. Banka, son Enflasyon Raporu’nda sene sonu TÜFE enflasyonu beklentisini yüzde 36’dan yüzde 38’e yükseltirken, 2025 sonu beklentisini de yüzde 14’te sabit bırakmıştı. TÜFE enflasyonu Mayıs ayında yüzde 75 civarı ile zirve yaptıktan sonra temelde baz yılı etkisi ile yaz ayları boyunca 20 puan kadar yavaşlayacak. Yüzde 50’den önümüzdeki 15 ayda 2025 somut hedefi yüzde 14’e yönelmesi ise işin zorlu aşamasını oluşturacak.

TCMB faiz artışlarının tamamlanması aşamasından sonra enflasyonu düşürmeyi TL’de reel değer artışına ve ekonomide yavaşlamaya bağladığını ilan etti. Hatta son Enflasyon Raporu toplantısının soru-cevap kısmında vurguladığı, Mart PPK toplantısında sürpriz 500 baz puan faiz artışı ve gelen olumlu piyasa tepkileri sayesinde ekonomide “sert iniş senaryosundan” uzaklaşıldığıydı.

Gelen öncü veriler eşliğinde GSMH’nin ilk çeyrekte yüzde 5-5,5 civarında reel olarak büyüdüğünü biliyoruz. Geçen yılın Eylül ayında açıklanan Orta Vadeli Program’da (OVP) 2024 sonu için GSMH büyüme beklentisi yüzde 4,0. 2025 sonu için de yüzde 4,5. Piyasa Katılımcıları Anketi’nden görünen de zaten bu sene büyümenin yüzde 3,4; 2025’te yüzde 3,9 olarak beklendiği. Merkez Bankası’nın bahsettiği ise sert bir iniş, daralma şeklinde bir ekonomik performans olmasa da enflasyonu düşürmek için büyüme hızında dengelenmeyle birlikte önemli ölçüde frene basılması gereği. OVP’de 2024 ve 2025 yıllarına ait büyüme beklentileriyse enflasyonu düşürme ana hedefi ile uygun bir seviye değil. Yılın son çeyreğinde iyice elle tutulur hale gelecek şekilde ekonomide yavaşlama, 2025 boyunca devam edecek. Dolayısıyla önümüzdeki sonbahar döneminde açıklanacak yeni OVP’de GSMH beklentilerinin aşağı yönlü güncellemelerini görmek şaşırtıcı olmayacak. 2024 ve 2025 için yüzde 2-2,5 büyüme oranları enflasyon beklentileri ile çok daha uyumlu görünüyor.

TCMB’nin faiz silahı dışında enflasyonu düşürmede kullanacağını ilan ettiği diğer araç olan TL’de reel değerlenmeye gelince iş biraz daha karmaşıklaşıyor.

Şaşırtıcı bir hızla yerel seçimden Mayıs ortasına kadar geçen zaman diliminde Merkez Bankası’nın rezervlerine giren tutar 51 milyar dolar seviyesinde. Bu hızın devamı swap hariç net rezervlerin yaz sonu gibi artıya dönmesi sonucunu getirebilecek.

Bankanın bu alımlarının kaynağı hem yurt içi yerleşikler hem de yabancılar. Özetle, bir yandan yurt içi yerleşikler dövizden TL’ye dönerken bir yandan da Şimşek’in uzun zamandır Türkiye piyasalarına girmesi için çaba gösterdiği sıcak para sonunda giriş yapmaya başladı. TL’nin reel değer artışı da TCMB’nin rekor hız ve seviyedeki rezerv birikimine rağmen bu girişler beraberinde hızlandı.

TCMB kısa vadede bir taşla iki kuş vurmuş oluyor. TL’deki bu reel değer artışı tam da hedeflediği gibi kısa vadede maliyet unsurlarında yaratacağı baskılanma yoluyla enflasyonda beklenen düşüşü derinleştirecek. Aynı zamanda 2018-2023 yazına kadar izlenen para politikasının TCMB döviz net rezervleri üzerinde yarattığı aşırı tahribatı tamir ederek TL’de istikrarın gerçek temellerini atacak.

Merkez bankalarının faiz artışları ile ekonomide yavaşlama, bazen de durgunluk yaratarak enflasyona katkı yapan güçleri törpülemesi olağan bir durum. İş TL’nin enflasyonla savaş aracı olarak tercih edilerek değer kazandırılmasına gelince, Türkiye gibi ülkelerde bu tercihin ekonomiye yansıması bıçak sırtı bir durum. Kısa vadede enflasyonu yavaşlatmaya yarayan TL’nin reel değer artışı, enflasyonla arasındaki makas açıldıkça ihracatı yavaşlatıp ithal tüketim talebini güçlendirerek cari açığı artırıyor. Artan cari açık da bir vade ile finansman sorunu haline dönüşüp yeniden TL’de değer kaybı yaratarak bir kısır döngü içinde asıl hedef enflasyonda kalıcı yol almayı engelliyor.

Yaz ayları boyunca bir yandan önemli ölçüde baz etkisi ile yıllık manşet enflasyon gerilerken beklenen yüzde 70 civarındaki enerji zamlarının bu eğilimi bozmaması TCMB açısından 2024 sonu ve 2025 hedefleri için önemli. Banka için TL’de reel değer artışının tam da özellikle bu dönemde güçlenmesi bu açıdan bakınca gerekli. Ancak TCMB aynı zamanda tehlikeli şekilde ip üstünde yürüyor.

Yerleşiklerin KKM dahil döviz mevduatından çıkarak TL’ye yönelmesi ile yabancı sıcak paranın Türkiye finans piyasalarına girişlerinde kilidin anahtarı TL’nin yerinde çıpalanmış hali.

Sıcak paranın TL riski alarak Türkiye’de sisteme girmesi aylık yüzde 4 civarı faizi garantilerken TL’nin maliyetinde bir değişim yaşanmaması kaynaklı. Gelen paranın önemli kısmının “carry trade” ile para piyasasında park etmiş olması ve henüz TL tahvillere aynı ölçüde alım olarak girmemiş olması dikkat çekici. Daha net ifadeyle elindeki dövizi bozdurarak TL alan yabancı sıcak para sahibi, yeniden Türkiye’den çıkmak isteyip de TL’sini satıp döviz aldığında mevcut koşullar altında döviz alım maliyetinde bir artışla karşılaşmıyor. Zarar potansiyeli sıfırlanıyor. Bu da TL’de kalma süresini uzatarak yüksek faizden faydalanmasını sağlıyor. TL’nin reel değerindeki artış güçlendikçe de sıcak paranın elde ettiği getiri tatlı bir garanti haline dönüşerek yükseliyor. Yabancı yatırımcı açısından durum bir arbitraj fırsatından ibaret. Tahvil almadığı sürece de 2024 ve 2025 sonu enflasyon gerçekleşmelerinden bağımsız. Enflasyon düşse de düşmese de, TL sabit faiz yüksek olduğu sürece Türkiye para piyasalarında olmak son derece kârlı bir durum. Dengeler değiştiğinde de hızla dövizini alıp gidebilecek konumda.

Yerleşikler açısından, hesabın matematiği biraz daha farklı, fakat tercihlerinin uçuşkanlığı paralel. Faiz politikasındaki değişim kademeli olarak yerleşikleri döviz ve tüketimden faize yönlendiriyor.  Bugün yüzde 75 enflasyon karşısında yüzde 45-50 basit faizle reel olarak TL’ye dönerek enflasyona karşı yenilse de TL’deki bu hareketsizlikten daha fazla kaybı olduğu için TL faize dönmeyi kısa vade için gerekli görüyor. TCMB’nin rezervleri güçlendikçe TL’yi hedeflediği seviyede kontrol etme gücünün arttığını biliyor. Şimdilik yaz sonuna yeniden duruma bakmak üzere TL’de kalarak faizden faydalanmayı öncelikli tercihi haline getiriyor.

Yabancı sıcak para sahibinin de yerleşiklerin de bir anlamda elleri tetikte. Şartlarda bir değişme olması halinde hızla yeniden döviz alarak pozisyon değiştirmeye hazırlar. TL’de reel değer artışı güçlendikçe tetikteki ellerin de huzursuzlanma ölçüsünün arttığını görmek önemli.

TL İçin Şartlarda Bir Değişimin Olasılığı Ne?

Yazının tamamı burada.

BAKMADAN GEÇME

  • Çelebi Havacılık, Bali ve Jakarta Operasyonlarıyla Asya-Pasifik’teki Konumunu Güçlendiriyor

    Çelebi Havacılık’ın Asya-Pasifik bölgesindeki varlığını güçlendirirken, şirketi Endonezya havacılık pazarının merkezine taşıyor...

  • Teknoloji Satışlarıyla S&P 500 Üst Üste İkinci Gün Geriledi

    ABD borsalarında satış dalgası ikinci güne taşınırken, teknoloji hisselerindeki sert geri çekilme S&P 500 ve Nasdaq’ı rekor seviyelerden daha da uzaklaştırdı. Yatırımcılar yalnızca bilanço sezonunu değil; ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığına yönelik siyasi baskıları, Orta Doğu’daki jeopolitik riskleri, ABD-Çin teknoloji gerilimini ve küresel emtia piyasalarındaki dalgalanmayı da fiyatlıyor. Piyasalarda oluşan tablo, finansal risklerin giderek daha fazla makro-politik faktörlerden beslendiğine işaret ediyor.

  • Martı TAG’dan Paylaşımlı Yolculuk İçin İzmir Büyükşehir Belediyesi UKOME’ye 48 Bin Dilekçe!

    Martı TAG kurucusu Oğuz Alper Öktem, paylaşımlı yolculuk yönetmeliğinin hayata geçirilmesi talebiyle İzmir deki TAG destekçileri tarafından imzalanan 48 bin…

  • Oyak Renault 2025 yılını güçlü bir üretim ve ihracat performansıyla kapattı

    Oyak Renault Fabrikası, 2025 yılında güçlü üretim altyapısı ve artan ihracat hacmiyle Türkiye otomotiv sanayisindeki stratejik konumunu güçlendirdi...

  • Marsh: Küresel iş dünyası, hızla ortaya çıkan yeni bir rekabet çağıyla karşı karşıya!

    Risk, reasürans ve sermaye, insan kaynakları ve yatırımlar ile yönetim danışmanlığı alanlarında küresel lider olan Marsh (NYSE: MRSH) ile önde…

  • Trump Baskıyı Artırırken Küba’da Kriz Kapıda

    Avrupalı diplomatlara göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba’ya yönelik baskıyı sertleştirmesi, ülkede ciddi bir insani krizi ve hatta rejimin çöküşünü tetikleyebilir. Yakıt ve finansman kaynaklarının kesilmesi, halihazırda derin bir enerji krizi yaşayan Küba’da limanların durma noktasına gelmesine ve gıda kıtlığına yol açabilecek riskler barındırıyor.

  • Yapı Kredi’den 750 Milyon Dolarlık Tahvil Hamlesi

    Yapı Kredi, Sermaye Benzeri Tahvil (Tier II) ihracında talebi karşılamak amacıyla toplam tutarı 750 milyon dolara yükseltme kararı aldı. KAP…

  • ABD’de Üretici Enflasyonu Kasım Ayında Enerji Maliyetlerinin Etkisiyle Artış Gösterdi

    ABD’de üretici enflasyonu, enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle kasım ayında yükseliş kaydetti. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) açıkladığı verilere göre, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kasım ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 artarak beklentilere paralel gerçekleşti. Bir önceki ay ÜFE yüzde 0,1 oranında artış göstermişti.

  • Grönland: Buzların Altındaki Büyük Satranç

    Haritalarda beyaz ve ıssız bir alan gibi görünen Grönland, iklim değişikliğiyle birlikte 21. yüzyılın en kritik jeopolitik cephelerinden birine dönüşüyor. Eriyen buzullar yalnızca yeni deniz yollarını değil, büyük güç rekabetinin askeri, ekonomik ve teknolojik fay hatlarını da ortaya çıkarıyor. Danimarka’nın hukuki egemenliğine rağmen, adanın güvenliği fiilen ABD’nin stratejik şemsiyesi altında şekilleniyor. Rusya ve Çin’in Arktik hamleleri ise Grönland’ı küresel satranç tahtasının merkez karelerinden biri haline getiriyor.

  • İran’dan ABD’ye sert uyarı: Trump saldırırsa misilleme gelir, Türkiye de uyarılan ülkeler arasında

    İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın olası bir askeri müdahalesine karşı bölge ülkelerini açık şekilde uyardı. Tahran yönetimi, Washington’un İran’a yönelik bir saldırı düzenlemesi halinde, ABD’nin Orta Doğu’daki üslerinin hedef alınacağını bildirdi. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkiliye göre bu uyarı Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’ye de iletildi. Artan gerilim nedeniyle ABD, Orta Doğu’daki bazı askeri üslerinden personel çekmeye başladı.

  • “Kaynak milliyetçiliği” altını 5.000 dolara, gümüşü 100 dolara taşıyabilir

    Küresel piyasalarda altın ve gümüş, 2025’i rekorlarla kapattıktan sonra 2026’ya da son derece güçlü bir başlangıç yaptı. Yatırımcılar, arz kısıtları, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının bağımsızlığına ilişkin endişelerin etkisiyle değerli metallerde yeni zirvelerin gündeme gelebileceğini düşünüyor. Bazı piyasa oyuncularına göre, bu yıl altın 5.000 doları, gümüş ise 100 doları test edebilir.

  • Enflasyonla Mücadelede Sona Yaklaşılırken Sanayi Devleri 2026’ya Umut Bağladı

    Türkiye’de yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikaları, son iki yılda sanayi sektörünü ağır bir baskı altına aldı. Vestel, SASA ve Arçelik gibi sanayi devleri yüksek faiz, güçlü TL ve zayıf iç talep nedeniyle ciddi zararlar açıklarken, 2026 yılına doğru daha dengeli bir makro görünümle birlikte kademeli bir toparlanma beklentisi güçleniyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde iflaslar ve konkordato başvurularında yaşanan rekor artış, reel sektörün kırılganlığının sürdüğüne işaret ediyor.

  • Enflasyon Kıskacındaki Türkiye’de Yeni Trend: Son Kullanma Tarihi Yaklaşan Ürünler Satan Marketler

    Türkiye’de uzun süredir devam eden yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştiriyor. Alım gücü hızla gerileyen orta gelirli şehirli kesim, daha ucuz gıdaya erişim için alternatif kanallara yönelirken, ülkede ilk kez “salvage grocery” olarak bilinen, son kullanma tarihi yaklaşan ya da tavsiye edilen tüketim tarihini aşmış ürünleri satan market zincirleri ortaya çıkıyor. Bu alandaki öncü girişimlerden biri olan Yenir, kısa sürede büyüme hedefleri ve yatırımcı ilgisiyle dikkat çekiyor.

Benzer Haberler