Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Türkiye Siyaset Haber Analiz

Karanlık Konjonktür ve “Çerçeve Yasa”: Entellektüellerin Desteği Niye Zayıf?

Yavuz Baydar

Yavuz Baydar

1 Eylül 2026

Önde gelen Kamu Hukuku ve Anayasa uzmanı Prof Levent Köker’e göre, Çerçeve Yasa konusunda kategorik itiraz ve karşı çıkışta sorun var: “Takipte ve tetikte olmalıyız.”

“Terörsüz Türkiye” diye anılan sürecin hukuki ayağı olan “Çerçeve Yasa”resmi adıyla “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” — 10 Ağustos 2026’da TBMM’de 467 kabul oyuyla geçti ve 18 Ağustos’ta Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti.

On iki maddelik düzenleme PKK/KCK’nin fiilî varlığına son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin Millî Güvenlik Kurulu tarafından tespit edilmesi şartına bağlı olarak, örgüt bağlantılı bazı suçlara ilişkin soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş cezaların infazını beş ya da on yıl süreyle erteliyor. Kasten öldürme gibi ağır suçlar ise kapsam dışında tutuluyor.

Bu bölümde konuğum, 2016’da “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı Barış Akademisyenleri Bildirisi’ne imza attığı için Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile üniversitedeki görevinden ihraç edilen hukukçu ve Barış Akademisyeni Prof. Levent Köker.

Kendisiyle bu çerçeve yasanın uygulamadaki karşılığını, Türkiye’de hukuk sisteminin içine düştüğü krizi ve sürecin arkasındaki olası siyasi hesapları enine boyuna tartıştık.

Sohbetin bir diğer ana ekseni, DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Faik Özgür Erol’un son günlerde gazetecilerle yaptığı toplantıda dile getirdiği ve sert tartışmalara yol açan bir sitemdi: Erol, dünyanın hiçbir yerinde bu denli ağır bir savaşı sona erdirme çabasının entellektüel çevrelerden bu kadar az destek gördüğünü görmediğini söyleyerek akademi ve aydın camiasının sessizliğinden duyduğu şaşkınlığı dile getirmişti.

Köker’e bu eleştirinin ne kadar haklı olduğunu sordum ve ona kilit bir soru yönelttim:

“Toplumu ikna etmek isteyen bir siyasi irade, ve onunla tartışmalı bir “süreçte” aktör olarak yer alan DEM/PKK tarafı önce elitleri ve entelektüelleri ikna etmek zorunda değil midir?”

Bu soru üzerinden, sürecin meşruiyet zemininin nasıl inşa edilmesi gerektiğini ve aydınların bu tarihsel dönemeçte üstlenmesi gereken sorumluluğu masaya yatırdık.

Burada.

Yavuz BAYDAR

Paylaş