Köprü ve otoyol özelleştirmesine sendikadan sert tepki: Kamu malları peşkeş çekiliyor
Yapı-Yol Sen, köprü ve otoyollar için 3,5-4 milyar dolarlık devir bedeline karşı 30 yıllık tahmini gelirin 25,2 milyar dolar olduğunu savundu.
19 Eylül 2026

İki boğaz köprüsü ile sekiz otoyolun özelleştirme kapsamına alınmasına yönelik tartışma sürüyor. Yapı-Yol Sen, hazırladığı raporda özelleştirme bedelinin 3,5-4 milyar dolar civarında hedeflendiğini, buna karşılık söz konusu köprü ve otoyolların 30 yıllık tahmini gelirinin 25,2 milyar dolara ulaşabileceğini savundu. Sendika ayrıca halen ücretsiz olan bazı bağlantı yolları ve şehir geçişlerinin de ücretli hale getirilebileceğini öne sürdü.
Cumhurbaşkanı Kararı ile iki boğaz köprüsü ve sekiz otoyolun özelleştirme kapsamına alınmasının ardından başlayan tartışmaya sendikalar da katıldı.
Yol, Yapı, Altyapı, Tapu ve Kadastro Emekçileri Sendikası (Yapı-Yol Sen), planlanan özelleştirmelerin mali boyutuna ilişkin bir rapor hazırladı.
Sendika, özelleştirme işlemi için 3,5-4 milyar dolarlık bir bedelin hedeflendiği yönünde bilgi edindiklerini belirtirken, köprü ve otoyolların gelecekte yaratacağı gelirle bu rakam arasında büyük fark bulunduğunu savundu.
Sendika: 30 yıllık gelir 25,2 milyar dolar
Yapı-Yol Sen'in 2026 yılı ocak ayı verilerini esas alarak yaptığı hesaplamaya göre özelleştirilmesi planlanan köprü ve otoyolların aylık geliri yaklaşık 3 milyar 340 milyon TL, yani yaklaşık 70 milyon dolar düzeyinde.
Sendika yıllık gelirin yaklaşık 40 milyar TL veya 840 milyon dolar, 30 yıllık toplam gelirin ise yaklaşık 1,2 trilyon TL, yani 25,2 milyar dolar olacağını hesapladı.
Raporda, otoyollarda bulunan ve gelecekte açılması planlanan tesislerden elde edilecek gelirlerin de bu hesaba eklenmesi gerektiği belirtildi.
Yapı-Yol Sen, özelleştirme için konuşulan bedel ile uzun vadeli gelir potansiyeli arasındaki farkı eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Kısacası 30 yılda yaklaşık 30 milyar gelir elde etmesi beklenen köprü ve otoyollar beklenen gelirinin neredeyse onda birine satılmak isteniyor.”
Sendika, bu koşullarda yapılacak bir özelleştirmenin kamu kaynaklarının özel sektöre düşük bedelle devredilmesi anlamına geleceğini savundu.
“Bu sadece işletme devridir” savunmasına itiraz
Raporda, özelleştirmenin varlıkların mülkiyetinin satılması değil, yalnızca 30 yıllık işletme hakkının devredilmesi olduğu yönündeki değerlendirmeler de eleştirildi.
Yapı-Yol Sen'e göre ekonomik açıdan asıl önemli olan, 30 yıllık süre boyunca söz konusu altyapının yaratacağı gelirin kime aktarılacağı.
Sendika açıklamasında:
“Türkiye halkı, üzerinden geçerken para ödediği kuru asfaltın, uzaktan baktığı köprünün mülkiyetini ne yapacak? Halkın aklıyla alay edeceğinize gerçek rakamlarla sermayeye aktarmaya çalıştığınız kamu gelirinin hesabını doğru verin.”
ifadelerini kullandı.
Bakım maliyeti gerekçesine de itiraz
Özelleştirme lehine dile getirilen argümanlardan biri de köprü ve otoyolların kamu bütçesine getirdiği bakım maliyetlerinin azaltılması.
Ancak Yapı-Yol Sen bu gerekçeye de karşı çıktı.
Sendika, köprülerde büyük bakım çalışmalarının yakın zamanda tamamlandığını ve bu nedenle uzun süre ağır bakım ihtiyacının sınırlı olacağını savundu.
Raporda, Ulaştırma Bakanı'nın 23 Kasım 2023 tarihinde Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde yaptığı incelemeler sonrasında kullandığı belirtilen:
“FSM'de 80 yıl gidecek bakım çalışmaları tamamlandı.”
açıklaması hatırlatıldı.
Sendikaya göre bu durum, özelleştirme sonrasında işletmeyi devralacak şirketlerin yakın gelecekte çok büyük bakım harcamalarıyla karşılaşacağı tezini zayıflatıyor.
“Ücretsiz bağlantı yolları da ücretli olabilir”
Rapordaki en dikkat çekici iddialardan biri ise bugün ücretsiz kullanılan bazı yolların gelecekte ücretli hale gelebileceği yönünde.
Yapı-Yol Sen, fizibilite çalışmasını gerçekleştiren şirketin saha çalışmaları sırasında elde ettiklerini belirttiği bilgilere dayanarak halen ücretsiz olan bazı bağlantı yolları ile şehir geçişlerinin de ücretlendirilebileceğini ileri sürdü.
Sendika, bu gelirlerin yanı sıra otoyol tesislerinden elde edilecek gelirlerin de hesaba katılması durumunda özel işletmecinin toplam gelirinin mevcut köprü ve otoyol geçiş gelirlerinden daha yüksek olabileceğini savundu.
Bu iddia konusunda resmi makamlardan kaynakta yer alan bir doğrulama bulunmuyor.
Özelleştirme bedeli tartışmanın merkezinde
Yapı-Yol Sen'e göre temel tartışma, özelleştirme sonucunda kamuya bir defalık sağlanacak kaynak ile 30 yıllık işletme süresi boyunca vazgeçilecek gelir arasındaki fark.
Sendika, 3,5-4 milyar dolar civarında olduğu öne sürülen özelleştirme bedelinin, kendi hesapladığı 25,2 milyar dolarlık 30 yıllık gelir potansiyelinin oldukça altında kaldığını belirtiyor.
Ancak 25,2 milyar dolarlık rakamın 30 yıllık brüt gelir tahmini olduğu, işletme, bakım, finansman ve diğer maliyetlerin bu basit karşılaştırmada ayrıca değerlendirilmesi gerektiği de göz önünde bulundurulmalı.
Yapı-Yol Sen ise işlemin kamuya kaynak yaratmaktan çok özel sektöre uzun vadeli gelir aktarımı anlamına geleceğini savunuyor.
Erdoğan’ın geçmişteki sözlerini hatırlattılar
Sendika raporunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce köprü ve otoyol özelleştirmeleri gündemdeyken yaptığı bir açıklamaya da atıfta bulundu.
Yapı-Yol Sen, Erdoğan'ın dönemin başbakanı olduğu sırada köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin 7 milyar doların altındaki bir fiyatı kabul edilemez bulduğunu belirterek, bugün konuşulan rakamların bunun çok altında olduğuna dikkat çekti.
Sendika:
“Öyle anlaşılıyor ki bugün hükümet Sayın Cumhurbaşkanının vatana ihanet sınırı saydığı rakamın yarısından daha az bir fiyatla varlıkları satmak istemektedir.”
ifadelerini kullandı.
Sendikadan özelleştirme yerine kamulaştırma çağrısı
Yapı-Yol Sen raporun sonunda yalnızca planlanan özelleştirmeye karşı çıkmakla kalmadı, ulaşım altyapısına ilişkin daha kapsamlı bir politika değişikliği talep etti.
Sendika, yüksek geçiş ücretleri, garanti ödemeleri ve özelleştirme uygulamalarının kamu üzerinde maliyet yaratacağını savunarak mevcut köprü ve otoyolların kamunun elinde tutulmasını ve ulaşımın ücretsiz hale getirilmesini istedi.
Açıklamada:
“Özelleştirme kararı derhal iptal edilmeli, otoyol ve köprüler ücretsiz olmalıdır. Özelleştirme değil kamulaştırma yapılmalıdır.”
denildi.
Tartışmanın kilit rakamı: 25,2 milyar dolar
Yapı-Yol Sen'in açıkladığı hesaplamada özelleştirilmesi planlanan köprü ve otoyolların 30 yıllık tahmini toplam geliri 25,2 milyar dolar olarak gösteriliyor.
Sendikanın hesaplaması doğru kabul edilirse, tartışmanın temelinde bir defalık özelleştirme gelirinin büyüklüğünden çok, kamunun 30 yıllık dönemde vazgeçeceği gelir ile özel işletmecinin üstleneceği maliyet ve risklerin nasıl fiyatlanacağı bulunuyor.
Bu nedenle özelleştirmenin kamu açısından gerçek maliyetinin değerlendirilmesinde yalnızca satış veya işletme hakkı devir bedelinin değil; gelecekteki gelirlerin bugünkü değeri, bakım ve yatırım giderleri, trafik tahminleri, ücret politikası ve işletmeciye verilecek olası garantilerin de belirleyici olması bekleniyor.
Cumhuriyet
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




