Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu: Türkiye çalışan haklarında dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında
ITUC, Türkiye’yi çalışan haklarında dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında gösterdi. Raporda sendikal baskılar, işten çıkarmalar ve grev yasakları öne çıktı.
27 Eylül 2026

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), Türkiye’yi çalışan hakları açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında göstermeye devam etti. Konfederasyon, sendikalaşmanın engellenmesi, sendika üyelerinin işten çıkarılması, grevlerin ertelenmesi ve sendika yöneticilerine yönelik adli tedbirleri Türkiye’de çalışan haklarının önündeki başlıca sorunlar arasında sıraladı.
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), Türkiye’nin çalışan hakları konusunda uzun süredir bulunduğu “dünyanın en kötü 10 ülkesi” arasındaki yerini koruduğunu açıkladı.
ITUC değerlendirmesinde Türkiye’de sendikal haklar, örgütlenme özgürlüğü ve grev hakkına yönelik müdahalelere dikkat çekti.
Konfederasyon, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimini çalışanların temel haklarını sınırlandırmakla eleştirirken, sendikalaşmayı engellemeye yönelik uygulamaların hem kamu otoriteleri hem de bazı işverenler tarafından kullanıldığını öne sürdü.
ITUC özellikle 2025 yılında tekstil, metal ve madencilik sektörlerinde yaşanan olaylarla Eğitim Sen yöneticilerine yönelik uygulamaları örnek gösterdi.
ITUC: Sendikalaşmaya karşı baskı kültürü var
Konfederasyonun dikkat çektiği vakalardan biri Alman sermayeli hazır giyim üreticisi Digel Tekstil oldu.
ITUC'a göre fabrikadaki işçiler Ocak 2025'te tekstil ve hazır giyim işkolunda faaliyet gösteren TEKSİF'e üye oldu.
Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğunun resmi makamlar tarafından belirlenmesinin ardından şirketin dört önde gelen sendika üyesini kıdem tazminatı ödemeden işten çıkardığı belirtildi.
Şirket ise TEKSİF'in yetki sürecine itiraz ederek sendikanın çalışanların çoğunluğunu temsil etmediğini savundu.
ITUC'a göre daha sonra sendikal faaliyetlerde bulunan 15 işçi daha işten çıkarıldı.
Konfederasyon bu uygulamaları sendikal örgütlenmeyi engelleme girişimi olarak değerlendirdi.
SAG Hidrolik'te üç sendika üyesi işten çıkarıldı
Raporda yer verilen bir başka örnek ise İtalyan sermayeli hidrolik sistemleri üreticisi SAG Hidrolik oldu.
Metal işkolunda faaliyet gösteren Birleşik Metal-İş Sendikası'nın Ağustos 2025'te fabrikada toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili sendika olarak belirlendiği belirtildi.
ITUC'un aktardığına göre şirket daha sonra üç sendika üyesinin işine son verdi.
Konfederasyon ayrıca şirket yönetiminin çalışanlara sendikadan ayrılmamaları halinde fabrikanın kapatılabileceği yönünde tehditte bulunduğunu ileri sürdü.
ITUC, söz konusu vakayı Türkiye'de çalışanların örgütlenme özgürlüğünün karşı karşıya kaldığı sorunlara örnek olarak gösterdi.
Eti Maden grevinin ertelenmesine eleştiri
Konfederasyon yalnızca özel sektördeki uygulamaları değil, devletin grevlere yönelik kararlarını da eleştirdi.
ITUC, Temmuz 2025'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kamuya ait Eti Maden'de yapılması planlanan madenci grevini milli güvenliği bozucu nitelikte olduğu gerekçesiyle 60 gün ertelemesini çalışan haklarına yönelik müdahaleler arasında gösterdi.
Konfederasyon, Türkiye'deki mevzuat gereği erteleme süresinin sonunda anlaşma sağlanamaması halinde uyuşmazlığın zorunlu tahkim mekanizmasına taşınmasına dikkat çekti.
ITUC'a göre bu uygulama, fiilen çalışanların grev hakkını kullanmasının önüne geçiyor.
Eğitim Sen yöneticilerine yönelik tedbirler de raporda
ITUC'un Türkiye değerlendirmesinde eğitim ve bilim emekçileri sendikası Eğitim Sen de yer aldı.
Sendika, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Mart 2025'te tutuklanmasının ardından dayanışma amacıyla iş bırakma eylemi gerçekleştirmişti.
ITUC, İmamoğlu'nun tutuklanmasını “siyasi saiklerle” alınmış bir karar olarak nitelendirirken, eylemin ardından Eğitim Sen yöneticileri hakkında ev hapsi kararı verildiğini aktardı.
Sendika yöneticilerinin ev hapsi uygulaması daha sonra sona erdi.
Ancak ITUC'a göre yöneticiler üzerindeki bazı adli tedbirler devam ediyor. Bunlar arasında belirli aralıklarla polis merkezine giderek imza verme yükümlülüğü de bulunuyor.
Türkiye uzun süredir en kötü 10 ülke arasında
ITUC, Türkiye'nin çalışan hakları bakımından dünyanın en kötü performans gösteren ülkeleri arasında uzun süredir bulunduğuna dikkat çekiyor.
Konfederasyonun Türkiye'ye yönelik temel eleştirileri örgütlenme özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı, sendikal faaliyet nedeniyle işten çıkarmalar ve grev hakkına yönelik sınırlamalar üzerinde yoğunlaşıyor.
Son değerlendirmede de özellikle işçilerin sendikaya üye olmalarının ardından yaşanan işten çıkarmalar ile devlet tarafından grevlere getirilen sınırlamalar öne çıkarıldı.
ITUC'a göre Türkiye'deki tablo, yalnızca tekil işveren-işçi uyuşmazlıklarından değil, çalışanların sendikal örgütlenme ve toplu eylem haklarının uygulanmasında karşılaştıkları daha geniş sorunlardan kaynaklanıyor.
ITUC websitesi
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




