Sosyal Medya

Döviz

AB Zirvesi: Erdoğan’ı teşvik ve yaptırımlarla iyi ikili ilişkilere yönlendirme hedefi

ABD Başkanı Biden’ın uluslararası politika ajandası yavaş yavaş devreye girmeye başladı. Trump döneminde bağları kopma noktasına gelen ABD ve AB…

AB Zirvesi: Erdoğan’ı teşvik ve yaptırımlarla iyi ikili ilişkilere yönlendirme hedefi

ABD Başkanı Biden’ın uluslararası politika ajandası yavaş yavaş devreye girmeye başladı. Trump döneminde bağları kopma noktasına gelen ABD ve AB şimdi Transatlantik İttifakı’nı yeniden canlandırmayı hedefleyerek ikili işbirliğini güçlendirme kararı aldı.

AB Yüksek Temsilcisi Borrell ile ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken Brüksel’de bir araya geldikleri toplantıda konular Çİn, Rusya ve Türkiye öncelikli idi.

İki lider Çin konusunda ikili diyalog sürecini işbirliği, rekabet ve sistematik mücadele unsurları ekseninde başlatmakta anlaşırken, Rusya’nın artan meydan okumalarına karşı da işbirliğini artırmayı kararlaştırdı.  Hedef olarak da Rusya’nın Ukrayna ve Gürcistan’a süren saldırgan tutumu, askeri meydan okumaları ve dezenformasyon, seçim süreçlerine müdahale, kötü niyetli siber faaliyetler nedeniyle oluşturduğu hibrid tehditler önceliklendirilmiş durumda.

Yapılan ortak yazılı açıklamada, görüşmede Türkiye’nin de ele alındığı kayda geçirilirken, ayrıca tarafların insan hakları, güvenlik, iklim değişimi, mütekabiliyet ve ekonomi gibi başlıklarda da işbirliği yapacakları belirtildi.

Tükiye ile Göçmen Anlaşması

Brüksel’de bu gece başlayıp iki gün sürecek AB liderler zirvesi öncesinde, Almanya’da örgütlü mültecilere yardım kuruluşu Pro Asyl, AB devlet ve hükümet başkanlarını Türkiye ile yeni bir mülteci anlaşması yapmaması konusunda uyardı.  Pro Asyl yöneticisi Burkhardt, Türkiye’deki mülteciler için ne koruma ne de gelecek persfektifi olduğunu eklerken, “İnsan hakları pahasına yeni bir anlaşma olmamalı” dedi.

Müzakereler sürüyor: Mülteci anlaşmasına karşılık vize serbestisi, Gümrük Birliğ’nde günclleme ve müzakrelere devam isteği

AB liderlerinin, 25-26 Mart’ta bir araya geleceği zirvede Türkiye ile ilişkilerinin geleceğini de masaya yatıracak. Türkiye ile ilgili olarak görüşülecek gündem maddeleri arasında 2016 tarihli mülteci mutabakatının yenilenmesi de var. Türkiye, müzakereler çerçevesinde mülteciler için AB’den daha fazla maddi yardım istiyor.

Ancak Türkiye’de eleştirilere neden olan insan hakları ve düşünce özgürlüğü ihlalleri nedeniyle Almanya’daki sivil toplum kuruluşları ve siyasetçiler Türkiye ile iş birliğini geliştirmek yerine, temel hak ve özgürlüklerden taviz verilmeyeceğine ilişkin açık bir mesaj verilmesini talep ediyor.

Türkiye’nin gündeme geleceği Zirve öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Almanya Başbakanı Merkel video konferans aracılığı bir görüşme gerçekleştirdi. Diyaloğun devamını vurgu yaptığı açıklanan Erdoğan, Türkiye ile AB arasındaki mülteci mutabakatının güncellenmesi çalışmalarının “vize serbestisi, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve müzakere faslı açılması gibi unsurları da ele alarak bütüncül şekilde yapılması gerektiğini” söyledi.

AB’den Türkiye için yeni yol haritası: Ya teşvik ya yaptırım

Türkiye ile ilişkiler konusunda, hem teşvikler hem de olası yaptırımlar içeren yeni bir yol haritası hazırlayan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “Türkiye’deki kötüye gidişat” nedeniyle AB’nin atmayı düşündüğü adımlar konusunda beklemesini tavsiye etti.

Deneyimli diplomat, Ankara ile yaşanan gerilimlere rağmen, AB’nin Türkiye’ye, Mülteci Mukatabatı kapsamındaki mali yardımlarını sürdüreceğinin sinyalini verdi.

Borrell’in hazırladığı 16 sayfalık raporda, AB-Türkiye ilişkilerinde “pozitif gündem” çerçevesinde muhtemel adımlar için ise beklenmesi tavsiyesinde bulunuldu.

Borrell, Türkiye ile ilişkiler için tavsiye ettiği yeni yol haritasında, ilişkilerdeki belirsizlik nedeniyle, hem Türkiye’ye yönelik teşvik edici adımların, hem de olası yaptırım seçeneklerinin masada tutulmasını öngörüyor.

Türkiye’nin önümüzdeki aylarda yapıcı tutumunu muhafaza etmesi ve güçlendirmesi halinde, AB’nin de Ankara ile daha yakın bağ için, ortak çıkarların olduğu konularda, kademeli olarak işbirliğini güçlendirecek adımlar atması öngörülüyor.

Ancak teşvik niteliğindeki bu adımların, “orantılı” ve “tersine çevirilebilir” nitelikte olması gerektiği belirtilerek, ihtiyatlı bir strateji izlenmesi öneriliyor.

AB raporundaki havuçlar ve sopalar…

AB’nin Türkiye ile işbirliği imkanlarını geliştirmek için: 

  1. Mülteci Mutabakatı kapsamındaki işbirliği ve bu bağlamda gerek AB’nin, gerekse Türkiye’nin yerine getirmesi gereken yükümlülükler, ilk iki maddede sıralanıyor.
  2. Üçüncü maddeyi Türkiye-AB ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi oluşturuyor. Borrell raporunda, ekonomide karşı karşıya kalınan zorluklar nedeniyle bu alanda yapılacak işbirliğinin her iki tarafın da menfaatine olacağının altını çiziyor. Bu bağlamda AB üye ülkelerinin Türkiye ile Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve kapsamının genişletilmesi için AB Komisyonu’na yetki verebileceğine işaret ediliyor.  Bunun Türkiye’deki ekonomik reformlar için de bir rehber olabileceği belirtiliyor.
  3. Dördüncü maddede, askıya alınan üst düzey siyasi diyalogun ekonomi, enerji, ulaşım, siyasi gelişmeler, güvenlik ve dış politika gibi alanlarda yeniden başlatılması öneriliyor. Siyasi diyaloğun iklim, iç güvenlik, dinler ve kültürler arası ilişkiler gibi alanlara da genişletilebileceği belirtiliyor.
  4. Borrell’in teşvik bağlamındaki beşinci ve son önerisini ise güven artırıcı önlem olarak nitelendirdiği, toplumlar arasında temasların artırılması oluşturuyor. AB Komisyonu’nun, Türkiye’nin Erasmus+, Ufuk Avrupa gibi programlara katılımını kolaylaştırmaya devam etmek istediği aktarılıyor.

AB’nin kozu yaptırımlar: “Kısıtlayıcı Tedbirler”

Josep Borrell, Türkiye’nin AB ile “samimi bir partnerlikten” yana tutum takınmaması, başta Doğu Akdeniz’de olmak üzere, yeniden tek taraflı ve uluslararası hukuku ihlal eden eylemlere girişmesi halinde devreye sokulmasını önerdiği madddelerin tanımı “hedefli, orantılı ve geri çevirebilir” olmaları:

  1. Anlaşmazlıkların yaptırım aşamasına gelmesi durumunda, AB-Türkiye ilişkilerini canlandırmak için hayata geçirilen teşvik adımlarının askıya alınması öngörülüyor.
  2. Ekonomiye ağır baskı kuracak yaptırımlar arasında Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleri nedeniyle yaptırım uygulanan kişiler listesine yeni isimlerin dahil edilmesi, yaptırımların tüzel kişilere genişletilmesi bulunuyor.
  3. Avrupa Yatırım Bankası ve diğer mali kurumların desteklerinin kısıtlanabileceği, bu yolla AB-Türkiye ekonomik ilişkilerinin daha da sınırlandırılabileceği belirtilirken,
  4. Türkiye ekonomisi için önem taşıyan turizm sektörüne de, turizm tedarik hizmetlerine getirilecek yasaklar ya da seyahat kısıtlamaları ile yaptırım uygulanabileceği belirtiliyor.
  5. Beşinci maddede ise Türkiye’deki enerji ve ilgili sektörlere ilave tedbirler getirilmesi, belirli ürün ve teknolojilere ihracat ve ithalat yasaklarının uygulanması öneriliyor.

Kararı liderler verecek

AB liderleri, Aralık ayındaki zirvede, Türkiye’ye özellikle Doğu Akdeniz’de gerilim politikalarına son vermek ve yapıcı bir tutum takınmak için Mart ayına kadar süre tanımış, aksi takdirde kapsamlı yaptırımlara yönelebilineceği uyarısında bulunmuştu. Liderler aynı zamandan Borrell’den, Ankara’yı gerilim politikalarından vazgeçirmek için ne tür yaptırımların öngörülebileceği, ilişkilerde nasıl bir strateji izlenmesi gerektiği konusunda, bir rapor hazırlamakla görevlendirmişti.

Liderlerin, raporda da yer verilen “zamana ihtiyaç var” önerisi doğrultusunda, Türkiye’de yaşanan gelişmeleri izlemeye öncelik vermeyi tercih edebileceği belirtiliyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Brüksel’de Avrupa Birliği hükûmet liderlerini bir araya getirecek zirveden önce, “Türkiye’nin insan hakları ve hukukun üstünlüğü standartlarına uymasını bekliyoruz” dedi.

DW Türkçe Derleme

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler