Sosyal Medya

Döviz

Güldem Atabay: TL’de azar azar ancak sürekli değer kaybı dönemine girdik…

Hafta başından beri izlediğimiz Türki Lirası’ndaki yeni tur değer kaybının arkasında elbette en önemli faktör TCMB’nin para politikası.  Yüzde 50’yi…

Güldem Atabay: TL’de azar azar ancak sürekli değer kaybı dönemine girdik…

Hafta başından beri izlediğimiz Türki Lirası’ndaki yeni tur değer kaybının arkasında elbette en önemli faktör TCMB’nin para politikası.  Yüzde 50’yi aşan negatif reel faiz verirken TL’yi belli bir seviyede tutmak için sürekli örtülü rezerv satışları yapılması ki bunu bankanın swap hariç net rezervlerinin eksi 47,6 milyar dolarda takılmasından anlıyoruz.

Kur Korumalı mevduat, reeskont oranı değişimleri, ihracat gelirlerinin yüzde 40’ının zorunlu TL’ye dönüştürülmesi, bankalara, şirketlere üstü kapalı uyarılar eşliğinde döviz alımlarına sınır getirme çabası, döviz işlem saatlerini benzer şekilde sınırlandırma telkinleri…

Bir noktadan sonra işe yaramaz hale dönüşmüş durumda.

TL’ye değer kaybettirip sürekli çok artacak ihracat hayalleriyle döviz bolluğu yaşayacağımızı; bu plan uygulamaya sokulduğunda yüzde 20 olan TÜFE enflasyonun da döviz bolluğunun yarattığı TL’de değer artışı ile düşeceğini iddia eden AKP ekonomi yönetimi bu amaçlarının hiçbirine ulaşamadı.

Enflasyon bugün yüzde 70, iki ay sonra yüzde 80 ve sene sonu yüzde 100 civarı üç haneye varmış olacak.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

İhracat artış hızı güçlü, ancak geçen senenin altında.  Daha da fecisi ihracatta kırılan rekorlar manşetlere taşınırken, ithalatta kırılan muazzam rekorlar sumen altı edilmekte açıklamalarda.  Halbuki sene sonu cari açık yaklaşık 40 milyar dolarla GSMH’nin yüzde 5,7’sine ulaşacak ve TL için çalan tehlike çanlarının sesini yükseltecek.

Mevcut bozuk ekonomik dengenin hızlıca daha da bozulmasını engellemek adına hükümetin ekonomi kurmaylarının ellerinde kalan tek “hedef TL’nin değerini daha fazla düşürmemek.

Fakat aylardır ekonomistlerin faiz artırarak önlem alınması konusunda uyardığı, uyarıları sonucu en hafifinden “mandacı” olmakla suçlandığı küresel gerçekler şimdi tüm ağırlığıyla TL’nin üzerine binmiş durumda.

ABD nisan enflasyon verisi Fed’in yola sert devam fişeği

Çarşamba günü ABD’de nisan tüketici fiyatları enflasyonu açıklandı.  Martaki yüzde 8,5 seviyesinden yüzde 8,3’e gerilemesi zirveden geriye dönüşün başlangıcı olarak yorumlandı.  Fakat iyimserlik halen buraya kadar.  Açıklanan rakam beklentilerin üzerinde. ABD ekonomisinde artan doğalgaz fiyatları, enerji fiyatlarının kısa ve orta vadede gerilemeyeceği beklentileri ABD ve küresel enflasyonu uzun süre beslemeye devam edecek.

Bu da ABD ekonomisi adına zirveden dönülmüş olsa bile normalleşme uzun zaman alacak. Bu uzun zamanı 2022’nin geri kalanı, 2023’ün tamamı ve 2024’ün önemli bir kısmı olarak tanımlamak mümkün.

Mevcut toplantı planları dahilinde en az üç toplantıda daha Fed’in 50’şer baz puan faiz artışı ortak kanı.  Nisan verisi gibi süprizli enflasyon rakamları ile karşılaşmaya devam edilirse msaya 75 baz puanlık faiz artışı da gelebilecek. Her ne kadar Fed Başkanı Powell şimdilik 75 baz puan artışın gündemlerinde olmadığını açıklasa da. 2022 sonundan   öteye 2023 ortalarında genel beklenti Fed politika faizinin bugünkü yüzde 0,75-1,00 seviyesinden 2023’te yüzde 3,25’e ve 2024’te de 3,5-4,0 aralığına yükseleceği öngörülmekte.

Bankanın planlarına göre bu süreçte önden yüklemeli olarak (522 milyar doları 2022 sonuna kadar) Fed’in 9 trilyon dolara varan bilançosu da en az 2 trilyon dolar küçültülecek.  Bu kadar miktar doların piyasalardan çekilmesi doların değerini artırırken, varlık piyasalarında da depremler yaratacak.

Beklentilere ait bu rakamlar şu an için temel senaryo olarak değerlendirilmeli.  Bir de yeni bir enerji fiyatı sıçraması yaratacak öngörülemez gelişmeler olur, ya da ABD’de enflasyonun tüm kademelere inmesiyle yapışkanlığı artarsa politika faiz oranının yüzde 4-5 aralığına, bilanço küçültme işinin de 3-4 trilyon dolara çekilmesi olasılığı var.

Bu sene kasımda kritik bir ara seçimden kısmen güç kaybı ile başkanlık seçimine ilerleyecek Demokratlar açısından bu sene anlamlı ölçekte ve 2024’e kadar hedefe yakınsayan seviyede enflasyonu düşürmek çok önemli.  Biden bu hafta Fed’in doğru adımları atacağına güvendiğini açıklarken para politikasının büyümeden ödün vererek sıkılaşmasına da destek atmış oldu.

Fed’in 2008 Küresel Finansal Kriz’den pandemi dahil bugüne kadar yarattığı trilyonlarca doları piyasadan çekmesinin başta hisse senedi piyasası olmak üzere sert düşüşler yaratacağı ve bu nedenle mümkün olmayacağı beklentileri de böylece noş çıkmış oldu.  Öyle bir enflasyon dalgası ile karşı karşıya ki ABD, büyümenin yavaşlaması ve buna bağlı olarak işsizliğin artması dahi ikincil konular halinde.

Avrupa Merkez Bankası da ikinci yarıda sahne alacak

Fed’in planlarını açıklamasını ve adımlarını atmasını mesafe ile seyreden Avrupa Merkez Bankası için de hareket zamanı başlıyor. Avrupa için genellersek tüketici fiyatları enflasyonu yüzde 7,5-8 aralığında 40 yılın zirvesinde.  Almanya-Bundesbank gibi köklü merkez bankaları olanlar çoktan AMB Başkanı’na geç kalınmış olabileceği konusunda uyarılarda bulunmaya başladılar.

AMB de şimdi haziran ayında tahvil alımlarını sonlandırmasının ardından temmuz sonu yapacağı toplantıda 25 baz puanla faiz artırmaya başlayacak. Faiz artışlarında 2022 için beklenen toplam 25’erden en az üç adım. 2023 içine doğru devam edecek şekilde.  Ukrayna işgalinin yarattığı ekonomik durgunluk tehlikesi de şimdilik ikinci plana ertelenmekte.  Bu da bir yandan doların bir yandan euronun maliyetini artırırken küresel finans piyasaları açısından iki para biriminde de miktarın azalmasını beraberinde getirecek.

Türkiye’ye bakınca ilk göze çarpan TL’nin değeri

Enflasyonun yüzde 70’e vardığı ve üç haneye ilerlediği, para politikasının bertaraf edilerek anlamsız büyüklükte bir negatif reel faiz verilerek TL’nin koruma duvarlarının indirildiği ve her gün açıklanan yeni düzenlemelerle kurun baskı seviyesinin artırılmaya çalışılması ülke risk primini 700’ün üzerine taşıdı bu hafta. 800-900 aralığı alarm zilleri anlamına gelecek 700’den çok daha sert şekilde TL üzerinde etkili olacak.

AKP ekonomi yönetiminin ise elinde kalan son ateş yakın zamanda açıklanması beklenen “enflasyona endeksli tahvil”.

Geçmiş zamanların süper bonosu benzeri bir ürünün devreye sokulması son kozların oynandığını anlatıyor. Böylesi bir tahvil ekonomi yönetimine güvenmeyerek dövizinden vazgeçmeyen bireysel tasarrufçunun direncini kırmak amaçlı.  Vadesi üzerine tartışmaların devam ettiği anlaşılan böylesi bir tahvili alan bireysel döviz mevduat sahibi bu sayede yüzde 70 ve üzerine giden enflasyona karşı kendini korumuş olacak. Fakat resmi enflasyon verisinin tartışmalı olduğu yeni AKP Türkiye’sinde ne kadar cazip olacağını izleyeceğiz.  TL’nin baskı altında tutulmasının ardından izlediğimiz değer kaybı KKM sahiplerinin ikinci dönem getirilerinin yüzde 70-80 bandında kalmasıyla sonuçlanacak gibi görünüyor.  Bu da KKM’ye olan talebi azaltırken, enflasyona endeksli tahvile olan talebi destekleyecek.

Fakat döviz hesaplarında anlamlı bir çözülme uman hükümet açısından hedefe ulaşılıp ulaşılmadığını izleyeceğiz.

Hele ki son açıklanan konut finansmanı paketten yüzde 70 enflasyon ortamında kamu bankaları marifetiyle aylık yüzde 0,99 kredi verilecek olması, işi yarım kalan müteahhitlere vergilerimizden kaynak aktarılacak olması enflasyona benzin dökmekle eş anlama gelerek döviz sahibini daha da ürkütebilir.

Türkiye dışındaki ekonomik gelişmelerle Türkiye içindeki yanlış ekonomi politikaları birleşince ortaya çıkan gerçek Türk Lirası üzerindeki baskıların giderek artacağı.  Dış borçlanma maliyetleri dolar bazında yüzde 10’a dayanan şirketler açısından ise dış borç ödemeleri kaynaklı yük olayın bir diğer boyutu.

Mandacılıkla, manipülasyonla, hatta vatan hainliğiyle suçlanan ekonomistlerin aylardır uyardığı konular 2022 ikinci yarısından itibaren hızla gerçekleşmekte. Tüm uyarılara kulak tıkayan, uyguladıkları ekonomi modeli deneyinin daha mart ayında çöktüğünün anlaşılmasına rağmen yanlıştan geri adım atmayan hükümet adına denizin bittiği aşamaya hızla ilerliyoruz.

Borç olarak aldığı döviz rezervlerini satmaya devam eden, enflasyona endeksli tahville TL’ye talep fakat Hazine’ye büyük yük yaratarak zaman kazanmaya çalışan AKP hükümeti açısından önümüzdeki aylar oldukça can sıkıcı geçecek.

Eldeki son ateş gücünü kullanırken, dünya ekonomisinde hızla değişen zemin eşliğinde TL’de azar azar ancak sürekli değer kaybı yaşandığına tanık olacak.

Sabit ve düşük gelirle yaşama savaşı veren vatandaşlar açısından hayat şartları giderek ağırlaşacak. AKP’nin özel ihtimam göstermeye devam ettiği sermaye sahibi kesim bile yanlış ekonomi politikalarının TL’de yarattığı erozyonun etkilerini bozulan iş düzenlerinde hissedecek.

Ve bu durum artan olasılıkla 2022 son çeyrekte  bir erken seçimi gündeme taşıyacak.

artıgerçek

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • TCMB Faiz Kararını Açıkladı

    TCMB faizi sabit tuttu. Ayrıntılar Geliyor…

  • Euro Kuru Yeniden Yükseldi: 13 Mart’tan İtibaren İlaç Fiyatlarına Yeni Zam Geliyor

    İlaç fiyatlarına, kullanılan Euro kurundaki güncelleme nedeniyle bu geceden itibaren zam yapılacak. Resmî Gazete’de yayımlanan karara göre, ilaç fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan Euro kuru güncellendi. Mevcut 25,3346 TL olan Euro, 13 Mart 2026 Cuma günü saat 00.00’dan itibaren yüzde 6,5 artışla 26,8767 TL’ye çıkacak.

  • Bakan Kurum, Kira Sorununa Çözümü Açıkladı: İstanbul’a Özel ‘Kiralık Konut Projesi’ Hayata Geçirilecek!

    İstanbul’da kira fiyatlarının hızla yükselmesi milyonlarca kiracının en büyük sorunu olmaya devam ederken, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) projeleriyle ilgili yeni bir açıklama geldi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’a özel kiralık sosyal konut projesinin devreye alınacağını belirterek kira fiyatlarını dengelemeyi hedeflediklerini söyledi.

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

  • Çetin Ünsalan:  ‘Cambaza bak’ın adı faiz

    Bu ayki faiz kararı ne olur? Muhtemelen dünyadaki gelişmelere, enflasyonist baskılara baktığınızda faiz oranlarının sabit bırakıldığı bir fotoğraf karşımıza çıkacak.

  • İran’dan Uzun Savaş Tehdidi: Trump “Tahran Yenilgiye Yakın” Dedi

    Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel ekonomide yeni bir şok riskini gündeme getirdi.

Benzer Haberler