Sosyal Medya

Güldem Atabay

Güldem Atabay: İyileşme TL’nin Seyrine Bağlandı, Kritik Dönemeçler Yaz Sonunda

Perşembe günü yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında TCMB’nin faiz değiştirmeyerek yüzde 50-53 bandını koruduğunu göreceğiz. Banka, son Enflasyon Raporu’nda…

Güldem Atabay: İyileşme TL’nin Seyrine Bağlandı, Kritik Dönemeçler Yaz Sonunda

Perşembe günü yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında TCMB’nin faiz değiştirmeyerek yüzde 50-53 bandını koruduğunu göreceğiz. Banka, son Enflasyon Raporu’nda sene sonu TÜFE enflasyonu beklentisini yüzde 36’dan yüzde 38’e yükseltirken, 2025 sonu beklentisini de yüzde 14’te sabit bırakmıştı. TÜFE enflasyonu Mayıs ayında yüzde 75 civarı ile zirve yaptıktan sonra temelde baz yılı etkisi ile yaz ayları boyunca 20 puan kadar yavaşlayacak. Yüzde 50’den önümüzdeki 15 ayda 2025 somut hedefi yüzde 14’e yönelmesi ise işin zorlu aşamasını oluşturacak.

TCMB faiz artışlarının tamamlanması aşamasından sonra enflasyonu düşürmeyi TL’de reel değer artışına ve ekonomide yavaşlamaya bağladığını ilan etti. Hatta son Enflasyon Raporu toplantısının soru-cevap kısmında vurguladığı, Mart PPK toplantısında sürpriz 500 baz puan faiz artışı ve gelen olumlu piyasa tepkileri sayesinde ekonomide “sert iniş senaryosundan” uzaklaşıldığıydı.

Gelen öncü veriler eşliğinde GSMH’nin ilk çeyrekte yüzde 5-5,5 civarında reel olarak büyüdüğünü biliyoruz. Geçen yılın Eylül ayında açıklanan Orta Vadeli Program’da (OVP) 2024 sonu için GSMH büyüme beklentisi yüzde 4,0. 2025 sonu için de yüzde 4,5. Piyasa Katılımcıları Anketi’nden görünen de zaten bu sene büyümenin yüzde 3,4; 2025’te yüzde 3,9 olarak beklendiği. Merkez Bankası’nın bahsettiği ise sert bir iniş, daralma şeklinde bir ekonomik performans olmasa da enflasyonu düşürmek için büyüme hızında dengelenmeyle birlikte önemli ölçüde frene basılması gereği. OVP’de 2024 ve 2025 yıllarına ait büyüme beklentileriyse enflasyonu düşürme ana hedefi ile uygun bir seviye değil. Yılın son çeyreğinde iyice elle tutulur hale gelecek şekilde ekonomide yavaşlama, 2025 boyunca devam edecek. Dolayısıyla önümüzdeki sonbahar döneminde açıklanacak yeni OVP’de GSMH beklentilerinin aşağı yönlü güncellemelerini görmek şaşırtıcı olmayacak. 2024 ve 2025 için yüzde 2-2,5 büyüme oranları enflasyon beklentileri ile çok daha uyumlu görünüyor.

TCMB’nin faiz silahı dışında enflasyonu düşürmede kullanacağını ilan ettiği diğer araç olan TL’de reel değerlenmeye gelince iş biraz daha karmaşıklaşıyor.

Şaşırtıcı bir hızla yerel seçimden Mayıs ortasına kadar geçen zaman diliminde Merkez Bankası’nın rezervlerine giren tutar 51 milyar dolar seviyesinde. Bu hızın devamı swap hariç net rezervlerin yaz sonu gibi artıya dönmesi sonucunu getirebilecek.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Bankanın bu alımlarının kaynağı hem yurt içi yerleşikler hem de yabancılar. Özetle, bir yandan yurt içi yerleşikler dövizden TL’ye dönerken bir yandan da Şimşek’in uzun zamandır Türkiye piyasalarına girmesi için çaba gösterdiği sıcak para sonunda giriş yapmaya başladı. TL’nin reel değer artışı da TCMB’nin rekor hız ve seviyedeki rezerv birikimine rağmen bu girişler beraberinde hızlandı.

TCMB kısa vadede bir taşla iki kuş vurmuş oluyor. TL’deki bu reel değer artışı tam da hedeflediği gibi kısa vadede maliyet unsurlarında yaratacağı baskılanma yoluyla enflasyonda beklenen düşüşü derinleştirecek. Aynı zamanda 2018-2023 yazına kadar izlenen para politikasının TCMB döviz net rezervleri üzerinde yarattığı aşırı tahribatı tamir ederek TL’de istikrarın gerçek temellerini atacak.

Merkez bankalarının faiz artışları ile ekonomide yavaşlama, bazen de durgunluk yaratarak enflasyona katkı yapan güçleri törpülemesi olağan bir durum. İş TL’nin enflasyonla savaş aracı olarak tercih edilerek değer kazandırılmasına gelince, Türkiye gibi ülkelerde bu tercihin ekonomiye yansıması bıçak sırtı bir durum. Kısa vadede enflasyonu yavaşlatmaya yarayan TL’nin reel değer artışı, enflasyonla arasındaki makas açıldıkça ihracatı yavaşlatıp ithal tüketim talebini güçlendirerek cari açığı artırıyor. Artan cari açık da bir vade ile finansman sorunu haline dönüşüp yeniden TL’de değer kaybı yaratarak bir kısır döngü içinde asıl hedef enflasyonda kalıcı yol almayı engelliyor.

Yaz ayları boyunca bir yandan önemli ölçüde baz etkisi ile yıllık manşet enflasyon gerilerken beklenen yüzde 70 civarındaki enerji zamlarının bu eğilimi bozmaması TCMB açısından 2024 sonu ve 2025 hedefleri için önemli. Banka için TL’de reel değer artışının tam da özellikle bu dönemde güçlenmesi bu açıdan bakınca gerekli. Ancak TCMB aynı zamanda tehlikeli şekilde ip üstünde yürüyor.

Yerleşiklerin KKM dahil döviz mevduatından çıkarak TL’ye yönelmesi ile yabancı sıcak paranın Türkiye finans piyasalarına girişlerinde kilidin anahtarı TL’nin yerinde çıpalanmış hali.

Sıcak paranın TL riski alarak Türkiye’de sisteme girmesi aylık yüzde 4 civarı faizi garantilerken TL’nin maliyetinde bir değişim yaşanmaması kaynaklı. Gelen paranın önemli kısmının “carry trade” ile para piyasasında park etmiş olması ve henüz TL tahvillere aynı ölçüde alım olarak girmemiş olması dikkat çekici. Daha net ifadeyle elindeki dövizi bozdurarak TL alan yabancı sıcak para sahibi, yeniden Türkiye’den çıkmak isteyip de TL’sini satıp döviz aldığında mevcut koşullar altında döviz alım maliyetinde bir artışla karşılaşmıyor. Zarar potansiyeli sıfırlanıyor. Bu da TL’de kalma süresini uzatarak yüksek faizden faydalanmasını sağlıyor. TL’nin reel değerindeki artış güçlendikçe de sıcak paranın elde ettiği getiri tatlı bir garanti haline dönüşerek yükseliyor. Yabancı yatırımcı açısından durum bir arbitraj fırsatından ibaret. Tahvil almadığı sürece de 2024 ve 2025 sonu enflasyon gerçekleşmelerinden bağımsız. Enflasyon düşse de düşmese de, TL sabit faiz yüksek olduğu sürece Türkiye para piyasalarında olmak son derece kârlı bir durum. Dengeler değiştiğinde de hızla dövizini alıp gidebilecek konumda.

Yerleşikler açısından, hesabın matematiği biraz daha farklı, fakat tercihlerinin uçuşkanlığı paralel. Faiz politikasındaki değişim kademeli olarak yerleşikleri döviz ve tüketimden faize yönlendiriyor.  Bugün yüzde 75 enflasyon karşısında yüzde 45-50 basit faizle reel olarak TL’ye dönerek enflasyona karşı yenilse de TL’deki bu hareketsizlikten daha fazla kaybı olduğu için TL faize dönmeyi kısa vade için gerekli görüyor. TCMB’nin rezervleri güçlendikçe TL’yi hedeflediği seviyede kontrol etme gücünün arttığını biliyor. Şimdilik yaz sonuna yeniden duruma bakmak üzere TL’de kalarak faizden faydalanmayı öncelikli tercihi haline getiriyor.

Yabancı sıcak para sahibinin de yerleşiklerin de bir anlamda elleri tetikte. Şartlarda bir değişme olması halinde hızla yeniden döviz alarak pozisyon değiştirmeye hazırlar. TL’de reel değer artışı güçlendikçe tetikteki ellerin de huzursuzlanma ölçüsünün arttığını görmek önemli.

TL İçin Şartlarda Bir Değişimin Olasılığı Ne?

Yazının tamamı burada.

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • ING’den Türkiye Analizi: Dış Ticaret Açığındaki Artış Cari Dengeyi Zorlayabilir

    ING Global’e göre jeopolitik risklerdeki artış ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’nin cari dengesi üzerinde baskı yaratabilir. Banka, dış ticaret açığındaki büyüme, turizm gelirlerinde yaşanabilecek olası kayıp ve artan altın ithalatının cari açık görünümünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

  • Yabancı Yatırımcılar Hissede Net Satışa Geçti

    Yabancı yatırımcılar, 6 Mart ile biten haftada hisse senedinde 755,6 milyon dolar ve tahvilde 1,72 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi. Böylece, 13 haftadır süren kesintisiz hisse alımının ardından yabancı yatırımcılar bu hafta hisse tarafında net satışa geçmiş oldu.

  • TCMB Toplam Rezervleri Mart Başında Sert Düştü: 197,5 Milyar Dolara Geriledi

    Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 6 Mart haftasında 12,8 milyar dolarlık düşüşle 197,5 milyar dolara geriledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistiklerine göre, brüt döviz rezervleri 6 Mart itibarıyla 10,7 milyar dolar azalarak 62,8 milyar dolara indi. Önceki hafta, 27 Şubat’ta bu rakam 73,4 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Visa’dan Çarpıcı Araştırma: Türkiye’de Banka Şubesi Bağımlılığı Azalıyor

    Visa’nın 2026 Finansal Hizmetler Araştırması, Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı dijitalleşen ödeme ekosistemlerinden birine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, fiziksel banka şubelerine olan ihtiyacın azalırken, temassız ve karekodlu ödemelerin günlük hayatın vazgeçilmez parçaları hâline geldiğini gösterdi.

  • Gündeme Bomba Gibi Düşen İddia: Soma Termik Santrali Satılıyor mu?

    Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Konya Şeker’in (Torku) işlettiği Soma Termik Santrali’nden olan alacağını tahsil etmek için yeni yollar arıyor. İddiaya göre, santrale ilişkin borç uzun süredir ödenememiş ve faizleriyle birlikte yaklaşık 24 milyar TL’ye ulaşmış durumda.

  • SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), mart ayı toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu da faiz oranının bu seviyede korunmasını bekliyordu.

  • Euro Kuru Yeniden Yükseldi: 13 Mart’tan İtibaren İlaç Fiyatlarına Yeni Zam Geliyor

    İlaç fiyatlarına, kullanılan Euro kurundaki güncelleme nedeniyle bu geceden itibaren zam yapılacak. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan Euro kuru güncellendi. Mevcut 25,3346 TL olan Euro, 13 Mart 2026 Cuma günü saat 00.00’dan itibaren yüzde 6,5 artışla 26,8767 TL’ye çıkacak.

  • Bakan Kurum, Kira Sorununa Çözümü Açıkladı: İstanbul’a Özel ‘Kiralık Konut Projesi’ Hayata Geçirilecek!

    İstanbul’da kira fiyatlarının hızla yükselmesi milyonlarca kiracının en büyük sorunu olmaya devam ederken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projeleriyle ilgili yeni bir açıklama geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’a özel kiralık sosyal konut projesinin devreye alınacağını belirterek kira fiyatlarını dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

Benzer Haberler