Sosyal Medya

Genel

Prof. Esfender Korkmaz: Seçimi ertelerse AKP kalmaz..!

Seçimleri ertelemenin hukuki altyapısı var mı?  Önemli değil. Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının olmadığı ve Yüksek Seçim Kurulunun İstanbul Belediye başkanlığı seçimlerinde aldığı kararlarının hala tartışıldığı bir ortamda, iktidar isterse seçimi de erteler...

Prof. Esfender Korkmaz: Seçimi ertelerse AKP kalmaz..!

Siyasi iktidar, projelerini önce dillendiriyor. Nabız yokluyor. Aynı zamanda kamuoyunu alıştırıyor. Sonra uygulamaya geçiyor. Seçimlerin deprem nedeni ile ertelenmesi tartışılması da bu taktiğin bir parçasıdır. 

Seçimleri ertelemenin hukuki altyapısı var mı?  Önemli değil. Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının olmadığı ve Yüksek Seçim Kurulunun İstanbul Belediye başkanlığı seçimlerinde aldığı kararlarının hala tartışıldığı bir ortamda, iktidar isterse seçimi de erteler.

Erteleme olursa, bunun topluma getireceği siyasi, sosyal ve ekonomik maliyet yüksek olur. AKP iktidarı da bu maliyetin altından kalkamaz.

1. Devlet, liyakat esasına dayalı kurumsal devlet olmaktan çıktı

Parti devleti oldu. Mülki amirlerin tutumu, AKP örgütünün devlete müdahalesi, Hükümetin devleti popülizm aracı yapması, mülakat yoluyla partililerin devlete yerleştirilmesi bu durumu açıkça gösteriyor.

Bu şartlarda kamu hizmetleri aksıyor. Deprem felaketinde yaşadığımız iki örnek devletin parti tekelinde alınmasının zafiyetlerini gösterdi;

Birisi yardımlarda halkın AFAD’a güveni yok, Haluk Levent’e daha çok güveniyor.

İkincisi, Asker 40 saat sonra müdahale edebildi. Çünkü AKP iktidarı Emasya’yı kaldırdı. Askerin doğrudan müdahale yetkisini kalktı.

Hangi ülkede ve hangi zamanda olursa olsun, parti devleti sürdürülemez.

2. Ekonomi bir yıl gitmez

Ekonomi yönetimi yoktur. Planlama kaldırıldı. Merkez Bankası bağımsızlığı kaldırıldı. Reel faiz politikasını benimseyen, bakanlar, MB başkanları, kurul üyeleri değiştirildi. Sayın Cumhurbaşkanını tek haneli faiz anlayışı ekonomiyi krize soktu. Bu şartlarda politika ve kriz devam edecek demektir.

Dış açıklar ve dış borçlar bir yıl daha yönetilemez

TÜİK 2022 dış ticaret verilerini açıkladı. Yıllık dış ticaret açığımız 109,5 milyar dolar oldu. Bu açığın yüzde 80’ini Rusya ve Çin’e karşı verdik.

* 2022 Rusya’ya olan dış ticaret açığı; 49,5 milyar dolar;

* 2022 Çin’e olan dış ticaret açığı; 38 milyar dolar;

* Rusya ve Çine olan dış ticaret açığı; 87,5 milyar dolar oldu.

* 2022 cari açık 48,5 milyar dolar oldu.

* TÜİK; 2015 = 100 endekse göre; 2022 yılında ihracat birim endeks değeri yüzde 111,5 ve ithalat birim değer endeksi de 136,8 oldu. Bu demektir ki, ithal ettiğimiz malların fiyatı daha çok artıyor. Daha çok döviz gerekiyor.

* Bir yıl içinde 186 milyar dolar dış borç çevireceğiz. Ama CDS oranı 538 baz puandır.  Dünyada Rusya’dan sonra en riskli ikinci ülkeyiz. Pahalı borçlanıyoruz ve dış borçları çevirmekte zorlanacağız.

Özet olarak dış borçlarda temerrüt riski yüksektir. Geçen yıl Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü, Türkiye’yi ‘kara para aklama’ ile mücadele konusunda yeterince çaba göstermeyen ülkelerin bulunduğu ‘gri liste’ye alındığını açıkladı.

Kara para günü kurtarır, ama doğrudan yabancı yatırım sermayesi girişini engeller. Nerden bakarsak bu günkü iktidar devam ederse; dış borçlarda temerrüt riski bir yıl ertelenemez.

Büyüme düşüyor. Bu iktidara olan iç ve dış güven dip yaptı. Devam ederse içeride iflas riski ve işsizlik riski de yükselecektir.

2022 üçüncü çeyrek yatırımlar eksi 1,5 oranında geriledi.

Sanayi üretim endeksi; Kasım’da yüzde eksi 1,1 ve Aralık’ta eksi 0,2 oranında geriledi. Üretim dışa bağımlı olduğu için, eğer bir döviz sorunu yaşarsak, üretim de düşer.

Öte yandan; deprem bölgesinde üretimde düşme, iş kaybı, eğitimde aksama gibi maliyetler, ekonomide geçici daralmaya ve işsizliğe neden olur.  Bina kaybı servet kaybıdır. Ancak bu binaların yeniden yapılması büyümeyi pozitif etkiler.

Temel sorun; bu şartlara göre bir rehabilitasyon ve geçiş programı yapılmasıdır.  Siyasi iktidarın böyle bir anlayışı ve altyapısı olmadığı için, depremin ekonomik ve sosyal tahribatı daha fazla olmaktadır.

2022 son çeyrek ve 2023 düşük veya eksi büyüme yaşayacağız. Siyasi iktidar değişirse, yeni bir güven, yeni bir dinamizm gelir durum değişir. İktidar değişmezse iş daha da zorlaşır.

Ayrıca sorunun bir gelir dağılımı ve yoksullaşma boyutu da var. Özetle, seçimi ertelemek hem ülkeye hem de siyasi iktidara pahalıya çıkar.

 

Haberin Kaynağına Buradan Ulaşabilirsiniz

 


İLGİLİ HABERProf Esfender Korkmaz:  IMF'ye gitmezsek kriz derinleşirProf Esfender Korkmaz:  IMF’ye gitmezsek kriz derinleşir

İLGİLİ HABERProf Dr Esfender Korkmaz:  İhmal edilen 3 büyük RİSKProf Dr Esfender Korkmaz:  İhmal edilen 3 büyük RİSK

İLGİLİ HABERProf Esfender Korkmaz:  AKP iktidarı panik içindeProf Esfender Korkmaz:  AKP iktidarı panik içinde

İLGİLİ HABEREsfender Korkmaz: Kamu-özel işbirliği yatırımlarını devletleştirmek zorundayızEsfender Korkmaz: Kamu-özel işbirliği yatırımlarını devletleştirmek zorundayız

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler