Sosyal Medya

FÖŞ yazdı:  Ekonomide yaz başlamadan bitti

16 Haziran 2020

Bu yaz tatilini kayrojenik bir tabutta suni kış uykusuna yatarak geçirmeye karar verdim. Çeşitli insan dondurma laboratuarları ile temas halindeyim, en iyi teklifi değerlendireceğim. 2022 sonunda uyandırılmak istiyorum. Tabii, daha önceki makalelerimde öngördüğüm gibi Covid-19 salgını emperyalist-faşist Epsilon Eridani İmparatorluğu’nun dünyayı işgal öncesi “yumuşatma” operasyonuysa, derhal uyandırılmalıyım. Çünkü, vatanı satma ve her dış güce yaltaklanarak şevkle hizmet verme konusunda çok güçlü bir özgeçmişim var. Epsilon Eridani sömürge valisinin benim gibi yetenekli “yerlileri” değerlendireceğini düşünüyorum.

Gerçekten de, Türkiye bir ekonomist için bu gezegende  yazı geçirmek istediğim   en son yerlerden biri.  Ekonomide yaz başlamadan bitti, ve sosyal-siyasal karmaşa da şimdiden Fahrenheit 451 dereceye ulaştı.

Hani “çabalama kaptan ben gidemem” şarkısı var ya, bu makaleyi okurken onu dinleyin bir taş plaktan. Çünkü, hükümetin ekonomiyi canlandırmak için yaptığı tüm hamleler test sürüşünde Volvo’nun granit duvara çarpması etkisini yaratacak.

Neden yaz gelmeyecek?  İlk nedeni Covid-19’da 4.5G  dalgası başladı. Evet, bu ikinci dalga değil, birinci dalga da sayılmaz, çünkü bir ara vakaları Temmuz’da çift hanelere gerileteceğimizi düşünüyorduk. Dün, yeni hastalar 1600’e çıkarken, Konya, Kastamonu, Diyarbakır, Batman gibi  illerde vakalar kaygı verici oranda yükseliyor. Sendikaya göre, AVM’ler virüs kaynıyor. Cumhuriyet’te çıkan açıklamaya dikkatinizi çekerim:

 

“Alışveriş merkezlerinde (AVM) örgütlü bulunan TezKoop-İş Sendikası Genel Başkanı Haydar Özdemiroğlu, vaka sayısının artışa geçtiğine dikkat çekti.

Özdemiroğlu, İstanbul, Ankara, Kayseri, Kocaeli, Bursa, Eskişehir, Mardin, Diyarbakır ile Bodrum’daki AVM ve büyük mağazalardan yeni vaka haberleri aldıklarını söyledi”.

 

Hadi geçmiş olsun, o zaman.  Hükümet muhtemelen yeniden yurtçapında sokağa çıkma yasağı uygulamasına dönmez. İki nedeni var. Birincisi, yalnız Türkiye’de değil bir çok ülkede toplu sokağa çıkma yasaklarının derin psikolojik yaralar açtığı gözlendi. İkincisi, ekonomiyi toparlamak uğruna Sevgili Hükümet artık umudunu “sürü bağışıklığına” bağlamış olabilir. İyi de,  vatandaşların en az yarısının zihnini kemiren hastalığa yakalanma korkusu sürü bağışıklığından iyice tırsar. Zengin ve iyi eğitilmiş bireyler, evden çıkmayacak, on-line dışında alışverişleri ve dışarda yeme-içme-eğlenmeyi asgariye kesecekler.

İkinci neden turizm sezonunun başlamadan bitmiş olması. Siz AKP’ye yandaş basına hiç inanmayın. Almanya vatandaşlarının AB dışına çıkmasını istemiyor. İran hala salgından kırılıyor. Rusya ha keza. Daha da kötü haber, diğer bir turist aldığımız bölge, Arap coğrafyası da salgınla başa çıkamadı.

Turizm doğrudan en az 600 bin, tedarikçilerle birlikte belki de bunun iki katı insana iş sağlıyor. O da bitti. Ayrıca binlerce küçük tesis, çiftlik, depo, lojistik şirketi de turizmden geçiniyor. Ruhlarına fatiha. Geçen sene turizmden net $26 milyar FX geliri yazmıştık. Bu sene gelir tablosunun altında “avucumuzu yaladık” yazacak.

Üçüncü ve en önemli neden ise, Saray’ın “ekonomik güven” kavramını asla anlayamaması. Saray’ın kafasındaki “Anneniz’den kalma” ekonomik güven, her aykırı sesi susturma, grevleri engelleme, protesto eden herkesi iyice marizlemeye dayanıyor. Halbuki tam tersidir. Vatandaş temsil edilmediğini, makul dilek ve itirazlarının Hükümet çevrelerinde soğukkanlı bir değerlendirmeye tabii tutulmayıp, ona  baskı gerekçesi olarak kullanıldığını düşünürse, harcama yapmaz. İşdünyası zaten PERT, bir de her an maraza çıkması ihtimalinden işkilleniyor, şak diye kesecek istihdamı, sabit sermaye yatırımını.

Bakın, HDP protesto yürüyüşü yapacak, anında yasak. Bu ülkede Kürt yok mu kardeşim?  Onlar ikinci sınıf vatandaşlığa indirgendiklerinin farkında değil mi? Polisin neyi eksik de, bir de bekçi teşkilatı kurdunuz?  Laik kesim bu teşkilatın Tonton Makute’ler gibi rejime ters duranları islah etmek için kurulduğunu düşünüyor. Bu kesim, birikimlerini Türkiye’de tutar mı, harcama yapar mı?

“Bunların hepsi senin hasta kafanın fantazileri!” mi dersiniz?  Anında kanıtlarımı sunayım size. Tablo 1:  İşletmeler kapanıyor, yatırımlar erteleniyor.

 

 

 

 

Tablo 2: İşdünyasının %59’u ikinci dalgaya hazır değil. Her iki tablo da TÜSİAD, Turkonfed ve BM Kalkınma Ajansı’nın ortak anketinden alınmıştır.

 

 

 

 

Tablo 3:  Metropoll Mayıs anketinde Ekonomi kötüye gidiyor diyenlerin oranına bakın.

 

 

 

Tablo 4:  Yine Metropoll Mayıs anketi, ekonomi kötüye gidecek diyenlerin oranına bakın.

 

 

 

 

 

 

Bir kez daha sorayım Sevgili Hükümeti’me.. Yaptıklarınız ekonomiyi canlandırmak içinse, belli  ki ters tepmiş.  Daha ne kadar hatada sebat edeceksiniz?

Sonbaharı hiç düşünmek istemiyorum. Yazdan perişan çıkmış vatandaş ve işdünyasını TL3 trilyondan fazla vadesi gelen kredi bekliyor. Ya ödemeyip iflas edecekler, ya da bankalara “idare edin, canım” denecek. Bankalar sermayeyi kediye yükleyecek.

Evet, ben şimdi serin kayrojenik tabutuma dönüyorum. Ben kış uykusundan çıkarken, Türkiye ekonomisi tabuta girecek.

 

FÖŞ

 

FÖŞ: Cari Açık, Sermaye Kaçışı ve Döviz Kuruna Etkisi

 

UYARIYORUM: Siyasette Gerginlik Ekonomik Buhranı Derinleştirir!

 

Morgan Stanley:  Türkiye ekonomisi %4.8 daralacak

 

OECD:  Türkiye fena halde daralacak

 

 

 

 

https://twitter.com/AtillaYesilada1

Yorumlar

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları