Dolar/TL47,90
0.08%
Euro/TL55,55
0.31%
Gram Altın6.860,77
0.48%
BIST 10014.082,10
0.64%
Brent Petrol$88,62
0.11%
Gümüş/Ons$65,86
1.16%
Gedik Yatırım
Reel Sektör

"Made in Europe" Düzenlemesi: Türkiye Dev Sanayi Hamlesinin Dışında Kalma Riskiyle Karşı Karşıya

Fransa ve Almanya'nın "Made in Europe" otomotiv düzenlemesindeki uzlaşısı, Türkiye'nin kapsam dışı kalması riski, Türk iş dünyasının tepkileri ve AB yasal onay süreçlerinin analizi.

19 Ekim 2026

"Made in Europe" Düzenlemesi: Türkiye Dev Sanayi Hamlesinin Dışında Kalma Riskiyle Karşı Karşıya

BRÜKSEL — Avrupa Birliği’nin önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı "Made in Europe" (Avrupa'da Üretilmiştir) sanayi girişimi kapsamında Fransa ile Almanya arasında sağlanan uzlaşma, bölgesel tedarik zincirlerinde ciddi endişelere yol açtı. Taslak düzenlemede, Birleşik Krallık’ta üretilen ürünlerin belirli koşullarla kapsama alınmasının önü açılırken, AB ile 30 yılı aşkın süredir Gümrük Birliği ortaklığı bulunan ve kıtanın üretim ağına derinlemesine entegre olan Türkiye’nin dışarıda bırakılması tepki topladı.

Avrupa Komisyonu’nun yeni sanayi stratejisi; kamu alımlarında ve devlet sübvansiyonlarında yerli içerik oranını artırmayı, yeşil teknoloji montajını teşvik etmeyi ve tedarik zincirlerini AB sınırları içerisinde tutmayı hedefliyor. Önerilen kurallara göre, kamu teşviklerinden ve filo alım kotalarından yararlanabilmek için kullanılan aksamların büyük oranda AB üyesi ülkelerden veya muafiyet tanınmış ortaklardan tedarik edilmesi şart koşuluyor.

Fransa ve Almanya Uzlaşısı Bölgesel Gerilimi Tırmandırdı

Paris ve Berlin yönetimi, Avrupa korumacılığının sınırları konusunda uzun süredir farklı yaklaşımlar sergiliyordu. Fransa, kamu kaynaklarının doğrudan birlik bünyesindeki fabrikalara aktarılması amacıyla katı coğrafi sınırlar uygulanmasını savunurken; küresel pazarlara odaklanan Almanya, AB dışındaki üretim merkezlerini de kapsayan daha esnek bir tanım talep ediyordu.

İki büyük güç arasında varılan ikili uzlaşma, bu iki yaklaşım arasında ortalama bir çizgi oluşturdu:

  • Birleşik Krallık İçin Özel Mekanizma: İngiltere'ye; mevzuat uyumu, karşılıklı pazar erişimi ve ortak ticaret savunma standartlarını karşılaması kaydıyla düzenlemeye dahil olma yolu açıldı.

  • Kilit Ortakların Dışlanması: AB Gümrük Birliği üyesi olmasına rağmen Türkiye önerilen özel muafiyet mekanizmasının dışında tutuldu. Japonya ve Güney Kore gibi Asya merkezli diğer üretici ülkeler de benzer şekilde ayrıcalıklı statünün dışında kaldı.

Sektör temsilcileri, Londra yönetiminin siyasi müzakereler yoluyla özel bir statü elde etmesine karşın, Ankara’nın mevcut anlaşmalar çerçevesinde mevzuat uyumunu ve ortak gümrük tarifesini zaten yıllardır eksiksiz uyguladığına dikkat çekiyor.

İş Dünyası ve Sektör Temsilcilerinden Sert Tepki

Türkiye’nin kapsam dışı bırakılması olasılığı, Türk iş dünyası temsilcileri, ihracatçı birlikleri ve ülkede üretim tesisi bulunan küresel otomotiv devleri nezdinde sert tepkiyle karşılandı. Sanayi liderleri, Türk menşeli araç ve parçaların 'yabancı ürün' muamelesine tabi tutulmasının onlarca yıllık ekonomik entegrasyonun ruhuna aykırı olduğunu belirtiyor.

İş dünyası temsilcileri karara ilişkin değerlendirmelerinde şu noktalara vurgu yapıyor:

"AB ile tam üyelik olmadan kapsamlı bir Gümrük Birliği ilişkisi kuran ve birlik ile olan ticaretinde bugüne kadar yüz milyarlarca avro dış ticaret açığı veren Türkiye'nin bu haktan mahrum bırakılması kabul edilemez. Doğrudan entegre olmuş bir üretim merkezine eşit statü tanınmaması, Gümrük Birliği’nin temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır."

Türkiye'de büyük ölçekli yatırımları bulunan uluslararası ana sanayi üreticileri (OEM) de durumdan duydukları endişeyi dile getiriyor. Otomotiv tedarik zincirlerinin siyasi sınırlarla kesilemeyeceğini belirten yetkililer; güvenilir ticaret ortaklarının sistem dışına itilmesinin Avrupa genelinde maliyetleri artıracağı, tedarik ağlarını böleceği ve Avrupa otomotiv sektörünün küresel rekabet gücüne zarar vereceği uyarısında bulunuyor.

Ekonomik Riskler ve Yatırım İklimine Etkileri

Türkiye, ürettiği otomotiv ürünlerinin yaklaşık yüzde 73’ünü doğrudan Avrupa pazarlarına ihraç ediyor. Gümrük Birliği kapsamındaki gümrüksüz ticaret hakkı hukuken devam etse de, "Made in Europe" tasarısı kamu ihaleleri, belediye otobüsü alımları ve sübvanse edilen filo elektrikli araç programları üzerinden örtülü bir tarife dışı engel oluşturuyor.

Analistler, Türkiye ekonomisi açısından öne çıkan iki ana risk alanını şu şekilde sıralıyor:

  • Kamu Alımlarında Doğrudan Kayıp: Türkiye’de üretilen ticari araçların ve elektrikli otobüslerin AB sübvansiyonlu kamu filoları ihalelerine katılım hakkını kaybetmesi, kısa vadede yüksek operasyonel risk taşıyor.

  • Yeni Nesil Araç Yatırımları: Yeni nesil elektrikli araç ve batarya üretimi yatırımlarının, teşvik uyumunu sağlamak amacıyla Türkiye yerine AB üyesi ülkelere kayma riski, uzun vadeli sanayi büyümesi açısından kritik bir tehdit oluşturuyor.

Nihai Karar Henüz Verilmedi: Müzakere Süreci Devam Ediyor

Fransa ve Almanya arasında varılan mutabakat, bağlayıcı bir AB yasası olmaktan ziyade iki üye ülke arasındaki siyasi bir uzlaşmayı temsil ediyor. Taslak metnin yasalaşmadan önce geçmesi gereken temel aşamalar bulunuyor:

  1. Avrupa Komisyonu İncelemesi: İç sanayi politikaları ile uluslararası ticaret taahhütlerini dengeleyen resmi yasa taslağının hazırlanması.

  2. Avrupa Birliği Konseyi Onayı: AB dışı ülkelerle derin ticari bağları bulunan 27 üye ülke hükümetinin katıldığı Konsey müzakereleri.

  3. Avrupa Parlamentosu Denetimi: Tasarının Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları ve mevcut ikili anlaşmalar açısından parlamenterler tarafından denetlenmesi.

Türk yetkililer ve iş dünyası örgütleri, önümüzdeki üçlü müzakere (Trilog) sürecinde taslağın revize edilmesi amacıyla diplomatik ve hukuki girişimlerini sürdürüyor. Sektör paydaşları, Gümrük Birliği ortaklarını da kapsayan pragmatik bir "Made with Europe" (Avrupa ile Üretilmiştir) yaklaşımının, Avrupa'nın uzun vadeli ekonomik dayanıklılığına daha çok katkı sağlayacağını savunuyor.

Güldem Atabay ve Atilla Yeşilada tarafından kaleme alınan GADT Raporlarına abone olmak ister misiniz?

 Bize e-mail atın:  istanbulanalytics@gmail com

 Raporlar ücretlidir, yatırım önerisi içermez

Piyasalarda yalnız değilsiniz

Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.

Uzman Desteğine Göz Atın
Paylaş