Kredi derecelendirme kuruluşlarından rahatlatan mesajlar
Fitch ve S&P, fon krizinin şu aşamada Türkiye için sistemik risk oluşturmadığını ve kredi notuna doğrudan baskı beklemediklerini açıkladı.
4 Ekim 2026

Fitch Ratings ve S&P Global Ratings’in son açıklamaları aynı noktaya işaret ediyor: Fon krizi şu aşamada Türkiye ekonomisi açısından sistemik bir risk olarak görülmüyor ve ülkenin kredi notuna doğrudan negatif etki yapması beklenmiyor. Ancak S&P, bu değerlendirmenin krizin finansal sistemin geneline yayılmaması ve hanehalkının TL cinsi varlıklara güveninin korunması koşuluna bağlı olduğuna dikkat çekiyor.
Türkiye’de yatırım fonu sektöründe yaşanan kriz uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının da yakın takibinde.
Fitch Ratings ve S&P Global Ratings’in son değerlendirmeleri, fon krizinin mevcut aşamada Türkiye’nin kredi notunu doğrudan tehdit eden sistemik bir soruna dönüşmediği yönünde.
İki kuruluşun değerlendirmeleri arasında ton farkı bulunmakla birlikte ana mesaj benzer:
Sorun ciddi ve yakından izleniyor, ancak şu aşamada makroekonomik veya sistemik bir krize dönüşmüş değil.
Fitch: Dolarizasyon ve sistemik risk oluşmadı
Fitch Ratings’in Türkiye’den Sorumlu Ülke Derecelendirme Kıdemli Direktörü Douglas Winslow, 29 Eylül’de yaptığı değerlendirmede fon piyasalarında yaşanan gelişmeler konusunda oldukça net mesajlar verdi.
Winslow, fon krizinin “negatif bir gelişme” olduğunu kabul etmekle birlikte, mevcut aşamada bunun Türkiye’nin kredi notunda değişikliğe yol açmasını beklemediklerini söyledi.
Fon krizinin finansal sistemin geneline yayılma ihtimalini de değerlendiren Winslow, ekonominin bütünü açısından bakıldığında kriz kaynaklı belirgin bir dolarizasyon baskısının ortaya çıkmadığını belirtti.
Winslow ayrıca gelişmeler nedeniyle finansal sisteme yönelik sistemik bir risk beklemediklerini ifade etti.
Fitch’in değerlendirmesinde dikkat çeken bir diğer başlık ise kamu maliyesi oldu.
Fon krizinin kamu finansmanı üzerindeki olası etkilerinin yakından takip edileceğini belirten Winslow, hükümetin gerekli önlemleri almakta geri kalmasını beklemediklerini söyledi.
S&P: İzole kalırsa kredi notuna baskı beklemiyoruz
S&P Global Ratings’in değerlendirmesi ise Fitch’e kıyasla biraz daha koşullu.
S&P Türkiye analisti Karen Vartapetov, fonlarla ilgili gelişmelerin mevcut haliyle sınırlı kalması durumunda Türkiye’nin kredi notu üzerinde aşağı yönlü baskı yaratmasını beklemediklerini açıkladı.
Vartapetov’a göre şimdiye kadar yaşanan gelişmelerin Türkiye ekonomisine yönelik güveni ve algıyı belirgin biçimde bozduğunu gösteren güçlü kanıtlar bulunmuyor.
S&P’nin kredi notu değerlendirmesinde yakından izlediği döviz kuru, dolarizasyon, finans sektörünün likiditesi ve bankacılık sisteminde de fon krizi nedeniyle önemli bir bozulma görülmedi.
Bu nedenle kuruluş şu aşamada fon krizinin önemli makroekonomik sonuçlar yaratacağına ilişkin belirgin bir kanıt bulunmadığını düşünüyor.
S&P: Politika tepkisi hızlı ve ikna edici
Vartapetov, Türk yetkililerin fon krizine karşı aldığı düzenleyici önlemleri ve politika tepkisini de değerlendirdi.
S&P analistine göre yetkililerin müdahalesi “hızlı ve ikna edici” oldu.
Vartapetov, sürecin şimdiye kadar kontrol altında tutulduğunu ve finansal sistemin geneline yayılan olumsuz bir etki görülmediğini söyledi.
Ancak S&P’nin değerlendirmesinde önemli bir koşul bulunuyor.
Fon krizinin kredi notu üzerinde baskı yaratmaması için sorunun dar bir varlık sınıfıyla sınırlı kalması ve hanehalkının TL cinsi varlıklara yönelik güveninin korunması gerekiyor.
Bu güvenin bozulması ve tasarruf sahiplerinin dövize yönelmesi halinde fon krizinin makroekonomik etkileri farklı bir boyuta taşınabilir.
Fon krizi not komitesinin gündemine gelecek
S&P ayrıca fon soruşturmasının tamamen göz ardı edilmeyeceğinin de altını çiziyor.
Vartapetov, Türkiye’nin kredi notunun bir komite kararıyla belirlendiğini ve fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerin söz konusu komitede mutlaka değerlendirileceğini söyledi.
Dolayısıyla fon krizi S&P açısından bir risk unsuru olarak masada kalmaya devam edecek.
Ancak mevcut veriler ışığında kuruluş, krizin önemli makroekonomik sonuçlar doğurduğunu gösteren yeterli kanıt bulunmadığı görüşünde.
S&P’nin Türkiye için bir sonraki planlı kredi notu değerlendirmesinin 16 Ekim 2026’da yapılması bekleniyor.
Kuruluş nisan ayındaki son değerlendirmesinde Türkiye’nin kredi notunu “BB-/B” seviyesinde teyit etmiş, not görünümünü ise “durağan” olarak korumuştu.
İki kuruluşun mesajı aynı noktada birleşiyor
Fitch ile S&P’nin açıklamaları arasındaki en önemli fark kullanılan dilde.
Fitch daha net biçimde “sistemik risk beklemiyoruz” ve fon krizi kaynaklı dolarizasyon baskısının oluşmadığını söylüyor.
S&P ise daha koşullu bir yaklaşım benimsiyor ve gelişmelerin izole kalması halinde kredi notunda aşağı yönlü baskı beklemediğini belirtiyor.
Ancak iki kuruluşun değerlendirmelerinin ortak noktası, fon krizinin şu ana kadar bankacılık sistemine, döviz piyasasına veya ekonominin geneline yayılan bir finansal istikrarsızlık yaratmadığı görüşü.
Bu nedenle mevcut aşamada fon krizinin Türkiye’nin kredi notunu doğrudan aşağı çekecek ölçekte bir gelişme olarak değerlendirilmediği anlaşılıyor.
Bundan sonraki dönemde ise üç gösterge kritik olacak:
Fon krizinin finansal sistemin diğer bölümlerine yayılıp yayılmayacağı, hanehalkının TL varlıklara güveninin korunup korunamayacağı ve krizin kamu maliyesi üzerinde yaratacağı olası yük.
Bu göstergelerde ciddi bir bozulma yaşanmadığı sürece Fitch ve S&P’nin mevcut mesajları Türkiye’nin kredi notu açısından rahatlatıcı bir tabloya işaret ediyor.
Kaynak: Ekonomim, alıntıdır
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




