Sosyal Medya

Ekonomi

 ANALİZ:  Okuyalım: Hiperenflasyon

Türkiye’de hiperenflasyon yaşanır mı? Tanım gereği zor görünüyor ancak tarihi enflasyon rakamlarına hazırlıklı olmalıyız. Nedenlerini konu konu irdeleyelim.   Ama…

 ANALİZ:  Okuyalım: Hiperenflasyon

Türkiye’de hiperenflasyon yaşanır mı? Tanım gereği zor görünüyor ancak tarihi enflasyon rakamlarına hazırlıklı olmalıyız. Nedenlerini konu konu irdeleyelim.

 

Ama önce; Hiperenflasyon nedir?

 

“Art arda en az 30 gün boyunca aylık %50’yi aşan – Yıllık %200 enflasyon”

 

ÜFE %80

 

Üfe yani nağmıdeğer “ürertici fiyat endeksi” bizlere mal veya hizmet getirenlerin bu ürün veya malları ne kadar daha pahalı üretiyor sorusunun cevabını veriyor. Üreticiler ÜFE’nin yarattığı artışı kendi fiyatlarına yansıtıyor ve enflasyon tetiklenmiş oluyor. Bu demek değildir ki enflasyon da %80 olacak. Geçmişte TÜFE’nin daha yüksek olduğu zamanlar yaşandı. ÜFE salt biçimde maddenin fiyatının yanı sıra hizmetin/katma değerin fiyatlanmasıdır. Artık hammadde veya ürün hizmetten daha fazla pahalılaşıyor bu da üreticiyi zora sokmaya devam ediyor. Örneğin tarımda üreticinin fiyatı 11 yılın zirvesinde. Sadece lifli bitkilerde yıllık %123 arttı. Sizce aralık ayında açıklanan %80 ÜFE varken enflasyon canavarını %36’da tutmak mümkün mü?

 

ABD ve Avrupa’daki kalıcı enflasyon

 

Euro bölgesinde enflasyon rekor seviyede. İngiltere’de sonuç Merkez Bankası’nın enflasyon tahmininin 2 katı. Öte yandan 12 Ocak’ta açıklanan ABD verisi 1982’den bu yana en güçlü enflasyonun olduğunu resmen ilan etti. Kasım ayında fiyatlar yıllık bazda %6,8 artarak ortalama tahmini biraz aştı. Manşet enflasyonun artması ileriye yönelik beklentiyi de arttırıyor. İnsanların “enflasyon beklediğimden daha yüksek çıktı. Demek ki ileride de böyle olacak” bakış açısı enflasyondaki tırmanışı perçinliyor.

 

Yüksek dolar kuru yüksek enflasyonun gerekçesi mi?

 

Financial Times’tan Martin Wolf, Amerika’nın enflasyon hedefini tutturmasının mümkün olmadığını iletti.

 

Ekonominin kerteriz noktası ABD için 2021 enflasyon tahminini tutturamayan FED, 2022’ye ilişkin tahminini %2,2’den 2,6’ya yükseltti, 2023 için de yüzde 2,2’den 2,3’e çıkardı. Para politikasında da sıkılaşma sürecini başlatan FED, varlık alımlarını azaltma hızını artırırken, 2022’de 4 faiz artışı öngördü.

 

TL son dönemde dolara karşı değer kaybediyor. Öte yandan dolar diğer para birimlerine karşı değerini koruyamıyor. DXY endeksi de bu savımızı doğruluyor.

 

DXY: USD’nin değerini altı yabancı para biriminden oluşan bir sepete (euro, Japon yeni, sterlin, Kanada doları, İsveç kronu ve İsviçre frangı) göre belirleyen Dünyaca ünlü bir endeks.

 

Aşağıdaki grafikte DXY endeksinin son 2 yıllık macerasını görebilirsiniz. Çoğunlukla değer kaybediyordu. Yeni yeni toparlamaya başladı. Temmuz 2020’de 95 bandından düştükten ancak 16 ay sonra o seviyelere çıkabildi. Aynı süreçte TL dolara karşı %39 değer kaybetti.

 

FED’in faiz arttırımıyla birlikte dolar diğer para birimlerine karşı değerlenebilir ve DXY endeksi yükselişe geçebilir. Türkiye doğru iktisadi politika uygulasa bile kaçınılmaz yüksek kur ve enflasyon artışı anlamına gelebilir.

 

Geçmişteki Liraya not

 

 

Faiz indirmeye hazırlanan FED’in bilanço genişliği son dönemde inanılmaz seviyeye geldi. 20 yılda yapılan kadar genişleme salgın ile birlikte son 1.5 yılda yapıldı. Piyasada dolar miktarının arttığı bu dönemde TL’nin hala değer kaybetmesi beni huzursuz ediyor. Peki ya musluklar kapandığında ne olacak? Beterin beteri varmış mı diyeceğiz?

 

Ücret enflasyonu

 

 

ABD’de ücret enflasyon beklenti anketi yukarıda görülüyor. Nisan 2021’de önümüzdeki yıl beklenen ücret artışı %3 iken 7 ay sonra bu beklenti %3.9’a yükseldi. Fortune’a göre bu artış 2008 sonrası en büyük ücret artışı. Peki bundan bize ne? Unutmamalıdır ki ABD bütün Dünya’nın kaçınılmaz iktisadi müttefikidir. Oradaki ufak enflasyon bile bizim boyumuzu aşan bir dalgaya dönüşebilir.

Dünyada maliyet enflasyonu

Maliyet enflasyonu salgının önemli ekonomik sonuçlarından birisidir. Salgın, gerçekleşenin aksine herkesin işine döndüğü, taleplerin normalleştiği ve sonunda da tedarik zincirinin (TDZ) kırılmadığı bir senaryoda sorun olmaktan çıkması öngörülüyordu.

 

Üretim sürecinde hammaddelerin doğru fiyatlanmaması ve dönemsel kıtlık tedarikte zincirin kırılmasını ve orta/uzun vadede ürünlerin fiyatlarının artmasına neden oluyor. Yarı iletken hammadde çip krizinin de parçası olduğu tedarik zinciri krizinde günümüzün teknolojik ürünlerine sirayet etmiş durumda. Volkswagen satışları %4,5 düşerken, tıbbi cihaz ve malzemede tedarik zinciri kırılmış durumda. Türkiye’nin bu sene özelinde nasıl etkileneceğini öngörmek zor. Bir diğer önemli husus siyasi gerginlik. Özellikle Rusya-ABD, Çin-ABD gerginliklerinden dolayı TDZ konfigürasyonu hemen düzelmeyebilir.

 

Kur Korumalı mevduat

Son ayda lügatımıza giren bu kavramın bizlere enflasyon yaşatması işten bile değil. Zira bu mevduat türü uzun süre devam ederse ve istenilen ilginin birazı bile olsa bu mevduatlar para basarak kapanmak durumunda kalabilir. Bu da enflasyonu beraberinde getirecektir.

 

Kulak verin JP Morgan’a

 

Mayıs ayında enflasyonun %55 ile zirve yapacağı açıklandı. Öte yandan bakan Nebati önümüzdeki aylarda tek hane enflasyon hedefimiz var dedi. Bu durumun lisede 30 puanlık yer doldurduğun sınavdan 80 beklemekten farkı yok.

 

Halk ne hissediyor?

 

Esasında TÜİK’in, ENAG’ın veya diğer kurumların açıkladığı enflasyon rakamının önemi yok. Halkın enflasyon beklentisi yüzde kaçsa ona göre gerçeklik şekillenir. Yunan mitolojisinden beri var olan “Pygmalion Etkisi” olarak da adlandırılan kendini gerçekleştiren kehanet kısaca “olması düşünülen bir şeyin gerçekliğe dönüşmesi durumudur.”

Bizim örneğimizde halk enflasyonun ileride artacağını düşünüyorsa harcamalarını bugünden yaparlar ve daha yüksek beklenen enflasyon eninde sonunda gerçekleşir. Örneğin Metropoll’ün son anketinde halkın %61,5’i geçtiğimiz yılın enflasyonunu %100 veya üstü olarak hissediyor. AKP’li seçmenlerde ise bu oran %46,4.

Nebati’nin hiçbir temellendirmeye dayanmadan tek haneli enflasyon söylemi ne piyasayı, ne reel ekonomiyi, ne de hanehalkını ikna edemez. Çıkıp plan program dahilinde rakamlarla gerekçelerini açıklamak zorunda. Yıllardır hiçbir öngörüsü tutmayan mevcut yönetimin kaybettiği güveni kazanması ne kadar mümkünse enflasyonu düşürmesi de o kadar mümkündür. Çünkü iktisat iletişim ve güven üzerine kuruludur. Tek sac ayağı üzerinde duran bina çöker.

 

Düşük faiz ısrarı

 

İktidar ülkeyi yönetmeye devam etmek istiyorsa hemen olmasa bile bir şekilde bu politikadan vazgeçecektir. Uluslararası kuruluşlar da bu savı doğruluyor. Unicredit’e göre 2022 faizi %12 iken, 2023’te bu rakam %23. Düşük faiz ısrar edildiği her anda enflasyonun yukarı yönlü tırmanışı sürer.

Geçtiğimiz yıl ocak ayında enflasyon %1’di. Bu Ocak’ta ise %9’u bulması sadece bu ayın sonunda beklenen enflasyon yıllık olarak %40’a merdiven dayadı.

 

Hiperenflasyon yaşanması güç olsa bile stagflasyon (yüksek enflasyon+ekonomide durgunluk) daha yakın bir risk. Ancak şu kesindir ki çok yüksek enflasyon rakamları bir süre daha başımızı ağrıtacak. AKP muhalefetteyken en büyük yardımcılarından yüksek enflasyon artık yeniden muhalefet yolundaki en büyük gerekçe olma yolunda.

 

Yağız Kutay Işık

Twitter: @yagizkutayisik

 

 

Dr. Artunç Kocabalkan – Atilla Yeşilada:  Baraj 14, yıkılırsa fena!

 

FÖŞ anlattı:  Ekonomide Saadet Zinciri Ne zaman Çöker?

 

 

Ekonomistlerden ilk yarı için korkutan tahmin!

 

BAKMADAN GEÇME

  • Çetin Ünsalan Yazdı: ‘Boş laf karın doyurmuyor…’

    Türkiye ekonomisinin gerçeklikten kopmuş fotoğrafı sorunların kendisinden daha büyük bir problem teşkil ediyor...

  • Borsa İstanbul’da gong Üçay Mühendislik için çaldı

    Enerji, elektromekanik, iklimlendirme ve e-mobilite alanındaki faaliyetleri ile döngüsel ekonomiye katkı sağlayan Üçay Mühendislik’in gong töreni bugün Borsa İstanbul’da gerçekleştirildi...

  • Metal İşkolunda müzakerelerin 140. gününde anlaşmaya varıldı…

    MESS, muhatabı üç işçi sendikası ile son iki dönemde olduğu gibi, bu dönemde de üçlü mutabakatla eş zamanlı olarak Grup Toplu İş Sözleşmelerini imzaladı...

  • Haftalık Para Hareketleri: TCMB rezervleri doldu taştı, yabancı tahvile üşüştü

    16 Ocak haftasında Türkiye finansal piyasalarında güçlü sermaye girişleri ve rezerv artışı dikkat çekti. TCMB’nin brüt ve swap hariç net rezervlerinde sert yükseliş yaşanırken, yabancı yatırımcılar tahvil ve hisse senetlerine alımlarını hızlandırdı. Döviz mevduatlarında artış sürerken, KKM’de çözülme neredeyse tamamlanma aşamasına geldi. Tahvil faizlerindeki gerileme ve yabancı ilgisi, parasal sıkılaşma sürecine olan güvenin güçlendiğine işaret ediyor.

  • Euro Bölgesi Tüketici Güveni Ocak’ta Beklentilerin Üzerinde Kaldı

    AB Komisyonu, Ocak ayına ilişkin tüketici güveni verilerini açıkladı. Buna göre, Euro Bölgesi’nde tüketici güveni -12,4 seviyesinde gerçekleşerek beklentilerin üzerinde kaldı. Aralık ayına kıyasla endeks 0,8 puan düşüş gösterdi; piyasa beklentisi ise -13,6 seviyesindeydi.

  • ANALİZ: TCMB’nin “Şahin” Sürprizi: Faiz İndirimleri Sürecek Mi?

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında piyasa beklentilerinin aksine "temkinli" bir duruş sergileyerek politika faizini 100 baz puan indirdi. Piyasa oyuncularının genel konsensüsü olan 150 baz puanlık indirim beklentisinin altında kalan bu karar, finansal piyasalarda kartların yeniden karılmasına neden oldu. Politika faizinin %38’den %37’ye çekilmesi, ekonomi çevrelerinde "TCMB enflasyon hedeflerinde ne kadar kararlı?" sorusunu gündemin ilk sırasına taşıdı.

  • ING Global’den TCMB’nin Yılın İlk Faiz Kararı Sonrası Yeni Faiz Tahmini Geldi

    Hollanda merkezli büyük bankalardan ING Global, TCMB’nin faiz kararını takiben yayımladığı raporda, mevcut ekonomik görünüm doğrultusunda Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini sürdürmesini beklediğini ifade etti. Banka, önümüzdeki dönemde atılacak adımların büyüklüğünün ise "100–150 baz puan aralığında kalacağını" öngördü.

  • Bakır fiyatlarındaki sıçrama madenciler için “sahte umut” mu?

    Bakır fiyatları son bir yılda yüzde 50’ye yakın yükselerek Londra Metal Borsası’nda ton başına 13 bin doların üzerine çıktı. Ancak analistler, bu yükselişin büyük ölçüde geçici faktörlerden kaynaklandığını ve yeni maden yatırımlarını kalıcı biçimde teşvik etmek için yeterli olmayabileceğini vurguluyor. ABD tarifeleri, arz sıkışıklığı ve jeopolitik belirsizlikler fiyatları desteklerken; talep görünümündeki soru işaretleri, geri dönüşüm arzı ve yatırım maliyetleri bakır piyasasında temkinli duruşu öne çıkarıyor.

  • Commerzbank Analisti Yorumladı: ABD ve Avrupa Gerilimi Hangi Para Birimine Avantaj Sağlar?

    Commerzbank analisti Baur, ABD ile Avrupa arasında yeniden bir gerilim oluşması durumunda, dolar dışındaki para birimlerine olan yönelimin hız kazanabileceğini ve böyle bir ortamda euronun öne çıkabileceğini ifade etti. Commerzbank analisti Volkmar Baur’a göre Avrupa, küresel çapta euroya duyulan güveni artıracak koşulları sağlayabilir.

  • ABD Ekonomisi Büyüme Verileri Belli Oldu

    ABD ekonomisi, üçüncü çeyrekte ihracattaki artış ve stoklardan kaynaklanan olumsuz etkinin azalmasıyla birlikte ilk tahminlerin üzerinde bir büyüme kaydetti. Güçlü ihracatın desteğiyle geçen yılın üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme verileri yukarı yönlü revize edildi.

  • Bakan Işıkhan Açıkladı: Emekli Zam Farkları ve Ek Ödemeler Ne Zaman Yatacak?

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Emekli Sandığı kapsamında emekli, malul, vazife malulü, dul ve yetim aylığı alan vatandaşlara yapılacak ödemelere ilişkin tarihi kamuoyuyla paylaştı. Buna göre, 2026 yılına ait zam farkları ile harp ve vazife malullüğü aylığı alanların 2025 yılı ek ödemeleri belirlenen tarihte hesaplara yatırılacak.

  • TÜİK: 2025’in Üçüncü Çeyreğinde Yurt İçi Seyahat Sayısı 27 Milyonu Aştı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı hanehalkı yurt içi turizm istatistiklerinin üçüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. Buna göre Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan dönemde yurt içinde ikamet eden 21 milyon 548 bin kişi seyahate çıktı.

  • HSBC’den Türk Tüketici Sektörü Hakkında Yeni Analiz

    HSBC, 22 Ocak 2026 tarihli raporunda Türk tüketici sektörüne ilişkin değerlendirmelerini güncelledi. Kurum, sektörde faaliyet gösteren birçok şirket için hedef fiyatlarını yukarı yönlü revize ederken, makroekonomik koşullardaki iyileşmenin şirket kârlılıklarını destekleyeceğine dikkat çekti.

Benzer Haberler