Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
TCMB

Yabancı bankalar TCMB'nin faiz kararını değerlendirdi: 2027 için tahminler ayrışıyor

Barclays, Citi, ING ve HSBC, TCMB'nin faiz indirimini değerlendirdi. Bankalar 2026 sonunda yüzde 35 faiz beklerken 2027 tahminleri yüzde 21 ile yüzde 30 arasında değişiyor.

23 Ekim 2026

Yabancı bankalar TCMB'nin faiz kararını değerlendirdi: 2027 için tahminler ayrışıyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) dokuz aylık aranın ardından politika faizini yüzde 37'den yüzde 36'ya indirmesi, yabancı yatırım bankalarının Türkiye'ye ilişkin para politikası beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. Barclays, Citi, ING ve HSBC, 2026 sonunda politika faizinin yüzde 35'e gerileyeceği konusunda birleşirken 2027 tahminlerinde ciddi farklılıklar ortaya çıktı. HSBC yüzde 21'e kadar indirim beklerken Barclays daha temkinli bir senaryoyla yüzde 30'u öngörüyor.

Yabancı bankalar aralık ayında yeni faiz indirimi bekliyor

TCMB'nin ekim ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 36'ya çekmesi, yabancı bankalar tarafından parasal gevşeme sürecine dönüş olarak değerlendirildi.

Kararın ardından yayımlanan analizlerde, enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve iç talepteki zayıflama faiz indirimlerini destekleyen başlıca unsurlar olarak gösterildi.

Bununla birlikte Orta Doğu'daki savaşın petrol fiyatlarını yükseltmesi ve küresel enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi, TCMB'nin önümüzdeki dönemde karşılaşabileceği temel riskler arasında sıralandı.

Barclays, Citi, ING ve HSBC'nin ortak beklentisi, politika faizinin aralık ayında 100 baz puan daha indirilerek yıl sonunda yüzde 35'e çekilmesi.

Ancak bankalar 2027'de para politikasının ne kadar hızlı gevşetilebileceği konusunda farklı görüşlere sahip.

HSBC: Politika faizi 2027 sonunda yüzde 21'e inebilir

HSBC, dört banka arasında en hızlı faiz indirimi senaryosunu öngörüyor.

Banka, Türkiye'de yıllık enflasyonun 2026 sonunda yüzde 30'a, 2027 sonunda ise yüzde 15'e gerilemesini bekliyor.

Bu tahminler doğrultusunda politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35'e, 2027 sonunda ise yüzde 21'e düşeceği öngörülüyor.

HSBC ekonomisti Melis Metiner, 2027 sonu için yüzde 15'lik enflasyon tahmininin iddialı olduğunu kabul etti.

Bununla birlikte Metiner, enflasyonun gelecek yılı yüzde 20'nin biraz üzerinde tamamlaması halinde bile TCMB'nin pozitif reel faiz tamponunu koruyarak faiz indirimlerine devam edebileceğini belirtti.

Bu yaklaşım, HSBC'nin para politikasında gevşeme alanını diğer bankalara kıyasla daha geniş gördüğüne işaret ediyor.

Gözler 12 Kasım Enflasyon Raporu'nda

HSBC'ye göre TCMB'nin 12 Kasım'da yayımlayacağı Enflasyon Raporu önemli bir dönüm noktası olabilir.

Özellikle Merkez Bankası'nın 2027 yıl sonu için mevcut yüzde 15'lik enflasyon tahminini koruyup korumayacağı yakından izlenecek.

Tahminin yukarı yönlü revize edilmesi, faiz indirimlerinin hızı konusunda beklentileri etkileyebilir.

Buna karşılık TCMB'nin dezenflasyon sürecine ilişkin iyimserliğini koruması, daha hızlı parasal gevşeme beklentilerini destekleyebilir.

Barclays: TCMB'nin mesajları daha güvercin

Barclays, TCMB'nin faiz kararının yanı sıra karar metnindeki değişikliklere de dikkat çekti.

Banka, Merkez Bankası'nın iletişiminde daha güvercin bir yaklaşım benimsediğini ve enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlamaya ilişkin değerlendirmelerini güçlendirdiğini belirtti.

Barclays'e göre bu değişim, aralık ayında daha büyük bir faiz indirimi yapılabileceğine ilişkin piyasa beklentilerini artırabilir.

Ancak bankanın temel senaryosu, TCMB'nin 100 baz puanlık indirimlerle ilerlemeye devam etmesi yönünde.

Barclays, politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35'e, 2027 boyunca toplam 500 baz puanlık indirimle yüzde 30'a gerilemesini bekliyor.

Bu tahmin, HSBC'nin yüzde 21'lik beklentisine kıyasla çok daha temkinli bir para politikası patikasına işaret ediyor.

ING: Ekonomideki yavaşlama faiz indirimini destekliyor

ING Başekonomisti Muhammet Mercan, TCMB'nin ekim ayı kararında ekonomik aktivitedeki yavaşlama ve eylül ayına ilişkin olumlu enflasyon verilerinin etkili olduğunu değerlendirdi.

ING, makroekonomik koşullarda belirgin bir değişiklik yaşanmaması halinde aralık ayında 100 baz puanlık yeni bir faiz indirimi bekliyor.

Banka, petrol fiyatlarının 110 dolar civarında seyretmesine ve Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin devam etmesine rağmen TCMB'nin gevşeme sürecine yeniden başlamasına dikkat çekti.

Bu durum, Merkez Bankası'nın mevcut enflasyon ve iç talep görünümünü faiz indirimine izin verecek ölçüde elverişli değerlendirdiği şeklinde yorumlanıyor.

Bununla birlikte enerji fiyatlarındaki yükselişin sürmesi, önümüzdeki aylarda enflasyon beklentileri üzerinde baskı yaratabilir.

Citi: Faiz indirimlerinin hızı verilere bağlı olacak

Citi, TCMB'nin ekim ayı kararını ihtiyatlı parasal gevşemenin yeniden başlatılması olarak nitelendirdi.

Banka, enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlama ve iç talepteki zayıflamanın faiz indirimleri için alan oluşturduğunu belirtti.

Ancak ilave indirimlerin büyüklüğü ve zamanlamasının gelecek dönemde açıklanacak ekonomik verilere bağlı olacağı vurgulandı.

Citi de politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35'e gerilemesini bekliyor.

Banka, kalıcı dezenflasyon için yalnızca para politikasının yeterli olmayacağına dikkat çekerek mali disiplin ve yapısal reformların önemini öne çıkardı.

Bu değerlendirme, faiz indirimlerinin sürdürülebilirliği açısından bütçe politikalarının ve ekonomideki yapısal sorunların da belirleyici olacağına işaret ediyor.

Barclays'ten kritik uyarı: TL mevduatın dolar bazında getirisi azalabilir

Yabancı bankaların değerlendirmelerinde yalnızca politika faizinin geleceği değil, Türk lirası cinsinden varlıkların yabancı yatırımcılar açısından cazibesi de öne çıktı.

Barclays, Türk lirasının dolar karşısındaki aylık değer kaybı hızının savaş öncesindeki yüzde 1,2 seviyesinden haziran sonrasında yüzde 1,8'e yükseldiğini belirtti.

Banka, faiz indirimlerinin mevduat faizlerine tamamen yansıması durumunda TL mevduatın dolar bazındaki getirisinin giderek azalabileceğini hesapladı.

Barclays'in tahminlerine göre:

  • Ekim ayındaki 100 baz puanlık indirimin mevduat faizlerine tamamen yansıması halinde TL mevduatın dolar bazında aylık getirisi yüzde 0,7'ye gerileyebilir.

  • Aralık ayında 100 baz puanlık ek indirim yapılması durumunda aylık getiri yüzde 0,63'e düşebilir.

  • Bu ikinci oranın yıllıklandırılmış karşılığı yaklaşık yüzde 7,8 düzeyinde bulunuyor.

  • Buna karşılık bir yıllık eurobond getirisi yaklaşık yüzde 6 seviyesinde.

Barclays, iki yatırım alternatifi arasındaki getiri farkının daralmasının TL varlıkların cazibesini etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

Faiz düşerken kurun seyri daha önemli hale geliyor

TL mevduatın dolar bazında getirisi, yalnızca mevduat faizine değil, aynı zamanda Türk lirasının değer kaybı hızına da bağlı.

Faizler düşerken döviz kurundaki artışın aynı hızda devam etmesi, yabancı yatırımcıların elde ettiği getiriyi azaltabilir.

Barclays'e göre 2027 yılında faiz indirimlerinin sürmesi halinde iki seçenek gündeme gelebilir.

Bunlardan ilki, Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybı hızının yavaşlatılması.

İkincisi ise TL mevduat stopajında indirime gidilerek yatırımcıların vergi sonrası getirisinin desteklenmesi.

Her iki seçenek de faiz indirimlerinin döviz piyasası ve sermaye hareketleri üzerindeki etkilerinin önem kazanacağını gösteriyor.

2027 tahminleri neden bu kadar farklı?

Yabancı bankalar 2026 sonunda yüzde 35 politika faizi beklentisinde birleşmesine rağmen gelecek yıl için aynı görüşte değil.

HSBC'nin yüzde 21 ve Barclays'in yüzde 30 tahminleri arasında 9 puanlık fark bulunuyor.

Bu ayrışmanın temelinde Türkiye'de enflasyonun ne kadar hızlı düşeceğine ilişkin farklı varsayımlar yer alıyor.

HSBC, 2027 sonunda enflasyonun yüzde 15'e gerilemesini ve TCMB'nin pozitif reel faiz sağlayarak hızlı indirimler yapabilmesini mümkün görüyor.

Barclays ise daha kademeli bir gevşeme patikası öngörüyor.

Bu farklılık, yalnızca enflasyon tahminleri açısından değil, döviz kuru, TL mevduat getirileri ve sermaye hareketleri bakımından da önem taşıyor.

Faizlerin hızlı düşmesi, enflasyon beklentilerinde yeterli iyileşme sağlanmadığı takdirde TL cinsinden varlıkların cazibesini azaltabilir.

Buna karşılık enflasyonun hızlı gerilemesi, nominal faizler düşse bile reel getirilerin korunmasına imkân verebilir.

ANALİZ: TCMB'nin önündeki asıl sınav 2027'de

Yabancı bankaların değerlendirmeleri, TCMB'nin ekim ayında yeniden başlattığı faiz indirim sürecinin kısa vadede devam edeceğine ilişkin güçlü bir beklenti bulunduğunu gösteriyor.

Aralık ayında 100 baz puanlık yeni bir indirim yapılması, dört bankanın da temel senaryosu.

Ancak 2027 yılı çok daha belirsiz.

Bir tarafta enflasyonun hızlı gerilemesiyle politika faizinin yüzde 21'e kadar düşebileceğini öngören HSBC bulunuyor.

Diğer tarafta daha ihtiyatlı bir indirim patikasıyla yüzde 30 seviyesini bekleyen Barclays yer alıyor.

Bu tahminler arasındaki büyük fark, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki yıl karşı karşıya kalacağı temel sorunu da ortaya koyuyor: Faiz indirimleri sürerken enflasyonla mücadele ve Türk lirasının cazibesi nasıl korunacak?

Özellikle petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi, küresel enflasyon riskleri ve Türk lirasındaki değer kaybı bu sorunun yanıtını zorlaştırıyor.

Barclays'in TL mevduat getirilerine ilişkin hesaplamaları da dikkat çekici.

Faizler düşerken kur artışının yüksek kalması halinde TL mevduatın dolar bazında sağladığı getiri daralacak. Bu durum, yabancı yatırımcıların TL pozisyonlarını sürdürme isteğini etkileyebilir.

Dolayısıyla TCMB'nin önündeki mesele yalnızca politika faizini ne kadar indireceği değil, bu indirimlerin enflasyon beklentileri, döviz kuru ve sermaye hareketleri üzerindeki etkilerini nasıl yöneteceği.

12 Kasım Enflasyon Raporu, 2027 yılına ilişkin beklentilerin şekillenmesi açısından kritik önem taşıyor.

Yabancı bankaların 2026 için ortak bir tahminde buluşması, kısa vadeli para politikası patikasına ilişkin belirsizliğin azaldığını gösteriyor.

Ancak 2027 tahminlerindeki 9 puanlık fark, dezenflasyonun kalıcılığı konusunda henüz güçlü bir görüş birliği bulunmadığını ortaya koyuyor.

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler

SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı
TCMB

SON DAKİKA! TCMB Faiz Kararını Açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, ekim ayı toplantısının ardından merakla beklenen faiz kararını duyurdu. Banka, politika faizinde 100 baz puanlık indirime giderek faiz oranını yüzde 36 seviyesine düşürdü.

22 Ekim 2026
Türkiye'nin Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu Açığı Açıklandı
TCMB

Türkiye'nin Net Uluslararası Yatırım Pozisyonu Açığı Açıklandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı Ağustos dönemine ait Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerini kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, Türkiye'nin yurt dışı varlıkları ile yükümlülükleri arasındaki farkı temsil eden net UYP açığı ağustos ayı itibarıyla 364,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.

20 Ekim 2026