Sosyal Medya

Borsa

AkYatırım:  Önerilen ve Ukrayna Krizi’nden olumsuz etkilenecek hisseler

Ukrayna Krizi kapsamında takip edilen şirketler: Turkish Hava Yolları, Pegasus ve TAV: Rus ve Ukraynalı turistler Türkiye’yi ağırlıklı olarak charter…

AkYatırım:  Önerilen ve Ukrayna Krizi’nden olumsuz etkilenecek hisseler

Ukrayna Krizi kapsamında takip edilen şirketler:

Turkish Hava Yolları, Pegasus ve TAV: Rus ve Ukraynalı turistler Türkiye’yi ağırlıklı olarak charter uçuşlarla ziyaret etmektedir. Bu iki ülkeden gelen yolcuların THY’nın konsolide cirosundaki payı 2019’da ~%2 ve 2021’de ~%3 oldu. Rus ve Ukraynalı yolcular 2019 yılında Pegasus’un toplam yolcu sayısının da ~%3’ünü oluşturdu. Söz konusu 2 ülkeden gelen yolcular TAV Hava Limanlarının 2019 yılı toplam yolcu sayısının da %30’unu oluşturmuştu. Bu iki ülkenin payı THY ve Pegasus’un cirosunda düşük paya sahip olduğu için finansal etki görece sınırlı kalacaktır.

Takip listemizdeki havacılık şirketleri arasında Tav Havalimanları bu sorundan en çok olumsuz etkilenecek şirket olarak görünmektedir.

– Ereğli Demir Çelik ve Kardemir Krizin demir çelik sektörümüze kısa dönemli etkileri Rusya ve Ukrayna kaynaklı iptal ve ertelemelerin yol açacağı arz sıkıntılıdır. Bunun Türk demir çelik üreticilerinin satış fiyat ve hacimlerini artırması beklenebilir. Ancak uzun vadede krizin çözülememesi küresel talebi baltalayarak EreğliDemir Çelik ve Kardemir’in ihracat performansını olumsuz etkileyebilir.

Bu hafta potansiyeli en yüksek · 5 HİSSE
ASELS ▲ Long
GirişNONEEE
T/P HedefNONEEE
S/L StopNONEEE
+ TKFEN, CIMSA, AFYON, TRMET ve toplam 5 hisse bu hafta analiz edildi
🔒 Tüm seviyeleri görmek için raporu edinin
ÖRNEK RAPORU GÖR →
Yatırım tavsiyesi değildir. Detaylar için raporu inceleyiniz.

– Şişecam toplam gelirlerinin 15%’ini Rusya’daki cam ambalaj operasyonlarından sağlaması ile öne çıkıyor. Ayrıca, hızlıca artan enerji maliyetlerinin ve bozulan tedarik kanallarının şirketin operasyonları açısından risk unsurları olarak sayılabilir.

 

Anadolu Efes: Ukrayna’da Çernihiv, Harkov ve Mikolayiv şehirlerinde olmak üzere 3 fabrikasında üretim ve satış operasyonların durdururken, Rusya’da ise üretim ve satış faaliyetleri devam ediyor. Ukrayna operasyonları Anadolu Efes’in konsolide satışlarının yaklaşık %5’ini, konsolide FAVÖK’ün ise %2’sini oluşturuyor. Rusya operasyonları ise konsolide satışların yaklaşık %25’ini ve konsolide FAVÖK’ün %17’sini oluşturuyor. Ayrıca turizm üzerinde olası negatif etkileri nedeniyle Türkiye operasyonlarında da hafif olumsuz etki yaratabileceğini öngörüyoruz.

Anadolu Grubu Holding: Anadolu Efes, Anadolu Grubu Holding’in konsolide satış ve FAVÖK’ünün sırasıyla %27’sini ve %63’ünü oluşturuyor.

Dolayısıyla Anadolu Efes’in Rusya ve Ukrayna operasyonları Holding’in konsolide gelirlerinin ve FAVÖK’ünün sırasıyla %8’ini ve %12’sini oluşturuyor. Anadolu Efes, Holding net aktif değerinin ise yaklaşık %60’ını oluşturuyor.

Elektrik üretim şirketler: Artan gerilim sonrası petrol ve doğalgaz fiyatları yükseldi. Ek olarak TL’nin değer kaybının da etkisi ile BOTAŞ’ın üzerindeki yükün artması elektrik üreticilerinin kullandığı doğalgaz tarifelerinde ilave artışlara neden olabilir. Bununla birlikte bu dönemde artan ithal kömür fiyatları da elektrik fiyatlarını artırıcı etkiye sahip. Dolayısıyla biz üretimde ithal kaynakları daha az kullanan ve elektriği ağırlıklı spot fiyattan satan oyuncuların olumlu etkilenebileceğini öngörüyoruz. Bu anlamda Galata Wind, Can Termik, Alarko’nun (kömürü avantajlı bir fiyat ile sabitlemesinden kaynaklı), Odas ve Aydem’in öne çıkabileceğini öngörüyoruz.

 

 

Önerilen temalar ve hisseler

 

Piyasalar 2022’ye başlarken turizm gelirlerindeki güçlü büyüme ve TL’de istikrarın az çok korunması, enflasyonist baskının hafiflemesi ile bahar dönemine ilişkin iyimserliği satın aldılar. Ancak Rusya – Ukrayna arasında patlak veren savaş yeniden jeopolitiği ön plana çıkardı. Şubat ayında emtia, enerji ve gıda fiyatlarında keskin bir yükseliş gördük ve ilkbahar ve yaz sezonuna ilişkin iyimserlik büyük ölçüde azaldı.

Anlaşılır şekilde, Avrupa borsaları Ukrayna Krizinden en büyük darbeyi aldı ve BIST de GOÜ arasında en kötü performans gösteren borsalar arasında yer

aldı. Mevcut görünüm, emtia üreten gelişmekte olan ülkelere ve demir/çelik, petrokimya ve gıda ile ilgili sektörlere daha fazla şans tanıyor.

– Logo Yazılımı, 2022 için ulaşılabilir olarak gördüğümüz güçlü büyüme hedeflerinin ardından, güçlü getiri potansiyeli nedeniyle öneri listemize ekledik. Migros cazip değerlemesi, borçluluğun hızla azalmaya devam etmesi ve hızlı büyüyen online satış kanalının ağırlığının yüksek olması sayesinde benzer mağaza büyümelerinin rakiplerinin üzerinde olması, güçlü 2022 ciro ve kar büyümesi beklentimiz nedeniyle öneri listesine eklenen bir diğer isim oldu. Şişecam’ı enerji yoğun iş yapısı ve Rusya varlığı (cironun %15’i nedeniyle) en çok önerilenler listesinden çıkartıyoruz. Tekfen’i de taahhüt iş kolundaki öngörülebilirliğin ciddi ölçüde azalması nedeniyle portföyden çıkartıyoruz. Şirketin 2022 için beklenti paylaşmamasını da negatif yönlü risklerin ağır basmasına yoruyoruz. Tekfen’in taahhüt hariç değerinin oldukça ucuz olduğunu düşünmekle beraber, taahhüt tarafı kaynaklı risklerin kısa vadeli performansı baskılayacağını düşünüyoruz.

 

Kaynak:  Ak Yatırım, Korunaklı hisselere geçiş hızlanabilir

 

Deniz Yatırım, Alarko Holding’in 4. çeyrek sonuçlarını ‘Sınırlı olumlu’ olarak değerlendirdi

 

Şişe Cam hisse önerisi:  Endeksin üzerinde getiri (AL)

 

PEGASUS hissesi için AL önerisi

HAFTALIK RAPOR
Haftalık quant yatırım raporuna erişin
AI model tahminleri
Hisse giriş seviyeleri
Hedef fiyatlar
Makro piyasa analizi
Detaylı analizi gör

BAKMADAN GEÇME

  • Türkiye’de Yaşlı Nüfus Artarken 65 Yaş Üstünde İşgücüne Katılım Yükseliyor

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfus artmaya devam ederken, 65 yaş ve üzeri bireylerin işgücüne katılım oranında da yükseliş gözleniyor. 2024 yılında yaşlıların işgücüne katılım oranı yüzde 13,1’e ulaşırken, istihdamın sektörel dağılımında tarımdan hizmet sektörüne doğru belirgin bir kayma yaşandığı görülüyor.

  • Türkiye’nin Cari Açığı Ocak Ayında 6,8 Milyar Dolara Ulaştı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre 2026 yılı Ocak ayında cari işlemler hesabı önemli bir açık verdi. Cari denge Ocak’ta 6 milyar 807 milyon dolar açık kaydederken, altın ve enerji hariç hesaplanan cari denge 1 milyar 228 milyon dolar açık verdi. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 6 milyar 967 milyon dolar olarak gerçekleşti.

  • Piyasalarda Kritik Saatler: Yurt İçinde Gözler TCMB’de, Küreselde Enerji ve Enflasyon Gündemi Var

    Küresel piyasalarda enflasyon verileri, enerji piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik başlıklar gündemi belirlerken, yurt içinde yatırımcıların ana gündem maddesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıklayacağı faiz kararı olacak. Piyasalarda yalnızca politika faizi değil, karar metninde verilecek yönlendirmeler de yakından takip edilecek.

  • Dr.Fulya Gürbüz/Vega Portfoy: Savaş Hürmüz Boğazında Alevlendi, Petrol Fiyatları Yükseliyor

    ABD’de 6 Mart haftasında MBA 30-yıl vadeli mortgage faizi %6,19’a yükseldi, haftalık mortgage başvuruları %3,2 artışa yavaşladı, EIA ham petrol…

  • Aracı Kurumlar Borsa İçin Ne Yorum Yaptı?

    Bu analiz, 12 Mart 2026 tarihli piyasa açılışı öncesinde Türkiye ekonomisinin makro dengelerini ve Borsa İstanbul’un teknik görünümünü, üç farklı aracı kurumun (İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co) sağladığı veriler ışığında derinlemesine incelemektedir. Anahtar Kelimeler: BIST100, TCMB Para Politikası, Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları, Teknik Analiz, Hürmüz Boğazı, Enflasyon Görünümü, Cari Açık. Meta Açıklama: Türkiye piyasalarında gözler TCMB’nin faiz kararına ve Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelere çevrildi. İnfo Yatırım, Yapı Kredi Yatırım ve Ünlü & Co'nun güncel analizleriyle BIST100 destek-direnç seviyeleri ve küresel enerji maliyetlerinin yerel piyasalar üzerindeki etkileri. Giriş: Küresel Enerji Krizi ve Para Politikası Kıskacında Borsa İstanbul 2026 yılının Mart ayı, Türkiye sermaye piyasaları için hem jeopolitik risklerin hem de makroekonomik belirsizliklerin zirve yaptığı bir dönem olarak kayıtlara geçiyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin Hürmüz Boğazı gibi kritik bir enerji koridoruna taşınması, brent petrol fiyatlarını 100 dolar sınırına kadar itmiş durumda. Bu durum, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için hem enflasyon hem de cari açık kanalıyla ciddi bir baskı unsuru oluşturuyor. Aracı kurumlar, bugün gerçekleştirilecek olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından faiz değişimi beklemezken, endekste teknik seviyelerin korunup korunamayacağı yatırımcıların bir numaralı gündem maddesi. 1. İnfo Yatırım: Jeopolitik Riskler ve Enerji Maliyetlerinin Makro Etkisi İnfo Yatırım, piyasa açılışına dair beklentisini "yatay" olarak belirlerken, analizinin merkezine Orta Doğu’daki çatışma ortamının ekonomik faturasını yerleştiriyor. Kurumun değerlendirmesine göre, enerji arz güvenliği şu anki fiyatlamaların ana motoru konumunda. İnfo Yatırım Notu: "ABD ile İran arasında artan jeopolitik gerilim ve devam eden çatışma ortamı, özellikle küresel enerji arzının kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikleri artırıyor... İran’ın Hürmüz Boğaz’ına mayın döşediği de haber merkezlerinde yer alıyor. Söz konusu belirsizlikler petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden küresel ve yurt içi enflasyon görünümüne ilişkin yukarı yönlü beklentileri de artırdı." Bu noktada kurum, petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki matematiksel etkisine dikkat çekiyor: Enflasyon Geçişkenliği: Brent petroldeki her 10 dolarlık yükseliş, yurt içi enflasyonu yıllık bazda 1,2—1,3 puan yukarı çekiyor. Cari Denge: Aynı yükselişin cari açığa faturası ise 2,5 milyar dolar. Bu veriler ışığında İnfo Yatırım, TCMB’nin elinin kolunun bağlı olduğunu ve para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini vurgulayarak, bugünkü toplantıda faizlerin sabit bırakılmasını beklediklerini ifade ediyor. 2. Yapı Kredi Yatırım: Teknik Görünüm ve 13.500 Direnci Yapı Kredi Yatırım, piyasanın makro dinamiklerinden ziyade fiyat hareketlerine ve teknik seviyelere odaklanarak yatırımcılara yol haritası sunuyor. BIST100 endeksinin 18 Şubat’ta başlayan düzeltme hareketinden sonra bir "tepki yükselişi" içinde olduğunu belirten kurum, 13.500 puan seviyesini "kritik" olarak tanımlıyor. Yapı Kredi Yatırım Notu: "Endekste 18 Şubat tarihinde başlayan ara düzeltme hareketinin 12,500 desteği üzerinde oluşturduğu tepki yükselişinin, 13,500 hedef direnç noktasına ataklarında dün satış baskısıyla karşılaştığını gözlemliyoruz... Kısa vadeli teknik resimde 13,500 seviyesini kritik direnç noktası olarak izlemeyi sürdürüyoruz." Kurumun sunduğu teknik seviyeler şu şekildedir: Ana Destekler: 12.800 (ilk önemli seviye) ve 12.500 (kısa vadeli ana destek). Dirençler: 13.500 (ara hedef), 13.750, 14.100 ve 14.500 (yeni bir yükseliş trendi için aşılması gereken seviye). Yapı Kredi Yatırım, yatırımcıları direnç noktalarında oluşabilecek başarısız denemeler ve buna bağlı satış baskısı konusunda uyararak, 12.800 üzerinde kalıcılık sağlanmasının yükseliş umutlarını diri tutacağını belirtiyor. 3. Ünlü & Co: Dezenflasyon Patikası ve TL’nin Dayanıklılığı Ünlü & Co, analiziyle hem makro perspektifi hem de Türk Lirası’nın durumunu kapsayan geniş bir çerçeve çiziyor. Yılın başında hakim olan "sürekli faiz indirimi" beklentisinin, Ocak ve Şubat aylarındaki toplam %7,95’lik enflasyon verisiyle sarsıldığını ifade eden kurum, para piyasalarındaki sıkılaşmaya dikkat çekiyor. Ünlü & Co Notu: "Haftalık kanaldan fonlamanın kesilmesi ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %40’a yönelmesi, TCMB’nin Mart ayı toplantısında beklemede kalacağını düşündürüyor... Piyasalar PPK toplantısında bir yandan faiz kararını takip ederken diğer yandan Merkez Bankası’nın görünümü nasıl değerlendirdiğini anlamaya çalışacaktır." Türk Lirası’nın durumu hakkında ise kurum oldukça net bir tablo çiziyor. TCMB’nin likiditeyi çekmesi ve döviz satışlarıyla müdahale etmesi, TL’yi savaş ortamında bile diğer gelişmekte olan ülke (EM) paralarına göre daha dirençli kılmış durumda. Ancak petrolün 120 dolarlardan 85 dolara inip tekrar 100 dolara dayanması, borsa üzerindeki "olağan tepki" sınırlarını zorluyor. Ünlü & Co Borsa İstanbul Analizi: "BIST-100 endeksinin 13.200 puana yükselmesini pozitif bulmakla birlikte, kuvvetli bir eğilim oluşması için öncelikle 13.400 puanın üzerinde kapanışlar yapılması gerektiğini düşünmeye devam ediyoruz... Piyasaların somut adımlar görmek istediğini not etmek gerekir." Ünlü & Co ayrıca 2025 yılı cari açığının 25,2 milyar dolar (GSYH’ye oranla %1,6) seviyesinde kapandığını hatırlatarak, makroekonomik verilerin piyasa iştahı üzerindeki etkisinin sürdüğünü belirtiyor. Genel Değerlendirme: Yatırımcıyı Ne Bekliyor? Üç kurumun ortaklaştığı nokta, piyasanın şu an için "bekle-gör" modunda olduğudur. Bir yandan jeopolitik risklerin (Hürmüz Boğazı ve İran gerilimi) enerji fiyatlarını yukarı itmesi, diğer yandan TCMB’nin enflasyonla mücadele kapsamında faiz indirimlerini ötelemesi, borsada hızlı bir ralli ihtimalini zayıflatıyor. Stratejik Çıkarımlar: Likidite ve Fonlama: Fonlama maliyetinin %40 seviyesinde olması, borsadaki spekülatif hareketleri sınırlayabilir ancak TL varlıkların cazibesini (faiz kanalıyla) koruyor. Hisse Bazlı Ayrışma: Enerji maliyetlerinden doğrudan etkilenen ulaştırma ve sanayi hisseleri baskı altında kalabilirken, kurumsal karlılıkların enflasyon karşısındaki direnci 13.500 direncinin aşılmasında belirleyici olacaktır. Jeopolitik Haber Akışı: ABD Başkanı’nın "savaşın yakında sona ereceği" yönündeki açıklamaları moral verse de, petrol fiyatları 100 dolar sınırında kaldığı sürece piyasa tam bir rahatlama yaşamayacaktır. Sonuç olarak; BIST100 endeksi için 13.000 – 13.400 bandı, haftanın geri kalanındaki yönü belirleyecek olan ana koridordur. Yatırımcıların bugün saat 14:00’te açıklanacak olan TCMB kararını ve karar metnindeki tonlamayı (şahin/güvercin) en önemli veri seti olarak kabul etmesi gerekmektedir.

  • Recep Erçin: Değişken faizli mevduata ilgi yok

    Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası cinsinden tasarrufları özendirmek ve bankacılık sistemindeki aktif-pasif uyumsuzluğunu gidermek amacıyla değişken faizli mevduat ürünlerine yönelik…

  • İran Savaşı Piyasaları Sarsıyor: Asya Borsaları Düştü, Petrol 100 Doları Aştı

    Trump yatırımcıları savaşın biteceğine ikan edemdi. İran Hürmüz'ü kitledi. Panik satışlar yine başladı

  • Merkez Bankası’nın Zor Sınavı! Sanayi Toparlanamıyor! & Turizmde İptaller Başladı | Erdal Sağlam – Semih Sakallı video

    Bu hafta Gündemin Şifresi'nde Erdal Sağlam ve Semih Sakallı, tırmanan savaş geriliminin Türkiye ekonomisine, piyasalara ve siyasete olan etkilerini masaya yatırdı.

  • Çetin Ünsalan:  ‘Cambaza bak’ın adı faiz

    Bu ayki faiz kararı ne olur? Muhtemelen dünyadaki gelişmelere, enflasyonist baskılara baktığınızda faiz oranlarının sabit bırakıldığı bir fotoğraf karşımıza çıkacak.

  • İran’dan Uzun Savaş Tehdidi: Trump “Tahran Yenilgiye Yakın” Dedi

    Hürmüz Boğazı çevresindeki çatışmalar enerji piyasalarında büyük dalgalanma yaratırken petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel ekonomide yeni bir şok riskini gündeme getirdi.

  • Gazprom: TürkAkım Altyapısına Saldırılar Artıyor, Enerji Piyasasında Baskı Yükseliyor

    Enerji uzmanları ise BOTAŞ’ın artan maliyetler nedeniyle doğal gaz tarifesinde yeni bir artışa gidebileceğini belirtiyor.

  • İran’dan Tehdit: “Dünya 200 Dolarlık Petrol Fiyatına Hazır Olsun”

    ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaş küresel enerji piyasalarını sarsmaya devam ediyor. İran güçlerinin Körfez’de ticari gemilere…

  • Mehmet Öğütçü: Orta Doğu’daki Savaş Türkiye Ekonomisini Nasıl Etkiler?

    ürkiye için petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş cari açık, enflasyon ve finansal piyasalarda oynaklık riskini artırıyor. Bununla birlikte kriz, Türkiye’ye yatırım ve lojistik açısından yeni fırsatlar da yaratabilir.

Benzer Haberler