Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Ekonomi

'Sağlıklı gıda ve mühendislik çıtası...'

Çetin Ünsalan

Çetin Ünsalan

24 Eylül 2026

'Sağlıklı gıda ve mühendislik çıtası...'

Süreklilikle sürdürülebilirliğin karıştırıldığı, sürdürülebilirliğin salt çevreye uygunluk zannedildiği, onun da verimlilik ve kazanç havuçları üzerinden farkındalığının artırılmaya çalışıldığı bir ülkedeyiz.

Öncelikle bir şirketin, sektörün, hatta genel anlamda ekonominin sürekliliğinin sağlanması, akılcı yönetim politikalarından, makro ya da firma bazlı politikalardan, yönetici yaklaşımlarından geçer. 

Bir işletmenin ya da ekonominin sürekliliği ise, sürdürülebilirliğe olan yaklaşımlarının kalitesi kadar mümkündür. Yeni ekonominin kuralı bu. Ve o sürdürülebilirlik sadece yeşil faaliyetlerden değildir. 

İstihdamındaki cinsiyet eşitliğinden atık yönetimine, çocuk işçi meselesine bakışından tedarik zinciri niteliğine kadar pek çok başlığı kapsar. Yine de temeline ne koyduk? İşletmenin yönetim yapısı ve yöneticilerinin bakış açısı. 

Bugün sadece bir tek sektörden yola çıkalım. Gıda ve tarım. Tarımsal üretimin modernizasyonunun şart olduğu, akıllı teknolojilerin dahil edilmesi gerektiğini biliyoruz. Ama önce tarlada kalan yüzde 30 ortalamalı fire ya da atık problemini çözmezseniz, tarlanın ne maliyet sorununu ne de nitelik problemini aşamazsınız. 

Ülkede üreticiyi yaşayamaz hale getirirseniz, tarıma entegre sanayinizi de rekabetçi kılamazsınız. İş burada da bitmiyor. Satın alma gücünü çökertirseniz, ne ihtiyaç olan yatırımların yapılmasını sağlayabilir, ne de merdiven altı üretimlerin, kurallara uyanlara haksız rekabet yaratmasını önleyebilirsiniz. 

Peki kurallara uyanlarda durum ne? Gerçekten sürekliliğine inanmış yönetim anlayışlarına sahip firmaları bir kenara koyarsak, bilhassa bunların tedarikçisi konumundaki KOBİ’lerde sağlıklı, nitelikli ürünleri ve koşullara uygun üretimleri temin etmekte başarılı olduk mu? Ne yazık ki hayır. 

KOBİ segmentindeki firmaları koşullara uygun, sağlıklı ve nitelikli üretim yapar hale nasıl getirirsiniz? Standartlara, kodekse ve koşullara uyumla. O zaman soru şu? O işletmelerde bunu kim temin edecek? Gıda mühendisleri… 

Madem bu kadar duyarlıyız, o zaman KOBİ’lerde gıda mühendisi kullanma şartını neden kaldırdık? Merdiven altı üretimler zaten evlere şenlik. Ama kayıtlı ve piyasaya legal mal temin edenlerin sadece kurallara uymak için oluşturduğu bir üretim çarkından denetlediğiniz kadar iyi mal çıkar. 

Oysa gıda mühendisi kullanma şartının yeniden getirilmesini, güçleri yetmiyorsa, iş yeri hekimi benzeri dış kaynak kullanımını sağlayacak metotların tartışılmasını yeniden gündemimize almalıyız. 

25 Eylül Gıda Mühendisleri Günü’nde bunu özellikle yazmak ve altını çizmek istedim. Şayet siz gıda mühendisini ayrıntı gibi görüyorsanız, iş yeri hekimlerini de külfet olarak nitelendirirsiniz. Bu anlayıştan da nitelikli bir çıktı ve sürekliliğini sağlayan işletmeler çıkmaz. 

Çünkü temelde bilimi ve bilimsel yaklaşımı reddediyorsunuz anlamına gelir. Bunu reddeden bir yaklaşımının da yöneticilik vasfı tartışılır. Mükellef olmak ile iş insanı olmak arasındaki fark, sizin işinize olan yaklaşımınızın göstergesidir. 

Şayet bir ekonomide her şey yasak savmak üzerineyse, o ekonomide ne sürdürülebilirliği sağlarsınız, ne asırlık işletmeler oluşturabilirsiniz ne de merdiven altı üretimin önüne geçebilirsiniz. BM’de COP 31’e özel oturum yapıp, beylik laflar etmekle bu iş olmuyor. Ne demiş Ziya Paşa? 

“Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.”

 

cetinunsalan@yahoo.com

Paylaş