FÖŞ yazdı: Petrol, altın ve Borsa

Atilla Yeşilada
12 Ekim 2026

Bir haftadır bu makaleyi yazmak istedim, amsa Fon Skandalı izin vermedi. Sonunda o efsundan dimağımı kurtarıp, işe koyuldum. Petrol altın ve Borsa üçgeni “İyi, kötü ve çirkin” değil, “Kötü, daha kötü ve çirkin” filmine benziyor. Kimse ABD ara seçimlerinin sonucu belli olmadan, Körfez Savaşları’nın (Hürmüz ve Bab el Mandep) bitmesini beklemesin. Petrol ve global devlet tahvili faizleri yükseldikçe, altında umut yok. Borsa’ya gelince....
Önce hangi “Borsa?” diye sormalı. Sonra da Fon Skandalı bağlamında “tuzu kuru” BİST-30 dışında kalan hisselerin trajedisi biter mi sorusuna cevap aramalı. Başlayalım.
Küresel Petrol Piyasası: Jeopolitik Baskılar ve Fiyat Beklentileri
Wall Street ve tahvil faizleri dahil tüm piyasaların mevcut durumunu ve geleceğini doğru yorumlayabilmek için öncelikle petrol piyasasındaki dinamiklerin kavranması gerek. Petrol tarafındaki mevcut durumu "kötü" senaryo olarak nitelendiriyorum. “Kötü” gelişmeleri şu başlıklar altında ele alalım:
• ABD Seçimleri ve İran’ın Stratejisi: İran, ABD’deki yaklaşan 3 Kasım seçimleri öncesinde kademeli olarak baskıyı artırma stratejisi izliyor. İran yönetimi, mevcut gerilimin doğrudan ABD devleti ile değil, Donald Trump ile ilgili olduğunun bilincinde. Bu doğrultuda, Trump’ın hem Temsilciler Meclisi’ni hem de Senato’yu kaybederek bir "topal ördek" (lame duck) konumuna düşmesi için bölgedeki jeopolitik riskleri tırmandıracak.
• Deniz Ticaret Rotalarındaki Kriz: Babilülmendep Boğazı’nda Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki çatışmalar şiddetlenirken, İran’ın Hürmüz Körfezi’nde gemilere yönelik SİHA ve füze saldırıları düzenlemesi, tanker trafiğini ciddi şekilde aksatacak. Trump şimdi de Suudi Arabistan’a destek için Husiler’e saldırmayı değerlendiriyor. Bu senaryoda, Husiler Süveyş Kanalı’ın hizmet dışı bırakmak için girişimler başlatabilir.
Hürmüz ve Babilülmendep körfezleri yeniden güvenli hale gelse bile, yönü değişen tankerlerin eski rotalarına dönmesi en az 1-2 ay sürecek.
• Fiyat Anomalileri ve Fiziksel Kıtlık: Vadeli işlem piyasalarındaki (ekrandaki kağıt fiyatı) 104 dolarlık seviye gerçeği tam olarak yansıtmıyor. Asya ve Avrupa piyasalarında hemen teslim (fiziki) Brent petrolün varil fiyatı 125 ila 150 dolar/varil arasında işlem görüyor. Kış aylarında ham petrol kıtlığının hemen bitmesini beklenmeyin; çünkü stokları tükenen rafineri ve petrokimya tesisleri yoğun bir taleple piyasaya geri dönecek.
• Rafineri Sorunları ve Beyaz Ürünler: Ekonomiyi asıl etkileyen unsur ham petrolden ziyade dizel, benzin ve uçak yakıtı gibi "beyaz ürünler". Geçmişte ham petrol ile bu ürünler arasındaki makas sabitken, günümüzde küresel rafineri kapasitesi yetersizliği nedeniyle bu makas 20-30 dolara kadar çıkmış, dolayısıyla ürün pazarı ile ham petrol pazarı birbirinden kopuk yaşıyor. Ayrıca, Ukrayna’nın saldırıları nedeniyle Rusya’nın rafineri kapasitesinin önemli bir kısmını kaybetmesi arzı daha da daraltıyor. Çin’in Hürmüz krizi sonrası piyasaya günlük 4-5 milyon varil ekstra taleple dönmesi de fiyatları yukarı yönlü baskılayacak.
Altın Piyasası ve Alternatif Maliyet Analizi
Ekonomi basınında zart zurt karşıma çıkan 5.000 - 6.000 dolarlık ons altın tahminlerini gerçekçi bulmuyorum. Altın analizini Finance Feed tarafından hazırlanan üç senaryolu bir makaleye dayandırdım:
• Fiyat Aralığı Öngörüsü: Altın ons fiyatı için temel beklenti 3.850 ile 4.750 dolar arasındaki bir salınım. Fiyatların 3.850 dolara inmesi durumunda, Çin ve Polonya gibi merkez bankalarının güçlü alımlarla piyasaya gireceğini öngörüyorum. Küresel tahvil faizleri yüksek kaldığı sürece altının 4.500 doların üzerine çıkması zor.
• Petrol ve Altın İlişkisi: Gelecek yıl Hürmüz krizinin çözülmesiyle Brent petrolün 60-70 dolara gerilemesi, altın için teknik olarak bir alım fırsatı yaratacak çünkü petrol ile altın arasında ters bir korelasyon iyice yükseldi.
• ABD 10 Yıllık Tahvil Faizleri Tehlikesi: Altının önündeki en büyük engel Fed faizinden ziyade ABD 10 yıllık devlet tahvili faizleri. Dünyanın en büyük sabit getirili fon yöneticilerinden Pimco, bu faizlerin %5,24 seviyesinden %6’ya kadar yükselebileceği uyarısında bulundu. ABD tahvil faizlerinin %6’ya çıkması, Amerikan hükümetinin temerrüt riskini artıracağı gibi tüm riskli varlıklarda küresel bir krizi tetikleyebilir. Böyle bir ortamda altının cazip olabilmesi için dolar bazında en az %10-12 getiri vaat etmesi gerekir ki bu da mevcut şartlarda zor. Özlem Derici Şengül’ün aylık olarak düzenlediği Kurumsal Yatırımcı Eğilim anketleri de altına olan iştahın azaldığını göstermekte.
• Küresel Merkez Bankalarının Durumu: Çin PBOC dışında majör merkez bankaları sıkı duruşlarını koruyacak. Önümüzdeki 12 aylık süreçte Fed'in 3, Avrupa Merkez Bankası’nın 2, İngiltere Merkez Bankası’nın 4 ve Japonya Merkez Bankası’nın ise 2-3 defa daha faiz artırımı yapması beklenmekte.
Borsa İstanbul (BIST) ve "İki Ayrı Dünya"
Artık Borsa İstanbul’da homojen bir yapı kalmadı, piyasa birbirinden tamamen kopuk iki farklı dünyaya bölündü.
BIST 30 ve Büyük Şirketler (Güvenli Liman)
• Bu gruptaki dev şirketler ve sahipleri, piyasayı sarsan büyük fon skandallarının ve cezai yaptırımların tamamen dışında, yani güvenli liman ve değerlemelere göre işlem yapılacak.
• Bu hisseler, Fon Krizi sürecinde orta ve küçük piyasa kapitilizasyonlu hisselere daha az değer kaybettiler. Ancak yerli yatırımcı gruplarının bu endeksi tek başına yukarı taşıyacak parasal gücü yok; yükseliş için mutlaka yabancı fon yönetimi desteği gerekiyor.
• Küresel fon yöneticileri, Kasım ayında açıklanacak olan MSCI Türkiye endeks kararını görmeden alım yapmazlar. Ayrıca IIF (Uluslararası Finans Enstitüsü) verilerine göre, sene başından beri gelişmekte olan piyasa hisse senetlerinden 150 milyar dolar, tahvil ve hisse senetlerinde ise sadece Eylül ayında 26 milyar dolar çıkış oldu. Dolayısıyla BIST 30 için ancak 6 aylık bir vadede olumlu bir görünüm mümkün.
B. BIST 100 Dışı Küçük ve Orta Ölçekli Hisseler (Yüksek Risk)
• Küçük yatırımcıların büyük kısmı, tüyo pazarının aktif olması ve yüksek oynaklık sebebiyle bu hisselerde işlem yapmakta. Ancak bu pazarın geleceği konusunda oldukça karamsarm.
• Soruşturmalar ve Cadı Avı Riski: Fon krizinin ötesinde 26 şirket hakkında geniş kapsamlı soruşturma başlatıldı. Hükümetin kendi içindeki isimlere bile dokunacak kadar kararlı olduğu bu sürecin, Türkiye'nin klasik siyasi iklimi gereği bir süre sonra "cadı avına" dönüşebileceği, bu durumun da tahta kapanma, patron gözaltıları ve ciddi hisse senedi likite riskleri doğurabileceğini hatırlatalım.
• Zarar ve Alternatif Maliyet Hesabı: Bakan Mehmet Şimşek'in açıklamasına göre 450 bin fon mağdurunun 43 binine ödemeleri yapıldı, velakin Cuma günü TBMM’ye sunulan Fon Yasa Tasarısı payı TL1 milyon ve daha az olanlara dahi anapara tazminatını garanti etmiyor. Kriz nedeniyle tüm küçük hisselerde %30'u aşan ciddi zararlar oluştu, Ekonomim.com’un heabaına göre tüm piyasada TL6 trilyon civrında kayıp var. Net mevduat getirisinin %37 olduğu bir ortamda, hissenin bu zararı çıkarması ve borsa risk primini karşılaması için %80-%90 oranında prim yapması gerekmekte ki bu da mevcut ekonomik durgunlukta makul bir beklenti değil.
Sonuç ve Genel Ekonomik Görünüm
Türkiye ekonomisinde bir çöküş veya kriz yok; ancak belirgin bir donukluk, durağanlık ve yavaşlama evresine girildiğini müşahaede ediyorum. Ekonominin bu yıl ve önümüzdeki yıl %3 civarında büyüyeceği öngörüyorum.
Yüksek enerji maliyetleri (lojistik ve operasyonel giderler) şirketlerin kârlılık tahminlerini aşağı çekecek. Bir finansal varlığın sadece "ucuz" olması, onu satın almak için yeterli bir sebep değildir; zaman içinde değer kazanacağına dair somut dışsal koşulların oluşması gerekir. Küçük ölçekli hisselere yatırım yapmayı düşünenlerin şu üç dışsal koşul gerçekleşmeden aksiyon alınmamasını öneririm:
1. Trump’ın ara seçimleri kaybetmesi.
2. ABD tahvil faizlerinin zirve noktasına ulaştığına dair genel bir kanaat oluşması.
3. Dolar endeksinin (DXY) yeniden değer kaybetmeye başlaması.
Gemini’ye tahsis ve düzenleme için tşkr.
Yoksa, boşa talim devam. Altında getiri yok, Borsa’da risk yüksek, geriye TL mevduat kalıyor. Hele TCMB benim naçizane önerime uyar da, Ekim PPK’da faizleri sabit tutarsa, Borsa’dan çıkışlar sürmeye mahkum.

