Sosyal Medya

Döviz

FED’den Mart’ta beklenen ilk faiz artırımı küresel risk iştahını baskılıyor

Hafta ortası, USDTRY kurunda saatler içerisinde yaşanan sert ve aşağı yönlü düşüş şimdilik kalıcı olamadı. ABD’de açıklanan TÜFE enflasyon verilerinin…

FED’den Mart’ta beklenen ilk faiz artırımı küresel risk iştahını baskılıyor

Hafta ortası, USDTRY kurunda saatler içerisinde yaşanan sert ve aşağı yönlü düşüş şimdilik kalıcı olamadı. ABD’de açıklanan TÜFE enflasyon verilerinin beklentileri aşamaması, içeride ise Kur Korumalı Mevduat ürününün kapsamının bireysel müşteriler sonrası kurumsal müşterileri de kapsayacak şekilde genişletilmesi ve bununla birlikte TL’ye dönüşte uygulanacak vergi istisnası, Ukrayna ekseninde yüksek seyreden ABD-Rusya gerginliğinde Türkiye-ABD ilişkilerinin yeniden canlanabileceği beklentisi, TL’nin değer kazanmasının arkasında yatan dinamikler olarak sıralamıştık.

Lakin, Çarşamba gün boyu 13,80 seviyelerinde seyreden USDTRY kurunun  akşam üzeri 13,15 seviyesine kadar gerilemesi ardından dün sabah saatlerinde yeniden 13,62 seviyelerine varan bir yükseliş kaydettiğini de gördük. Demek ki kurun her düşüşünü halen daha alım fırsatı olarak gören bir yatırımcı kitlesi olsa da, özellikle kurumsal müşterilere getirilen vergi avantajının TL cephesinde kısa vadede iyimser bir rüzgar estirebileceğini göz ardı (halen daha) etmiyoruz.

Bu bağlamda, TBMM’ye sunulan kanun teklifine göre, şirket hesaplarında 1 Ekim-31 Aralık arasındaki kur kaynaklı değer artışı vergiden istisna olacak. Bu zaman aralığında kurun kabaca 9,00 – 13,00 seviyesi arasında sert bir yükseliş kaydettiğini göz ardı etmeyelim. Her ne kadar kurun yükselmesinin arka planında yatan ana sorun para politikasında yapılan majör hata olsa da, kısa vadede TL’de bir miktar iyimserlik görülebileceğini; lakin orta vadede ise TL’nin reel negatif getirisinin ağır basacağını düşünüyoruz.

Dün, her hafta Perşembe günü olduğu üzere TCMB’nin para ve banka istatistiklerini takip ettik. Buna göre, 7 Ocak ile biten haftada, parite ve fiyat etkisinden arındırılmış rakamlara göre gerçek kişilerin de tüzel kişilerin de döviz mevduatları (DTH) bir önceki haftaya göre 1,1 milyar dolar azaldı. Bilançonun TL tarafına baktığımızda da kabaca TL mevduatın 25 milyar artış kaydetmesi, yurtiçi yerleşiklerin döviz satışı yapmış olabileceği fikrini destekliyor.

ABD’de Perşembe günü son 39 yılın zirvesine yükselen tüketici enflasyonunu dün son 12 senenin en yüksek üretici enflasyonu %9,7 ile takip etti. Maalesef, pandemi sonrası talebin hızla artması ve devam eden tedarik zinciri sorunları ile enflasyon dünyada bir numaralı sorun olmaya devam ediyor. Takdir edersiniz ki, peş peşe iki gündür onlarca senenin zirvesine yükselmiş bir veri sonrası FED’in artık daha fazla kayıtsız kalamayacağının iyice anlaşılması, hatta, büyük ABD bankalarının 2022 yılı için 4 kez faiz artırımının altını çizmesi, piyasaların moralin bozdu.

Öte yandan, ABD’de her hafta Perşembe günü açıklanan haftalık işsizlik maaşı başvuruları da 230bin kişi ile sonuçlanarak son 2 ayın en yüksek düzeyine yükseldi. Bu bağlamda, istihdam piyasasında Omicron’un ayak seslerini duymaya başladığımızı düşünüyoruz. Gerek enflasyon gerekse de haftalık işsizlik maaşı başvurularında görülen artış küresel mali piyasalarda risk iştahı üzerinde ilave bir baskı kurdu.

ABD borsaları dün geceyi oldukça sert bir düşüşle tamamladı. Risk iştahı denince pandemi döneminde ilk akla gelen ve adeta piyasaların göstergesi olan ABD’nin Nasdaq endeksi, dün geceyi %2,5 düşüşle tamamlarken, 2022’nin kısa süreli performansı %5,5 düşüş yönünde oldu. Dün akşam önde gelen şirketlerden Tesla %7, Biontech %8, Alibaba %4, Facebook (Meta) ise %2 değer kaybetti.

Risk iştahı bozulduğunda ve piyasalar sığınacak bir yer aradıklarında, gemilerin uğrak limanı olan 10 yıllık ABD tahvilleri, hafta başı %1,81 seviyesine yükselerek son 2 yılın zirvesine test etmesi ardından bu sabah %1,72 seviyesine gerilediğini görüyoruz. İlginçtir ki, benzer günlerde, Doların sepet bazında değerli gösteren endeks kur DXY de son 2 ayın en düşük seviyesi olarak 94,5’a kadar gerileyerek, teknik bir bakış açısıyla Mayıs 2021’den bu yana devam eden yükseliş isteğine de son vermiş oldu!

Elbette, DXY’nin değer kaybettiği bir ortamda, uzun pozisyon açtığımız GBPUSD paritesinde Sterlin dün 1,3730 seviyesine kadar yükselerek haftayı da önemli bir sinyal sunacağını belirttiğimiz 1,36 kritik seviyesinin üzerinde tamamlıyor. Bu minvalde, Sterlin’in gözünü çok daha yukarı seviyelere diktiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Benzer bir şekilde, EURUSD paritesinde pozisyonumuz olmasa da, EUR’nun da yönün kuzeye çevirdiğini teknik grafikler bizlere söylüyor.

Kripto paraların amiral gemisi Bitcoin, haftasonu 39,600 – 42,100 bandındaki önemli destek aralığından güç alarak dün gün içerisinde 44,500 seviyesine kadar yükselmesi sonrası enflasyon ve faiz artırım seslerinin küresel manada yükselmesi ile tırmanan riskten kaçınma isteğine kayıtsız kalamayrak yeniden 43,000 seviyesinin altına geriledi. Yükseliş isteğinin belirgin bir hal alması için yukarıda 45,500 seviyesinin aşılması gerekiyor. Madalyonun diğer tarafında ise, aşağıda 39,600 seviyesinin altında kapanış görmemiz, daha derin bir düşüşün habercisi olacaktır.

Faiz getirisi olmayan ve ABD faizleri ile ters korelasyona sahip altın ve gümüşün ons fiyatı, dün ABD 10 yıllık tahvillerinin geri çekilmesi ile sırası ile 1,825 ve 23,15 dolar seviyelerine kadar ilerledi. Teknik manada, altının da gümüşün de 1,765 ve 22 dolar seviyelerinde bulunan tehlikeli bölgede uzaklaşmalarını memnuniyet verici olsa da, uzun pozisyon açmak için şu anda aradığımız motivasyonu henüz bulamadık; pusuda bekliyoruz.

Ukrayna ekseninde Batı ile Rusya arasındaki tansiyonun da giderek büyümeye devam ettiğini görüyoruz. Rusya’nın bölgedeki gücünü artırma isteğine karşın ABD cephesinden yükselen yaptırım seslerine tanıklık ediyoruz. Beyaz Saray Güvenlik Danışmanı Sullivan, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal tehdidinin hala çok yüksek olduğunu söyleyerek, ABD, AB, NATO, müttefikler ve Ukrayna birliktedirler derken, Rusya ile görüşmeye de, yaptırım uygulamaya da hazırız dedi. Yukarıda da söz ettiğimiz üzere, Rusya’nın bölgesel gücüne karşın ABD-Türkiye arasındaki soğukluk kırılır mı sorusunu kendimize sormadan da edemiyoruz!

Yeni gün başlangıcında, ABD’den esen olumsuz rüzgarlar adeta Pasifiğin diğer kıyısına da vurmuş. Asya borsalarının genelinde %1’in üzerinde kayıplar göze çarpıyor. Olumsuz havanın küresel çapta bugüne de yansıyacağını düşünüyoruz. Piyasaları rahatsız eden küresel enflasyon ve otoritelerden gelen  parasal sıkılaştırma haberleri, risk iştahını baskılamaya bir müddet daha devam edeceğini düşünüyoruz. Acele etmeden, gelişmeleri kenardan seyretmeye devam edelim. Fiyat seviyelerinin ucuzladığı bir noktada, yeniden alım içim sahneye çıkacağız.

Bugün içeride konut satışları verilerini takip edeceğiz. Hafta içinde açıklanan bina maliyet endeksi sonrasında konut verilerini merak ediyoruz. Ayrıca  TCMB’nin piyasa katılımcıları anketini de göz ucuyla da olsa takip edilecek. Yurtdışı cephede ise ABD’de büyük bankalarının bilançoları ön plana çıkıyor.

 

 

iktisatbank.com

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler