Sosyal Medya

Genel

Ozan Bingöl yazdı:  YİRMİ YILDA BÜTÇEDE ALKOL ORANI YÜZDE BEŞTEN YÜZDE YİRMİYE ÇIKTI

Okudukça içirecek bir inceleme

Ozan Bingöl yazdı:  YİRMİ YILDA BÜTÇEDE ALKOL ORANI YÜZDE BEŞTEN YÜZDE YİRMİYE ÇIKTI

“Bütçenin alkol oranı mı olur?” demeyin. Bakın nasıl oluyor ve nasıl da hızlı artıyormuş.

 

Alkollü İçeceklerde Verginin Vergisi de Alınıyor.

Alkollü içecekler üzerinden iki temel vergi alınmaktadır. Bunlar özel tüketim vergisi (ÖTV) ve katma değer vergisi (KDV)‘dir. Gerek ÖTV, gerekse KDV birer dolaylı vergi türüdür.

 

Alkollü içecekler üzerinden alınan “maktu vergi”, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanununun 12 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca 2013 yılından bu yana altı ayda bir otomatik olarak artırılmaktadır. Cumhurbaşkanına verilmiş artırma yetkisi yanında bir de otomatik pilota bağlanmış altı ayda bir vergi artışının olduğu bir vergi türü ile karşı karşıyayız.

 

Alkollü içeceklerden alınan ÖTV tutarı aynı zamanda KDV’nin matrahına da girdiği için ÖTV’nin de KDV’sini ödüyoruz. Biz bunu “verginin vergisi” olarak adlandırıyoruz.

 

Alkollü İçeceklerden Tahsil Edilen Vergi Genel Bütçe Vergi Artışlarının Çok Üzerinde Gerçekleşmektedir

 

Alkollü içecekler üzerinden 2002-2022/Haziran döneminde tahsil edilen Özel Tüketim Vergisi cari fiyatlarla 140 milyar 813 milyon liradır. İlgili yıllar için TCMB ortalama dolar efektif alış kuru üzerinden bu vergileri dolara çevirdiğimizde 2002-2022/Haziran döneminde ödediğimiz alkollü içecek ÖTV tutarı 40 milyar 232 milyon ABD Dolarıdır.

 

2002-2021 döneminde genel bütçe vergi gelirleri TL bazında 14,7 kat artmış iken, alkollü içecekler üzerinden tahsil edilen vergiler TL bazında 52,7 kat artış göstermiştir. Dolar bazındaki artış ise aynı dönemde genel bütçe vergi gelirleri için 2,76 kat iken, alkol ÖTV’si için 9,9 kat olmuştur. Özetle hangi para birimi ile bakarsanız bakın alkollü içecekler üzerinden alınan vergide fahiş denebilecek oranda artışlar olduğu anlaşılmaktadır.

 

 

Alkollü içecekler ÖTV tahsilatının 2002 ve 2021 yıllarında genel bütçe vergi gelirleri içindeki payı da bizi aynı sonuca götürmektedir. Nitekim 2002 yılında alkollü içecekler ÖTV tahsilatının toplam vergi gelirleri içindeki payı %5,4 iken, 2021 yılında %19,6’ya yükselmiştir.

 

Özellikle alkol ürünlerinin ÖTV serüvenine baktığımızda, alkol oranı değişmese de vergi oran ve miktarının sürekli arttığının görüyoruz. Nasıl mı? Örneğin, 2010 yılında bir litre alkolde 51,48 lira olan ÖTV tutarı 27 Mayıs 2022 tarihi itibariyle 602,48 liraya çıkmıştır. Böylece alkol üzerinden alınan ÖTV’de son 12 yıldaki vergi artış oranı yüzde 1070 olmuştur.

 

Alkollü İçecek Vergilemesinde “Sağlığı Korumak” Temel Odak Olmaktan Çıkmıştır

 

Aslında tüm dünyada alkollü içecekler üzerinden özel tüketim vergisi (Excise duty, special consumption tax) alınmasındaki en büyük neden, sağlığa zararlı olduğu düşünülen bu ürünlere olan erişimi azaltmaktır. Özellikle gençliği zararlı alışkanlıklardan korumaktır. Bütçeye gelir elde etme ikincil bir hedeftir.

 

Ama bizim ülkemizde maalesef durum biraz daha farklıdır. Geldiğimiz noktada alkol ürünlerindeki yüksek vergilemenin toplum sağlığını korumak ile bir ilgisi kalmamıştır. Temelde sadece “gelir odaklı” bir vergileme yaklaşımı oluşmuş ve hatta alkolden alınan ÖTV, bir vergi politikası aracı olmaktan çıkıp doğrudan yaşam tarzına müdahale aracına dönüşmüştür.

 

Alkol üzerindeki bu denli yüksek vergi yükü nedeniyle kaçak içki, merdiven altı sahte üretimler nedeniyle pek çok vatandaşımız hayatını kaybetmiş veya sağlığından olmuştur. Dolayısıyla, toplum sağlığını korumak için öngörülen bir verginin bizzat kendisi toplum sağlığı sorununun kaynağı olmaya başlamıştır.

 

Fransız iktisatçı Pierre Paul Leroy-Beaulieu’ya atfedilen: “Fazla vergi, vergiyi öldürür.” (Trop d’impot tue I’impot. Too much tax kills tax.” sözünü ülkemize uyarladığımda “Fazla vergi, insanı da öldürüyor.” şekline getirmek daha doğru olmaktadır.

 

Rakıda Vergi Yükü Ne Kadar?

Şimdi gelelim güncel oranlarla alkol oranı %45 olan bir 70’lik rakının içerdiği vergi yükü hesabına.

 

Alkol oranı %45 olan bir 70’lik rakının:

 

Bayi kârı ve diğer giderler dahil ürün fiyatı: 94,12 TL

ÖTV 189,78 TL

KDV 51,10 TL

Toplam vergi 240,88 TL

Tavsiye edilen satış fiyatı 335 liradır.

Yani 94 liralık bir ürüne yaklaşık 241 lira vergi ödeyerek 335 liraya almış oluyoruz.

 

 

Yukarıdaki tabloya bakınca insan şu sözü tekrar etmeden geçemiyor: Unutmamak gerekir ki, vergi politiktir, vergileme ise ideolojik.

 

12.08.2022

 

Dr. Ozan BİNGÖL

 

Vergi Uzmanı

 

 

Yazarın izniyle blog sitesinden yayınlanmıştır

BAKMADAN GEÇME

  • Alman Ekonomisi 2022’den Bu Yana İlk Kez Büyüdü 

    Almanya ekonomisi, iki yıl süren daralmanın ardından 2025’te yeniden büyümeye geçti. Gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH) yüzde 0,2 artarken, toparlanmanın ana itici gücü hanehalkı tüketimi ve kamu harcamaları oldu. Buna karşın sanayi, inşaat ve ihracat cephesindeki zayıflık sürüyor. Ekonomistler, mali genişlemenin büyümeyi destekleyeceğini kabul ederken, kalıcı toparlanma için yapısal reform ihtiyacına dikkat çekiyor.

  • Elektrikli Araçlar Devrimi Geride Kaldı

    Ünlü finans yorumcusu Patrick Boyle'un videosuna dayalı kapsamlı analiz. Ford'un milyarlarca dolarlık zararı, Tesla'nın strateji değişikliği ve Çin'in batarya savaşı galibiyeti elektrikli araç pazarını kurutuyor.

  • Petrol Fiyatları Sert Düştü: ABD–İran Gerilimi Yumuşarken Piyasalar Arz Fazlasına Odaklandı

    Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki askeri gerilim ihtimalinin zayıflamasıyla birlikte sert düşüş yaşadı. Brent petrol yüzde 4’ün üzerinde gerileyerek haftalık kazançlarının büyük bölümünü geri verirken, piyasa odağını yeniden jeopolitik risklerden küresel arz fazlası sinyallerine çevirdi. ABD stok verileri ve Venezuela’nın ihracata dönüş ihtimali, düşüşü hızlandıran unsurlar oldu.

  • ANALİZ: 2025 Bütçe Yılı Analizi: Mali Disiplinde Beklentileri Aşan Performans 

    Türkiye ekonomisi için kritik bir dönemeç olan 2025 yılı, merkezi yönetim bütçesi açısından piyasalara "hoş bir sürpriz" yaparak kapandı. Aracı kurumların son raporları, bütçe disiplininin dezenflasyon sürecine beklenenden daha güçlü bir destek verdiğini ortaya koyuyor. Özellikle bütçe açığının GSYH’ye oranının %3 barajının altında kalması, makroekonomik istikrar açısından dönüm noktası olarak görülüyor. İşte Gedik Yatırım, İş Bankası ve Şeker Yatırım’ın verilerinden yola çıkarak hazırladığımız kapsamlı 2025 bütçe analizi.

  • En Düşük Emekli Aylığı 20 Bin TL’ye Yükseltiliyor: Düzenleme TBMM Komisyonu’ndan Geçti

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, en düşük emekli aylığının artırılmasını da kapsayan kanun teklifinin görüşmeleri tamamlandı. Görüşmelerin ardından, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye yükseltilmesini öngören madde komisyonda kabul edildi.

  • Tüketici Güveni Aralık Ayında Artış Gösterdi

    Bloomberg HT Tüketici Güven Endeksi, Aralık ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,42 artış göstererek 75,85 seviyesine yükseldi. Endekste artış eğilimi sürerken, öncü endekse göre sınırlı bir gerileme dikkat çekti.

  • Goolsbee: “Merkez Bankası Bağımsızlığı Aşınırsa Enflasyon Patlar”

    Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, CNBC’ye verdiği röportajda, son dönemde Fed’e ve Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik siyasi ve hukuki baskıların enflasyon açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.

  • Bakanlık Duyurdu: Bütçe Açığı 528,1 Milyar TL’ye Ulaştı

    2025 yılının Ocak–Aralık döneminde merkezi yönetim bütçesi, 14 trilyon 634,6 milyar TL harcama ve 12 trilyon 835,5 milyar TL gelir ile tamamlandı. Bu dönemde bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Aralık ayında ise bütçe açık verdi.

  • TCMB Başkanı Karahan: Dezenflasyonda Ana Eğilim Güçleniyor

    Merkez Bankası Başkanı Karahan, Londra ve New York’ta uluslararası yatırımcılarla bir araya gelerek Türkiye’nin yeni yol haritasını paylaştı. Dezenflasyon sürecinde ana eğilimin güçlendiğini vurgulayan Karahan, kısa vadeli dalgalanma riskine karşı "ihtiyatlı ve veri odaklı" kalmaya devam edecekleri mesajını verdi. Küresel finans dünyasının kalbi olan Londra ve New York’ta gerçekleştirilen yatırımcı toplantılarında, Türkiye’nin para politikasına dair kararlılık bir kez daha teyit edildi. TCMB Başkanı Fatih Karahan tarafından sunulan projeksiyonlarda, fiyat istikrarı hedefine ulaşana kadar sıkı para politikası duruşunun korunacağı ve herhangi bir sapma durumunda ek sıkılaşma adımlarının atılabileceği vurgulandı.

  • MetroPOLL’den “Toplumsal Tükenmişlik ve Güven” Raporu: Güvensizlik ve Yorgunluk, Türkiye’nin Duygusal Tablosunu Şekillendiriyor”

    MetroPOLL’ün 2025 sonu verileriyle hazırladığı rapor, Türkiye’de “toplumsal tükenmişlik” tablosunu ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek düzeyde tükenmişlik yaşarken, her iki kişiden biri son bir yılda psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu belirtti. MetroPOLL Araştırma’nın 2025 yılı sonu verileriyle hazırladığı "Toplumsal Tükenmişlik ve Güven" raporu, Türkiye’nin ağır bir duygusal yorgunluktan geçtiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre toplumun yüzde 61’i yüksek veya çok yüksek tükenmişlik yaşıyor. Seçmenlerin neredeyse yarısı "hiçbir yere güvenmeyenler" sınıfında yer alırken, özellikle gençler arasında ülkeden gitme isteği "ana akım" bir düşünceye dönüşmüş durumda.

  • TCMB Rezervleri Yükseldi: Swap Hariç Net Rezerv 70,1 Milyar Dolara Çıktı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri, 9 Ocak 2026 ile biten haftada 196,1 milyar dolara yükseldi. Önceki hafta bu rakam 189,1 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

  • WEF’in 2026 Küresel Riskler Raporu’ndan Kritik Analiz: Dünya Ekonomisini Zorlu Bir Dönem Bekliyor

    Dünya Ekonomi Forumu’nun (WEF) Davos’ta gerçekleştireceği toplantılar öncesinde yayımlanan Küresel Riskler 2026 Raporu, dünya ekonomisini tehdit eden unsurları gözler önüne serdi. Rapora katkı sunan katılımcılar, önümüzdeki iki yıla ilişkin beklentilerini “Çalkantılı ve fırtınalı” olarak tanımlarken, küresel ölçekte en ciddi riskin jeopolitik gerilimler olduğuna dikkat çekti.

  • TÜİK: İnşaat Üretimi Kasım Ayında Yıllık Yüzde 22,3 Arttı

    Türkiye’de inşaat üretimi Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında gerilerken, yıllık bazda yüzde 22,3 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kasım ayına ilişkin inşaat üretim endeksi verilerini yayımladı.

Benzer Haberler