Sosyal Medya

Ekonomi

ANALİZ:  Ekonomi 2022’ye yavaş başladı

Aydınlık ekonomi yazarı Recep Erçin’e göre, Türk imalat sanayi çoklu arz şoklarına rağmen yıldan yıla büyümesini sürdürdü. Enflasyon nedeniyle ciro…

ANALİZ:  Ekonomi 2022’ye yavaş başladı

Aydınlık ekonomi yazarı Recep Erçin’e göre, Türk imalat sanayi çoklu arz şoklarına rağmen yıldan yıla büyümesini sürdürdü. Enflasyon nedeniyle ciro artışı katlandı. Akaryakıt zamları perakende satışları aşağı çekti. Enerji fiyatları yüzünden cari dengedeki açık ise büyüyor.  Recep Erçin “Yükselen üretici enflasyonunun da etkisi ile sanayi ciro endeksi bir yılda yüzde 106 oranında arttı. Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksindeki artış 2022 yılı Ocak ayında yıllık yüzde 90.9 oldu. Yurt içi üretici fiyat endeksi ocak ayında yüzde 93.53 olmuştu. Buna göre genel anlamda reel ciro artışı olmadığı görülüyor”.

 

Erçin “Merkez Bankası mart piyasa anketine göre katılımcılar yıl sonunda enflasyonun yüzde 40.47 olmasını bekliyor. Dolar/TL kuru beklentisi ise 16.68 olurken, cari açık beklentisi 21 milyar doları aştı. Bunlar ekonomik hedefler anlamında iyi veriler değil” yorumunu da ekledi.

 

 

Recep Erçin’in detaylı analizden satır başları şöyle:

 

Ocak ayında İran’dan gelen gazın kesilmesi sonucu imalat sanayisinde üretim kesintiye uğramıştı. Ne kadarlık bir kayıp olduğu dün TÜİK tarafından açıklanan sanayi üretim endeksi verilerinde görüldü. Buna göre sanayi üretimi enerjideki fiyat ve arz şoklarına rağmen geçen yılın ocak ayına göre yüzde 7.6 oranında arttı. Aralık ayına göre ise üretim yüzde 2.4 oranında küçüldü. Yıllık oranda bütün alt sektörlerde artış oldu. İmalat sanayi özelindeki artış yüzde 7.7’yi buldu. Aylık düzeyde enerji krizi yüzünden bütün alt sektörler daralırken madencilik sektörü yüzde 11.2 büyüdü.

 

İŞ OLDU AMA BEREKETİ YOKTU

Üretimdeki artış ciro kısmına da yansıdı. Yükselen üretici enflasyonunun da etkisi ile sanayi ciro endeksi bir yılda yüzde 106 oranında arttı. Sanayi, inşaat, ticaret ve hizmet sektörleri toplamında ciro endeksindeki artış 2022 yılı Ocak ayında yıllık yüzde 90.9 oldu. Yurt içi üretici fiyat endeksi ocak ayında yüzde 93.53 olmuştu. Buna göre genel anlamda reel ciro artışı olmadığı görülüyor. İmalat sanayi özelinde ciro artışı yüzde 105.4 oldu. Aynı ayda bu sektördeki üretici enflasyonu yüzde 90.29 düzeyinde. Böylece imalat tarafında enflasyonun üzerinde bir ciro artışı kaydedilmiş.

 

Hizmetlerde ise ciro artışı yüzde 116.9 ve inşaatta da yüzde 62.3 olmuş. Buna göre genel ciroyu aşağı çeken mevsim nedeniyle işlerin de durgun olması yüzünden inşaat olmuş.

 

Öte yandan toplam ciroda aylık artış yüzde 3.6’da kalıyor. Ocaktaki aylık yüzde 10.45’lik yurt içi üretici enflasyonu dikkate alındığında aylık düzeyde ciro artışı negatif durumda. İmalatta aylık ciro artışı yüzde 1.8 olmuş. Oysa aynı ayda üretici enflasyonu bu sektör için yüzde 10.16 düzeyinde. Ocak ayını sanayi reel anlamda kazançsız geçirmiş.

 

SATIŞI AZALDI AMA CİROSU ARTTI

Ocak ayında yaşanan zam dalgasına ve yıllık enflasyonun yüzde 48’i, aylık enflasyonun da yüzde 11’i aşmasına rağmen perakende satışlarda yıllık düzeyde yüzde 7.9 oranında artış gözlendi. Aylık düzeyde ise satışlar yüzde 1.5 geriledi. Aralık ayında da yüzde 2.2 aydan aya düşüş gözlenmişti. Buna göre son iki aydır pazarın daraldığını görüyoruz. TÜİK’in perakende satış verilerini incelediğimizde ocak ayında en çok düşen grup yüzde 2.6 ile otomotiv yakıtı oldu. Yıllık düzeyde elektrikli eşya ve mobilya dışında yine otomotiv yakıtı satışları (binde 4) geriledi. Bunun yanında perakendede cirolar yıllık düzeyde yüzde 73.9 oranında arttı. Aylık artış yüzde 7 oldu. Ocak ayında oluşan tüketici enflasyona baktığımızda yıllık düzeyde perakendenin reel ciro artışı elde ettiğini görüyoruz. Aylıkta ise negatif bir durum var. Öte yandan satışların azalmasına rağmen son bir yılda gelen yüklü zamlar nedeniyle otomotiv yakıtında yıllık ciro artışı yüzde 106.1 ve aylık ciro artışı da yüzde 11.9 oldu. Aylık düzeyde enflasyona yenilmeyen tek sektör otomotiv yakıtı olarak öne çıkıyor.

FİNANS HESABINDA NELER OLUYOR?

Dün Merkez Bankası ocak ayı ödemeler dengesi raporunu ve aylık piyasa beklenti anketini açıkladı. Cari denge ocak ayında geçen yıla kıyasla 5.3 milyar dolar artarak 7.1 milyar dolara yükseldi. Söz konusu ayda ülkeye 6.4 milyar dolarlık dış finansman girişi oldu. Böylece cari açığın kalan kısmı rezervlerden karşılandı. Ocak ayında net hata noksan kaleminde görülen çıkış nedeniyle rezervlerde 942 milyon dolarlık azalış meydana geldi. Finans kalemine baktığımızda yarım milyar dolar doğrudan yatırım geldiği görülüyor. Buna karşılık 766 milyon dolarlık bir sıcak para (hisse senedi ve devlet tahvili) çıkışı var. Rusya’nın Ukrayna’ya operasyonu sonrası hızla artan enerji emtia fiyatları Türkiye’nin cari dengesini bozuyor. Hafta içinde petrol fiyatı 130 doları gördü. Dün ise gelen olumlu açıklamalar sayesinde 110 doların altına kadar çekildi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş enerji maliyetlerini yukarı çekerken, çatışmanın sürmesi durumunda tahıl ve yağlı tohumlar tedariğinde doğabilecek sıkıntı nedeniyle gıda tarafından da bir arz şoku geliyor. Bu da sadece cari denge değil enflasyon beklentilerinin yukarı çekilmesi sonucunu doğuruyor. Merkez Bankası mart piyasa anketine göre katılımcılar yıl sonunda enflasyonun yüzde 40.47 olmasını bekliyor. Dolar/TL kuru beklentisi ise 16.68 olurken, cari açık beklentisi 21 milyar doları aştı. Bunlar ekonomik hedefler anlamında iyi veriler değil.

 

 

Yazarın izniyle “Enerji kesintisi bile çarkları durduramadı” başlıklı makaleden alıntıdır.

 

 

Nakit bütçe nasıl TL56 milyar fazla üretti?

 

Dr. Artunç Kocabalkan – Atilla Yeşilada: 2022, 2002 olabilir

 

Doç.Dr.Evren Bolgün | Rusya-Ukrayna Savaşının Dünya ve Türkiye Ekonomilerine Etkileri

BAKMADAN GEÇME

  • Euro Bölgesi Enflasyonu Aralık’ta Hedefe Yaklaştı

    Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon Aralık ayında %1,9’a geriledi. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği (AB) ve Euro Bölgesi’nin Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı.

  • Javier Blas: İran Petrolü İçin Asıl Risk Bombalar Değil, Grevler

    İran denildiğinde enerji piyasalarının aklına ilk olarak askeri gerilimler ve Hürmüz Boğazı riski geliyor. Ancak Bloomberg Opinion yazarı Javier Blas’a göre, İran petrol arzı açısından asıl tehlike askeri çatışmalar değil, ülkenin derinleşen ekonomik kriziyle tetiklenebilecek işçi grevleri. Tarihsel deneyim, göz ardı edilen bu riskin petrol üretimi üzerinde çok daha yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.

  • Grönland Krizi Derinleşiyor: Avrupa, ABD’ye Karşı “Ticaret Bazukası” Seçeneğini Masada Tutuyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik yeni tarife tehdidi, transatlantik ilişkilerde gerilimi tırmandırdı. Brüksel’de olağanüstü diplomasi trafiği başlarken, Avrupa Birliği’nin daha önce hiç kullanmadığı “Anti-Zorlama Aracı” (ACI) dahil sert ekonomik karşılıkları değerlendirdiği bildiriliyor. Piyasalar ise bu belirsizliği sert satışlarla fiyatlıyor.

  • IMF’den Yeni Rapor: Türkiye’nin Büyüme Tahminini Nasıl Yorumladılar?

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisinin bu yıl ve gelecek yıl için büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. IMF, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Ocak 2026 sayısını “Küresel Ekonomi: Ayrışan Güçler Arasında İstikrar” başlığıyla yayımladı. Raporda, Türkiye ekonomisinin büyüme öngörülerinde artışa gidildiği belirtildi.

  • Trump’ın Grönland Hamlesine AB’den Misilleme Planı

    Avrupa Birliği başkentleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı kontrol altına alma yönündeki girişimine karşı çıkan NATO müttefiklerini hedef alan tehditlerine yanıt olarak, ABD’den yapılan yaklaşık 93 milyar euroluk ithalata gümrük vergisi uygulanmasını ya da Amerikan şirketlerinin AB iç pazarına erişiminin kısıtlanmasını masaya yatırdı. Bu gelişme, transatlantik ilişkilerde son on yılların en ciddi gerilimlerinden biri olarak görülüyor.

  • PİYASA ANALİZ: Trump’ın Tarife Hamlesi Risk İştahını Bozdu, Güvenli Limanlar Işıldıyor

    Küresel piyasalar haftaya belirgin bir riskten kaçış havasıyla başladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli tarife restleşmesi, jeopolitik tansiyonu yeniden yükseltirken, hisse senetlerinde baskı, kripto varlıklarda geri çekilme ve güvenli limanlara güçlü bir yöneliş görüldü. Altın ve gümüş “para gibi” davranarak tarihi zirveleri test ederken, döviz cephesinde euro, yen ve İsviçre frangı öne çıktı. Türkiye varlıkları ise küresel dalgalanmaya rağmen pozitif ayrışmasını sürdürdü.

  • Ekonomik Kriz Ortamında Dikkat Çeken Adım: İzmir’de 11 Zincir Market Güçlerini Birleştirdi

    İzmir’de faaliyet gösteren 11 zincir market, güçlerini birleştirerek yeni bir ticari yapılanmaya gitti. Kurulan şirketin ilk mağazasının şubat ayında Menderes’te hizmete girmesi planlanıyor. Ortak girişimin kamuoyuna tanıtımı ise Gaziemir’de gerçekleştirilen bir basın toplantısıyla yapıldı.

  • Barış Soydan Yazdı…’Fintekte Sorunlar Merkez Bankası’na Devirle Başladı, Acil Müdahale Zamanı’

    2025 yılı elektronik para ve ödeme kuruluşları açısından neredeyse bir kaos ve yıkım yılı olarak geride kaldı. Savcılık operasyonları, lisans iptalleri, faaliyetlerin askıya alınması gibi hukuki ve idari kararlar tüm yıl boyunca gündemdeydi. Daha da kötüsü, finansal sistemin bu parçası bir süredir ciddi bir şeffaflık ve güven krizinin içine girmiş durumda; söylentiler ve spekülasyonlar hâlâ devam ediyor. Artık bir kırılma noktasına gelindiği açık. Bir tarafta genç nüfus, yüksek dijital adaptasyon, güçlü bankacılık altyapısı ve dev elektronik ticaret hacmiyle bölgesel bir “fintek merkezi” olabilecek kapasite var. Diğer tarafta ise giderek daha sık anılan suç ve bahis gelirleri, kara para, şüpheli transferler tartışmaları… Bugün fintek sektörü başarı hikâyeleriyle değil bu tür risk başlıklarıyla gündeme geliyorsa, bunun sebebi sadece “birkaç kötü örnek” değil. Esas faktör daha derinde, yapısal ve sistemsel sorunlarda.

  • Konut Fiyat Endeksi 2025’te Reel Olarak Geriledi

    Konut Fiyat Endeksi, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 artarken, yıllık bazda yüzde 29 yükseldi. Ancak endeks, 2025 yılı genelinde reel olarak yüzde 1,4 oranında değer kaybetti.

  • Suriye’de Kürt otonomisine darbe

    Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şaraa’nın Kürtleri Suriye vatandaşı olarak tanıması ve bazı kültürel hakları resmen kabul etmesi, uluslararası kamuoyunda temkinli bir iyimserlik yarattı. Ancak sahadaki askeri ve siyasi gelişmeler, bu adımların kalıcılığı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt yönetiminin geleceği konusunda ciddi belirsizlikler olduğunu gösteriyor. Uzmanlara göre, Şam yönetiminin temel hedefi, ülke genelinde merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek.

  • Çin Ekonomisinde Momentum Kaybı: %5 Büyüme Hedefi Tutsa da İç Talep Alarm Veriyor

    Çin ekonomisi 2025’te hükümetin “yaklaşık %5” büyüme hedefini tutturmasına rağmen yılın son çeyreğinde belirgin bir ivme kaybı yaşadı. Sanayi üretimi görece güçlü seyrini korurken, perakende satışlar ve yatırımlar beklentilerin altında kaldı. Veriler, ihracata dayalı büyümenin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretlerini artırırken, iç talepteki zayıflığın derinleştiğine işaret ediyor.

  • Asya-Pasifik Piyasalarında Satış Baskısı: Trump’ın Grönland Çıkışı ve Çin Verileri Gündemde

    Asya-Pasifik piyasaları haftaya ağırlıklı olarak düşüşle başladı. Yatırımcılar bir yandan ABD Başkanı Donald Trump’ın hafta sonu Grönland üzerinden Avrupa’ya yönelik sert mesajlarını, diğer yandan Çin’den gelen büyüme ve makroekonomik verileri değerlendirdi. Küresel risk iştahı zayıflarken, güvenli liman talebiyle altın ve gümüş fiyatları tarihi zirvelere yükseldi.

  • 2026’da Borsa, döviz, konut ne olur? | Atilla Yeşilada video

    Atilla Yeşilada'nın 18 Ocak 2026 tarihli bu videosu, Türkiye ekonomisi ve piyasalar için kapsamlı bir 2026 projeksiyonu sunmaktadır.

Benzer Haberler