Sosyal Medya

Ekonomi

Piyasa Bülteni: Para politikasının yüzde 98’i iletişim, yüzde 2’si eylemden ibarettir

Dün Türk mali piyasaları, günün ilk yarısında, TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nın sunduğu yılın ikinci enflasyon raporunu takip etti. Piyasalar açısından, rapor içerisinde…

Piyasa Bülteni: Para politikasının yüzde 98’i iletişim, yüzde 2’si eylemden ibarettir

Dün Türk mali piyasaları, günün ilk yarısında, TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nın sunduğu yılın ikinci enflasyon raporunu takip etti.

Piyasalar açısından, rapor içerisinde en önemli başlık olan ileriye dönük enflasyon tahminlerinin yukarı yönlü revize edildiğini gördük.

Sayıların dili ile konuşursak: 2021 sonu yıllık TÜFE artış tahmini %10-14,4 (orta noktası) %9,4’ten %12,2 , 2022 sonu tahmini ise %5-%10 (yine orta noktası) %7’den %7,5’e revize edildi.

Döviz kurunun alevli seyrinin ithal mal fiyatları üzerinden yaratacağı fiyat geçişkenliği de düşünülürse, bizim görüşümüz, 2021 sonu için, enflasyonun hedeflenen aralığın üst bandında gerçekleşeceği yönünde.

Araya bir dip not düşelim. Pazartesi günü TÜİK tarafından açıklanacak Nisan ayı resmi enflasyon rakamlarının, TÜFE’de, aylık bazda %1,8 olması ve yıllık rakamı da %17,2’ye taşıması bekleniyor.

Dönelim enflasyon sunumuna. Sunum esnasında, Başkan Kavcıoğlu’nun, ‘şahin’ bir üslup takıldığını fark ettik. Enflasyonla mücadele vurgusunu güçlendirmeye çalışan Başkan, hatta bir noktada Ağbal döneminde kullanılan ve önemli bir para politika sinyali olan “ilave sıkılaştırma gerekmektedir” ibaresine de yer vermesi, kısa vadede TCMB’nin gündeminde faiz indiriminin olmadığını gösterdi.

Buraya kadar, her şey planlı, seçilen cümleler kuvvetli ve piyasa dostu olması, haliyle Türk mali piyasalarına da olumlu yansıdı. USDTRY kuru 8,18-8,48 bandındaki sıkışmasının aşağı yönlü geçerek sunum esnasında 8,14 seviyelerine kadar gevşese de, iyimser hava pek de kalıcı olamadı.

Neden mi? Şeytan detaylarda gizli. Başkan Kavcıoğlu, sunum sonrası soru cevap kısmında, konuklardan gelen soruların tümünü okuyarak ve biraz da gergin bir vücut dili ile cevaplandırdı. Sosyal medya ve piyasa dedikodu mekanizmasında, kuvvetle muhtemel soruların önceden kendisine iletilmiş olabileceği algısı güç kazandı.

Manşetimizi bir kez daha okumanızı rica ederim. Türk Lirasına yatırım yapan yerli ve yabancı pek çok yatırımcının, Bankanın tahminlerini ve bundan sonraki duruşunu anlamaya çalıştığı bir günde, soruların cevaplarının kağıttan okunması, cevapların yüzeysel ve doyurucu olmaması hem alışılmadık, hem de repütasyon ve kredibilite açısından sıkıntılı bir durum.

Takdir edersiniz ki, soru cevap kısmı öncesinde var olan iyimserlik, Kavcıoğlu’nun soru ve cevap kısmı sonrası TL’de bir miktar değer kaybına neden oldu. USDTRY kuru 8,14 seviyesine kadar gevşese de, gün içerisinde kazanımlarını silerek 8,25 seviyesine yükselirken, dün de teknik bir şekilde yaklaştığımız BİST100 endeksi, öngörümüze paralel günü %1,1 oranında yükselişle tamamladı.

Akabinde, TCMB’nin her hafta Perşembe günü açıkladığı para ve banka istatistiklerini takip ettik. 22 Nisan ile biten haftada, parite ve fiyat etkisinden arındırılmış bir şekilde, gerçek kişilerin DTH’ı önceki haftaya göre değişim göstermezken, tüzel kişilerin DTH’ı ise 0,8 milyar dolar azaldı.

Yurtdışı yerleşiklerin, TL ve TL cinsi varlıklara olan ilgisine ışık tutan menkul kıymet raporu, yabancı yatırımcının 105 milyon dolar değerinde hisse senedi aldığına, 253 milyon dolar ise devlet tahvili sattığına işaret etti.

TCMB’nin brüt döviz rezervleri yaklaşık 1,7 milyar dolar azalışla 47,9 milyar dolar; altın rezervleri ise yaklaşık 1 milyar dolar artışla 40,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. Toplam brüt döviz ve altın rezervleri 88,7 milyar dolar seviyesine geriledi. Kamu mevduatı ve swap (emanet dövizleri) rakamlarını çıkardığımızda, net rezervlerin güncel rakamlarla 60 milyar dolar ekside olduğunu görüyoruz.

Cenevre’de sonuçlanan 3 garantör ülke ve Kıbrıs’ın iki toplumu (5) ve Birleşmiş Milletler (BM)’den (1) oluşan 5+1 gayri resmi Kıbrıs Konferansı tahmin edildiği üzere yine çıkmazla sonuçlandı. BM Genel Sekreteri Guterres’in yaptığı açıklamada taraflar arasında derin görüş ayrılıkları olduğunun altı çizilirken, pes etmeden yine 5+1 formatında tarafların görüşme konusunda mutabık kaldığını söyledi.

Yurtdışı piyasalarda ise, FED’in olağan toplantısı ardından kullanılan yumuşak ton ve destekleyici duruş, hatta bırakın faiz artırmayı, tahvil alım programının bile azaltılmasının gündemde olmadığının altının çizildiği bir ortamda (ultra gevşek para politikası devam), dün piyasaların iyimser havasını gün sonunda korumakta zorlandıklarını gördük.

Piyasaların kılavuzu konumunda risksiz faiz olan ABD 10 yıllık devlet tahvilinin getirisinin geçen hafta %1,52 seviyesine gerilemesi ardından yeniden %1,65 seviyelerine yükselmesi, iyimser havayı bir nebze de olsun baskıladı. Kıymetli madenlerin yükselmekte zorlandığı ama düşme noktasında ise havadan nem kapacak kadar hassas bir dönemde olduklarını itiraf etmek gerekiyor.

Kısa vadede, ABD 10 yıllık tahvil faizide gevşeme görebilecek olsak da, teknik çizimimiz sert bir yükseliş hazırlığına işaret ediyor. Umarım yanılıyorumdur (bakınız grafik).

Nisan ayının son iş gününde, ayı ilk bitirmeye hazırlanan Asya piyasalarında bu sabah hava pek de alıştığımız gibi iyimser değil. Tedarik darboğazları ve artan maliyetler üretimi baskıladığından ve denizaşırı talep ivme kaybettiğinden, Çin’in fabrika aktivitesi büyümesi Nisan ayında yavaşlarken, tahminlerin de altında kaldı. Kore borsası %1,5 düşüşle başı çekerken, Asya genelinde borsalar %0,5 düzeyinde ekside işlem görüyor.

Küresel mali piyasaların da günü hafif satıcılı bir seyirle karşılayacağını düşünüyoruz. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde yüzler gülmüyor. USDTRY kurunda 8,18 seviyesini altında gecelik kapanış görmeden, 8,18-8,48 bandının korunacağını; aksi takdirde 7,99-8,18 ‘karasularına’ girdiğimizi savunacağız.

Türkiye cephesinde tam kapanmanın ilk günü başlarken, veri akışında içeride dış ticaret rakamları dışarıda ise Almanya ve Euro Bölgesi öncü büyüme, ABD’de kişisel harcamalar, gelirler, çekirdek PCE (Fed yakından takip ediyor) ve Michigan Üniversitesi güven endeksi takip edilecektir.

 

 

Kaynak: iktisatbank.com

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler