FÖŞ-YORUM: Stagflasyon sinyalleri: Üretim daralıyor, tüketim direniyor, enflasyon baskısı sürüyor

Atilla Yeşilada
12 Ekim 2026

Türkiye ekonomisinde sanayi üretiminin üst üste iki ay daralması ve ticaret hacmindeki zayıf seyir, üçüncü çeyrekte büyümenin ciddi biçimde yavaşladığına işaret ediyor. Perakende satışlar direnç gösterirken, üretim ve yatırım mallarındaki gerileme ekonomideki dengesizliği artırıyor. PA Turkey analizine göre, üretim ile tüketim arasındaki ayrışma enflasyon baskılarını canlı tutarken, ekonomide stagflasyon riski giderek belirginleşiyor.
Sanayi üretiminde üst üste ikinci ay daralma
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) ağustos ayına ilişkin verileri, sanayi sektöründeki zayıflığın devam ettiğini ortaya koydu.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi, ağustosta bir önceki aya göre %1 geriledi. Takvim etkisinden arındırılmış yıllık üretimde ise %1,9 düşüş kaydedildi.
Temmuz ayında da aylık %0,9 daralan sanayi üretiminin ağustosta yeniden gerilemesi, üçüncü çeyrekte sanayi faaliyetlerinin ivme kaybettiğini gösterdi.
Banka ve aracı kurum ekonomistlerinin değerlendirmeleri, üretimdeki zayıflığın belirli sektörlerle sınırlı olmadığını, imalat sanayisinin farklı alanlarına yayıldığını ortaya koyuyor.
Savunma sanayisi bağlantılı üretimde sert düşüş
Ağustos verilerindeki en dikkat çekici gelişmelerden biri, savunma sanayisi ağırlığının yüksek olduğu diğer ulaşım araçları imalatında yaşandı.
Bu sektörde üretim aylık %21,8 gerilerken, söz konusu düşüşün toplam sanayi üretimine yaklaşık 0,8-0,9 puanlık negatif etkisi olduğu hesaplandı.
Ancak ekonomistlere göre sanayideki zayıflığı yalnızca bu sektördeki dalgalanmayla açıklamak mümkün değil.
Özellikle yatırım malları ve makine üretimindeki gerileme, sanayi sektörünün genelinde daha derin sorunlar bulunduğuna işaret ediyor.
Sermaye malı ve makine üretimindeki düşüş yatırım görünümünü zayıflatıyor
Sanayi üretimindeki gerilemenin en önemli göstergelerinden biri sermaye mallarında görüldü.
Ağustos ayında sermaye malı üretimi aylık %3,3, yıllık %5,1 azaldı.
Makine ve ekipman imalatında ise aylık %7,6, yıllık %10,9 düşüş kaydedildi.
Bu veriler, yalnızca mevcut üretim faaliyetlerinde değil, gelecekteki üretim kapasitesini destekleyecek yatırımlarda da zayıflık yaşandığını düşündürüyor.
Buna karşılık bazı sektörlerde üretim artışı görüldü. Motorlu taşıt üretimi aylık %5, bilgisayar, elektronik ve optik ürünlerin imalatı %5,7 yükseldi.
Yüksek teknoloji ürünleri imalatında da aylık %4,8, yıllık %14,5 artış gerçekleşti.
Ancak bu olumlu gelişmeler, imalat sanayisinin genelindeki daralmayı telafi etmeye yetmedi.
Eylül PMI verileri de toparlanmaya işaret etmiyor
Eylül ayına ilişkin öncü göstergeler, sanayi sektöründe kalıcı bir toparlanmanın henüz başlamadığını gösteriyor.
İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), ağustos ayındaki 48,1 seviyesinden eylülde 47,9'a geriledi.
Endeksin 50 eşik değerinin altında kalması, imalat sektöründeki faaliyet koşullarında daralmanın sürdüğüne işaret etti.
Eylül ayında ihracat ve kapasite kullanımındaki iyileşme, üretim görünümü açısından kısmi destek sağlasa da yüksek finansman maliyetleri, iç ve dış talepteki zayıflık ve jeopolitik riskler sanayi üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor.
Üçüncü çeyreğin son ayına ilişkin sanayi üretimi verileri 10 Kasım'da açıklanacak. Bu veriler, temmuz ve ağustos aylarında yaşanan üretim kayıplarının çeyreğin tamamına nasıl yansıdığını gösterecek.
Ticarette toparlanma perakendeyle sınırlı kaldı
Sanayi üretimindeki zayıflığa karşılık ticaret sektöründe daha farklı bir görünüm ortaya çıktı.
TÜİK'in ağustos ayı Ticaret Satış Hacim Endeksi verilerine göre toplam ticaret satış hacmi yıllık yalnızca %0,6 arttı.
Alt sektörlerde ise belirgin bir ayrışma yaşandı.
Motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin ticareti ile onarımına ilişkin satış hacmi yıllık %11,2 gerilerken, toptan ticaret satış hacmi %1,9 azaldı.
Buna karşılık perakende ticaret satış hacmi yıllık %10,1 yükseldi.
Aylık veriler de benzer bir tablo ortaya koydu.
Toplam ticaret satış hacmi ağustosta %0,2 artarken, motorlu taşıt ticareti %1, toptan ticaret ise %0,2 daraldı.
Perakende satış hacmi ise aylık %1,4 yükseldi.
Bu gelişmeler, perakende ticaretin genel ekonomik faaliyetlerden olumlu ayrıştığını, ancak toptan ticaret ve otomotiv sektörlerinde zayıflığın sürdüğünü gösteriyor.
Macrohub: Ticaret faaliyetlerinde zayıf seyir devam ediyor
Macrohub'ın analizine göre toplam ticaret satış hacmi, temmuz ayındaki sert daralmanın ardından ağustosta yalnızca sınırlı bir toparlanma gösterdi.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ticaret satış hacmi, temmuzdaki %2,5'lik düşüşün ardından ağustosta %0,2 arttı.
Ancak aylık değişimlerin üç aylık hareketli ortalamasının hafif negatif bölgede kalması, ticaret faaliyetlerindeki zayıflığın sürdüğünü ortaya koydu.
Perakende satışlar ise genel ticaret faaliyetlerinden olumlu ayrıştı.
Perakende satış hacmi temmuzdaki %0,2'lik artışın ardından ağustosta %1,4 yükseldi. Bununla birlikte, altın hariç perakende satışlardaki artış %0,8 ile daha sınırlı kaldı.
Perakende satış hacminin aylık ortalama artışı, ikinci çeyrekteki %0,1 seviyesinden temmuz-ağustos döneminde %0,8'e yükseldi.
Altın hariç perakende satışlarda ise aynı dönemde %0,2'lik daralmayı %0,7'lik artış izledi.
Bu tablo, tüketim talebinde kısmi bir toparlanma yaşandığını, ancak bunun henüz ticaret sektörünün geneline yayılmadığını gösteriyor.
FÖŞ Analiz: Stagflasyon nasıl ortaya çıkıyor?
Sanayi üretimi ile perakende ve toptan ticaret verileri birlikte değerlendirildiğinde, ikinci çeyrekteki zayıf büyümenin ardından üçüncü çeyrekte de belirgin bir toparlanma yaşanmadığı görülüyor.
Elbette bu değerlendirme aylık öncü göstergelere dayanıyor. TÜİK'in açıkladığı millî gelir verileri zaman zaman aylık göstergelerden önemli ölçüde farklılaşabiliyor.
Bununla birlikte PA Turkey'in görüştüğü, isminin açıklanmasını istemeyen saygın bir ekonomist, ikinci çeyrekteki zayıf büyümenin üçüncü çeyrekte daralmaya dönüştüğünü belirtti.
Üretim daralırken ticaret hacminin zayıf da olsa büyümeye devam etmesi, enflasyon görünümü açısından ayrıca önem taşıyor.
Basit bir arz-talep çerçevesinden bakıldığında, üretim ile tüketim arasındaki ayrışma fiyat baskılarının devam edebileceğine işaret ediyor. Üretimin gerilemesine rağmen tüketimin aynı ölçüde yavaşlamaması, arz ile talep arasında enflasyonist bir dengesizlik yaratıyor.
Dördüncü çeyreğin daha iyi geçeceğine ilişkin de henüz belirgin bir işaret bulunmuyor.
PA Turkey analizine göre sanayi üretimindeki zayıflık giderek yapısal bir nitelik kazanıyor. AKP ile bağlantılı çevreleri kayırmak üzere şekillenen ekonomik sistem, işletmelerin dinamizmini zayıflatırken yenilik yapma, yatırım gerçekleştirme ve istihdam yaratma teşviklerini de aşındırıyor.
Tüketim cephesinde ise temel sorun krediye erişimde yaşanıyor. Düşük ve orta gelirli hanehalkları kredi limitlerini büyük ölçüde tüketmiş durumda. Enflasyon da reel harcanabilir gelirleri her geçen ay aşındırıyor.
Bu koşullar altında Türkiye ekonomisi, bir yandan üretim ve büyüme kaybı yaşarken diğer yandan kalıcı enflasyon baskılarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor.
Sonuç olarak, sanayi üretimindeki daralma, ticaret sektöründeki sınırlı büyüme ve tüketim talebinin üretimden daha dirençli kalması, Türkiye ekonomisinde stagflasyon riskinin belirginleştiğine işaret ediyor.

