Sosyal Medya

Borsa

Uzman: Türkiye Gri Liste’den çıkarsa, BİST rallisi hızlanır

Türkiye’nin gri listeden çıkması ve yabancı yatırımcılar için swap kanallarının tekrar açılması çokça dillendirilen bir konu. Bu beklentiler gerçekleşirse bu durum daha rahatlatıcı bir görünüme imkân verebilir.

Uzman: Türkiye Gri Liste’den çıkarsa, BİST rallisi hızlanır

 

Hurriyet piyasa yorumcusu ve köşe yazarı Zeynel Balcı’ya göre, Türkiye’nin Haziran toplantısında FATF Gri Liste’den çıkması ve yeni not artırımları tahvil ve hisse senedinde rallinin ikinci ayağını başlatabilir.  Buna karşın, yüksek ve yapışkan seyreden enflasyon ciddi bir risk teşkil ediyor.

 

Zeynel Balcı’nın makalesinde öne çıkan görüşler şöyle:

 

Geçen hafta yabancı yatırımcılar tahvil bonoda haftalık bazda 2.832 milyon dolar, hisse senetlerinde ise 84.7 milyon dolarlık alım yaptılar. Yüksek faize bağlı olarak özellikle tahvil bonodaki alım haftalık bazda 2013 yılından bu yana en yüksek rakamdı. Son üç haftalık tahvil bono alımı 4.2 milyar dolar oldu. Son iki haftada hisse senetlerindeki alım tutarı ise 393 milyon dolara ulaştı. Türkiye’nin gri listeden çıkması yönündeki beklentiler gerçekleşirse piyasadaki iyimser tutum daha da güçlenecek.

 

Türkiye’nin risk primi (CDS) 260’lara gerileyerek Şubat 2020 tarihinden bu yana en düşük seviyelerini test etti. Kritik nokta olarak görülen 300’ün altında kalması kayda değer bir durum. Dış konjonktürün ve dış piyasalarda devam eden iyimserliğin de bu görünüme katkıda bulunduğunu eklemek gerekecek.

 

 

Borsa İstanbul son dönemde dış borsalardan olumlu ayrışma gösteriyor. Ekonomik programın uygulanmasındaki kararlılık, piyasalara ve ekonomik verilere yansıyarak kendini bariz şekilde belli ediyor. Marttan bu yana yazılarımızda, yabancı yatırımcı girişleri ve “carry trade” uygulamaları için Türkiye’de zeminin oluştuğunu birçok kez vurguladık. Yükselen faizlerle döviz kurlarındaki dengelenmenin sağlanması, ABD ve Avrupa’da faiz indirim beklentilerinin güçlenmesi, dış ve iç piyasalar arasındaki faiz makasının açılması, seçim gibi bir gündemin geride kalması, Borsa İstanbul’un primli yapısına karşılık dış borsalara göre pahalı görülmemesi, yabancı yatırımcıların bu zemini kullanmasına imkân veren gelişmeler.

 

 

Türkiye’nin gri listeden çıkması ve yabancı yatırımcılar için swap kanallarının tekrar açılması çokça dillendirilen bir konu. Bu beklentiler gerçekleşirse bu durum daha rahatlatıcı bir görünüme imkân verebilir.

 

 

TCMB hızla rezerv biriktirmeye devam ediyor. S&P geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin kredi notunu yükselttikten sonra kurum adına konuşan bir yetkili bundan sonraki not değerlendirmelerinde ilk bakacakları kriterler arasında TCMB’nin rezerv durumunu da saymıştı. Bankalardaki yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı 3.2 milyar dolarlık düşüşle 172.8 milyar dolara, kur korumalı mevduat 36 milyar dolar azalma ile 2.196 milyar TL’ye çekilmiş durumda. Verilerden de görüleceği üzere TL’ye dönüş hız kazandı.

Yabancı yatırımcının lokomotif olduğu Borsa İstanbul’daki çıkış hareketine yüksek faiz getirilerine rağmen yerli yatırımcının da katılmaya başladığı görülüyor. BIST100 Endeksi’deki yükselişe karşılık son günlerde yabancı takas saklama oranındaki hafif gerilemeden çıkan değerlendirme bunu gösteriyor. “Hareket olan yerde bereket olur” diye düşünülmüş olabilir. Pandemi sonrası yaşanan çıkış trendlerinde yerli yatırımcı borsayı yukarıya çekerken yabancı kenarda durmuştu. Bu günlerde tam tersi bir durum söz konusu. Borsa İstanbul’da iyimserlik korunabilir.

 

ENFLASYONUN SEYRİ ÖNEMLİ

 

Ekonomik programın yumuşak karnı ise enflasyon. Henüz bu noktada bir ilerleme sağlanamadı. Ekonomi yönetiminin verdiği takvim mayıs ayına kadar zirve yapması, haziran sonrası da düşüşe geçmesi yönündeydi. Bu açıdan yüzde 70’e dayanan enflasyona rağmen piyasalar herhangi bir olumsuz tepki vermedi. Eğer verilen yol haritasına göre enflasyon gelecek aydan itibaren düşmeye başlarsa bu durum, güveni pekiştirir.

 

Aksi taktirde iyimser algı zayıflar. Bu noktada TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın söylediği gibi ek sıkılaştırma gündeme gelebilir. Bu durumda yeni faiz artırımları ilk akla gelen önlem oluyor. Ancak yüksek faiz yabancı ilgisini canlı tutmaya devam edebilir.

 

 

23 Mayıs Perşembe günü TCMB toplantısı ve faiz kararı var. Beklentiler faizin değişmeyeceği yönünde. Toplantı sonrası yapılacak açıklamalar önemli olacak.

 

BORSADA YENİ ZİRVELER OLUŞUYOR

 

Borsada kâr satışlarının ardından yeni zirve denemeleriyle çıkış trendi devam ediyor. İlk destekler 10.370-10.320 seviyelerinde. Bu seviyelerin üzerinde çıkışın devamı beklenebilir. İlk dirençler ise 10.700-10.800 seviyelerinde görülüyor. Bu seviyenin üzerinde sonraki dirençler 11.200-11.300’de bulunuyor. Endekste direnç seviyelerinde kâr satışları görülse de çıkış hareketi gücünü koruyabilir.

 

Kaynak:  Yabancı bonoya koştu, Zeynel Balcı, Hurriyet

 

 

 

BAKMADAN GEÇME

  • BlackRock Türk Hisselerine Dönüş Yaptı: “Piyasada Dönüş Sinyalleri Var”

    Dünyanın en büyük varlık yöneticilerinden BlackRock, uzun süredir mesafeli durduğu Türkiye hisse senedi piyasasına yeniden pozisyon almaya başladı. Şirketin en iyi performans gösteren fonlarından biri olan Frontiers Investment Trust, Türk hisselerini portföyünde yüzde 10’a yaklaştırırken, yöneticiler enflasyondaki yavaşlama ve faiz indirimlerinin olası bir piyasa dönüşüne zemin hazırladığını belirtiyor.

  • Sabancı Holding’e Akçansa Payları İçin 1,1 Milyar Dolarlık Teklif

    Sabancı Holding, Akçansa’da sahip olduğu ve sermayenin %39,72’sine denk gelen paylar için, şirket değerini 1,1 milyar dolar olarak belirleyen bir teklif aldığını duyurdu.

  • Bank of America’dan Ons Altın İçin 6.000 Dolar Hedefi

    Küresel piyasalarda aylardır yeni rekorlar kıran altın için Bank of America (BofA) beklentileri daha da yukarı çekti. ABD’li banka, kısa vadeli ons altın fiyatı hedefini 6.000 dolar olarak açıkladı. Bu tahmin, büyük finans kuruluşları arasında şimdiye kadar yapılan en agresif projeksiyon olarak öne çıkarken, BofA’ya göre mevcut yükseliş henüz “yorulmuş” değil.

  • Gümüş: “Zombi Bankalar” Kaçışı mı, Yoksa Dev Bir Balon mu?

    Gümüş fiyatları, Çin bankacılık sisteminden gelen "sistemik risk" sinyalleri ve küresel fiziksel metal talebiyle 110 doları aşarak tarih yazdı. Uzmanlar ikiye bölünmüş durumda: Gümüşün "saltanatı" yeni mi başlıyor, yoksa 45 yıllık finansal felaketler tekerrür mü edecek?

  • Adam Posen: Trump’ın Ekonomi Politikalarının Bedeli Yakında Daha Net Görülecek

    Peterson Institute Başkanı Adam Posen’e göre, Donald Trump’ın ticaret ve göç politikalarının ABD ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri henüz makro verilere tam olarak yansımış değil. Ancak bu durum, politikaların zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Posen, politika kaynaklı belirsizliğin yatırım kararlarını felç ettiğini, enflasyonist baskıların gecikmeli olarak biriktiğini ve 2026’ya girerken “stagflasyon benzeri” bir tablonun daha görünür hale geleceğini savunuyor.

  • ECB’den Euro Uyarısı: Kur Güçlenirse Faiz İndirimi Gündeme Gelebilir

    Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi üyesi ve Avusturya Merkez Bankası Başkanı Martin Kocher, eurodaki değer artışının enflasyon görünümünü aşağı çekmesi halinde ECB’nin yeni bir faiz indirimi seçeneğini değerlendirmek zorunda kalabileceğini söyledi. Kocher’e göre son dönemde eurodaki yükseliş “ılımlı” düzeyde kalsa da, kurdaki kalıcı ve güçlü bir artış para politikasını doğrudan etkileyebilir.

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?: Zirve Sonrası Konsolidasyon ve Trend Beklentileri

    Borsa İstanbul, 2026 yılına oldukça güçlü bir giriş yaparak Ocak ayının son haftasında 13.262 puan ile tarihi zirvesini yeniledi. Paylaştığınız raporlar ışığında; piyasanın bu sert yükselişin ardından bir "soluklanma" ve "teknik düzeltme" evresine girdiğini söylemek mümkün. Üç kurumun da ortaklaştığı temel nokta, bu geri çekilmelerin ana yükseliş trendini bozmayan, aksine sağlıklı bir piyasa yapısı için gereken doğal bir denge arayışı olduğudur.

  • SABAH Raporu:  Nasıl bilirdiniz? İyi bilirdik… #DXY

    Basitçe alsan alınmıyor, satsan satılmıyor! Belki de yatırımcılar açısından da en zor dönemlerden birine girmiş olduğumuzu söylemem gerekiyor.

  • Dünya Bankası Raporu: Gelişmekte Olan Ekonomiler Potansiyellerine Ulaşamadı

    Dünya Bankası’nın yeni çalışmasına göre, “gelişmekte olan piyasa” olarak sınıflandırılan ülkeler, son on yıllarda sahip oldukları avantajlara rağmen ekonomik potansiyellerini tam olarak hayata geçiremedi. Raporda, kişi başına yatırım artışının keskin biçimde yavaşladığına dikkat çekilirken, en başarılı örneklerin diğer ülkeler için önemli dersler sunduğu vurgulandı.

  • Teknoloji Devlerinin Yapay Zeka Borçlanması Tahvil Piyasasını Rehin Aldı

    Yapay zeka (AI) çılgınlığı sadece hisse senedi piyasalarını değil, dünyanın en güvenli varlıkları olarak kabul edilen ABD kurumsal tahvil piyasasını da dönüştürüyor. Apollo Global Management ve Morgan Stanley’nin son verilerine göre, teknoloji devlerinin devasa veri merkezi yatırımları için borçlanma atağı, tahvil piyasasını "tek bir makro bahse" mahkûm etme riski taşıyor.

  • Erdoğan ve Trump’tan Kritik Telefon Görüşmesi: Suriye ve Gazze İçin Eşgüdüm Arayışı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü yaptıkları telefon görüşmesinde Gazze’nin savaş sonrası yönetimi ve Suriye’deki kırılgan geçiş süreci konusunda politikalarını eşgüdümleme kararı aldı. Görüşme, Ankara ile Washington arasında bölgesel önceliklerin yeniden hizalanmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

  • Halkbank Davasında New York’taki Değerlendirme Toplantısı Ertelendi

    ABD’de Halkbank hakkında açılan ceza davası kapsamında 27 Ocak’ta New York’ta yapılması planlanan ve davanın mevcut durumu ile izlenecek yolun ele alınacağı değerlendirme toplantısı ertelendi. Ertelemenin gerekçesine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

  • Beyaz Eşya İhracatında 10 Yıllık Kazanım Eriyor: Sektör 2017 Seviyelerine Geri Döndü

    Türkiye beyaz eşya sektöründe 2025 yılı, hem iç satışlar hem de ihracatta belirgin bir daralmaya sahne oldu. İç satışlar yüzde 3, ihracat yüzde 10, üretim ise yüzde 9 gerilerken, ihracat hacmi 2017 seviyelerine indi. TÜRKBESD, artan maliyetler ve ticaret politikalarındaki belirsizliklerin sektörün rekabet gücünü zayıflattığı uyarısında bulundu.

Benzer Haberler