Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Para Politikası

FÖŞ TCMB’den rica etti:  Lütfen faiz indirimi için bekleyin

Atilla Yeşilada

Atilla Yeşilada

21 Ekim 2026

FÖŞ TCMB’den rica etti:  Lütfen faiz indirimi için bekleyin

Uykusuz geceler bunlar. Bir yanda her an sönmeye hazır bier Yapay Zeka balounun yarattığı için sıkıntıs, öte yanda enerji fiyatlarının her gün yön değiştirne seyri, içerde ise bence yılın en kritik TCMB PPK toplantısı var. TCMB ne yapacak sorusuna cevap arayan tüm anketlrde tahmin tek sesli ve yükske sesli: Bu ay 100 baz puan, Aralık’ta bir 100 puan dah parasla geveşme. Konsneus değil, ama bazı yatırım  banlkarıan göre, 2027 sonunda halen %37 olna politika fiaiz %30’a kadar gerileyebilir.

 

Ben ve konsewsnsu hiç birz zaman aynı uzay-zaman kooridnatlarında yaşamadık. Ekonomini dinamikleri FÖŞ’e  100 baz puan faiz indrimini ne aşırı büyüme yoluyla cari açığa, ne de iç talebi canlanmdrıma yoluyla enflasyon destek vereceğini söylüyor. Kaygı konusu olan global enerji fiyatı dinamkileri, dolarizasyon ve finansla isitkarar.

 

Analit6ik düşünce yeteneğinden hep  ilham aldıpım, ama isminin kullanılmasında hoşlnamyan bir ekonomit dostumlar sohbet ederekn, faiz indirim knous açıldı.  Söyledikelriin ibretle not ettim:

 

“ Türk Merkez Bankacılığında “olması gereken” ile “olacak olan” arasında hep farklar bulunur. Bu toplantı da kesinlikle bunlardan biri. Bana göre Merkez Bankasının faiz indirimini ertelemesi için en az dört neden var. Ancak büyük olasılıkla bunu yapmayacak.

“Peki, neden beklemeli?”

“Birincisi, eylül ayı enflasyon verileri görece olumluydu, velakin enflasyon beklentileri hala taş gibi katı. TCMB’nin faiz indirimine gitmeden önce benzer yönde birkaç veri daha görmeyi beklemesi, şahin bir mesaj verebilir. Böylece olumlu enflasyon gerçekleşmelerinin beklentileri iyileştirdiği, iyileşen beklentilerin de fiyatlama davranışlarını değiştirdiği olumlu bir döngü başlayabilir. Üstelik ekonomi de göreli olarak yavaşlamakta olduğundan, böyle bir döngünün oluşması için uygun koşullar mevcut.

 

“Dedim ya, enflasyon beklentileri hâlâ oldukça yüksek. Ekim ayı  TCMB ve özel sektör tarafından derlenen sektörel beklenti anketlerini bu hafta göreceğiz. Ancak şirketlerin 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri eylül ayında yüzde 32,5 gibi son derece yüksek bir seviyedeydi. Hatırlayalım, TCMB’nin 2027 sonu TÜFE hedefi %15, bütçede ise %21.0 zikreidldi.

 

Üçüncüsü, Fon Skandalı fiilen henüz sona ermiş değil. Para politikası açısından bu durumun iki yönlü etkisi olabilir. Bir taraftan, finansal bulaşma endişelerinin sürdüğü bir ortamda faiz indirimi piyasalara bir ölçüde rahatlama sağlayabilir.

 

Diğer taraftan, 9 Ekim'de sona eren haftada artış gösteren rezervler geçen haftanın dört işlem gününde yeniden gerilemiş görünüyor. Bu dönemde brüt rezervlerde yaklaşık 2,4 milyar dolar, TCMB'nin net dış varlıklarında ise 4,7 milyar dolarlık düşüş yaşandı. Bununla birlikte, söz konusu gerilemenin bir bölümü altın fiyatlarındaki yüzde 1'lik düşüşten kaynaklanıyor.

 

Dolayısıyla finansal istikrar açısından da bir süre daha beklemek ve rezervlerde daha güven verici bir toparlanma görmek mantıklı olacaktır.

 

Bu noktayı açmakta fayda var. TEPAV çok detyalı bir rapor yayınladı. Araştrıma kurluşuna göre, Fon Skandalı bir likidite sorun yaratmıyor ve faiz indirim skandalın hiç bir köşesine çözüm değil.  TCMB para politykaısı kararını verikrne bu konuya hiç takılmasmalı.

Ek olarak, TCMB Fatih Karahan’ın Bangkok’da basıan kapalı toplantıda söyledği iddia eideln “Dolar/TL daha hılzı değr kaybedebilir” habeirin yalalmamakla büyük bir hata yapıyor. Hanehalkı’nın 12 ay sonrası enflsasyon beklentisi %45’te sabitken, dolar/TL aylık deeğr kazanım temposunu nasıl şekilleneceğini görtke için en az 3 ay beklemk gerekrikne, hem devaluasyon hız vemrke, hem de faiz indrimek, bırakın kaçacak sıcak parayı, yerleşikleirn mevduatta dözi tercihin azadırabilir. Asıl finanal isitykar sorun Fon Sakndal ıdeğil, işte bu tehlikedir.

Dördüncüsü, küresel ortam oldukça kırılgan ve oynak. Türkiye açısından bakıldığında, Brent petrol vadeli işlemlerinin varil başına 100 doların belirgin biçimde üzerinde seyretmesi, doların güçlenmesi ve uzun vadeli faizlerin genel olarak yükseliş eğiliminde olması hiç de elverişli bir bileşim oluşturmuyor.

 

TCMB’nin benim enerji ve gıda kosunda kararmsa tahminlierne katılmaıs gerekmez. Bence kışın Bretn $130/variel kadar çıkabilir.  Küresle gıda emtia fiyatlarında ise Kasım-Şubat dönemidne 6 paun kadar bir artış beni hiç şaşırtmaz. Dha da kötüs, Hürmüz yarın açılsa da, yakıt fiyatlaır stok lar tükenmeye yakın olduğ için kış boyunca ham petrolden çok   daha hızlı yükselcek.

 

Bu ortamda ekren faiz indirimi, maliyet şokuna bir de talep şoku eklyerek, enflasyon beklnteirlini daha katılşatırı ve TCMB’nin yükslen cair açığı finas ediğ edmeyeceği kosnda kışın her ay yükslen kaygılar olşutur.

 

 

TCMB, bence en erken Aralığ’a kadar beklmeli. Eğer enerji ve gıda emtilarında korktuğum yükseliş vücuda gelrise, 2027 baharıan kadar parasal gevşmeyi ötelemli. Para politaında gevşem ya da sıkılşatrıam yönde hatalı karların ekonomini tüm aktlrierne zararı olur, ama dur-klak ya da in-çık şeklilde evrilne bir paa politkaıs daha da zararldır.

 

Yakın geçmişte 2 kez şahit olduğumuz gibi, faiz indrmidne acleci davranıp, sonra yeniden parasal sıkılşmaya gitmek TCMB’in kredibilitesini de zedeler. Bu yüzden FÖŞ’ün naçiz ricası, TCMB’nın bu ay faizleir sabit tutmasııdr.  

 

 

FÖŞ TCMB'den rica etti: Lütfen faiz indirimi için bekleyin

 

Uykusuz geceler bunlar. Bir yanda her an sönmeye hazır bir Yapay Zekâ balonunun yarattığı iç sıkıntısı, öte yanda enerji fiyatlarının her gün yön değiştiren seyri, içeride ise bence yılın en kritik TCMB PPK toplantısı var. TCMB ne yapacak sorusuna cevap arayan tüm anketlerde tahmin tek sesli ve yüksek sesli: Bu ay 100 baz puan, Aralık'ta bir 100 puan daha parasal gevşeme. Konsensüs değil, ama bazı yatırım bankalarına göre, 2027 sonunda halen %37 olan politika faizi %30'a kadar gerileyebilir.

Ben ve konsensüs hiçbir zaman aynı uzay-zaman koordinatlarında yaşamadık. Ekonominin dinamikleri FÖŞ'e 100 baz puan faiz indiriminin ne aşırı büyüme yoluyla cari açığa, ne de iç talebi canlandırma yoluyla enflasyona destek vereceğini söylüyor. Kaygı konusu olan global enerji fiyatı dinamikleri, dolarizasyon ve finansal istikrar.

Analitik düşünce yeteneğinden hep ilham aldığım, ama isminin kullanılmasından hoşlanmayan bir ekonomist dostumla sohbet ederken, faiz indirimi konusu açıldı. Söylediklerini ibretle not ettim:

“Türk Merkez Bankacılığında ‘olması gereken’ ile ‘olacak olan’ arasında hep farklar bulunur. Bu toplantı da kesinlikle bunlardan biri. Bana göre Merkez Bankasının faiz indirimini ertelemesi için en az dört neden var. Ancak büyük olasılıkla bunu yapmayacak”.

“Peki, neden beklemeli?”

 

“Birincisi, eylül ayı enflasyon verileri görece olumluydu, velakin enflasyon beklentileri hâlâ taş gibi katı. TCMB'nin faiz indirimine gitmeden önce benzer yönde birkaç veri daha görmeyi beklemesi, şahin bir mesaj verebilir. Böylece olumlu enflasyon gerçekleşmelerinin beklentileri iyileştirdiği, iyileşen beklentilerin de fiyatlama davranışlarını değiştirdiği olumlu bir döngü başlayabilir. Üstelik ekonomi de göreli olarak yavaşlamakta olduğundan, böyle bir döngünün oluşması için uygun koşullar mevcut”.

“Dedim ya, enflasyon beklentileri hâlâ oldukça yüksek. Ekim ayı TCMB ve özel sektör tarafından derlenen sektörel beklenti anketlerini bu hafta göreceğiz. Ancak şirketlerin 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri eylül ayında yüzde 32,5 gibi son derece yüksek bir seviyedeydi. Hatırlayalım, TCMB'nin 2027 sonu TÜFE hedefi %15, bütçede ise %21,0 zikredildi”.

“Üçüncüsü, Fon Skandalı fiilen henüz sona ermiş değil. Para politikası açısından bu durumun iki yönlü etkisi olabilir. Bir taraftan, finansal bulaşma endişelerinin sürdüğü bir ortamda faiz indirimi piyasalara bir ölçüde rahatlama sağlayabilir”.

“Diğer taraftan, 9 Ekim'de sona eren haftada artış gösteren rezervler geçen haftanın dört işlem gününde yeniden gerilemiş görünüyor. Bu dönemde brüt rezervlerde yaklaşık 2,4 milyar dolar, TCMB'nin net dış varlıklarında ise 4,7 milyar dolarlık düşüş yaşandı. Bununla birlikte, söz konusu gerilemenin bir bölümü altın fiyatlarındaki yüzde 1'lik düşüşten kaynaklanıyor”.

“Dolayısıyla finansal istikrar açısından da bir süre daha beklemek ve rezervlerde daha güven verici bir toparlanma görmek mantıklı olacaktır.”

Bu noktayı açmakta fayda var. TEPAV çok detaylı bir rapor yayımladı. Araştırma kuruluşuna göre, Fon Skandalı bir likidite sorunu yaratmıyor ve faiz indirimi skandalın hiçbir köşesine çözüm değil. TCMB para politikası kararını verirken bu konuya hiç takılmamalı.

 

Ek olarak, TCMB, Fatih Karahan'ın Bangkok'ta basına kapalı toplantıda söylediği iddia edilen “Dolar/TL daha hızlı değer kaybedebilir” haberini yalanlamamakla büyük bir hata yapıyor. Hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi %45'te sabitken, dolar/TL'nin aylık değer kazanım temposunun nasıl şekilleneceğini görmek için en az 3 ay beklemek gerekirken, hem devalüasyona hız vermek hem de faiz indirmek, bırakın kaçacak sıcak parayı, yerleşiklerin mevduatta döviz tercihini azdırabilir. Asıl finansal istikrar sorunu Fon Skandalı değil, işte bu tehlikedir.

 

“Dördüncüsü, küresel ortam oldukça kırılgan ve oynak. Türkiye açısından bakıldığında, Brent petrol vadeli işlemlerinin varil başına 100 doların belirgin biçimde üzerinde seyretmesi, doların güçlenmesi ve uzun vadeli faizlerin genel olarak yükseliş eğiliminde olması hiç de elverişli bir bileşim oluşturmuyor.”

 

TCMB'nin benim enerji ve gıda konusunda karamsar tahminlerime katılması gerekmez, ama yine de burda belirteyim. Bence kışın Brent 130 dolar/varile kadar çıkabilir. Küresel gıda emtia fiyatlarında ise Kasım-Şubat döneminde 6 puan kadar bir artış beni hiç şaşırtmaz. Daha da kötüsü, Hürmüz yarın açılsa da, yakıt fiyatları stoklar tükenmeye yakın olduğu için kış boyunca ham petrolden çok daha hızlı yükselecek.

Bu ortamda erken faiz indirimi, maliyet şokuna bir de talep şoku ekleyerek enflasyon beklentilerini daha katılaştırır ve TCMB'nin yükselen cari açığı finanse edip edemeyeceği konusunda kışın her ay yükselen kaygılar oluşturur.

 

TCMB, bence en erken Aralık'a kadar beklemeli. Eğer enerji ve gıda emtialarında korktuğum yükseliş vücuda gelirse, 2027 baharına kadar parasal gevşemeyi ötelemeli. Para politikasında gevşeme ya da sıkılaştırma yönünde hatalı kararların ekonominin tüm aktörlerine zararı olur, ama dur-kalk ya da in-çık şeklinde evrilen bir para politikası daha da zararlıdır.

Yakın geçmişte 2 kez şahit olduğumuz gibi, faiz indiriminde aceleci davranıp sonra yeniden parasal sıkılaşmaya gitmek TCMB'nin kredibilitesini de zedeler. Bu yüzden FÖŞ'ün naçiz ricası, TCMB'nin bu ay faizleri sabit tutmasıdır.

 

---

 

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

 Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

 Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Paylaş