Sosyal Medya

Ekonomi

Gece Bülteni: ‘Merkez Bankalarından Politika Değişim Mesajı Bekleniyor…’

Önceki hafta Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, Fed'in bu yıl varlık alımlarını azaltabileceğine inandığını, ancak bu ayki Fed toplantısında bu yönde bir karar beklemediğini, St. Louis Fed Başkanı James Bullard da beklentilerin oldukça altında gelen istihdam verisine rağmen varlık alımlarının hızlı bir şekilde azaltılması görüşünü dile getirmişti...

Gece Bülteni: ‘Merkez Bankalarından Politika Değişim Mesajı Bekleniyor…’

Önceki hafta Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic, Fed’in bu yıl varlık alımlarını azaltabileceğine inandığını, ancak bu ayki Fed toplantısında bu yönde bir karar beklemediğini, St. Louis Fed Başkanı James Bullard da beklentilerin oldukça altında gelen istihdam verisine rağmen varlık alımlarının hızlı bir şekilde azaltılması görüşünü dile getirmişti. Geçtiğimiz hafta ise Philadelphia Fed Başkanı Patrick Harker, varlık alımlarının çok zaman geçmeden azaltılmasına yönelik adımı destekleyeceğini söyledi. Borçlanma maliyetleri konusunda da konuşan Harker, faizlerin 2022’nin sonlarında ya da 2023’ün başlarında yükseltileceği tahmininde bulundu.

Fed üyelerinden üst üste gelen bu söylemler varlık alım programının azaltılmasının yıl bitmeden başlama ihtimalini artırmış durumda. Varlık alım programının azaltılması piyasalar için bir risk olarak görülse de Fed’in bu süreci piyasalardaki görünümü bozmadan yürütme konusunda aşırı hassas davranacağını düşünüyoruz. Buna karşın alınacak kararların ilk anda bir süredir bu konunun sancısını yaşayan piyasalarda kısa süreliğine de olsa bir volatilite oluşturması sürpriz olmayacaktır. Bu nedenle çarşamba akşamı Fed ve devamında perşembe günü TCMB PPK toplantısı öncesi ve sonrası artabilecek volatiliteyi göz önünde bulundurarak, risklerin en kötü senaryoda dahi yönetilebilecek boyutlarda tutulması faydalı olabilir.

Merkez bankalarının haftası

ABD Merkez Bankası Fed ve TCMB yılın en kritik toplantılarından birini gerçekleştirecekler. Fed tarafında bu toplantıda varlık alım programının azaltılması dahil bir politika değişikliği beklenmese de varlık alım programının azaltımına ilişkin yol haritasının şekillenmesi bekleniyor. Bu toplantıda verilecek mesajlar yılın geri kalanında başta ABD faizleri ve dolar olmak üzere tüm piyasalarda volatilite artışına neden olabilir. Bu toplantıda varlık azaltımı konusunda niyet ortaya konsa bile net bir tarih ortaya konmazsa özellikle bir sonraki Fed toplantısı öncesinde volatilitede yeniden artış görülebilir. İçeride de TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı alınması muhtemel kararlar ve verilecek mesajlar ile ön plana çıkacak. Az da olsa faiz indirimi bekleyen olsa da piyasadaki ağırlıklı görüş, TCMB’nin bu toplantıda politika faizinde değişikliğe gitmeyeceği yönünde. Özellikle kurlarda görülen son yukarı yönlü hareketle birlikte artan hassasiyeti göz önünde bulundurduğumuzda TCMB’nin faizlerde değişikliğe gitmemesi sürpriz olmayacaktır. Bununla birlikte metinde önemli değişiklikler ve gelecek toplantılara yönelik önemli mesajlar yer alabilir. Özellikle önceki metinde yer alan “Enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar politika faizi, güçlü dezenflasyonist etkiyi muhafaza edecek şekilde, enflasyonun üzerinde bir düzeyde oluşturulmaya devam edilecektir.” cümlesinin yerini alacak cümle kritik olacaktır. Gelecek toplantılar için verilecek mesajların bu
cümlede yapılacak değişiklikle ya da yerine geçecek yeni paragrafla sağlanacağını düşünüyoruz. TCMB Başkanı’nın ağustos ayı enflasyonu açıklandıktan sonraki açıklamaları dikkate alındığında
çekirdek enflasyon ve enflasyon beklentilerinin ağır basacağı bir söylem ön plana çıkabilir.

TCMB rezerv güçlendirmeye hız verdi

Son aylarda yapılan swap anlaşmaları, IMF’in SDR imkanı, zorunlu karşılıklarda yapılan düzenlemeler gibi kalemlerle brüt döviz rezervini artıran TCMB, geçtiğimiz hafta da iki yeni adımla rezervlerdeki artışı destekledi. TCMB ilk olarak döviz hesapları için uygulanan zorunlu karşılık oranlarında değişikliğe gitti. 15 Eylül tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, zorunlu karşılık oranlarında 200 baz puanlık artırım yapıldı.

Haftanın son günü ise ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredileri kullanım ve geri ödeme koşullarında değişiklik yapılarak, 1 Ekim 2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere toplam reeskont kredisi limitini 30 milyar dolara yükseltildi. Henüz son kararların etkisinin görülmediği 10 Eylül haftasında TCMB’nin toplam rezervleri 120,1 milyar dolara ulaşmıştı. Böylelikle 2016 yılından bu yana ilk kez toplam rezervler 120 milyar doları aşarken, 10 Eylül haftasında swap hariç net rezerv ise eksi 39,2 milyar dolar oldu. Bu iki kararın etkisi ile brüt rezervlerin yeni bir sıçrama yaptığını görüyor olacağız. Her ne kadar net rezerv ve swap hariç net rezerv tartışmaları devam ediyor olsa da brüt rezervlerdeki artışın risk algısında iyileşme getireceğini düşünüyoruz. Yabancı girişinin genel bir trende dönüştüğünü henüz düşünmemekle birlikte, 10 Eylül haftasında 281 milyon dolarlık net portföy girişiyle TCMB’de merkez bankası başkanı değişikliğinin yaşandığı 26 Mart haftasından bu yana en büyük yabancı girişinin gerçekleştiğini görüyoruz. Bu hafta TCMB’den gelecek mesajlar bu girişlerin devam edip etmeyeceğini de belirleyecek.

Küreselde de endişeli bekleyiş var

Kritik Fed toplanışı öncesinde küresel ölçüde piyasalarda tedirgin bir bekleyiş söz konusu. Hisse senetleri endekslerinde birçok bölgede sıkışık ya da aşağı yönlü bir seyir izlenirken, dolar endeksi yeniden yükselişe geçmiş durumda. ABD 10 yıllık faizleri ise %1,40 sınırına dayandı. Düşük seyreden küresel risk iştahının bir satış furyasına dönüp dönmeyeceğinin S&P 500 Endeksi üzerinden takip edilebileceğini geçtiğimiz hafta bahsetmiştik. Geçtiğimiz haftaki yorumumuzda da ifade ettiğimiz üzere son yıllarda oldukça yüksek getiriler sağlayan S&P 500 Endeksi de son aylarda yükseliyor olsa da teknik göstergelerde oluşan uyumsuzluklar ve son dönemdeki zorlanmalar bir düzeltme riskinin gün geçtikçe artığını işaret ediyor. Bu durum gerçekleşecek ve S&P 500’de son zamanlar görülen yukarı yönlü trendler bir düzeltme ile kırılacak olursa, küresel ölçüde hisse senetleri için görünüm daha da zayıflayabilir. Küreselde dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan birinin bu olduğunu düşünüyoruz. Geçtiğimiz hafta bu yorumu yaptığımızda 4.460 civarında bulunan S&P 500 Endeksi’nde 4400 altında görünümün çok hızlı bozulabileceğini düşünüyoruz. Cuma günü akşam saatlerinde 4425 seviyesine kadar gerileyen S&P Endeksi’nde bu sabah vadelilerde 4.400’ün altına sarkılarak kritik noktalara gelinmiş durumda. Bu hafta Fed toplantısını da göz önünde bulundurduğumuzda kırılma mı yoksa yeni bir dönüş hikayesi mi başlayacak göreceğiz.

BIST önemli destek noktalarına geriledi

BIST 100 Endeksi 27 Temmuz’dan 2 Eylül’e kadar sağladığı primin yarısını geçtiğimiz hafta itibariyle vermiş durumda. Haftanın son 2 gününde yurtdışındaki negatif görünüme karşın BIST 100 Endeksi 1.412 seviyesi üzerinde tutunmayı başardı. Buna karşın teknik göstergelerdeki aşağı yönlü seyir devam ederek endeksteki zayıf görünümü işaret etti. Yurtdışında da hisse endekslerinin zayıf seyrediyor olması BIST 100’de orta vade için kritik olarak gördüğümüz %61,8 düzeltmesinin bulunduğu 1.396 seviyesini daha kritik hale getirmiş durumda. Bu hafta burası kırılacak olursa
satışların hızlanması söz konusu olabilir. Bu durumda 27 Temmuz’da yükselişin başladığı 1.340 civarı ilk hedef olacaktır. Buranın da altına sarkılması, orta vadede mart ayında TCMB Başkanı değişiminde anlık olarak görülen seviyelerin yeniden test edilmesine neden olabilir. Endekste 1.430 takip ettiğimiz ilk dirençken 1.450 aşılamadığı sürece her yükselişin yeni bir satış fırsatı olarak kullanılmaya devam edileceğini düşünüyoruz.

Yeni Haftada Ne Konuşacağız?

Son dönemde mevcut risklere bağlı olarak küresel risk iştahının baskı altında kaldığı görülüyor. Delta varyantı nedeniyle vaka sayılarındaki artış ve ekonomik toparlanmanın sekteye uğrayabileceğine ilişkin korkular aşağı yönlü risk unsuru olarak izlenmeye devam ediyor. Özellikle Çin ekonomisinde gözlenen yavaşlama ile Avrupa ve ABD’de güven endekslerindeki düşüş bu endişeleri gündemde tutuyor. Salgın kaynaklı endişelerin yanında küresel çapta gözlenen enflasyonist ortam ve merkez bankalarının erken bir sıkılaşmaya gidebileceğine dair endişeler de önemli bir risk ve baskı unsuru olarak takip ediliyor. Geçen hafta ABD’de güçlü gelen perakende satış rakamları sonrasında erken sıkılaşma endişeleri ön plana çıkarken, riskli varlıklarda satış baskısının artış kaydettiği ve dolar ile ABD tahvil faizlerinde yükselişlerin yaşandığı görüldü. Aynı zamanda emtia ve enerji fiyatlarındaki yükseliş eğilimi üretim maliyetleri üzerinde baskı oluştururken, enflasyon endişelerini beslemeye devam ediyor. Şu ana kadar piyasalardaki ağırlıklı görüş enflasyondaki yükselişin geçici olacağı yönünde şekillenirken, enflasyonda artış eğiliminin devam etmesi merkez bankalarının bu hususta daha temkinli olmasına ve belirli adımların atılmasına neden olacaktır. Bu hususta önümüzdeki süreçte salgın ve ekonomik toparlanma konusundaki endişeler ile küresel çaptaki enflasyonist ortam ve merkez bankalarının sıkılaşma adımları piyasaların gündemindeki önemli risk başlıkları olacaktır. Yeni haftada küresel çapta çarşamba günü sona erecek olan Fed toplantısı küresel piyasaların yakın takibinde yer alacaktır. Son aylarda Fed üyeleri varlık azaltımının başlaması konusunda şahin tonda açıklamalar yaparken, Fed toplantısında varlık azaltımı konusunda verilecek mesajlar, yayınlanacak projeksiyonlar ve Fed Başkanı Powell’ın mesajları oldukça kritik olacaktır. Aynı zamanda son dönemdeki ekonomik gelişmeler ışığında projeksiyon güncellemeleri de piyasalarda oynaklığı artırabilir. Küresel çaptaki gelişmelerin yanında yurt içinde de siyasi ve ekonomik gelişmeler önemini korumaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti ve bu kapsamdaki gelişmeler ile perşembe günü gerçekleşecek TCMB toplantısı yakından takip edilecektir. TCMB’nin faiz kararı ve karar metnindeki ifadeler TL varlıkların seyri üzerinde belirleyici olacaktır.

Türkiye

Yeni haftanın ilk bölümünde yurt içinde ekonomik veri akışı sakin seyrederken, 22 Eylül Çarşamba günü eylül ayı tüketici güven endeksi açıklanacaktır. Ağustos ayında 79,5 seviyesinden 78,2
seviyesine düşüş kaydeden tüketici güven endeksinin eylül ayı performansı takip edilecektir. Haftanın en önemli gelişmesi 23 Eylül Perşembe günü gerçekleşecek TCMB toplantısı ve faiz kararı
olacaktır. Piyasadaki genel beklentiler TCMB’nin faiz oranlarında bir değişime gitmemesi yönünde şekillenirken, Gedik Yatırım olarak bizim beklentimiz de faiz oranlarının %19,0 olarak korunması yönünde şekilleniyor. Bununla birlikte bazı kurumlar bir faiz indirimi olabileceği yönünde beklentilerini paylaşırken, TCMB’nin faiz kararı yurt içi piyasaların seyri açısından oldukça kritik bir önem taşıyor. Faiz kararının yanında TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nun geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada çekirdek enflasyona ilişkin yaptığı vurgu sonrasında karar metnindeki olası ifade değişimleri de yakından izlenecektir. 24 Eylül Cuma günü ise eylül ayına ait kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi açıklanacaktır. 2021 yılı içerisinde kapasite kullanım oranı %75 – %77 bandında dalgalanırken, reel kesim güven endeksi ağustos ayında bir önceki aya kıyasla düşüş göstererek 113,9 olarak açıklandı.

Avrupa

Euro Bölgesi’nde açıklanan güven endeksleri ve PMI rakamlarında salgın kaynaklı endişeler ile vaka artışlarının etkileri hissedilmeye başlanırken, ilerleyen süreçte Avrupa genelinde salgının gelişimi ve açıklanacak ekonomik veriler önemini korumaktadır. Euro Bölgesi’nde enflasyonist baskılar devam ederken, ECB üyelerinden gelen açıklamalar önemini korumaktadır. ECB üyeleri son dönemde enflasyon tarafındaki gelişmelerin ve risklerin yakından izlendiğini ifade ederken, pandemi alım programı konusunda şahin tonda açıklamaları ön plana çıkıyor. Salgın ve aşı cephesindeki gelişmeler, ekonomik veri akışları ve merkez bankalarının söylemler gündemdeki yerini ve önemini korumaktadır. Yeni haftada Euro Bölgesi’nde ekonomik veri akışı görece sakin seyrederken, 22 Eylül Çarşamba günü eylül ayı tüketici güven endeksi ile 23 Eylül Perşembe günü eylül ayı öncü PMI rakamları takip edilecektir. Açıklanacak öncü PMI rakamları ekonomik aktivitenin seyri ve salgının etkileri konusunda fikir vereceğinden önemli olacaktır. Ayrıca 23 Eylül Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) toplantısı önemli olacaktır. Geçen
hafta İngiltere’de açıklanan enflasyon verisi 2012 Mart’tan bu yana en yüksek seviyeye ulaşırken, BoE’den daha şahin mesajların gelme ihtimali göz ardı edilmemelidir.

ABD

Küresel piyasalarda merakla beklenen Fed’in faiz kararı 22 Eylül Çarşamba günü TSİ 21:00’da açıklanacak. Aynı zamanda, Fed ekonomik projeksiyonlarını yayınlayacak. TSİ 21:30’da Fed Başkanı
J. Powell’ın konuşması takip edilecek. Tahvil alım programı azaltılmasına dair bu toplantıda bir sinyal gelip gelmeyeceğine yönelik piyasa pek emin değil. En son açıklanan istihdam verileri kafa
karıştırırken, geçtiğimiz haftaki enflasyon verisi de artışın yavaşladığını gösterdi. Fed’in “enflasyondaki yükseliş geçici” yorumunu destekleyen bir veriydi. Bu karmaşıklığa rağmen piyasa bu yıl bitmeden bu konuya dair bir mesaj beklerken, bu haftaki toplantıdan çıkacak söylemlerde bu açıdan önemli olacak. En son haziran ayındaki toplantısında ekonomik projeksiyonlar yayınlanmış
ve faiz konusunda gelecek yıla sinyal vermeleri nedeniyle “şahin” bir Fed olarak yorumlanmıştı. Yeni yayınlanacak projeksiyonlarda, mevcut beklentilerin korunması yeni bir harekete neden olmayabilir ancak yeni revizyonların görülmesi durumunda piyasalar tepki verebilir. Çarşamba akşamı gelecek mesajlar kritik olduğu için geçtiğimiz hafta açıklanan ABD verilerinin etkisi sınırlı kalırken, küresel piyasalarda da risk iştahı çok güçlü değildi. Fed’e dair belirsizliğin yanına salgın kaynaklı endişelerde devam edince, piyasalarda kararsız ve karışık seyirlere neden oldu. Fed öncesi piyasalarda yeni bir hareket izlenmedi ve bu hafta da karar açıklanana kadar benzer seyir sürebilir. Endeksler haftayı kayıpla tamamladı. Dow Jones endeksi %0,48 ile 34.584, S&P500 endeksi %0,91 ile 4.432 ve Nasdaq endeksi de %0,91 ile 15.043 puanla kapatmış oldu. Yeni haftada Fed’in faiz kararı dışında ABD imalat/hizmetler PMI, konut verileri, haftalık işsizlik maaşı başvuruları takip edilecek. Bu hafta Fed Başkanı Powell’ın iki konuşması bulunuyor. İlki çarşamba günü Fed toplantısında, ikincisi de cuma günü olarak görülüyor. Fed akşamı yapacağı açıklamalar nedeniyle cuma günkü konuşması için piyasalar pek sürpriz beklemiyor.

 

Yasal Uyarı

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Gedik Yatırım

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler