Sosyal Medya

Genel

The Observer: Türk ve Suriye hükümetleri depreme  müdahalede yetersiz kaldı

Türkiye ve Suriye’de geniş alanları yerle bir eden ürkütücü ölçeğinde deprem felaketin küresel yankıları oldu. Kurtarıcıların enkazın altındaki sesleri sessizce…

The Observer: Türk ve Suriye hükümetleri depreme  müdahalede yetersiz kaldı

Türkiye ve Suriye’de geniş alanları yerle bir eden ürkütücü ölçeğinde deprem felaketin küresel yankıları oldu. Kurtarıcıların enkazın altındaki sesleri sessizce dinlemek için çalışmalarını kısa süreliğine durdurması gibi, trajedinin şok dalgaları da uzak ülkelerdeki sıradan vatandaşların günlük yaşamlarına bir an için ara vermesine neden oluyor. Böyle afetlerde eski önyargılar yıkılır, alaycı aldırmazlık alışkanlıkları kırılır. Herkes kurbanların eziyetini hissedebilir. Ortak insanlığımıza hitap eden yardım çığlıkları evrensel olarak duyuluyor.

 

Tıbbi tesislerin, temiz içme suyunun, temel gıda maddelerinin, güvenli barınakların, sanitasyonun ve kışın ortasında ısınmanın olmaması en acil problemi teşkil ediyor. Bu acil meydan okumanın nasıl karşılanacağı, ilk günlerde performansları hayal kırıklığı yaratan Türk ve Suriye hükümetlerine bağlı olacak. BM genel sekreteri António Guterres, “Daha fazla yardım yolda, ancak çok daha fazlasına ihtiyaç var” uyarısında bulundu. Dünya Sağlık Örgütü, 1,4 milyonu çocuk olmak üzere 23 milyon kişinin uzun vadeli yardıma ihtiyacı olabileceğini tahmin ediyor.

Hatay’ın eski başkenti Antakya gibi yerle yeksan olmuş Türk şehirlerinde, yeniden inşanın nasıl başlayabileceğini düşünmek bile zor. Şehrin tarihi merkezinin çoğu, batılı bir muhabirin sözleriyle, sanki bombalanmış gibi yerle bir oldu. Hükümet liderliğinin ve organize kurtarma planlarının yokluğu, dondurucu koşullar, elektrik ve yakıt yokluğu ve daha fazla binanın çökme riski, sefaleti ve çaresizliği anlaşılır bir halk öfkesine dönüştürmek için işbirliği yapıyor.

Suriye’nin hükümet kontrolündeki bölgelerinde de Beşar Esad’ın Şam’daki gayrimeşru rejiminin yetersiz yanıtı karşısında ıstırap ve öfke birbirine karışıyor. İç savaşta büyük acılar çeken Suriye’nin ikinci  büyük kenti Halep, bir kez daha korkunç bir darbe aldı. Aynı şekilde Esat karşıtlarının elindeki İdlib’de Suriye, Rusya ve İran güçleriyle yarım kalan savaşın etkisi depremlerle daha da arttı. Yaklaşık 2,7 milyon insan zaten dış yardıma bağımlıydı. İhtiyaçları artık akut. Daha da kötüsü, yaralılar ve hastalar hastane ve kliniklerden yoksun. Neden? Çünkü Ruslar onları bombaladı ve personelini öldürdü.

FÖŞ bu akşam Instagram’da ekonomik hasarı anlatacak

Türkiye’nin cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da, kamu tepkisinin hızı ve etkinliği ile ilgili şüpheler yanında, standartların altında binlerce apartman ve ofis bloğunun inşasına izin veren ihmalkar resmi düzenleme, planlama, uygulama ve  sayısız “ imar affı”  hakkında yanıtlaması gereken sorular var.   Önceki depremler, daha sıkı imar gözetimi vaatleri getirdi. Endemik  boyuta varan üst düzey yolsuzluk, bu sözlerin tutulmamasını sağladı. Özel bir deprem fonu kuruldu ama paranın nereye gittiğini kimse söylemeyecek. Erdoğan kendini Türkiye’nin gelmiş geçmiş en kudretli  lideri olarak lanse ediyor. Yani iyi veya kötü, olanlardan ve olacaklardan tek mesul de o.

Sorumluluk alacak mı? Adıyaman iline yaptığı ziyarette konuşan Erdoğan, yetkililerin yeterince hızlı hareket etmediğini kabul etti. Ancak tipik huyuyla, büyük ölçüde başkalarını suçladı, yani haklı eleştirilerini siyasi amaçlı olarak nitelendirdiği muhalefet partilerini. Demokratik hesap verebilirliğin olmaması, Erdoğan’ın otoriter yönetiminin alamet-i farikası. Bu felaket tek adam rejiminin yıpratıcı etkilerini herkesin görebileceği şekilde ortaya koydu. Üç aylık olağanüstü hal ilan etmesiyle aynı zamana denk gelen, halkın liderine olan güvenini kaybetmesi olgusu, Mayıs’taki seçimleri erteleyebileceğine dair korkuları artırdı.

 

Kaynak:  The Observer view on the inadequate response to the earthquake by the Turkish and Syrian governments, Observer editorial

 

The Observer yazarlar heyetinin görüşü, kısmi tercüme

BAKMADAN GEÇME

  • Sabancı’dan ‘CarrefourSA Satılıyor’ Haberlerine Yanıt: ‘İddialar Gerçeği Yansıtmamaktadır’

    Türkiye perakende sektöründe gündeme bomba gibi düşen “CarrefourSA satılıyor” iddiaları sonrası Sabancı Holding açıklama yaptı. İddialara göre, zincirin bazı mağazalarının rakip firmalar A101 ve Anpagross’a devredileceği konuşuluyordu.

  • DİSK’ten Çarpıcı Rapor: Kaç Kişinin Maaşı Asgari Ücretin Altında Kaldı?

    Kamuoyunun gündemi asgari ücret artışına odaklanmışken, maaşlarda yaşanan erime, halkın yoksulluk seviyesini bir kez daha gözler önüne serdi. Asgari ücret zamları için masalar kurulurken, Türkiye’nin çalışma hayatına dair çarpıcı bir tablo ortaya çıktı. Artık “Maaşım asgari ücretin üzerinde” diyenlerin sayısı hızla azalıyor.

  • Konut Zamları Halkı Zorluyor: Mega Kentlerde Kira Fiyatları Patladı

    Kasım 2025 itibarıyla Türkiye genelinde daire nitelikli konutların ortalama kira bedeli 23.805 TL’ye ulaştı. Ülke genelinde kiralardaki yıllık artış oranı %27,82 olarak kaydedildi ve bu oran, Kasım ayındaki %31,07’lik yıllık enflasyonun altında kaldı.

  • Cumhuriyetin Köklü Kurumu TMO, Rekor Seviyede Zarar Açıkladı

    Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2023’te 675 milyon TL kâr elde ederken, 2024 yılında 12 milyar TL zarara uğradı. Bu borca rağmen aynı dönemde üstelik buğday ve mısır üretimi azaldı; çiftçilerin bankalara olan borcu ise 1 trilyon TL’yi aştı. 

  • OSD Verileri Yayımladı: Yerli Araç Payı Artıyor, Otomobil Üretimi Hafif Geriledi

    Otomotiv sektörü, 2025 yılının ocak-kasım döneminde ihracatta güçlü bir performans sergiledi. Otomotiv ihracatı adet bazında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 960 bin 989 oldu. Toplam otomotiv sanayi ihracatı ise 37 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

  • Kasım Ayında Merkezi Yönetim Bütçesi 169,5 Milyar TL Fazla Verdi

    Kasım ayında merkezi yönetim bütçesi 169,5 milyar TL fazla verdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, bütçe Kasım ayında bu seviyede fazla kaydetti.

  • İnşaat Üretimi Ekim Ayında Yıllık Yüzde 28 Arttı

    Türkiye’de inşaat üretimi ekim ayında yıllık bazda yüzde 28,0 artış gösterdi. Bir önceki aya ait veri ise yüzde 29,9’dan yüzde 29,8’e revize edildi. İnşaat üretim endeksi, aylık bazda ise yüzde 0,1 oranında geriledi.

  • Hizmet Üretim Endeksi Açıklandı

    Hizmet üretim endeksi, 2025 yılı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 3,4 oranında artış gösterdi. Bu dönemde ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 0,1’lik düşüş yaşanırken, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 5,4 oranında yükseldi. Bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 13,4, gayrimenkul hizmetleri yüzde 14,5 artış kaydetti. Buna karşılık mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 0,5 azalırken, idari ve destek hizmetleri yüzde 2,6 oranında artış gösterdi.

  • TÜİK: Ücretli Çalışan Sayısı Yıllık Yüzde 1 Arttı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Ekim ayına ilişkin ücretli çalışan istatistiklerini yayımladı. Buna göre, sanayi, inşaat ile ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1 artarak 16 milyon 20 bin 394 kişiye ulaştı. Geçen yılın Ekim ayında bu sayı 15 milyon 860 bin 31 olarak kaydedilmişti.

  • Japon Şirketlerinden Güçlü Sinyal: Güven Endeksi 4 Yılın En Yükseğinde

    Japonya’da büyük imalat şirketlerinin iş dünyasına olan güveni, Aralık ayına kadar olan üç aylık dönemde son dört yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) yakından takip edilen Tankan anketi, bankanın bu hafta faiz artırabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.

  • ANALİZ | Borsada zirve testi: Gözler 11.605 seviyesinde

    Piyasalar, TCMB’nin beklentilere paralel 150 baz puanlık faiz indirimi sonrasında yeni bir denge arayışına girdi. Faiz kararının Borsa İstanbul üzerindeki etkisi sınırlı kalırken, bankacılık hisselerindeki satışlar dikkat çekti. BIST 100 Endeksi için kritik eşik olarak öne çıkan 11.605 seviyesi, önümüzdeki günlerde yön tayini açısından belirleyici olacak.

  • SABAH Yorumu: 📉 Küresel Piyasa İştahı Azalıyor

    ABD borsalarındaki düşüş ve AI hisselerindeki sorgulamaların etkisiyle Asya piyasaları haftaya satıcılı başladı. Çin'deki zayıf ekonomik görünüm, merkez bankaları kararları ve kritik ABD verileri öncesinde risk iştahı düşerken, altın/gümüş güvenli liman talebiyle öne çıkıyor.

  • Bu hafta piyasaları neler bekliyor? Faiz indirimi sonrası iç gündem, küreselde yoğun veri trafiği

    TCMB’nin beklentilere paralel 150 baz puanlık faiz indirimiyle birlikte iç piyasalarda dengeli bir görünüm korunurken, küresel tarafta FED’in genişleyici adımları ve Japonya Merkez Bankası’nın olası faiz artışı öne çıkıyor. Yeni haftada bütçe gündemi, PPK tutanakları ve yoğun küresel veri akışı piyasaların ana yön belirleyicisi olacak.

Benzer Haberler