Sosyal Medya

Güldem Atabay

Güldem Atabay: Enflasyonda iyi, kötü, çirkin…

Ekonomik olarak 90’lara değiliz ama 90’ların yolunu döşeyen 1983-89 dönemini andıran bir süreçteyiz. %25-35 aralığında kronikleşecek enflasyon aynı AKP’den CHP’ye geçen birçok belediyedeki SGK borcu sorununa benzer bir yapının taşlarını örmekte.  

Güldem Atabay: Enflasyonda iyi, kötü, çirkin…

Yıllık enflasyonda düşüş-Baz etkisi: Geçen yıl ağustosta aylık %9,1 yerine bu sene aylık %2,47 açıklanan TÜFE enflasyonu sayesinde 12 aylık birikimli enflasyon %62’den %52’ye indi. Buna baz etkisi deniyor.

Haziran 2024’ten bu yana açıklanan her aylık enflasyon verisi 2023 yılının eş döneminde açıklanan aylık enflasyon oranlarının altında kaldığı için 12 aylık enflasyon düşüyor. Daha net ifadeyle, enflasyonun artış hızı yavaşlıyor.

Mayıs 2024’te %75,45 ile 2024 zirvesine ulaşan yıllık TÜFE enflasyonu işte bu baz etkisi ile düşme yolunda. Her açıklanan aylık enflasyon seviyesi bir önceki senenin aynı ayının altında olduğu sürece yıllık enflasyon artış hızı yavaşlamaya devam edecek.  Bu baz etkisi de muhtemelen 2025 Ekim ayına kadar devam edecek. Baz etkisinin en güçlü halinin devam ettiği Temmuz-Eylül 2024 dönemindeyiz. Bu etki 2025’in sonlarına kadar devam etse de etkisi giderek azalarak devam edecek.

Örneğin: Eylül enflasyonu geçen yıl %4,75 idi. İçinde bulunduğunuz ayda %2,5 olarak açıklansa yıllık enflasyon bu sefer de %52’den %48,7’ye inmiş olacak. Ancak aylık ortalama fiyatlardaki artış devam ediyor olacak.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

Enflasyondaki ivme kaybının nerede duracağını da kabaca hesaplamak mümkün. TCMB’nin iç talep, dış talep, TL’nin değeri, beklentiler, fiyatlama davranışları ve üretimdeki yapısallıklara dayandırdığı varsayımlarına göre:

“2024 sonu orta noktası %38 olmak üzere, (büyük olasılıkla) %42’de,

2025 yılı sonunda orta noktası %14 olmak üzere (büyük olasılıkla) %21” olacak.  

  • %38 resmi 2024 nokta hedefinin gerçekleşmesi için Eylül-Aralık döneminde aylık enflasyonun en fazla %1,13 olması gerek.
  • %42’ye gerilemesi içinse kalan dört ayda aylık enflasyonun en fazla %1,9 olması gerek.

Peki bu iki beklenti mümkün mü?

Ağustos enflasyon detaylarına bakalım.

  1. Ağustos 2024 şoku hariç, %2,47 ile son 20 yılın en yüksek ağustos ayı enflasyonu ile karşı karşıyayız. Mevsimsellikten arındırıldığında manşet enflasyon %3,2. 2018’de Rahip Brunson krizi diye bilinen kur hareketi uygulanan yanlış büyüme politikaları sonucu ortaya çıkan sürdürülemez cari açık sonucuydu. Başkanlık sistemine geçildiği, Albayrak ekolünün yönettiği Türkiye ekonomisinde 2018’den bu yana enflasyon açısından hep en hafif ay olan ağustos ayına ait enflasyon verileri geçmiş dönem ortalamalarının üzerinde.

  1. Aylık resmi beklentilerle gerçekleşmeler hala uzak. Mevsim etkilerden arındırılmış çekirdek enflasyon %3’ün üzerinde. TCMB’nin beklentisi aylık %1,5 seviyesine yakınsama işareti vermiyor.
  2. TL’nin reel değerindeki artış ve tarım üretiminden yardım. TL’nin sepet bazında sene başından bu yana değer kaybı %15, aynı dönemde gerçekleşen birikimli TÜFE enflasyonu %32. Sepet bazında TL’deki 12 aylık değer kaybı da %29, yıllık enflasyon %52. Faiz artışları yanından TCMB TL’yi enflasyonda ikinci temel aracı olarak kullanmaya devam ediyor.  TL’deki baskılanma mal grubu fiyatlarını aşağı yönde baskılıyor.  Taze meyve sebze fiyatları üretim döneminde ve ağustosta aylık %10 düştü. Çiftçi yaralı, borcunu artırarak üretmeye devam ediyor. TL’deki baskılanmaya ve tarımsal üretimden gelen desteğe rağmen aylık mal fiyatları artışı %1,5’la ancak TCMB’nin hedefinde. TL’de son çeyrekte aylık değer kaybının %1,5-2,5 arasına hızlanması beklenmeli. Sebze-meyve fiyatlarındaki sert düşüş ise devam etmeyecek.
  3. HMB Şimşek’in vurguladığı “gıda ve alkolsüz içecekler” grubundaki aylık enflasyon rakamının eksi %1,1 olması ise mevsimsellik kaynaklı. İşlenmemiş gıda fiyatları %4,89 gerilerken işlenmiş gıda fiyatları enflasyonun aylık %2,37 olması Şimşek’in üzerini örttüğü bir durum.  İşlenmiş gıda fiyatları enflasyonu hedeflerle uyumlu değil, halen çok yüksek.
  4. Hizmetler grubu enflasyonu sorunlu, beklentilere doğru kırılma yok. Hizmetlerdeki aylık fiyat artışı %4,6’a fırladı. Kira aylık %7,4 ve yıllık %121’de. Ulaştırma aylık %9 ve yıllık %67. Eğitim ise çok sorunlu, aylık fiyat artışı %11’le yıllık seviyeyi %121’e taşımış oluyor.

Hizmet fiyatlarındaki katılık, Eylül 2021-Haziran 2023 aşırı faiz indirimleri (özetle Nas politikası) döneminin kötü sonucu. Mal fiyatları enflasyonu talep düşürülerek ve maliyet unsuru TL baskılanarak hedefe doğru yakınsa da, hizmet fiyatları beklentilerle daha çok bağlantılı. TCMB’nin kendi anketine göreyse beklentiler hanehalkı açısından da reel sektör açısından da TCMB hedefleri ile tamamen uyumsuz.

Sonuç: Resmi hedefler gerçekçi değil, para politikasından ötesi gerekli, OVP ilk test

Bu veriler ışığında 2024 sonu TÜFE enflasyonu %43-45, 2025 sonu ise %28-30 civarına ancak gerileyebilir.

Bu şartlar altında faiz indirimi 2024  sonuna kadar beklenmez. Ancak ikinci çeyrekte önceki çeyreğe göre sadece %0,1 büyüyen – büyümeyen- Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte daralmaya döndüğünde TCMB de aralık ayında bir faiz indirimi gerçekleştirebilir.

2024’ü önemli ölçüde tamamladık. 2025 hedeflerine ulaşmak uzun vadeli enflasyon seviyesinin netleşmesi açılarından çok daha önemli.

2025 sonu açısından %14 nokta hedefi ve hedefin üst bant sınırı olan %21 inandırıcı ve ulaşılabilir görünmüyor.

Para politikasının enflasyonla mücadelesine destekleyici politikalar eksik kaldığı için bu hedeflere ulaşılması için ekonomide önemli ölçüde daralma gerekiyor. Bu da şirket iflaslarında ve işsizlikte hızlı ivmelenme demek oluyor.

Enflasyonu reel sektörü ve düşük gelirli hanehalkını da kollayarak düşürme kapasitesi ise mevcut iktidar kadroları içinde açıkçası yok.  

Değişen para politikasına rasyonellik açısından eşlik etmeyen maliye politikasının nasıl yönetileceği orta ve uzun vadede Türkiye ekonomisinin yaşayacağı enflasyonda belirleyici. 5 Eylül Perşembe günü açıklanacak Orta Vadeli Plan’da yapılacak değişiklikler konuyu netleştirecek.

Hemen akla birkaç başlık gelmeli:

  • Bütçe açığının daha hızlı daraltılması,
  • Bütçe açığındaki daralmanın verimsiz kamu harcamaları odaklı gerçekçi tasarruf önlemleri üzerinden gelmesi,
  • Vergi reformunun sabit gelirli üzerindeki yükünün servet sahibi üzerine de kaydırılması,
  • Vergi muafiyetlerinin kaldırılması, muafiyetlerin odaklı şekle dönüştürülmesi,
  • Güven işareti olarak KÖİ projelerine yapılan ödemelerin mercek altına alınması, bu işleri yapan şirketlerin vergi ödemez halden vergi öder hale döndürülmeleri,
  • Sanayi ve tarım için uzun vadeli master planı yapılarak bütçenin bu planlara uyumlu hale getirilmesi.
  • Reform planları içinde kurumların güçlendirilmesi, siyasi etkilerden arındırılmasının eklenmesi. Parti devleti halinin sona ereceğine dair adımlar planlanması.

Daha detaylandırmak mümkün ve gerekli.

Siyaset ve enflasyon

Ekonomi yönetiminin ayrılmaz parçası elbette siyaset. Kurallı ekonomilerde değişen iktidarların kendi ekonomik ajandalarının devreye sokmaları doğal bir beklenti. Ancak, iktidarların değişimi ile değişecek ekonomik önceliklerin sınırsız hali Türkiye’nin enflasyonla mücadelesinde en önemli engel.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasa’ya rağmen 4. Kez Cumhurbaşkanı seçilme isteği bir sır değil. Partisi AKP bu seçim için çalışmalara çoktan başlamış durumda. Fakat Erdoğan’a açılacak kapı ancak bir Anayasa değişikliği veya Meclis’in alacağı bir erken seçim kararıyla mümkün. Her iki seçenek de seçmenin önüne konacak sandık anlamına geliyor.

Sandıksa seçim ekonomisi demek.

Mevcut yönetim sistemi içinde seçim ekonomisinin aynı 2023 seçimi öncesi iki yılda izlendiği gibi aşırılıklara kaçmaması için bir neden yok. Keza kurumsal mekanizmalar yok edilmiş durumda. Bu durumda özellikle hanehalklarının ödemekte olduğu yüksek bedelle yavaşlatılan enflasyon oranı yeniden yönünü yuları çevirecek.

Daha net ifadeyle birkaç çeyrek ekonomik daralma, büyümenin %1,5 civarına inmesi ve çift haneye oturan manşet işsizlik oranı ile enflasyonu %20 civarına indirmek mümkün. 2021-2023 döneminde tüm uyarılara rağmen izlenen obezletici ekonomi politikaları ise hafızlarda hesabının sorulamaması ile de taze.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açısından varoluşsal bir seçim devreye girdiğinde seçim kazanmak için benzer yapay büyüme oranlarının peşinde koşulması, benzer hasarlar verilmesi mümkün. Ayni şiddette sorumsuzluk olmasa dahi mevcut kuralsız ekonomi ortamında seçim dönemlerinde seçimsiz dönemde büyük maliyetlerle elde edilecek ekonomik istikrar kazanımlarının erimesi doğal.

Bu bile tek başına orta vadede Türkiye’de enflasyonun neden ortalama %25-30 civarında yapışkan bir aralıkta seyredeceğini anlatıyor.

Ekonomik olarak 90’larda değiliz ama 90’ların yolunu döşeyen 1983-89 dönemini andıran bir süreçteyiz. %25-35 aralığında kronikleşecek enflasyon aynı AKP’den CHP’ye geçen birçok belediyedeki SGK borcu sorununa benzer bir yapının taşlarını örmekte.

 

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • ING’den Türkiye Analizi: Dış Ticaret Açığındaki Artış Cari Dengeyi Zorlayabilir

    ING Global’e göre jeopolitik risklerdeki artış ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’nin cari dengesi üzerinde baskı yaratabilir. Banka, dış ticaret açığındaki büyüme, turizm gelirlerinde yaşanabilecek olası kayıp ve artan altın ithalatının cari açık görünümünü olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.

  • Yabancı Yatırımcılar Hissede Net Satışa Geçti

    Yabancı yatırımcılar, 6 Mart ile biten haftada hisse senedinde 755,6 milyon dolar ve tahvilde 1,72 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi. Böylece, 13 haftadır süren kesintisiz hisse alımının ardından yabancı yatırımcılar bu hafta hisse tarafında net satışa geçmiş oldu.

  • TCMB Toplam Rezervleri Mart Başında Sert Düştü: 197,5 Milyar Dolara Geriledi

    Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 6 Mart haftasında 12,8 milyar dolarlık düşüşle 197,5 milyar dolara geriledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistiklerine göre, brüt döviz rezervleri 6 Mart itibarıyla 10,7 milyar dolar azalarak 62,8 milyar dolara indi. Önceki hafta, 27 Şubat’ta bu rakam 73,4 milyar dolar seviyesindeydi.

  • Visa’dan Çarpıcı Araştırma: Türkiye’de Banka Şubesi Bağımlılığı Azalıyor

    Visa’nın 2026 Finansal Hizmetler Araştırması, Türkiye’nin Avrupa’nın en hızlı dijitalleşen ödeme ekosistemlerinden birine sahip olduğunu ortaya koydu. Araştırma, fiziksel banka şubelerine olan ihtiyacın azalırken, temassız ve karekodlu ödemelerin günlük hayatın vazgeçilmez parçaları hâline geldiğini gösterdi.

  • Gündeme Bomba Gibi Düşen İddia: Soma Termik Santrali Satılıyor mu?

    Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Konya Şeker’in (Torku) işlettiği Soma Termik Santrali’nden olan alacağını tahsil etmek için yeni yollar arıyor. İddiaya göre, santrale ilişkin borç uzun süredir ödenememiş ve faizleriyle birlikte yaklaşık 24 milyar TL’ye ulaşmış durumda.

  • SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), mart ayı toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmedi. Banka, bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Ekonomistlerin büyük çoğunluğu da faiz oranının bu seviyede korunmasını bekliyordu.

  • Euro Kuru Yeniden Yükseldi: 13 Mart’tan İtibaren İlaç Fiyatlarına Yeni Zam Geliyor

    İlaç fiyatlarına, kullanılan Euro kurundaki güncelleme nedeniyle bu geceden itibaren zam yapılacak. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan Euro kuru güncellendi. Mevcut 25,3346 TL olan Euro, 13 Mart 2026 Cuma günü saat 00.00’dan itibaren yüzde 6,5 artışla 26,8767 TL’ye çıkacak.

  • Bakan Kurum, Kira Sorununa Çözümü Açıkladı: İstanbul’a Özel ‘Kiralık Konut Projesi’ Hayata Geçirilecek!

    İstanbul’da kira fiyatlarının hızla yükselmesi milyonlarca kiracının en büyük sorunu olmaya devam ederken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projeleriyle ilgili yeni bir açıklama geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’a özel kiralık sosyal konut projesinin devreye alınacağını belirterek kira fiyatlarını dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

Benzer Haberler