Dolar/TL49,83
0.06%
Euro/TL55,60
0.05%
Gram Altın6.481,79
0.09%
BIST 10011.165,44
0.13%
Brent Petrol$109,74
1.70%
Gümüş/Ons$52,98
1.28%
Gedik Yatırım
Dünya Ekonomisi

Güldem Atabay yazdı:  Petrol tırmanırken, Fed faiz yükseltmek zorunda kalacak

Güldem Atabay

Güldem Atabay

29 Ekim 2026

Güldem Atabay yazdı:  Petrol tırmanırken, Fed faiz yükseltmek zorunda kalacak

Fed faizi sabit tuttu, enflasyon görünümü yeni artışları gündemde tutuyor

FOMC toplantısından beklenen karar çıktı ve Fed seçim ABD’deki seçimler öncesinde Ekim toplantısında politika faizini beklentiler doğrultusunda %3,75–4,00 aralığında sabit bıraktı. Karar 10’a karşı 2 oyla alınırken iki üyenin faiz artışı yönünde oy kullanması, enflasyonla mücadelede ilave sıkılaşma seçeneğinin kurul içinde destek bulduğunu gösterdi. Piyasalar kararı ve Başkan Warsh’ın açıklamalarını daha güvercin fiyatlasa da ekonomik görünüme ilişkin mesajlar, faiz artışı ihtimalinin gündemde tutmaya devam ediyor.

Karar metninde ekonomik faaliyete ilişkin değerlendirmeler ön plandaydı. Eylül ayında büyümenin sağlam bir hızda sürdüğünü belirten Fed, Ekim metninde güçlü büyüme vurgusuna geçti.  Bu da ufukta faiz artışı belirlemesi demek. Warsh, üçüncü çeyrekte büyümenin %3’ün üzerinde gerçekleştiğini, tüketimin güçlü seyrettiğini ve işletme yatırımlarındaki artışın muhtemelen çift haneli seviyelere ulaştığını belirtti. Bu görünüm, talebin enflasyon üzerindeki baskısının henüz belirgin biçimde hafiflemediği değerlendirmesini destekliyor.

Warsh’ın gelecekteki faiz adımlarına ilişkin açık bir yönlendirme yapmaması ise piyasa tepkisinde belirleyici oldu. Başkanın Eylül’den bu yana finansal koşullarda yaşanan sıkılaşmayı birkaç kez vurgulaması, Fed’in yeni bir artış öncesinde mevcut sıkılaşmanın etkilerini izlemek istediği şeklinde yorumlandı. Finansal koşulların sıkılaşması, merkez bankasına bekleme alanı sağlasa da güçlü büyüme ve yüksek enflasyon, faiz artışı ihtiyacını ortadan kaldırmıyor. Üstelik Warsh piyasalara faiz konusunda belirleyici açıklamalar yerine, sürprizler yapılmasından yana.

Kurul içindeki görüş ayrılığı da bu açıdan önem taşıyor. Hammack ve Cook’un faiz artışı yönündeki oyları, mevcut faiz düzeyini yeterli görmeyen üyelerin bulunduğunu gösterdi.

Toplantının ardından kısa vadeli ABD tahvil faizleri gerilerken enflasyon beklentilerini yansıtan başabaş enflasyon oranları yükseldi ve getiri eğrisi dikleşti. Aralık toplantısına yönelik fiyatlanan faiz artışı, toplantı öncesindeki 23–24 baz puandan 21 baz puana indi. Bir sonraki artışın tamamen fiyatlandığı tarih ise Mart’tan Nisan’a kaydı. EUR/USD paritesi de yeniden 1,1150’nin üzerine çıktı. Bu hareketler, piyasaların Warsh’ın güçlü ekonomi vurgusundan çok yakın vadeli faiz artışına açık taahhüt vermemesine odaklandığını gösterdi.

Buna karşılık büyüme ve enflasyon görünümü, Aralık ve Mart toplantılarında 25’er baz puanlık iki artış senaryosunu desteklemeyi sürdürüyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde politika faizi %4,25–4,50 aralığına yükselecek. Warsh’ın kararlar arasında daha fazla veri görme eğilimi, artışların toplantılar arasında beklenerek yapılması ihtimalini güçlendiriyor. Ancak enflasyonun daha geniş bir alana yayılması ve temel fiyat baskılarının hızlanması, art arda toplantılarda artış yapılmasını da gündeme getirebilir. Dolayısıyla riskler, iki artışın ötesinde sıkılaşma yönünde kalıyor.

Fed’in toplantı formatında planladığı değişiklikler de karar takvimine ilişkin yeni bir unsur oluşturdu. Sonbahar 2027’de bir toplantıda, 2028’den itibaren ise yılda düzenlenen sekiz toplantının ikisinde faiz kararı alınmayacak. Hangi toplantıların bu kapsama gireceği henüz açıklanmadığından, değişikliğin faiz patikasına etkisini bugünden kesinleştirmek güç. Bununla birlikte düzenleme, faiz kararları arasındaki iletişim ve veri değerlendirme sürecinin önemini artıracak.

Yeni faiz artışlarının gerçekleşmesi halinde dolar yeniden destek bulabilir; bu çerçevede EUR/USD’nin 6–12 aylık dönemde 1,10’a gerilemesi senaryosu geçerliliğini koruyor.

Petrolde seçim sonrası gerilim fiyatlaması: İran’a yeni saldırı riski öne çıkıyor

Petrol fiyatları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlara yeniden başlayabileceği endişesiyle yükselirken diplomatik temaslar kazançları sınırladı. Aralık vadeli Brent petrol %1,3 artışla varil başına 115,32 dolardan, ABD ham petrolü WTI ise %2,9 yükselişle 102,78 dolardan kapandı. Ancak müzakerelerin yeniden canlanabileceğine ilişkin haberlerle Brent’in kapanış sonrasında kısa süreliğine 114 doların altına gerilemesiyle, piyasa askeri tırmanma ile diplomatik çözüm olasılıkları arasında hızla yön değiştirdi.

Fiyatlamanın merkezinde, İsrail seçimlerinin ardından oluşacak siyasi denge ve ABD ara seçimleri sonrasında Washington’ın İran politikasının nasıl şekilleneceği var. İsrail’de hiçbir bloğun tek başına hükümet çoğunluğuna ulaşamaması, koalisyon görüşmelerini gündeme taşırken ABD’de seçim takviminin geride kalması, askeri kararları etkileyen iç siyasi hesapları değiştirebilir. Bu nedenle petrol piyasası, mevcut arz koşullarının yanında seçim sonrasındaki müdahale riskini de fiyatlıyor.

Trump yönetiminin 4 Kasım sonrasında İran’a yeni bir saldırı başlatması, fiyatlar açısından öne çıkan risk senaryolarından biri. Körfez ülkelerine kısa ve yoğun bir askeri harekâta hazırlıklı olmaları yönünde mesajlar verildiğine ilişkin haberler ve bölgeye ilave ABD kuvvetlerinin sevk edilmesi, bu senaryoya yönelik endişeleri güçlendiriyor. Bununla birlikte saldırının gerçekleşeceği veya zamanlamasının kesinleştiği söylenemez. Piyasadaki hareket, operasyon kararının teyidinden çok böyle bir kararın alınma ihtimalinin yükseldiği beklentisini yansıtıyor.

ABD’de yüksek akaryakıt fiyatlarının seçmen üzerindeki etkisi, seçim öncesinde yönetim açısından önemli bir baskı unsuru. Seçimlerin geride kalması bu kısa vadeli siyasi maliyet hesabını değiştirebilir ve Washington’ın askeri seçeneklere daha fazla ağırlık vermesine alan açabilir. Ancak enerji fiyatlarındaki yeni bir sıçramanın enflasyon ve hanehalkı bütçeleri üzerindeki etkisi süreceğinden, seçim sonrasında da ekonomik maliyetler karar sürecinde önemini koruyacak.

İsrail’de ise Netanyahu’nun görevini geçici olarak sürdürmesi, hükümet pazarlıkları devam ederken güvenlik politikasındaki mevcut yaklaşımın korunması ihtimalini gündemde tutuyor. Yeni hükümetin yapısı ve İran konusunda oluşacak siyasi uzlaşma henüz belirsiz. ABD ile İsrail’in seçimler sonrasında bölgedeki askeri baskıyı artırması halinde petrol piyasasında jeopolitik risk primi daha da yükselebilir.

Yükseliş yönlü petrol opsiyonlarına yönelik talep, yatırımcıların seçim sonrası tırmanma ihtimaline karşı korunma arayışını gösteriyor. Körfez’den petrol akışının sürmesine ve fiziki piyasada zayıflık işaretleri bulunmasına rağmen fiyatların yükselmesi de bu ayrışmayı ortaya koyuyor. Piyasa, bugünkü varil arzından çok gelecekte yaşanabilecek kesintilerin maliyetine odaklanıyor.

Olası bir saldırının fiyatlara etkisini belirleyecek temel unsur, İran’ın vereceği karşılık ve enerji altyapısının ne ölçüde hedef haline geleceği olacak. Suudi Arabistan’daki Ras Tanura terminali yakınında yaşanan yangın, enerji altyapısının karşı karşıya olduğu riskleri yeniden gündeme taşıması açısından önemli.

Stok görünümü de piyasadaki kırılganlığı artırıyor. ABD ham petrol stoklarının üst üste dördüncü haftada gerileyerek son haftada 1,9 milyon varil azalması, olası kesintilere karşı tamponların önemini yükseltti. Stratejik rezervlerden açıklanan satışların büyük ölçüde tamamlanması ve yüksek taşıma maliyetleri, yeni bir arz şokunun karşılanmasını zorlaştırabilecek unsurlar arasında.

Buna karşılık diplomatik temasların somut bir müzakere sürecine dönüşmesi, fiyatlardaki risk priminin bir bölümünü geri çekebilir. Vance’in İran tarafıyla temas kurduğuna ilişkin haberler sonrasında görülen gerileme, piyasanın bu ihtimale de duyarlı olduğunu gösterdi.

Mevcut tabloda yüksek fiyatlarla birlikte sert ve çift yönlü hareket riski de devam ediyor.

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Paylaş