Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Ekonomi

Gıda krizi riski kapıda

Marketlerde yağ, şeker, un, kahve gibi birçok ürünün kotalı satılmasına yol açan ham madde krizi, bu haftaki kur krizi sonrası tarlaya indi. Fiyatlama yapamaz hale gelen firmalar gübre ve zirai ilaç satışlarını durdurdu. Zaten kuraklık nedeniyle ciddi verim düşüklüğü yaşanan tarımsal üretimde bir de toprağa gübre atılamayacak olması, 2022'de gıda krizi yaşanacağına yönelik ciddi endişeler yarattı.

26 Kasım 2021

Gıda krizi riski kapıda

Marketlerde yağ, şeker, un, kahve gibi birçok ürünün kotalı satılmasına yol açan ham madde krizi, bu haftaki kur krizi sonrası tarlaya indi. Fiyatlama yapamaz hale gelen firmalar gübre ve zirai ilaç satışlarını durdurdu. Zaten kuraklık nedeniyle ciddi verim düşüklüğü yaşanan tarımsal üretimde bir de toprağa gübre atılamayacak olması, 2022'de gıda krizi yaşanacağına yönelik ciddi endişeler yarattı.

Ham madde temininde yaşanılan zorluklara döviz kurundaki rekor artışlar da eklenince fiyatlama yapamayıp satışların durdurulduğu ürünlere gübre ve zirai ilaç da eklendi.

Geçen haftalarda market raflarında şeker bulunamamasıyla başlayan bu süreç, çok geçmeden yağ, kahve ve un satışlarına da sıçramış; fabrikadan kotalı satılmaya başlayan bu ürünler, marketlerde de kotayla satılır hale gelmişti.

Bu hafta başında Türk lirasında görülen tarihi değer kayıpları sonrası bu sorun tarlaya indi.

Sozcu.com.tr’ye konuşan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Baki Remzi Su İçmez, tarımsal girdi satan bayilerin önünü görememesi nedeniyle gübre ve zirai ilaç satışlarının durduğunu, bu sorunun 2022’de ciddi bir gıda krizi riski doğuracağına dikkat çekti.

Ankara Polatlı’da gübre bayiliği yapan ziraat mühendisi Murat Çelik ise, şu an hiçbir gübre firmasının sipariş almadığını, hatta siparişleri yıl başına kadar durduran firmalar olduğu bilgisini vererek bu durumun aylarca süreceğine işaret etti.

SON BİR YILDA YÜZDE 200’DEN FAZLA ZAMLANDI

Birkaç ay önce Avrupa’da yaşanan doğalgaz krizi sonrası fiyatı en çok artan ürünlerden biri gübre olmuştu.

Gübrenin ham maddesi olan doğalgazdaki aşırı fiyat artışı, yurt içinde de gübre fiyatlarının bir yılda yüzde 157’den fazla zamlanmasına yol açmıştı. Buna şimdi de yurt içindeki kur krizi eklenince gübredeki son bir yıllık zamlar yüzde 200’ü aştı.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baki Remzi Suiçmez, gübreye sadece son 15 günde 200-250 lira arasında yeni zamlar geldiğini söyledi.

Bu hafta başında döviz kurunda yaşanan rekor artışların ise henüz gübre satışı yapılmadığı için fiyatlara yansımadığına dikkat çeken Suiçmez, satışlar yeniden başladığında kurdaki son artışların da satış fiyatlarına yansıyacağını belirtti.

‘ÇİFTÇİ BU FİYATTAN NASIL SATIN ALSIN!’

Suiçmez, “Satışlar başlasa da vadeli satış yapılamıyor. Gübrenin tonu 2020 Haziran’da 1800 TL iken, Haziran 2021’de 4 bin 100 TL’ye çıkmıştı. Kasım ayı başında 10 bin TL idi, şimdi ise 11 bin 750 lira. Çiftçi bu fiyatlara peşin fiyattan gübre nasıl alsın” diye konuştu.

TÜSİAD Gıda ve Tarım Çalışma Grubu Üyesi ve Yeni Çiftçi Platformu Kurucusu Emrah İnce ise, “Gübre satışlarının yüzde 15-20 oranında azaldığını duyuyoruz. Üre gübresi 13 bin 200 TL’ye, DAP 11 bin 750 TL’ye çıktı. Kimse önünü göremiyor” dedi.

Aynı zamanda Tekfen Tarım Eski Genel Müdürü de olan İnce, “Satış yapılsa hangi kur seviyesinden yerine konulacağını bilmiyorlar. Öngörülebilirlik kaybedildi” değerlendirmesinde bulundu.

2022 TARIMSAL ÜRETİMİ TEHLİKEDE

Ziraat mühendisi Murat Çelik ile Adana’da gübre bayiliği yapan Ziraat Mühendisi Semih Karademir ise, gübredeki sert fiyat artışlarının çiftçinin tarlaya ya az gübre atması ya da hiç atamamasıyla sonuçlanacağına, bunun da gıda krizi yaratacağına dikkat çekti.

Çelik, “Şu an kış dönemine yaklaşıyor olmanın etkisiyle gübreye zaruri bir ihtiyaç duyulmuyor. Ancak, çiftçi toprağa gereken miktarda gübre atamayacak. Bu da istediğimiz verimi elde edemememiz, ürün açığının devamı anlamına geliyor” dedi.

Karademir ise, “İşin tehlikeli boyutu, mevcut gübre fiyatlarından dolayı üreticilerin gübre kullanamamasıdır. Bu da 2022’de gıda kriziyla karşı karşıya kalmamız anlamına gelebilir” diye konuştu.

Suiçmez de aynı tehlikeye dikkat çekiyor: “Çok daha zor günler bekliyor bizi. Kuraklığın etkisiyle gelecek yıl hububat başta olmak üzere kendine yeterlilik oranımız daha da düşecek. Kuraklığın yanında bir de gübre atılamaması, girdi maliyetlerinin her geçen gün ciddi şekilde artması 2022 tarımsal üretimine olumsuz yansıyacak. Bu durum bazı çiftçilerin tarımdan uzaklaşmasına da yol açacaktır.”

Gamze BAL sozcu.com.tr

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

Web TÜFE’de Eylül enflasyonu yüzde 2,29: Akaryakıt fiyatları öne çıktı
Ekonomi

Web TÜFE’de Eylül enflasyonu yüzde 2,29: Akaryakıt fiyatları öne çıktı

Enflasyon baskıları yükse kalıyor, TCMB faiz indirmek için gerekçe bulmakta zorlanacak

25 Eylül 2026
İstanbul, StartupBlink 2026 Endeksi'nde Avrupa'nın En İyi 10 Girişimcilik Ekosistemi arasına girdi
Ekonomi

İstanbul, StartupBlink 2026 Endeksi'nde Avrupa'nın En İyi 10 Girişimcilik Ekosistemi arasına girdi

İstanbul, StartupBlink 2026 Global Startup Ecosystem Index'te Avrupa'da 9'uncu, dünyada 45'inci sırada yer alarak ilk kez Avrupa'nın En İyi 10 girişimcilik ekosistemi arasına girdi...

24 Eylül 2026
Yüksek Faiz Dönemi Uzuyor: Piyasa Analizleri Ne Söylüyor?
Ekonomi

Yüksek Faiz Dönemi Uzuyor: Piyasa Analizleri Ne Söylüyor?

Citi Wealth’ün 22 Eylül 2026 tarihli analizinin temel tezi, küresel ekonominin sanıldığı kadar yüksek faiz kırılganlığı göstermediği ve bu nedenle merkez bankalarının enflasyona karşı daha sıkı para politikasını sürdürebilecek alanının bulunduğu yönünde. Fed, Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırımlarını aynı küresel eğilimin parçaları olarak değerlendiren Citi, özellikle ABD’de güçlü büyüme, gevşek finansal koşullar ve dirençli şirket bilançolarının yüksek faiz ortamının ekonomi tarafından şimdilik absorbe edilmesini sağladığını düşünüyor. Fed’in 25 baz puanlık faiz artırımının ardından S&P 500’ün yükselmesi, VIX’in gerilemesi, kredi spreadlerinin daralması ve 10 yıllık ABD tahvil faizinin ilk tepki olarak düşmesi de Citi tarafından piyasanın kararı panik değil, “makul bir sıkılaşma” olarak okuduğunun göstergesi şeklinde değerlendiriliyor.

24 Eylül 2026