TEPAV’dan Çarpıcı Analiz: Reel Gelir Artışına Rağmen 17,6 Milyon Kişi Geçimini Sağlayamıyor
TEPAV’ın (Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı) TÜİK verilerinden yola çıkarak hazırladığı yeni analiz, Türkiye’deki gelir artışının toplumun tüm kesimlerine aynı ölçüde yansımadığını ortaya koydu.
1 Kasım 2026

TEPAV’ın (Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı) TÜİK verilerinden yola çıkarak hazırladığı yeni analiz, Türkiye’deki gelir artışının toplumun tüm kesimlerine aynı ölçüde yansımadığını ortaya koydu.
2019-2025 yıllarını kapsayan dönemde reel medyan eşdeğer gelir yüzde 72 oranında yükselirken, temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çeken geniş bir kesimin yaşam standartlarında beklenen iyileşme sağlanamadı.
Gelir Sınırının Üzerinde Ama Yoksun: 5,5 Milyon Kişi
Araştırmanın öne çıkan verilerine göre, resmi yoksulluk sınırının üzerinde gelire sahip olmasına rağmen temel gereksinimlerini karşılayamayan ciddi bir nüfus bulunuyor.
Toplumun 5'te 1'i Yoksunlukla Yüz Yüze: 2025 yılı verilerine göre Türkiye nüfusunun yüzde 20,9’una karşılık gelen 17,6 milyon kişi çoklu yoksunluk içinde. Bu oran 2019’da yüzde 25,3 seviyesindeydi. Ağır çoklu yoksunluk oranı ise yüzde 15,8’den yüzde 13’e geriledi.
Resmî İstatistiklerin Ötesindeki Tablo: Çoklu yoksunluk çekenlerin yüzde 31,3’ünü oluşturan yaklaşık 5,5 milyon kişinin geliri resmî yoksulluk eşiğinin üzerinde yer alıyor. Bu gruptakilerin yüzde 57,2’si geçinmekte zorlandığını beyan ediyor.
Metropollerde Yaşam Maliyeti Baskısı: Kiralardan ısınmaya ve beslenmeye kadar yükselen yaşam maliyetleri, özellikle büyükşehirlerde geliri yoksulluk sınırını aşan haneleri dahi doğrudan etkiliyor.
Beslenmede Kötüleşme Dikkat Çekiyor
Sabit tutulan göreli yoksulluk sınırının altındaki nüfus oranı 2019’daki yüzde 21,3 seviyesinden 2025’te yüzde 4,2’ye kadar gerilemiş görünse de temel tüketim göstergeleri farklı bir tablo çiziyor. İki günde bir et, tavuk veya balık içeren bir öğün tüketemeyenlerin oranı 2019’da yüzde 33,6 iken 2025 yılında yüzde 35,1’e yükseldi.
Kalabalık Aileler ve Çocuklar Risk Altında
Yoksunluğun en yoğun hissedildiği alanlar ve gruplar da raporda detaylandırıldı:
Çocuk Sayısı Risk Oranını Artırıyor: Dört veya daha fazla çocuklu ailelerde yaşayan çocukların yüzde 45,2’si ağır çoklu yoksunluk çekerken, bu oran tek çocuklu hanelerde yüzde 8'de kalıyor.
Riske Açık Gruplar: Ağır çoklu yoksunluk; ebeveynin tek olduğu, çocuk sayısının yüksek olduğu ve hane reisinin çalışmadığı ailelerde belirginleşiyor. Bölgesel bazda ise Güneydoğu Anadolu öne çıkıyor.
Kronikleşen Tablo: Çoklu yoksunluk yaşayanların yüzde 76 ila 82’si bir sonraki yıl da aynı durumdan kurtulamıyor. Bu durum, yoksunluğun gelir yoksulluğuna kıyasla daha dirençli ve kalıcı hâle geldiğini gösteriyor.
Türkiye, AB Ortalamasını İkiye Katladı
Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığı bölümde; gelir yoksulluğu, ağır maddi/sosyal yoksunluk ve düşük çalışma yoğunluğundan en az ikisini aynı anda yaşayanların oranı Türkiye’de yüzde 11,1 olarak kayıtlara geçti. AB-27 ortalaması ise yüzde 6,1 seviyesinde bulunuyor.
TEPAV’dan Mücadele İçin Politika Önerileri
TEPAV, gelir artışının tek başına refah göstergesi olmadığını vurgulayarak şu önerilerde bulundu:
Ölçüm Sisteminin Güncellenmesi: TÜİK’in resmî göstergelerine "çoklu yoksunluk" kriterinin dâhil edilmesi.
Kriter Değişikliği: Sosyal yardımların yalnızca hane gelirine göre değil; beslenme, ısınma, barınma ve fatura ödeme kapasitesi dikkate alınarak dağıtılması.
Yoksunluk Puanı ve Hedefler: Haneler için özel bir "yoksunluk puanı" oluşturulması ve Kalkınma Planı'na çoklu yoksunlukla mücadeleye özel hedefler konulması.
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




