Haydar Acun’dan fon mağdurları için çözüm önerisi: “Sorumlular malvarlıklarıyla bedel ödemeli”
Haydar Acun, tasfiye fonlarındaki 24,5 milyar doların büyük bölümünün şişirilmiş hisselere bağlı olduğunu savunarak yatırımcılar için özel yeddiemin hesabı önerdi.
20 Eylül 2026

Marmara Capital CEO’su Haydar Acun, tasfiye kapsamındaki yatırım fonlarında 511 bin yatırımcının yaklaşık 24,5 milyar dolarının bulunduğunu belirterek, bunun yaklaşık 20 milyar dolarlık bölümünün doğrudan veya dolaylı olarak değerinin manipülasyonla şişirildiğini savunduğu 15-20 hisse senedine bağlı olduğunu öne sürdü. Acun’a göre söz konusu hisselerin üç ay içinde piyasada satılması halinde “kağıt üzerindeki” 20 milyar doların yalnızca 1-2 milyar dolarlık bölümü kurtarılabilir. Acun, yatırımcı zararlarının karşılanması için Madoff davasındaki modele benzer özel bir yeddiemin hesabı oluşturulmasını önerdi.
Yatırım fonlarında başlayan krizin tasfiye aşamasına geçmesiyle birlikte tartışmalar yatırımcıların ne kadar parasını geri alabileceği üzerinde yoğunlaşıyor.
Marmara Capital CEO’su Haydar Acun, tasfiye edilen fonların portföy yapısına ilişkin dikkat çekici hesaplamalar yaparken, yatırımcıların zararlarının yalnızca fon portföylerindeki hisselerin satışıyla karşılanmasının yetersiz kalabileceğini savundu.
Acun’a göre tasfiye kapsamındaki fonlarda 511 bin yatırımcının yaklaşık 24,5 milyar dolarlık varlığı bulunuyor.
Ancak Acun, bu büyüklüğün önemli bir bölümünün gerçekte aynı değerde nakde çevrilebilecek varlıklardan oluşmadığını düşünüyor.
“Yaklaşık 20 milyar dolar 15-20 hissede”
Acun’un hesaplamasına göre toplam fon büyüklüğünün yaklaşık 20 milyar dolarlık bölümü, doğrudan veya para piyasası fonlarının ters repo işlemlerinde kullanılan teminatlar üzerinden dolaylı olarak, değerinin manipülasyonla yükseltildiğini öne sürdüğü 15-20 hisse senedine bağlı.
Acun, bu nedenle söz konusu 20 milyar dolarlık büyüklüğü “kağıt üzerindeki değer” olarak tanımlıyor.
Bunun gerekçesini ise hisselerde oluştuğunu savunduğu “fiktif değerlenme” ile açıklıyor.
Bu değerlendirmeye göre fonların açıklanan portföy değerleri ile tasfiye sırasında söz konusu varlıklardan gerçekten elde edilebilecek nakit arasında çok büyük bir fark ortaya çıkabilir.
Acun: 20 milyar dolardan 1-2 milyar dolar kurtarılabilir
Acun’un en çarpıcı tahmini tasfiye sırasında gerçekleşebilecek tahsilat oranına ilişkin.
Fon portföylerinde bulunan söz konusu hisselerin piyasada üç ay içinde satılması halinde, Acun defter değerleri üzerinden yaptığı kaba hesaplamayla bu varlıkların yalnızca %5 ila %10’unun nakde çevrilebileceğini öne sürüyor.
Buna göre, özel bir alıcı bulunmaması ve hisselerin doğrudan Borsa İstanbul’da satılması durumunda, kağıt üzerinde yaklaşık 20 milyar dolar değer biçilen pozisyonlardan yalnızca 1-2 milyar dolar civarında nakit elde edilebilir.
Bu rakamlar Acun’un tahminlerine dayanıyor. Tasfiye sırasında gerçekleşecek nihai satış fiyatları, piyasa likiditesine, alıcı bulunup bulunmamasına ve ilgili hisselerin fiyatlarına bağlı olacak.
“Orijinal yatırılan para ayrıca hesaplanmalı”
Acun, tasfiye sürecinde yalnızca fonların mevcut birim pay değerlerine bakılmaması gerektiğini savunuyor.
Bunun yerine her yatırımcının fona başlangıçta yatırdığı orijinal para miktarının yatırımcı bazında hesaplanmasını öneriyor.
Acun’a göre bu rakam, tasfiye sonucunda yapılacak dağıtımda hakkaniyet açısından dikkate alınmalı.
Fon portföylerindeki hisselerin satışından elde edilecek para ile yatırım döneminde oluşan parasal getirinin yatırımcıların kayıplarını karşılamakta yetersiz kalabileceğini belirten Acun, zararların karşılanması için fon tasfiyesinin dışında ayrı bir mekanizma kurulmasını öneriyor.
Madoff örneğini verdi: Özel yeddiemin hesabı
Acun’un önerisinin merkezinde, ABD’deki Bernard Madoff skandalının ardından uygulanan yöntemlere benzer bir mekanizma bulunuyor.
Acun, fon tasfiyelerinden bağımsız olarak özel bir “yeddiemin hesabı” oluşturulmasını öneriyor.
Bu hesaba, hukuken sorumluluğu kanıtlanan kişi ve kuruluşlardan tahsil edilecek malvarlıklarının aktarılması ve buradan yatırımcı zararlarının karşılanması gerektiğini savunuyor.
Acun, manipülasyon ve “Ponzi sistemi” olarak nitelendirdiği yapıda rol aldığı yargı yoluyla tespit edilen kişilerin yalnızca cezai yaptırımlarla karşılaşmaması gerektiği görüşünde.
Buna göre sorumluluğu kanıtlanan kişilerin malvarlıkları da yatırımcı zararlarının karşılanmasında kullanılmalı.
Kimlerden tahsilat yapılmasını öneriyor?
Acun’un önerisi yalnızca portföy yönetim şirketlerini kapsamıyor.
Sorumluluğu hukuken ortaya konulması şartıyla;
fon yönetim şirketleri, manipülasyona katılan kişiler, bundan bilerek menfaat elde eden şirketler, şirket sahipleri, yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilerin malvarlıklarından yatırımcı zararlarının karşılanması gerektiğini savunuyor.
Böylece tasfiye fonlarının ellerindeki varlıkları satmasıyla elde edilecek para ile sorumlulardan tahsil edilecek varlıkların aynı zarar havuzunun finansmanında kullanılabileceği bir sistem oluşturulmasını öneriyor.
Acun’un yaklaşımı, zararın yalnızca fon yatırımcıları üzerinde bırakılmaması gerektiği düşüncesine dayanıyor.
Sermaye piyasalarından ömür boyu men önerisi
Acun ayrıca sermaye piyasalarında caydırıcılığın artırılması gerektiğini düşünüyor.
Bu kapsamda manipülasyona karıştığı hukuken kanıtlanan lisanslı sermaye piyasası çalışanlarının ve yatırımcıların mümkünse ömür boyu sermaye piyasalarından men edilmesini öneriyor.
Acun, benzer şekilde suçlara karıştığı ve ceza aldığı tespit edilen portföy yönetim şirketleri ile aracı kurumların faaliyet izinlerinin iptal edilmesinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Manipülasyon sürecinde sorumluluğu kanıtlanan halka açık şirketler açısından ise en ağır yaptırımlardan birinin gündeme gelebileceğini savunuyor:
Borsa kotundan çıkarılma.
Asıl soru: Fonların gerçek tasfiye değeri ne?
Acun’un açıklamaları, fon krizinin bundan sonraki aşamasında giderek önem kazanacak bir sorunu gündeme getiriyor.
Fonların açıklanan toplam büyüklüğü ile portföylerindeki varlıkların gerçek piyasa koşullarında satılması sonucunda elde edilebilecek tutar aynı olmayabilir.
Özellikle düşük likiditeli ve fonların yüksek oranlarda pozisyon taşıdığı hisselerde satışların hızlandırılması fiyatları daha da aşağı çekebilir.
Bu nedenle yatırımcıların ne kadar parasını geri alabileceğinin belirlenmesinde fonların bugünkü kağıt üzerindeki büyüklüğünden ziyade tasfiye sonunda gerçekten yaratılabilecek nakit miktarı belirleyici olacak.
Haydar Acun’un önerisi ise bu noktada devreye giriyor: Eğer portföylerin tasfiyesinden elde edilecek para yatırımcıların kayıplarını karşılamaya yetmezse, hukuken sorumlu olduğu kanıtlanan kişi ve kurumların malvarlıklarının da sürece dahil edilmesi.
Böylece fon krizinin önümüzdeki dönemde yalnızca “Varlıklar hangi fiyattan satılacak?” sorusu etrafında değil, aynı zamanda “Yatırımcı zararının kalan kısmını kim ödeyecek?” tartışması etrafında şekillenmesi beklenebilir.
X paylaşımı
Piyasalarda yalnız değilsiniz
Bu haberle ilgili detaylı rapor ve analizlere, uzman desteğiyle Akanak Insights'a ulaşın.




