Trump’ın yaptırımlarına karşısında İran'da en kırılgan sektörler
İranlılar, Washington’un yeni adımını kendi ülkelerine karşı daha geniş bir ekonomik savaşın başlangıcı olarak değerlendiriyor. ABD Hazine Bakanlığı, Tahran’a yönelik yeni yaptırım paketinin ayrıntılarını açıklamaya hazırlanırken asıl dikkat çeken nokta Başkan Donald Trump’ın “olağanüstü bir ekonomik operasyon” tehdidi. Bu tehdit yalnızca İran’la sınırlı kalmıyor; ülkeye ekonomik destek sağlayan her devlet ve kurumu da kapsıyor. Böylece yeni baskı dalgası karşısında İran ekonomisinin hangi sektörlerinin en kırılgan olduğu sorusu yeniden gündeme geliyor.
24 Ağustos 2026

İranlılar, Washington’un yeni adımını kendi ülkelerine karşı daha geniş bir ekonomik savaşın başlangıcı olarak değerlendiriyor. ABD Hazine Bakanlığı, Tahran’a yönelik yeni yaptırım paketinin ayrıntılarını açıklamaya hazırlanırken asıl dikkat çeken nokta Başkan Donald Trump’ın “olağanüstü bir ekonomik operasyon” tehdidi. Bu tehdit yalnızca İran’la sınırlı kalmıyor; ülkeye ekonomik destek sağlayan her devlet ve kurumu da kapsıyor. Böylece yeni baskı dalgası karşısında İran ekonomisinin hangi sektörlerinin en kırılgan olduğu sorusu yeniden gündeme geliyor.
Bu yaptırımlar, Washington’un “hızlı zafer” vaatlerinin üzerinden yaklaşık altı ay geçtikten sonra geliyor. Askeri seçeneğin çıkmaza girdiği ve diplomatik bir anlaşma ihtimalinin her geçen gün zayıfladığı bir dönemde çatışmanın odağı sert askeri karşı karşıya gelmeden yumuşak ama kapsamlı ekonomik baskıya kaymış durumda.
“İran’a karşı ekonomik savaşa girmeyin”
İran’ın tepkisi önceki dönemlerden daha ılımlı değil. Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Tümgeneral Mohsen Rezaee televizyonda sert bir uyarıda bulundu:
“Komşu tüm ülkelere diyoruz ki: İran’a karşı ekonomik savaşa girmeyin. Girenleri düşman kabul ederiz. Şimdiye kadar ABD’nin ekonomik çıkarlarını hedef almadık. Ancak düşmanca eylemler devam ederse bu seçenek önümüzde duruyor.”
Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise alaycı bir üslup tercih etti. X hesabında şunları yazdı:
“Bu tekrarlanan film başarısızlığa mahkûmdur. 14 yıl önce ‘tarihin en felç edici yaptırımlarını’ koydular… başarısız oldu. 8 yıl önce ‘maksimum baskı’ uyguladılar… başarısız oldu. 5 ay önce ‘koşulsuz teslimiyet’ istediler… başarısız oldu. Bugün ise ‘tarihin en ezici ekonomik operasyonu’ geliyor… bu da aynı akıbete uğrayacak. Bu filmi daha önce gördük; aynı hikâye, farklı zorbalar.”
Görünen özgüvene rağmen Tahran’daki uzmanlar daha temkinli konuşuyor. Tahran Üniversitesi ekonomi profesörü Dr. Mahyar Ramazankhani, yeni turu öncekilerden ayıran kritik farkı şöyle özetliyor:
“İran ekonomisinin yaptırımları aşmasına olanak tanıyan esneklik tükenmeye başladı. Çünkü bu kez yaptırımlar yalnızca İran’ı değil, onunla işlem yapan herkesi hedefliyor. Bu da paketi önceki dönemlerden daha tehlikeli kılıyor.”
Ramazankhani, farkı üç noktada topluyor:
Aylardır süren deniz ablukası, her yeni yaptırımın etkisini katlıyor.
İran’la ticaret yapan her ülke hedefte; bu da ana ortakların ilişkileri kesme riskini büyütüyor.
Yaptırımlar, yaptırımları delmeye yardımcı olan kişiler, aracılar ve simsarları da kapsıyor.
Bu üçgen, mevcut yaptırım turunu istisnai hale getiriyor.
En kırılgan sektörler
Ramazankhani’ye göre en büyük risk, Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ana ortakların ABD yaptırımlarından çekinerek ticari ve mali bağları koparması. Böyle bir senaryoda etki yıkıcı olur.
En çok zarar görecek alanlar ise net:
İlaç üretim zinciri en kırılgan halka.
Ardından gıda sektörü geliyor. İran, hayvan yemlerinin ve gıda fabrikalarının hammadde ihtiyacının yaklaşık yüzde 80’ini yurt dışından ithal ediyor; ödemeler dövizle yapılıyor. Yeni yaptırımlar altında temel gıda sanayileri için hammadde temini ciddi şekilde zorlaşacak.
Otomotiv sektörü yedek parça bağımlılığı nedeniyle geniş çapta etkilenecek.
Tıbbi alanda laboratuvar ekipmanları kritik zayıf nokta.
Turizm, enerji, küçük atölyeler, döviz büroları, para transfer ağları ve gölge filolar da yoğun baskı altına girecek.
Konut sektöründe ise çift yönlü kriz riski var. Son savaş nedeniyle çelik üretimi zarar gördü, arz daraldı. Enerji yetersizliği çimento başta olmak üzere inşaat malzemesi üretimini etkiliyor. Bu baskılar sürerse konut inşaatı yavaşlayacak, fiyatlar yükselecek. Asansör, ısıtma-soğutma sistemleri ve yedek parçaları gibi ithal ekipmanlara bağımlılık da sektörü ek risk altına sokuyor.
Neden şimdi?
İranlı ekonomist Albert Boghziyan, zamanlamanın dikkat çekici olduğunu belirtiyor. Trump daha önce en sert baskıyı denemiş ve sonuç alamamıştı; ardından askeri seçeneğe yönelmişti. Şimdi koşullar tamamen değişmiş durumda: O dönemde enflasyon daha düşüktü, yaptırımları aşma kanalları açıktı, Hürmüz Boğazı kapatılmamıştı, Körfez ülkeleriyle ilişkiler gergin değildi ve ticaret devam ediyordu. Tüm bu faktörler tersine döndü.
Boghziyan’a göre bazı iç ekonomik kararlar da Trump yönetiminin “bu kez baskı daha etkili olur” inancını güçlendirdi. Temel malların ithalatında döviz desteğinin kaldırılması ve geçen kış protestoları sırasında eski ekonomi bakanı dâhil önemli isimlerin değiştirilmesi fiyatları katladı. Son savaşın çelik ve petrokimya sektörlerine verdiği zarar ise enflasyonu hızlandırarak vatandaşın satın alma gücünü eritti. Bu tablo Washington’a “şimdi baskı işe yarayabilir” mesajı verdi.
Boghziyan durumu şöyle özetliyor:
“Bu kez Trump yalnız değil. Deniz ablukası sürüyor, BAE mali ve ticari ilişkilerini kesti, ABD daha kapsamlı bir yaptırım tablosu çiziyor. Daha önce yaptırımları ve para transferlerini aşmak için ağlarımız vardı. Ancak Tahran’ın Körfez ülkeleriyle ilişkilerinin gerilmesiyle Trump, İran ekonomisinin damarlarını kesmeye çalışıyor.”
Uzman, Tahran’daki karar vericilere de uyarıda bulunuyor:
“Şimdi hata tekrarlamanın zamanı değil. Temel malların fiyatlarını artırmak, yakıt gibi ürünlerde döviz desteğini kaldırmak ya da benzin zamlarına gitmek için uygun dönem değil. Çok dikkatli olunmalı ve durumu ağırlaştıracak her karardan kaçınılmalı.”
Boghziyan’a göre yaptırımların farklı sektörleri hedeflemesi görünür amaç; asıl hedef ise Tahran’ın ekonomik kapasitesini olası yeni bir askeri tur öncesinde zayıflatmak olabilir.
Pazartesi günü Tahran, ABD Hazine Bakanı’nın “ezici ekonomik operasyon” olarak tanımlanan detayları açıklamasını bekliyor. Yetkililer ekonomik savaşa karşı koyacaklarını söylerken halkın gözü döviz piyasasında: Dolar, pazar akşamı iki milyon riyali aşmış durumda. Gözlemciler aynı soruyu soruyor:
“Bu ekonomik savaşın faturasını önce kim ödeyecek, kim önce kırılacak?”
Tahran’da herkes cevabın pek uzak olmayabileceğini biliyor.
Kaynak: Al Jazeera



