Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Ekonomi

FÖŞ cevapladı:  Fon Skandalı ekonomiyi çökertir mi?

Atilla Yeşilada

Atilla Yeşilada

13 Ekim 2026

FÖŞ cevapladı:  Fon Skandalı ekonomiyi çökertir mi?

 

Fon Skandalı’nın ekonomiyi çökerteceğine dair o kadar çok spekülatif söylem var ki, ekonomi branşının şerefini korumak için resmî görüşümü ortaya koymak zorunda kaldım. Hayır, şimdilik yaratmaz. Sebepleri de çok basit.

•            Linkteki makaleye göre Borsa'da Fon Krizi'nin patlamasından bu yana kayıp TL 6 trilyon. Uçuk bir rakam gibi geliyor ama yıl sonunda Türkiye GSYH'si TL 85 trilyon civarında gerçekleşecek. Temel prensip, küçük bağımsız değişkenlerin büyük sonuçlar yaratmayacağı yönündedir. TL 6 trilyon genel bunalım yaratmaz. Elimizdeki ampirik veriye göre negatif servet etkisi harcama katsayısı sadece 0,1'dir. Yani en fazla TL 600 milyar çıktı kaybı yaşanır.

•            Ayrıca tümü değil, ama fon mağdurlarının çoğu az çok tazmin edilecek.

•            Borsa şokunu tüm finansal sisteme bulaştıracak kanallar ticari bankacılık ve BES fonları olur, bunlar sağlam.

•            TCMB muhtemelen Ekim PPK'da 100 ve yıl sonundan önce toplam 200 baz puan faiz indirerek likidite ve tüketime katkı sağlayacak.  (Şahsi görüşüm: Keşke bu kış faiz indirmeyip, enerji ve gıda fiyatlarının seyri gibi olası dışsal şokları gözetlese)

•            Bankacılık sisteminde dolarlaşma ya da mevduat kaçışı gözlenmiyor. Aksine, Matriks’in analitik binlaçodan yaptığı analize göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplam rezervlerinin 9 Ekim 2026 ile sona eren bir haftalık dönemde yaklaşık 4,2 milyar dolar artış kaydettiği hesaplandı. Matriks Haber'in TCMB verilerinden yaptığı hesaplamaya göre, 2 Ekim haftasında 167,4 milyar dolar olan rezervler, 9 Ekim haftasında 171,6 milyar dolara yükseldi. Böylece rezervlerin altı hafta geriledikten sonra artışa geçmesi bekleniyor.

 

Bence değerli meslektaşlarımın yanlış teşhisinin temel nedeni, ekonominin krizden önce de yavaşlamakta olması. Dün ParaAnaliz’de bu konuda şunları yazdım:

Sanayi üretimi ile perakende ve toptan ticaret verileri birlikte değerlendirildiğinde, ikinci çeyrekteki zayıf büyümenin ardından üçüncü çeyrekte de belirgin bir toparlanma yaşanmadığı görülüyor.

 

Elbette bu değerlendirme aylık öncü göstergelere dayanıyor. TÜİK'in açıkladığı millî gelir verileri zaman zaman aylık göstergelerden önemli ölçüde farklılaşabiliyor.

 

Bununla birlikte görüştüğüm, isminin açıklanmasını istemeyen saygın bir ekonomist, ikinci çeyrekteki zayıf büyümenin üçüncü çeyrekte daralmaya dönüştüğünü belirtti.

 

Üretim daralırken ticaret hacminin zayıf da olsa büyümeye devam etmesi, enflasyon görünümü açısından ayrıca önem taşıyor.

 

Basit bir arz-talep çerçevesinden bakıldığında, üretim ile tüketim arasındaki ayrışma fiyat baskılarının devam edebileceğine işaret ediyor. Üretimin gerilemesine rağmen tüketimin aynı ölçüde yavaşlamaması, arz ile talep arasında enflasyonist bir dengesizlik yaratıyor.

 

Dördüncü çeyreğin daha iyi geçeceğine ilişkin de henüz belirgin bir işaret bulunmuyor.

 

Sanayi üretimindeki zayıflık giderek yapısal bir nitelik kazanıyor. AKP ile bağlantılı çevreleri kayırmak üzere şekillenen ekonomik sistem, işletmelerin dinamizmini zayıflatırken yenilik yapma, yatırım gerçekleştirme ve istihdam yaratma teşviklerini de aşındırıyor.

 

Tüketim cephesinde ise temel sorun krediye erişimde yaşanıyor. Düşük ve orta gelirli hanehalkları kredi limitlerini büyük ölçüde tüketmiş durumda. Enflasyon da reel harcanabilir gelirleri her geçen ay aşındırıyor.

 

Bu koşullar altında Türkiye ekonomisi, bir yandan üretim ve büyüme kaybı yaşarken diğer yandan kalıcı enflasyon baskılarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor.

 

ÖTE YANDAN

 

Kriz gündemde kaldıkça ve tazminat kaynağı bulmak için suçlu-suçsuz herkesin malına mülküne saldırı başlarsa, görüşüm değişir.   Bu durumda da ekonomide daralma bankacılık veay BES kanalından gerçekleşmez.   Güven şoku yaşanır.  Yani, Fon Skandalı’ın kime ve nereye sıçrayacağı büyük belirsizlik arzettiğinden, şahıs ve kuruluşlar üretim ve tüketimi azaltarak ihtiyati tasarrufları artırır.

 

Bence gerçek anlamda bir teşhis ancak kış aylarında mümkün olacak — eğer Fonzi hâlâ gündemdeyse.

 

 

 

Paylaş