Sosyal Medya

Ekonomi

Yabancıya satış sadece lüks konutun fiyatını artırıyor, yabancılar her 100 konuttan 50’sini kiraya veriyor…

Yabancıya konut satışının 2021’de 58 bin adet ile rekor kırması sektörde beklentileri yükseltirken, iç piyasada kiralık ve satılık konut fiyatlarında yaşanan artış trendi kamuoyunda kimi zaman yabancıya satıştaki bu yükselişe bağlanıyor...

Yabancıya satış sadece lüks konutun fiyatını artırıyor, yabancılar her 100 konuttan 50’sini kiraya veriyor…

Yabancıya konut satışının 2021’de 58 bin adet ile rekor kırması sektörde beklentileri yükseltirken, iç piyasada kiralık ve satılık konut fiyatlarında yaşanan artış trendi kamuoyunda kimi zaman yabancıya satıştaki bu yükselişe bağlanıyor. Bu tür eleştirilerin sektörün dinamiklerinin yeterince bilinmemesinden kaynaklandığını belirten GİGDER Başkanı Ömer Faruk Akbal, bu alandaki sorulara araştırma verileriyle açıklık getirdi.

Akbal, “Yabancı yatırımcı Türkiye’ye geldiğinde %90 oranında markalı konut satın alıyor ve bir konuta ortalama 2.5 milyon TL ödüyor. Türkiye’de herhangi bir gayrimenkulün el değiştirme fiyatı ise ortalama 500 bin lirayı geçmiyor. Arada 5 katlık bir fark var, dolayısıyla yabancıya satışın artması ancak üst segmentteki konutların fiyatlarını yükseltebilir. Ayrıca yabancılar 100 gayrimenkulden 50’sini yeniden kira arzı olarak piyasaya sunuyor. Nitelikli yatırımcı ile sığınmacılar ise karıştırılıyor” dedi.

Yabancıya gayrimenkul satışı, 2021 yılında bir önceki yıla göre %43,5 artışla 58 bin 576’ya ulaşarak rekor kırarken, iç piyasada kiralık ve satılık konut fiyatlarında yaşanan artışın nedeni, siyasi arenada zaman zaman yabancıya satıştaki bu yükselişle açıklanıyor. Kamuoyunda bu nedenle önyargılı ve doğru olmayan fikirlerin oluşabildiğini belirten Gayrimenkul Yurt Dışı Satış Derneği (GİGDER) Başkanı Ömer Faruk Akbal, bu durumun sektörün dinamikleriyle ilgili yeterince bilgi sahibi olunamamasından kaynaklandığını kaydetti. Akbal, bu alanda yöneltilen 3 eleştiriye, marka ve pazar araştırma şirketi AGS Global işbirliğiyle yayınladıkları araştırma verilerinden yararlanarak açıklık getirdi.

Yabancıya satış, alt ve orta segmentteki konutun fiyatını etkileyemez

İddialardan ilkinin ‘Yabancıya gayrimenkul satışları, konut fiyatlarını artırıyor, vatandaşımız gayrimenkul alamıyor” şeklinde olduğunu belirten Akbal, “AGS Global ile birlikte yayınladığımız yabancıya konut satış endeksi GİGDEKS verilerine göre, 2021’in son çeyreğinde yabancıların Türkiye’de satın aldıkları bir gayrimenkulün ortalama fiyatı 187 bin dolar, karşılığı ise 2,5 milyon TL. Türkiye’de herhangi bir gayrimenkulün el değiştirme fiyatına baktığımızda ortalamada 500 bin lirayı aşmadığını görüyoruz. Dolayısıyla bir gayrimenkulün 500 bin liralık el değiştirme döngüsünü biz ortalama 2.5 milyon TL’lik yabancıya gayrimenkul satışıyla aradaki 5 katlık farktan dolayı kıyaslayamayız. Bu nedenle yabancıların satın aldığı gayrimenkuller, ancak markalı konutlarda üst segment konutların fiyatlarını yükseltebilir, yani ‘Düşük ve orta gelirli vatandaşımız yabancıya satıştan dolayı konut alamıyor’ diyemeyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Emtia ve arsa fiyatlarında süregelen artışı hatırlatan Akbal, TÜİK tarafından bu ay açıklanan İnşaat Maliyet Endeksi verilerine göre inşaat maliyet endeksinin 2021 yılı Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %48,87 arttığını, konut fiyatlarının yükselmesinin malzeme ve maliyet artışlarının bu denli yüksek seyrettiği, konut arzının çoğalmadığı bir ortamda kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

Yabancı, kiraları artırmaktan ziyade kira arzı yaratıyor

Kira rakamlarının çok artmasının yabancıların Türkiye’ye gelmesine bağlandığını da ifade eden Akbal, “Bu konuyla ilgili GİGDER araştırma raporlarımız, yabancıya satılan gayrimenkul yatırımlarının %50’sinin yeniden kiraya verildiğini ortaya koyuyor. Yani yabancı yatırımcı Türkiye’ye geldiğinde %90 oranında markalı konut satın alıyor, ortalama 2.5 milyon TL ödüyor ve her 100 gayrimenkulden 50’sini yeniden kira arzı olarak piyasaya sunuyor. Başka bir deyişle, kira artırmaktan ziyade kira arzı oluşturan bir piyasa doğuyor” diye konuştu.

Yatırımcı iltica politikaları üzerinden değerlendirilmemeli

Yabancı gayrimenkul yatırımcısıyla Türkiye’ye zoraki koşullarla iltica etmiş olan sığınmacıların aynı kefede değerlendiriliyor olmasının da bu alanda yıkılması gereken en önemli önyargılardan biri olduğunu kaydeden Akbal, şöyle devam etti: “Yaşam korkusuyla ve coğrafyasındaki ekonomik baskılarla sığınmacı olarak Türkiye’ye gelen kişilerin ülkemizin sosyolojik, ekonomi ve siyaseti üzerindeki etkilerini ABD’den Çin’e, Körfez’den Avrupa’ya parasını Türkiye’ye getiren nitelikli yatırımcılar üzerinden değerlendirmemiz hatalı olur. Yabancı yatırımcıya gayrimenkul satışı ile ilgili politikaların iltica politikalarından tamamen bağımsız bir konu olduğunu anlamamız gerekiyor.”

Doğrudan yatırımda %60’lık pay gayrimenkulde

Gelişmiş ekonomiler incelendiğinde Amerika ve İngiltere gibi ülkelerde doğrudan yatırımlarda en büyük payı gayrimenkul yatırımlarının aldığını belirten Akbal, “Bu ülkelerde gelen her 100 doğrudan yatırımının 60’ı gayrimenkule gerçekleşiyor. Doğrudan yatırımlar ise ekonomilerin büyümesi açısından en önemli girdilerden biri. Çünkü sıcak para doğrudan ekonomiye girer, istihdama ve yatırıma dönüşür. Geri dönüş süreleri de 7-10 yıldan önce olmaz, hatta çıkışları çoğu zaman görülmemiştir ya da çok düşük kademelerle olur” dedi. Türkiye’de % 30 ile başlayan bu oranın, 2 yıl önce % 80’lere çıktığını bugün ise gelişmiş ekonomilere paralel şekilde %60-70’ler seviyesinde bulunduğunu ifade eden Akbal, bunun da sektörün taşıdığı potansiyel ve katma değer için önemli bir veriyi oluşturduğunu söyledi.

2025’te yabancıya satışta dünyada ilk 5 ülkeden biri olacağız

Dünyada gayrimenkule her yıl yaklaşık 400 milyar doların üzerinde yatırım yapıldığını ve Türkiye’nin bugün uluslararası gayrimenkul satış bölgesinin tam ortasında yeni bir hub oluşturma arifesinde olduğunu kaydeden Akbal, “Türkiye dünyada gayrimenkulde en çok yatırım çeken ilk 10 ülkeden biri konumuna erişti. Ülkemiz 2022 yılına ise ihracatın ithalatı karşıladığı, döviz rezervini turizm ve doğrudan yatırımlarla oluşturmaya yönelmiş yeni bir ekonomi modeliyle girdi. Sektörümüzün özverisi ve kamunun ortaya koyduğu teşviklerle beraber 2025 yılında yabancıya satışta 100 bin adedi yakalayarak 20 milyar dolarlık döviz gelirine ulaşmayı öngörüyoruz. Bununla birlikte 2025 yılında dünyada gayrimenkul yatırımını çeken ilk 10 ülke arasında olduğumuz listede ilk 5’e girme hedefimiz var. En büyük rakibimiz Amerika, onu İngiltere, Kanada ve İspanya izliyor” diye konuştu.

BAKMADAN GEÇME

  • Sessiz Uyarılar: ABD Ekonomisi Yeni Bir Döneme mi Giriyor?

    ABD ekonomisine dair son veriler ve grafikler, yüzeyde sakin görünen ama derinlerde ciddi gerilimler barındıran bir tabloya işaret ediyor. Tahvil…

  • Bütçenin KİT Yükü Katlanıyor: Görev Zararlarında 4 Yılda %1626 Rekor Yükseliş

    Bütçeden Kamu İktisadi Teşebbüsleri’ne (KİT) yapılan görev zararı ödemeleri 2025 yılında 411,3 milyar TL’ye ulaştı. Veriler, kamu kurumlarının mali tablosundaki…

  • Otokar, Romanya’ya 2 Milyar Liraya Yakın Tazminat Ödeyecek

    Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi AŞ, Romanya Milli Savunma Bakanlığına bağlı C.N. Romtehnica SA (Romtehnica) ile yapılan anlaşma kapsamında, yerel üretim hazırlıklarına ilişkin ara hedeflerin zamanında tamamlanamadığı ve ilk parti teslimatın gecikmesi gerekçeleriyle toplamda yaklaşık 2 milyar liralık tazminat ödemeyi kabul ettiğini açıkladı.

  • Tasarruf Söylemine Rağmen Harcamalar Zirvede: Cumhurbaşkanlığı Harcamaları 2025’te 15,8 Milyar TL’ye Ulaştı

    Cumhurbaşkanlığı’nın 2025 yılı harcamaları 15,8 milyar TL’ye ulaşarak önceki yıla kıyasla yüzde 26 oranında arttı. Harcamaların önemli bir bölümü yılın son döneminde yoğunlaşırken, yalnızca Aralık 2025’te yapılan 2,7 milyar TL’lik harcama aylık bazda rekor olarak kayıtlara geçti. Merkezi yönetim bütçe verileri, Cumhurbaşkanlığı harcamalarında son yıllarda dikkat çekici bir yükseliş eğilimine işaret ediyor. Tasarruf söylemlerine karşın, kamu harcamalarının özellikle 2025’in son çeyreğinde hız kazandığı görülüyor.

  • Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş. Dahil 9 Şirkete Kayyım Atandı

    Süper Lig ekiplerinden Eyüpspor’un yönetimine TMSF tarafından kayyım görevlendirildi. İstanbul 12. Sulh Ceza Hâkimliği, devam eden soruşturma çerçevesinde Eyüpspor Futbol Yatırımları A.Ş.’nin de aralarında bulunduğu 9 şirkete kayyım atanmasına hükmetti.

  • Konkordato Takip: Bir dev, çok sayıda orta ölçekli firma da kervana katıldı

    2025 yılının ekonomi basınında en sık yer alan gündem maddelerinden biri konkordato ve iflaslar. Geçen sene pandemiden bu yana rekor kırılırken, bu yılda da şirketlerde yaprak dökümü devam ediyor. Birçok uzman açısından sayı olarak patlayan konkordato ve iflaslar, ekonomide yaşandığı iddia edilen ağır çekim çözülmenin yüzeye yansıması.

  • Konut Piyasasında 2026 Rotası: Fiyatlar ve Talep Yeniden mi Şekilleniyor?

    Türkiye gayrimenkul sektörü, son yılların en çalkantılı dönemlerinden birini geride bırakarak 2026 yılına giriyor. 2022-2024 yılları arasındaki "fiyat patlaması" ve 2025 yılındaki "reel düzeltme" dönemlerinden sonra, piyasa şimdi daha rasyonel bir dengenin izini sürüyor. Sektörün önde gelen analistleri ve veri devleri, 2026’nın bir "fiyat balonu" yılı değil, "ertelenmiş talebin dönüşü" yılı olacağına işaret ediyor.

  • Emekli maaşlarında yeni polemik: Çok uzun yaşıyorlar, iyi besleniyorlar

    En düşük emekli maaşının 20 bin lirada kalması ve asgari ücretin 28 bin 75 liraya yükselmesiyle milyonlarca emekli açlık sınırının altına sıkışırken, iktidar cephesinden gelen açıklamalar yeni bir polemiği tetikledi. AKP’li bir milletvekilinin “emekliler uzun yaşıyor” gerekçesi, siyasi tartışmayı alevlendirirken; veriler, emeklilerin uzun yaşamasından çok yetersiz beslenme ve sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.

  • Parayı Anlama Rehberi II

    Parayı Anlama Rehberi II Hazine’nin gün içinde gerçekleştirdiği üç temel işleme yakından bakalım. Hazine, ana hesabını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası…

  • Allianz GI 2026 Raporu: Gelişmekte Olan Piyasalarda İkinci Bahar

    Küresel makroekonomik dengeler, gelişmekte olan piyasalar lehine dönmeye devam ediyor. ABD ekonomisinin sert bir resesyon yerine "yumuşak iniş" senaryosunu takip etmesi, Fed’in faiz indirimlerine devam edeceği beklentisi ve likidite koşullarının pozitif seyri, 2026 yılının başında risk iştahını yüksek tutuyor.

  • ANALİZ: Wall Street Trump’ın Maceracılığını Cesaretlendiriyor

    Washington’dan gelen sert ve sarsıcı başlıklara rağmen Wall Street sakinliğini koruyor. Fed’in bağımsızlığına yönelik tartışmalar, İran ve Grönland kaynaklı jeopolitik riskler ve yeni ticaret tehditleri piyasaları kalıcı biçimde sarsmazken, güçlü risk iştahı ABD Başkanı Donald Trump’ın daha agresif ve sınırları zorlayan bir politika gündemi izlemesi için alan açıyor.

  • ABD’nin Grönland Çıkışı Ticaret Savaşını Tetikleyebilir 

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etmeye yönelik söylemleri, Avrupa Birliği ile ABD arasında yeni bir ticaret savaşı riskini gündeme taşıdı. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, böyle bir adımın transatlantik ekonomik ilişkileri ciddi biçimde zedeleyebileceği uyarısında bulunurken, analistler olası yaptırımların piyasaları sarsabileceğini belirtiyor.

  • TCMB Rezervlerinde Ocak Coşkusu,  Yabancı Alım Yapıyor

    9 Ocak haftası verileri ve 14 Ocak tarihli analitik bilanço tahminleri, TCMB’nin swap hariç net rezervlerinde ve yabancı yatırımcı girişlerinde çok güçlü bir performansa işaret ediyor. Özellikle altın fiyatlarının olumlu etkisiyle birleşen döviz girişleri, rezervlerdeki iyileşmeyi kalıcı bir trende dönüştürmüş durumda. Yabancı yatırımcılar da 2026'ya Türkiye varlıkları alarak girdi. 

Benzer Haberler