Sosyal Medya

Kripto Para

Kripto para arz yöntemleri nelerdir?

Kripto para arz yöntemleri nelerdir? Bir kripto parayı arz etmenin en popüler yöntemleri aşağıdakilerdir. Initial Coin Offering (İlk Coin Arzı)…

Kripto para arz yöntemleri nelerdir?

Kripto para arz yöntemleri nelerdir?

Bir kripto parayı arz etmenin en popüler yöntemleri aşağıdakilerdir.

  • Initial Coin Offering (İlk Coin Arzı)
  • Initial Exchange Offering (İlk Borsa Arzı)
  • Initial Decentralized Exchange Offering (İlk Merkeziyetsiz Borsa Arzı)
  • Security Token Offering (İlk Menkul Kıymet Token Arzı)

Fakat blok zinciri dünyasında her geçen gün yeni halka arz yöntemleri üremektedir. Bu aralar PancakeSwap’ın ilk konseptini attığı “Initial Farm Offering” popülar olmaya başladı. Şuanda markette Web2 dünyasını Web3 ile bağlama potensiyali olan, merkeziyetsiz finans yöntemleri ile şirket hissesi arzı uygulamaları yer alıyor, fakat hep beraber izleyip göreceğiz.

Kripto Para Arz Yöntemleri

Kripto Para Arz Yöntemleri

 

Initial Coin Offering (ICO) Nedir?

ICO coin ve ya tokenların proje sahipleri tarafından kullanıcısına satıldığı blok zinciri halka arz yöntemidir. Basit kelimeler ile, global ve ya lokal regülasyonların pek bulunmadığı, finansal mülkiyetin coin ve ya tokenlar aracılığı ile verildiği, proje sahiplerinin token satışını kendi yönettiği merkeziyetsiz bir halka açılma yöntemidir. Conveksiyonal finans dünyasından aşina olduğumuz IPO (Initial Public Offering) ile kıyaslamak gerekirse,

  • Yatırımcılar hisse yerine tokenlara sahip olurlar.
  • Fon oplama süreci yatırım bankacılığı yerine proje sahipleri tarafından yürütülür.
  • Hukuki düzenlemeler IPO’ya göre çok az ve ya eksiktir.
  • Genellikle şirketin mali kaydı yoktur, projeler erken aşamalarda ICO yaparlar.

Initial Exchange Offering (IEO) Nedir?

ICO’yu düşünün, fakat fon toplama sürecinde sadece proje sahiplerine extra olarak bir merkezi borsa da görev alır. Hem pazarlama, talep toplama hem de yatırım sürecinin finansal yapısı merkezi borsalar tarafından yürütülür, ve toplanan fonlar ile hemen bir likidite havuzu oluşturabilir; bu sayede borsa kullanıcıları ön satışına katıldıkları token’ı takas etmeye başlayabilirler. Bazı borsalar lokal regülatorler tarafından düzenlendiğinden dolayı ICO’lara kıyasla daha hukuki altyapısı kuvvetli olabilirler.

Initial Decentralized Exchange Offering (IDO) Nedir?

IEO’da fon toplama sürecinin merkezi borsa ile beraber yürütüldüğünden bahsetmiştik. IDO’da ise süreç genellikle LaunchPad’lerde yürütülür. Kaldırılan fonların bir kısmı çoğu zaman otomatik olarak bir merkeziyetsiz borsada likidite olarak kullanılar ve bu sayede yatırımcılar satın aldıkları token’ı merkeziyetsiz borsa üzerinden takas etmeye başlayabilirler. ICO’ya kıyasla çok daha kısa ve çilesiz bir süreçtir, çünkü LaunchPad’ler halka arzın büyük bir kısmını üstlenirler. Bütün süreç akıllı sözleşmeler üzerinde yürür ve güvensizlik ortamı hakimdir. Çoğu proje artık IDO yapmayı tercih ediyor ucuz ve hızlı olmasından kaynaklı, bizler de OpenPad olarak IDO süreçlerini yönetmekten sorumluyuz.

Token Satış Modelleri Nedir?

Öncelikle token satışlarında ilk ayrımı satış limitli mi limitsiz mi sorusunu sorarak başlayabiliriz. Son zamanlarda hibrid modeller de çıksa da, genellikle projeler limitli token satışını tercih ederler. Buradaki limitten kastımız ya totalde satılacak token miktarı ya da totalde kaldırılmak istenen fon miktarıdır. Bir sonraki sorumuz, kimin ne kadar pay alıcağıdır. Bu aslında ekonomi dalında da uzunca yıllardan beridir işlenen kaynak tahsis problemidir. Burada en sıklıkla gördüğümüz modeller, ilk-gelen-kazanır, açık arttırma yöntemleri ve ya token-bazlı tahsis metodlarıdır. İlk-kalan-kazanır metodu tam olarak ismi gibidir, token satışı başlar kim ilk gelirse istediği kadar tahsisi alır. Totalde satılacak tokenlar bittikten sonra token satışı biter. Açık artırma metodlarında ise işler daha farklı yürümektedir. Burada tokenlar’ın fiyatı dinamiktir, zamanlar artabilir ve ya azabilir. Token fiyatı ve şirket değerlemesinde market’in (yatırımcıların) söz sahibi olmasına izin verilir. Son olarak da token-bazlı tahsis modelleri vardır. Bu modelleri sıklıkla LaunchPad’lerde görmekteyiz. Burada yatırımcılar LaunchPad’lerin tokenını satın alıp bir havuzda kilitlerler. Ne kadar ve ya ne kadar süre kititlediklerine göre token satışından bir pay tahsis edilir. Burada da en çok gördüğümüz modeller, tier (rütbe), lineer tahsis ve çekiliş sistemleridir. Fakat burada OpenPad gibi bazı projeler daha adil, verimli ve merkeziyetsiz token satış modelleri de geliştirmektedir. Kısaca, tier sistemi sizi kilitlediğiniz token miktarına göre bir rütbeye atar; atandığınız rütbenin bazı ayrıcalıkları vardır, bu ayrıcalıklar sizin ne kadar tahsis alabileceğinizi gösterir. Lineer tahsis sistemleri adından da anlaşılacağı gibi, havuzda kitlenen token payınız ne kadarsa size o kadar tahsis vermektedir. Örneğin, total havuzun 1% ine sahipseniz, token satışında da 1% tahsis hakkınız olur. En son olarak da çekiliş sistemlerinde, yatırımcılar çekiliş bileti alırlar, ne kadar çok alırlar ise şanşları o kadar artacaktır. Eğer çekiliş başarılı olursa, biletleri boyutunda token satışından paya sahip olurlar.

token satış modelleri

token satış modelleri

 

Token Satışı Yaparken Nelere Dikkat Etmeliyim?

Burası projeden projeye vizyondan vizyona değişecektir, fakat benim için aşağıdaki gibidir.

  1. Önceden belirlenmiş bir miktar fon kaldırın. Eğer ne kadar fon toplamak istediğiniz belli değilse ve bir sınır koymuyorsanız, yatırımcılar sizlerin aç gözlü olduğunu düşünebilirler. Bu herkes için değil tabi ki. Eğer limitsiz token satışı yapmanızın mantıklı bir sebebi var ise neden olmasın.
  2. Tokenlarının belli ve sabit bir kısmını satın. Örneğin 15% ve ya 15-20% gibi bir aralık da tanımlayabilirsiniz.
  3. Tokenları mümkün olduğunca çok kişiye dağıtın. Kişi sayısını artırmak hem ekosisteminizdeki yatırımcı sayısını artıracak hem de ani fiyat dalgalanmalarının olasılığını kısmen düşürecektir.
  4. Tokenları market değerinden satın. Muhtemelen tokenlarını satarken değerlemenizi bilmiyor olacaksınız. Eğer talepten düşük fiyata satarsanız, talebinizden daha az fon toplamış, eğer market değerinden daha yükseğe satarsanız, talebinizden daha fazlaya satacağınız için, yatırımcılarınızın kısa vadeli sermayeleri satın aldıkları talebin altında kalacaktır. Burada dutch auction ve ya reverse dutch auction gibi yöntemler, market değerinizi keşfetmenize yardımcı olacaktır. Basit kelimeler ile, düşük fon toplama ile aşağı yönlü potansiyal fiyat dalgalanması arasında bir pazarlık vardır.
  5. Talebi olan herkesin az da olsa satın almasına izin verin. Çoğu yatırımcı yatırımın dışında kalmaktansa hedeflediği miktardan daha az yatırım yapmayı tercih edecektir. Bu sebeple 0.00001 > 0.
  6. Ve milyon tane daha mikro parametre. Vest (dağıtım) süreçleri, erken yatırımcı kazanç oranları ve hukuki konular… Bu liste bu şekilde gitmektedir. Eğer istatisliksel ortalamanın dışında, yani markette pek çok kez test edilmemiş token satış objektifleri ve ya parametleri ile bir token satışı düzenlemeyi düşünüyorsanız, bu bağlamdaki bilginizin çok güçlü olması gerekmektedir.

OpenPad 

OpenPad, Türkiye’den kripto mühendislerinin ve girişimcilerinin kurduğu, erken aşama Web3 yatırım, fon toplama, inkübasyon ve finans platformudur. İçerisinde yenilikçi bir Web3 launchpad, DeFi platformu, merkeziyetsiz VC topluluğu, ve inkübatör & hızlandırıcı bulunduran OpenPad, geliştirdiği yatırım teknolojisi ile Web3 startup’larının verimli ve güvenli bir şekilde halka arz olmasını ve fonlanmasını sağlarken, her büyüklükten bireysel ve kurumsal yatırımcılara $1’dan başlayan sermayeler ile yatırım yapma imkanı sunuyor. Geliştirdiği blok zinciri temelli finansal teknoloji ile yüksek bariyerli Web3 yatırımlarını demokratize etmeyi hedefleyen OpenPad, herkes için garanti tahsis modelleri, merkeziyetsiz finans getiri ürünleri, temettü ve sigorta modelleri ile yatırımcıların sermayelerini verimli ve güvenli kılıyor.

OpenPad Sosyal Medyalar

 

Kripto Para hakkında daha geniş bilgi almak için tıklayın.

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler