Sosyal Medya

Borsa

1994’den bu yana Doların en iyi senesi, Her yerde daha fazla ‘acı’…

Küresel mali piyasalar Salı günü açıklanan ABD enflasyon verisi ardından büyük çaplı bir türbülans yaşadı. Yaşanan türbülansın artçı sarsıntılar dün…

1994’den bu yana Doların en iyi senesi, Her yerde daha fazla ‘acı’…

Küresel mali piyasalar Salı günü açıklanan ABD enflasyon verisi ardından büyük çaplı bir türbülans yaşadı. Yaşanan türbülansın artçı sarsıntılar dün günün büyük bölümünde korunurken, zayıflayan risk iştahı küresel anlamda doların elini daha da kuvvetlendirdi. Politika faizini hızla %2,375 seviyesine çıkaran ve pandemi döneminde bilanço büyüklüğünü iki katına çıkararak 9 trilyon dolara yükselten FED’in bilanço daraltmasına da başlamasına rağmen, enflasyonun tepe yapmadığına işaret eden Ağustos verisi ardından yakın vadeye yönelik beklentiler de hızla değişmeye başladı.

FED‘in haftaya düzenleyeceği toplantıda 100 baz puan faiz artırımına gideceğine yönelik beklentilere vadeli işlemler %37 ihtimal tanırken, bu değişim hâliyle piyasa fiyatlamalarını da baskılamaya başladı. Doların sepet bazında piyasa kurunu yansıtan DXY, 1984 yılından bu yana en iyi yılını yaşıyor. Bu rotanın da korunacağına yönelik artan inanışlar her geçen gün kuvvet kazanıyor. Dün de bültenimizin manşetine taşıdığımız üzere, FED’in uyguladığı ‘antibiyotik’ tedavisinin ekonomiyi soğutmaya yetmemesi üzerine kısa vadede daha fazla ‘acı’ yaşanması -diğer para birimlerinin çöktüğü ya da sabit kalmak için hızlı oran artışları gerektirdiği- bir dönem bizleri bekliyor.

Dün Reuters haberine göre, Japonya Merkez Bankası (BOJ) YEN’deki değer kaybına paralel döviz işlemcilerini arayarak YEN alım ve satım fiyatlarını öğrenerek ‘öncü’ piyasa kontrolü gerçekleştirmek suretiyle müdahaleye hazırlandığını okuyoruz. YEN dün sabah dolar karşısında 145 seviyesine zayıflayarak 24 yılın dip noktasını bir kez daha test etmesi ardından 143 seviyesine toparlandı. Piyasalar cephesinde ise gerçek bir müdahale ile BOJ’un YEN alıp dolar satmasına düşük bir ihtimal verildiğinin altını çizelim (bekleyip göreceğiz). YEN kısa pozisyona sahip yatırımcıların dikkatli olması gerektiğinin altını çizelim.

Takdir edileceği üzere, daha pandeminini yaralarını yeni yeni saran pek çok ekonomi için, bu sefer de dolara karşı yerel para birimlerinin değer kayıplarını sınırlamak için gereken -koruma kalkanlarını kuvvetlendirmek- faiz artışları, ekonomik aktivitenin de daralması anlamına geliyor. Ekonominin büyümediği bir ortamda şirketlerin de (hisse senetleri) iyi bir performans göstermesini beklemek yanlış olacağı gibi, talebin de daralması, petrol fiyatları için de pek iyi bir haber gibi görünmüyor. Buraya bir mim koymuş olalım.

Hazır petrolden söz etmişken, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel ekonomideki yavaşlamanın derinleşmesi ile 2022’nin 4Ç küresel petrol talebindeki artışın duracağını ancak 2023’te kuvvetli devam edeceğini öngördü. IEA raporunda, “Küresel petrol talebi, zor durumdaki Çin ekonomisinin etkisini ve OECD ülkelerindeki ekonomik yavaşlamanın etkilerini hissetmeye devam ediyor” açıklamasında bulundu. Teknik mânâda, brent cinsi ham petrolde 92 dolar/varil seviyesinin altında haftalık kapanışta azami dikkatli olmak gerekiyor.

İçeride ise, son dönemlerde egemen olan sürrealist ya da rasyonel olmayan tablonun yön değiştirmeye başladığını görüyoruz. Vadeli piyasalardaki yüksek kaldıraçlı pozisyonlar nedeniyle haftalardır banka hisseleri öncülüğünde yükselen Borsa İstanbul, ABD enflasyon verisi ardından gelen satışların tetiklediği teminat tamamlama yükümlülüğü sonrasında dün de düşüş ivmesini hızlandırdı. Hafta başını baz alırsak, bu yıl %220 yükselen Borsa İstanbul Bankacılık endeksi, enflasyon verisi sonrası %7,5 düşmesi ardından dün de günü neredeyse %10 düşüşle tamamladı. Haftalardır devam eden ama ekonomik anlamda anlatmaya dilimizin varmadığı bu coşkulu bayram havasının son iki günde yerini âdeta yas ortamına terk ettiğini söylememiz gerekiyor.

Döviz piyasasında dinamiklerin altı üst olması sonrası, TCMB‘nin kredi karşılığı tutulması zorunlu hâle gelen tahviller ile ilgili tebliği ardından ikincil tahvil piyasasında yaşanan gerilemenin yarattığı anomali -10 yıllık TL tahvil faizinin Türkiye 10 yıllık dolar faizinin de altına sarkması- sonrası şimdi de sıra hisse senedi piyasalarına geldi. Bunları topyekûn ele aldığımızda, sağduyulu ve rasyonel bir yorum yapmakta zorluk çekiyoruz. USDTRY kuru dünü de kamu desteği ile 18,25’li seviyelerde yatay tamamlarken, söz konusu sıkışık bantta salınımını neredeyse 14. güne taşıdı. Yabancı indinde Türkiye’nin 5 yıl vadeli CDS risk primi ise yaşanan gelişmeler sonrası yeniden 700 baz puanın üzerine yükseldi. Yüksek volatilitenin süreceği dikkate alınarak temkinli ve tedbirli olmaya devam etmek gerektiğinin altını çizmek isteriz.

İngiltere’de tüketici fiyatları, Ağustos ayında akaryakıt fiyatlarındaki düşüşün de etkisi ile -beklenmedik ve muhtemelen kısa süreli- yıllık bazda %9,9 seviyesine geriledi (beklenti %10,2) (Temmuz %10,1). GBPUSD paritesinde 37 yılın dibi olan 1,14 seviyesinin geçen hafta test edilmesi ardından Sterlin 1,15’li seviyelerde tutunmaya çalışıyor. Doların geniş bantta değer kazandığı bir ortamda hem EUR hem de GBP için riski aşağı yönlü görmeye devam ediyoruz.

Kıymetli madenler cephesinde ise, altının ons fiyatı, 2 yıl vadeli ABD devlet tahvil faizinin son 15 yılın yeni en yüksek seviyesi olan %3,80’e dayanması ardından kritik bir destek seviyesi olan 1,685’e doğru bir kez daha yol aldığını görüyoruz. ABD’de 2 yıllık getirinin 10 yıllık getirinin üzerine yükselmesi, piyasaların kısa vadede FED’in daha agresif olacağına işaret ediyor! 1,685 dolar seviyesinin altında olası bir kapanışta aşağı yönlü hareketin ivme kazanacağı göz ardı edilmemelidir. Ons altın aşağı yönlü bir seyir izlerken, USDTRY kurunun göreceli olarak yatay seyrettiği bir ortamda, gram altın da sessizliğini koruyarak psikolojik 1,000 TL seviyesinin etrafında salınmaya devam ediyor.

ABD hisse senedi endeksleri, Salı günü yaşanan sert düşüş ardından dün gece ‘yıpranmış’ enerji ve teknoloji hisselerine seans sonu gelen kısmı alımlar ile geceyi artıda tamamlamayı başararak bitirdi. Yeni gün başlangıcında ise, Pasifiğin diğer ucunda tam anlamıyla kararsız bir hava görünüyor.

Japonya, yüksek enerji maliyetleri ve yendeki düşüşün artması ile Ağustos ayında rekor düzeyde aylık ticaret açığını verirken, Çin merkez bankası, şahin FED sonrası ekonomiyi desteklemek adına para politikasını hareket ettirmek için sınırlı bir alan kalması nedeniyle faiz oranını beklenildiği gibi korudu.  Gösterge endeks Tokyo borsası %0,2 yükselirken, Şangay borsası ise %1 düştü.

Mali piyasaların gündeminde bugün içeride konut satışları ve bütçe dengesi, dışarıda ise ABD NY FED imalat endeksi, perakende satışlar, sanayi üretimi ve her Perşembe olduğu üzere ABD’de işsizlik maaşı başvuruları; içeride ise TCMB’nin para ve banka istatistikleri, menkul kıymet raporu ve analitik bilançosunu takip edeceğiz.

Dün bültenimizde, Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özbekistan’da gerçekleşecek Şangay Ekonomik İşbirliği Örgütü toplantısı katılacağını paylaşmıştık. Toplantıda, Ermenistan ve Azerbaycan arasında oluşan çatışma konusunu gündeme getireceği ve mevkidaşı Putin ile de bu konuyu konuşacağı açıklandı. Putin ayrıca Çinli mevkidaşı Xi ile görüşecek. Jeopolitik cephede, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki çatışmalar şiddetlenirken, Başbakan Paşinyan’a karşı şahin kanadın darbe girişiminde bulunduğu iddia ediliyor. Bölgede tansiyonun oldukça yüksek seyrettiğini not etmek gerekiyor!

 

 

 

iktisatbank.com

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler