Sosyal Medya

Gerçek büyüme oranı nedir?

11 Mart 2019

Siz bu satırları okurken TUİK 2018 milli gelir istatistiklerini yayınlayacak.  ParaAnaliz’de de haber olarak var, Reuter ve BloombergHT anketleri 4Ç’de Ç/Ç daralma, 2019’da ise asfaltta lastik izleri bırakacak bir fren bekliyor.  Daha basit bir deyimle, yeniden dengelenme filan yok, ölüm orucundayız. Hükümet bir yanda mali ve parasal istikrar derken, öte yanda da aba altında sopa gösterme politikasıyla ekonomiyi canlandırmak için göbeği çatlayıncaya kadar uğraşıyor.

Yok, yok, bende sübjektif hiç bir şey yok. Hemen kanıt vereyim.  Bakın, kredi faizleri nasıl düşmüş:

Eee. Ne güzel işte, konkordato korkusu bitti, bankalar da daha düşük kredi riski fiyatlıyor. Sen onu külahıma anlat. Eğer bankalar gerçekten gönüllü olarak kredi faizleini düşürseydi, daha fazla kredi verirdi. Veriyorlar mı?  Sadece kamu bankaları veriyor. Özel yan çiziyor, ya da verecek müşteri bulamıyor:

Türkiye’de artık resmi verilerin neyi anlattığını kestirmek ayrı bir sanat haline geldi. Mesela Betam’a göre, Tanzim Satışlar Ankara ve İstanbul’da gıda enflasyonunu 6 puan düşürmüş.  Şimdi, bu enflasyonla mücadele programının zaferi mi, yoksa çiftçi, hal ve pazar esnafını aç bırakarak seçmene ulufe dağıtmak mı?  Tanzim Satışlar kalıcı dez-enflasyon sağlar mı, yoksa palyatif midir?

Bugün açıklanacak Tuik milli gelir istatikleri hakkında da benim açımdan bir sıkıntı, bir de çok büyük soru işareti var. Sıkıntı, çok geç yayınlanıyorlar. Mart’ın 11’nde Aralık 31’de ekonominin fotoğrafını görmek yararlı da, çok da yararlı değil. Tuik’in artık nowcast benzeri bir yöntemi de araç kutusuna ekleyip öncü GSYİH-GSMH tahminleri üretmesini dilerim. İkincisi, asla kapanmayan, ama toplumun ilgisizliği yüzünden Tuik’in hesap vermek zorunda kalmadığı bir tartışma var. Bu veriler ne denli gerçekçi?  Tuik’i hiç bir zaman siyasete yaranmak için veri üretmekle suçlamadım, ama dünyanın en kaliteli milli gelir serisini yayınlayacağız diye, abarttılar ve ortaya saçma sapan rakamlar çıkıyor.    İdari kayıtları kullanarak GSYİH hesaplamak akılcı değil.

Ben size gerçek büyüme nasıl hesaplanır anlatayım. En gerçekçi gösterge, elektrik tüketimi.  Çünkü, ne sanayi, ne de hanehalkı elektrik tüketmeden ekonomik faaliyeti sürdüremez. Aşağıda Türkiye’de elektrik tüketiminin grafiğini sundum.

2017’de Kredi Garanti Fonu pompalı hormonlu büyüme hariç, resmi rakamlardan daha düşük bir büyümeye işaret ediyor. 2019’un ilk iki ayında ise daralma var.

Kredi büyümesi ile 4 çeyrek sonra GSYİH büyümesi arsında doğrusal korelasyon çok yüksek.  İspatı aşağıdaki grafiktedir:

Ama kamu bankalarının önüne  gelene kredi vermesiyle bu ilişki bozuldu. Çünkü kamu kredileri nereye gidiyor, etkin dağıtılıyor mu, emin olamıyorum.  Eğer makaledeki ilk grafikte sunduğum özel bankaların kredi büyümesi trendine bir  kez  daha göz atarsanız, hala daralma bölgesinde olduğunu göreceksiniz. Bu grafikten çıkan sonuç, ekonomide daralmanın bir kaç çeyrek daha süreceği yönünde olur.

Hane halkının harcamalarını vergi gelirlerinden de ölçebiliriz, çünkü toplam vergi hasılatının nerdeyse %70’i dolaylı, yani tüketim vergileri. KDV-ÖTV. Hane halkı harcamıyorsa, bunlar da yavaşlar. Ocak-Şubat nakit bütçe verilerini kullanmadım, çünkü TCMB temettü avansı yüzünden gelir-hane halkı tüketimi arasında ilişki bozulmuş, ama aşağıdaki İngilizce grafik size vergi gelirlerindeki reel yavaşlamayı çok güzel gösteriyor.

Hane halkın harcamaları 2018 başından bu yana sürekli yavaşlıyor. Bu çıkarıma bir destek de yine kredi cephesinden geliyor. Konut, araba, mobilya genelde krediyle satın alınan mallar. Tüketici kredileri büyümeden dayanıklı tüketim malları tüketiminin büyümesi de akla yakın değil. Bakalım, son bir yılda tüketici kredileri artmış mı?

Nada, aksine daralmış!

Hane halkının harcamadığını TEPAV perakende güven  endeksinden de görüyoruz zaten. Şubat itibarıyla  Y/Y 14 puan gerilemiş:

Bir ekonomi ihracatla da büyür elbet. Eyvallah, hemen değer bazında ihracat trendini de sunayım size:

Sanayi üretimi?  PMI’dan ölçüyoruz, aşağıdaki grafiğe dikkatli bakın, resmi sanayi üretiminin 2 ay ötesinden giden PMI’yla resmi veri arasında oldukça sağlıklı bir korelasyon var.

Grafiğin sağ alt köşesinde kırmızı çizgiyle ölçülen aylık PMI’ın yükselmesi sizi yanıltmasın. Değer 50’nin altında kaldıkça, sanayi üretimi daralıyor demek. Şubat PMI sadece daralmanın yavaşladığını gösterir.

Özel sektörün sabit sermaye harcamaları da GSYİH’ye katkı yapar. Onları da TCMB reel kesim güven anketinden görebiliriz.  Verelim hemen grafiği, kardeşim:

Olumlu bir şeyler yazmaya çalışıyorum, hadi, sabit  sermaye yatırımları 2Ç2019’de öncekilere nazaran daha yavaş daralacak diyelim.

Bu arada, özel sektörün Sevgili Abim Albayrak’a güvenine hayranım.  Aşağıda ilk grafikte son 3 aydaki siparişler var, bunlar gerçek veri, şirketler kayıtlarından rapor ediyor:

Firmalar yeni sipariş almadığı için, hızla eldeki ham madde ve yarı mamülleri tüketiyor.

Ama geleceğe güven asla sarsılmıyor. Bakın siparişler nasıl aslan gibi şahlanacak, bu ankete katılan özel sektör kaplanlarına göre:

Ben buna “maşallah ve inşallah”  ekonomisi diyorum.

Uuups, durun, bir tek sektörü ölçmeyi unutuk. O da kamu. Kamu artık ekonominin nerdeyse üçte biri; onlar harcarsa, ekonomi kurtulur.  Onlar da maşallah ellerini hiç ceplerinden çıkartmıyor, işte Şubat nakit bütçe harcamaları:

Ocak-Şubat’ta toplam reel fazi-dışı harcama %20 temposunda artmış!  Tabi, bütçe açığı ikiye katlanırken, borçlanma da dörde!
İki çıkarım yapabiliriz. Bu hızla borçlanıp harcarsak, yakında  kimse bize borç vermez, çünkü borçları ödeyecek gelir üretemiyoruz. Eğer seçimden sonra bir istikrar programı uygulanacaksa, ya harcamalar bıçak gibi kesilecek, ya da kamu öyle bir zam yapacak ki, vatandaş “Yandım Odin!” diye feryat edecek.

Kırk katır alır mıydınız?  Hayır?  Pek, ya kırk satır?  Taze, bu sabah yaptık…

FÖŞ

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları