Dolar/TL49,83
0.11%
Euro/TL55,46
0.35%
Gram Altın6.529,09
0.13%
BIST 10011.151,03
0.01%
Brent Petrol$109,44
0.03%
Gümüş/Ons$54,55
0.07%
Gedik Yatırım
Gündem

SIPRI: Askeri Harcamalar Rekor Kırarken Küresel Yardım Açığı Büyüyor, Yoksulluk ve Açlıkla Mücadele Zayıflıyor

SIPRI'ye göre askeri harcamalar 2,9 trilyon dolara çıkarken kalkınma yardımları daralıyor. Küresel yardım açığı ve açlık riski büyüyor.

28 Ekim 2026

SIPRI: Askeri Harcamalar Rekor Kırarken Küresel Yardım Açığı Büyüyor, Yoksulluk ve Açlıkla Mücadele Zayıflıyor

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) yeni araştırması, dünya genelinde savunma bütçeleri büyürken kalkınma ve insani yardım kaynaklarının daraldığını ortaya koyuyor. Büyük bağışçı ülkelerin askeri harcamalara öncelik vermesi, özellikle yoksul ve çatışmalardan etkilenen ülkelerde gıda güvenliği, sağlık ve eğitim alanındaki finansman sıkıntısını ağırlaştırıyor. SIPRI, askeri güvenliğe ayrılan kaynakların artmasının tek başına kalıcı güvenlik sağlamayacağı uyarısında bulunuyor.

Küresel Bütçelerde Öncelikler Değişiyor

Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimler, savaşlar ve güvenlik kaygıları, hükümetlerin bütçe tercihlerinde önemli bir değişime yol açıyor.

SIPRI'nin yeni araştırmasına göre, özellikle gelişmiş ekonomilerde savunma harcamaları artırılırken uluslararası kalkınma yardımları üzerindeki baskı giderek büyüyor.

Bu eğilim, askeri güvenliğe daha fazla kaynak ayrıldığı bir dönemde yoksulluk, açlık, sağlık ve eğitim gibi temel kalkınma ihtiyaçlarının yeterince finanse edilememesi riskini beraberinde getiriyor.

Araştırmanın temel bulgusu, askeri harcamalar ile kalkınma yardımları arasındaki kaynak dengesinin giderek bozulması.

SIPRI, savunma harcamalarının artmasının tek başına yardım bütçelerindeki kesintileri açıklamadığını, ancak hükümetlerin mali önceliklerinin değişmesinin kalkınma finansmanını daha da zorlaştırdığını vurguluyor.

Askeri Harcamalar 2,9 Trilyon Dolara Ulaştı

SIPRI'nin aktardığı verilere göre küresel askeri harcamalar 2025 yılında yaklaşık 2,9 trilyon dolara yükseldi.

Savunma bütçelerindeki artışta Avrupa'daki güvenlik kaygıları, Ortadoğu'daki çatışmalar ve büyük güçler arasındaki stratejik rekabet etkili oldu.

Hükümetler, silahlı kuvvetlerini modernize etmek, mühimmat stoklarını yenilemek ve yeni askeri teknolojilere yatırım yapmak amacıyla harcamalarını artırıyor.

Buna karşılık uluslararası kalkınma yardımları aynı hızda büyümüyor. Büyük bağışçı ülkelerin bütçe kısıntıları, düşük gelirli ülkelerin dış finansman kaynaklarını zayıflatıyor.

SIPRI'nin dikkat çektiği temel çelişki şu: Küresel askeri harcamalar trilyonlarca dolara ulaşırken insani krizlerin önlenmesi ve kalkınma hedeflerinin desteklenmesi için gereken kaynaklar bulunamıyor.

Kalkınma ve İnsani Yardım Açığı Derinleşiyor

Araştırmada, kalkınma ve insani yardım ihtiyaçları ile bu ihtiyaçları karşılamak üzere sağlanan finansman arasındaki farkın büyüdüğü belirtiliyor.

SIPRI'nin ortaya koyduğu projeksiyonlara göre 2028 yılına gelindiğinde yıllık kalkınma ve insani yardım gereksinimi 326 milyar dolara ulaşabilir.

Buna karşılık finansman açığının 179 milyar dolar düzeyine çıkabileceği öngörülüyor.

Bu rakamlar, uluslararası yardım sisteminin karşı karşıya olduğu sorunun büyüklüğünü gösteriyor.

Finansman yetersizliği özellikle kamu gelirleri sınırlı, dış borç yükü yüksek ve çatışmalar nedeniyle ekonomik altyapısı zarar görmüş ülkeler açısından önemli riskler yaratıyor.

Yardımların azalması, bu ülkelerde gıda temini, temel sağlık hizmetleri, eğitim programları ve afetlere hazırlık gibi alanlarda faaliyetlerin sınırlandırılmasına neden olabilir.

Büyük Bağışçı Ülkeler Yardımları Kısıyor

SIPRI araştırması, uluslararası yardım sisteminin finansmanında önemli rol oynayan ülkelerin bütçe tercihlerine dikkat çekiyor.

Araştırmada aktarılan verilere göre büyük bağışçı ülkelerin resmi kalkınma yardımlarında 2025 yılında yüzde 23'lük bir düşüş yaşandı.

Yardımlardaki bu daralma, küresel ihtiyaçların arttığı bir döneme denk geliyor.

Savaşlar, zorunlu göç, iklim kaynaklı afetler ve ekonomik kırılganlıklar nedeniyle uluslararası desteğe ihtiyaç duyan nüfus büyürken yardım bütçelerinin küçülmesi, mevcut programların sürdürülebilirliğini tehdit ediyor.

SIPRI, savunma ve kalkınma harcamalarının birbirinden tamamen bağımsız politika alanları olarak ele alınmaması gerektiğini belirtiyor.

Araştırmaya göre kalkınma yardımlarındaki kesintilerin uzun vadeli sonuçları, güvenlik politikalarını da etkileyebilir.

Açlık, Yoksulluk ve Sağlık Krizleri Ağırlaşabilir

Uluslararası yardım kaynaklarındaki daralma, en ağır sonuçlarını temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan toplumlarda gösterebilir.

Gıda yardımlarının azalması, özellikle çatışma bölgelerinde ve iklim şoklarına açık ülkelerde gıda güvensizliğini artırabilir.

Sağlık programlarına ayrılan kaynakların kısılması, aşılama, salgın hastalıklarla mücadele ve temel sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırabilir.

Eğitim ve sosyal koruma programlarının finansman kaybına uğraması ise yoksulluğun kuşaklar arasında devam etmesi riskini güçlendirebilir.

SIPRI'nin araştırması, bu alanlardaki finansman açıklarının yalnızca insani sonuçlar doğurmadığına dikkat çekiyor.

Yoksulluk, toplumsal kırılganlık ve ekonomik fırsatların azalması, uzun vadede siyasi istikrarsızlık ve çatışma risklerini de artırabilir.

Bu nedenle kalkınma harcamaları, askeri güvenliğin alternatifi olmaktan çok uzun vadeli istikrarın tamamlayıcı unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.

SIPRI'den Uyarı: Güvenlik Yalnızca Silahlanmayla Sağlanamaz

Araştırmanın temel mesajı, güvenliğin yalnızca askeri kapasiteyle ölçülemeyeceği yönünde.

Devletlerin savunma ihtiyaçları ile kalkınma hedefleri arasında daha dengeli bir yaklaşım benimsemesi gerektiği vurgulanıyor.

Askeri bütçelerin büyümesi, ülkelerin karşı karşıya olduğu kısa vadeli güvenlik tehditlerine yanıt verebilir.

Ancak yoksulluk, açlık, salgın hastalıklar ve ekonomik kırılganlıkların ihmal edilmesi, uzun vadede yeni istikrarsızlık kaynakları oluşturabilir.

SIPRI'nin bulguları, kalkınma yardımlarının yalnızca insani dayanışma aracı değil, aynı zamanda çatışmaların önlenmesine ve uluslararası istikrara katkıda bulunan bir politika aracı olduğunu ortaya koyuyor.

Bu nedenle savunma harcamalarına öncelik verilirken kalkınma finansmanının kalıcı biçimde zayıflatılması, gelecekte daha yüksek ekonomik ve güvenlik maliyetleri doğurabilir.

Sonuç: Dünya Silahlanmaya Daha Fazla, Kalkınmaya Daha Az Kaynak Ayırıyor

SIPRI'nin yeni araştırması, küresel kamu harcamalarındaki öncelik değişiminin uluslararası yardım sistemi üzerindeki baskısını gözler önüne seriyor.

Bir tarafta yaklaşık 2,9 trilyon dolara ulaşan askeri harcamalar, diğer tarafta büyüyen kalkınma ve insani yardım finansman açığı bulunuyor.

2028 yılında yardım açığının 179 milyar dolara ulaşabileceği öngörüsü, mevcut eğilimin sürmesi halinde uluslararası kalkınma hedeflerinin daha da zorlaşabileceğine işaret ediyor.

Araştırmanın temel uyarısı açık: Askeri harcamaların artırılması güvenlik ihtiyaçlarına yanıt verebilir, ancak yoksulluk, açlık ve toplumsal kırılganlıklarla mücadeleye ayrılan kaynakların azaltılması, uzun vadede küresel güvenliği daha da zayıflatabilir.

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

Bize e-mail atın: istanbulanalytics@gmail com

Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez.

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş

İlgili Haberler