Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Politika

Trump ABD'nin Husilere karşı savaşa katılabileceğini açıkladı

Riyad Havalimanı'na saldırıda 12 kişi öldü, 309 kişi yaralandı. Trump, ABD'nin Suudi Arabistan'ın Husilere karşı operasyonlarına katılabileceğini söyledi.

11 Ekim 2026

Trump ABD'nin  Husilere karşı savaşa katılabileceğini açıkladı

Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen saldırıda en az 12 kişi hayatını kaybetti, 309 kişi yaralandı. Bir hafta içinde havalimanını hedef alan üçüncü saldırı, İran savaşının bölgeye yayılma riskini artırdı. ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın Suudi Arabistan'ın Husilere yönelik askeri operasyonlarına katılmayı değerlendirdiğini söyledi. Yemen'deki ateşkesin çökmesiyle tırmanan çatışmalar, Kızıldeniz'deki stratejik Babülmendep Boğazı'nı da yeniden savaşın merkezine taşıdı.

Orta Doğu'da İran savaşıyla başlayan askeri gerilim yeni bir cephede şiddetleniyor. Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, cumartesi günü düzenlenen ve ülkenin son on yılı aşkın sürede yaşadığı en ölümcül saldırılardan biri olarak kayıtlara geçen bir saldırıyla sarsıldı.

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Otoritesi, saldırıda en az 12 kişinin öldüğünü, 309 kişinin yaralandığını açıkladı.

Hayatını kaybedenler arasında dört Suudi Arabistan vatandaşı, iki Bangladeşli ve ABD, Ürdün, Filistin, Suriye, Sudan ile Mısır'dan birer kişi bulunuyor.

Saldırının ardından havalimanındaki uçuşlar durdurulurken, bütün seferler başka havalimanlarına yönlendirildi.

Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyon misilleme sözü verdi. İran destekli Husiler ise saldırının sorumluluğunu resmen üstlenmedi.

Trump: Suudi Arabistan'ın operasyonlarına katılabiliriz

ABD Başkanı Donald Trump, Washington'ın Husilere karşı yürütülen askeri harekâta doğrudan katılabileceğini açıkladı.

Gazetecilerin ABD'nin Suudi Arabistan'ın Husilere yönelik saldırılarına katılıp katılmayacağını sorması üzerine Trump, bu seçeneğin değerlendirildiğini belirtti.

Trump, son saldırının ayrıntılarını yeni öğrendiklerini ve kısa süre içinde karar vereceklerini söyledi.

ABD Başkanı'nın açıklaması, Yemen'deki çatışmaların Washington'ın doğrudan askeri müdahalesiyle daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşebileceği endişelerini artırdı.

ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a karşı başlattığı savaş, Yemen'deki İran destekli Husilerin faaliyetlerini de etkiledi.

Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını artırması, Riyad'ın Yemen'de yürüttüğü hava operasyonlarıyla birleşince bölgedeki askeri gerilim daha da yükseldi.

Ancak Trump'ın açıklaması, ABD'nin operasyonlara katılma yönünde kesin karar aldığı anlamına gelmiyor.

Bir haftada üçüncü saldırı

Cumartesi günkü saldırı, Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nı bir hafta içinde hedef alan üçüncü saldırı oldu.

Önceki iki saldırıda dört kişi hayatını kaybetmiş, havalimanının pistinde park halinde bulunan Suudi Arabistan'a ait ticari bir uçak ağır hasar görmüştü.

Son saldırının can kaybı ve yaralı sayısı açısından çok daha ağır sonuçlar doğurması, Suudi Arabistan'ın hava savunma kapasitesine ilişkin soru işaretlerini artırdı.

Riyad yönetimi, Yemen'deki uluslararası alanda tanınan hükümete destek vermek amacıyla Husilere karşı hava operasyonları yürütüyor.

Buna karşılık Husilerin Suudi Arabistan'ın başkentindeki en önemli sivil havacılık merkezlerinden birini art arda hedef alabilmesi, ülkenin kritik altyapısının korunmasına ilişkin endişeleri gündeme getirdi.

Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyon, son saldırıya karşılık verileceğini duyurdu.

Havalimanında panik: Yaralılar ambulans ve helikopterlerle taşındı

Saldırı sırasında havalimanında bulunan görgü tanıkları, büyük bir patlamanın ardından insanların yere yığıldığını ve çok sayıda kişinin yaralandığını anlattı.

Bir tanık, patlamadan hemen sonra havalimanının içinde yerde yatan yaralıları gördüğünü söyledi.

Yaralanan bir yolcu ise terminalin dışında gökyüzünde hareket eden bir cisim gördüğünü, ardından kalkış kapılarından birinin yakınındaki tavanın kısmen çöktüğünü aktardı.

Olay yerine çok sayıda ambulans sevk edildi.

Yaralılar ambulanslar ve helikopterlerle hastanelere taşınırken, bazı hastaların durumunun ağır olduğu bildirildi.

Reuters tarafından doğrulanan bir görüntüde, saldırının ardından havalimanında ambulansların bulunduğu görüldü.

Yetkililer, yaklaşık 8 milyon nüfuslu Riyad'a hizmet veren havalimanındaki bütün operasyonların askıya alındığını açıkladı.

Uçuşlar başka havalimanlarına yönlendirilirken, yolculara bölgeden uzak durmaları tavsiye edildi.

Husiler: Riyad Uluslararası Havalimanı'nı kapattık

Husiler son saldırının sorumluluğunu resmen üstlenmemesine rağmen örgütün medya ofisi başkanı, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada Riyad Uluslararası Havalimanı'nı kapattıklarını ileri sürdü.

Husiler daha önce uluslararası havayolu şirketlerine Suudi Arabistan hava sahasını kullanmamaları yönünde uyarıda bulunmuştu.

Örgüt, Suudi Arabistan hava sahasını askeri operasyon bölgesi ilan ettiğini açıklamıştı.

Bu uyarının dışında tutulan tek bölgeler, İslam dünyasının kutsal şehirleri Mekke ve Medine üzerindeki hava sahaları oldu.

Husilerin açıklamaları, saldırıların yalnızca Suudi Arabistan'ın askeri hedeflerine değil, uluslararası sivil havacılık faaliyetlerine de ciddi zarar verebileceği endişelerini artırdı.

Önceki saldırılar nedeniyle bazı havayolu şirketleri Riyad seferlerini askıya almış veya iptal etmişti.

Son saldırının ardından uçuşların ne zaman normale döneceği konusunda kesin bir takvim açıklanmadı.

ABD ve Birleşmiş Milletler'den sert tepki

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Riyad Havalimanı'na yönelik saldırıları kınadı.

Rubio, saldırıların masum sivillerin yaşamını açıkça hiçe saydığını belirtti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de cumartesi günkü saldırıyı kınayarak sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurguladı.

Guterres, bu tür saldırıların derhal sona ermesi gerektiğini ifade etti.

ABD'nin Riyad Büyükelçiliği ise Amerikan vatandaşlarına havalimanından ve çevresindeki bölgelerden uzak durmaları yönünde güçlü bir güvenlik uyarısı yayımladı.

Saldırılar, Suudi Arabistan'ın yakın dönemde ev sahipliği yapmaya hazırlandığı büyük enerji ve yatırım konferanslarını da gündeme taşıdı.

Konferansların organizatörleri, cumartesi günkü saldırılardan önce etkinliklerin planlandığı şekilde gerçekleştirileceğini açıklamıştı.

Ancak havalimanının kapanması ve hava sahasına yönelik güvenlik uyarıları, uluslararası katılım açısından yeni belirsizlikler yarattı.

Yemen'de ateşkes çöktü, savaş yeniden şiddetlendi

Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmaların yeniden tırmanmasının arkasında Yemen'deki kırılgan ateşkesin sona ermesi bulunuyor.

Suudi Arabistan, 2015 yılında Arap ülkelerinden oluşan bir koalisyonun liderliğinde Yemen savaşına müdahil olmuştu.

Amaç, İran destekli Husileri Yemen'in başkenti Sana'dan çıkarmak ve uluslararası alanda tanınan hükümetin kontrolünü yeniden tesis etmekti.

Ancak savaş yıllar içerisinde çıkmaza girdi.

Çatışmalar, açlık ve insani kriz nedeniyle yüz binlerce Yemenli hayatını kaybetti.

Suudi Arabistan ile Husiler arasında 2022 yılında sağlanan ateşkes, ülkedeki çatışmaların yoğunluğunu azaltmıştı.

Ne var ki bu yaz ateşkesin dağılmasıyla askeri operasyonlar yeniden hızlandı.

Husilerin gerçekleştirdiği hızlı ilerleme, Kızıldeniz'in en önemli geçiş noktalarından Babülmendep Boğazı'nın kontrolünün Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçlerinden alınmasıyla sonuçlandı.

Bu gelişme, çatışmanın yalnızca Yemen ve Suudi Arabistan açısından değil, küresel ticaret ve enerji taşımacılığı bakımından da önemini artırdı.

Babülmendep Boğazı yeniden savaşın merkezinde

Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne ve Hint Okyanusu'na bağlayan stratejik bir geçiş noktası.

Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa ile Asya arasında gerçekleştirilen deniz taşımacılığı açısından büyük önem taşıyor.

Boğazdaki güvenlik koşullarının kötüleşmesi, ticari gemilerin alternatif güzergâhlara yönelmesine ve taşımacılık maliyetlerinin artmasına neden olabiliyor.

Husilerin bölgedeki ilerlemesi, Suudi Arabistan destekli Yemen hükümetini yeni bir kara harekâtı başlatmaya yöneltti.

Hükümet güçleri bu hafta Babülmendep çevresindeki kaybettikleri bölgeleri geri almak amacıyla saldırıya geçti.

Ancak operasyonlarda şimdiye kadar sınırlı ilerleme sağlandığı bildirildi.

Husiler ise Yemen'in üçüncü büyük kenti Taiz'i kuşatma altına aldı.

Böylece çatışmalar hem Kızıldeniz kıyısındaki stratejik bölgelerde hem de Yemen'in iç kesimlerinde yoğunlaştı.

Karşılıklı saldırılarda siviller de ölüyor

Suudi Arabistan ve Yemen hükümeti, Husilerin kontrolündeki bölgelere yönelik yüzlerce saldırı gerçekleştirdiklerini açıkladı.

Husiler ise bu saldırılarda kadınlar ve çocuklar dahil sivillerin hayatını kaybettiğini ileri sürdü.

Reuters, Husilerin sivil kayıplara ilişkin iddialarını bağımsız olarak doğrulayamadığını belirtti.

Buna karşılık Riyad Havalimanı'ndaki saldırının ardından açıklanan can kaybı ve yaralı sayısı, Yemen'deki çatışmaların Suudi Arabistan'daki sivil nüfus üzerinde de ağır sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.

Uluslararası kuruluşlar, sivillerin ve sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası insancıl hukuk kapsamında yasak olduğunu hatırlatıyor.

Çatışmaların devam etmesi, zaten uzun yıllardır ağır bir insani kriz yaşayan Yemen'deki koşulların daha da kötüleşmesi riskini taşıyor.

İran savaşının yeni cephesi mi?

Riyad'daki saldırıların zamanlaması, İran savaşıyla Yemen'deki çatışmalar arasındaki bağlantıyı yeniden gündeme getirdi.

ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a karşı başlattığı askeri operasyonların ardından bölgede güvenlik dengeleri önemli ölçüde değişti.

İran destekli Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırması ve Riyad'ın Yemen'deki hava operasyonlarını artırması, çatışmaların birbirini beslediği bir ortam yarattı.

Washington'ın Suudi Arabistan'ın askeri harekâtına katılması halinde Yemen'deki savaşın kapsamı daha da genişleyebilir.

Bu senaryo, yalnızca bölgesel güvenlik açısından değil, Kızıldeniz üzerinden gerçekleştirilen uluslararası ticaret ve enerji sevkiyatları bakımından da yeni riskler doğurabilir.

Ancak ABD'nin doğrudan müdahalesi henüz kesinleşmiş değil.

Trump yönetiminin vereceği karar, çatışmanın önümüzdeki dönemde nasıl şekilleneceği açısından kritik önem taşıyor.

Riyad Havalimanı'nda 12 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırı, Yemen savaşının yeniden bölgesel bir güvenlik krizine dönüşebileceğini gösterdi. ABD'nin Husilere karşı operasyonlara katılıp katılmayacağı, Suudi Arabistan'ın vereceği askeri karşılık ve Babülmendep Boğazı'ndaki gelişmeler, Orta Doğu'daki gerilimin seyrini belirleyecek başlıca unsurlar olacak.

Kaynak: Reuters.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş